Aramaktan çekinmeyin
0532 521 67 47

KALSİYUMLU & Gübreler

Gübreler, kaliteli ürünlerin garantisidir

sanıldığı gibi kolay bir şey değildir. istekleri ve gübrelerin içeriklerinin birbirine şekilde kullanılması gerekir. Her gübrenin içeriği farklıdır. Bir bahçenizde farklı bir gübre, farklı bir doz kullanılırken, diğer bahçenizde farklı ürün ve doz kullanmanız gerekebilir. Bitki besleme uzmanlarımız bu konuda siz yardımcı olacaktır.


Kalsiyum Ca2 + olarak bitki kökleri tarafından emilen ikincil besinlerden biridir. Kalsiyum, Ca-pektat olarak hücre duvarlarının orta tabakasının bir bileşenidir. ATP ve fosfolipitlerin hidrolizine katılan bazı  tarafından bir olarak gereklidir.
Kök gelişimi ve işleyişi için önemli bir unsurdur; hücre duvarlarının bir bileşeni; ve  esnekliği ve hücre bölünmesi için gereklidir.
Kalsiyum noksanlığı, yaprak klorozunun gerçekten azot değişiklikleri içeren daha geniş bir etkileşimi yansıttığı özel bir durum gibi görünmektedir. Piruvat kinazın azaltılmış aktivitesi, kalsiyum noksanlığının bir göstergesi olarak kabul edilir.
Toprakta bulunan bazik elementler içinde kalsiyum ilk sırada yer almaktadır. Kireçli ana materyal üzerinde oluşan kurak bölge topraklarında kalsiyum, mikro elementlerin alınmasında antagonistik etki yaratacak kadar fazla bulunabilmektedir.
Türkiye toprakları genel olarak bu özellikleri taşıdığından, topraktan kalsiyumlu gübrelemeye gerek duyulmamaktadır.
Ancak asit karakter taşıyan bölgelerde kalsiyumlu yaprak gübrelerinin kullanılması söz konusudur.
Bunların yanında bitkilerdeki kalsiyum noksanlığında, bitkilerin meyve ve depo organlarına kalsiyum akışında ortaya çıkan azalmalar kalsiyum noksanlığına bağlı problemler yaratır.
Tüm bitki dokularına kalsiyum iyonları transpirasyona bağlı olarak ksilem borularında aşağıdan yukarı doğru su hareketi ile taşınır.
Kalsiyum iyonlarının konsantrasyonu düşük veya meyvede transpirasyon düşük ise , meyvelere ulaşan kalsiyum iyonları miktarı yetersiz kalır ve kalsiyum noksanlığı simptomları görülür.
Yüksek oranda amonyum azotu ile beslenme, toprakta su yetersizliği ve yüksek tuz konsantrasyonu ksilem suyundaki kalsiyum miktarını azaltır.
Toprak çözeltisindeki kalsiyumun yukarı taşınması kök uçları aracılığı ile olmaktadır.
Bu nedenle yeni köklerin oluşumunu engelleyen düşük sıcaklık, yetersiz havalanma gibi faktörler kalsiyum noksanlığına neden olmaktadır.
Floem dokularındaki kalsiyum immobil olduğundan , burada depolanan kalsiyumun meyve olumu döneminde floemde taşınıp meyveye ulaşması güçtür.
Meyve olumu döneminde topraktaki kalsiyum ksilem yoluyla meyveye taşınmadığı takdirde meyvelerde kalsiyum noksanlığı zararları görülür.
Bitkilerin meyvelerinde görülen kalsiyum noksanlığını gidermek için en uygun yöntem kalsiyum içeren yaprak gübrelerinin, döllenmeden sonra , meyvelerin büyüme döneminde , doğrudan meyveye püskürtülmesidir.
Bitkilerdeki kalsiyum noksanlığından meydana gelen zararlanmaları önlemek amacıyla  Kalsiyumlu yaprak gübresi bitkilerinize kesin çözüm getirmektedir.
Kalsiyumlu yaprak gübresi, en yüksek oranda kalsiyum içeren tek yaprak gübresidir.  Kalsiyum yaprak gübresi nin en büyük özelliklerinden biride % 40 şelatlı olmasıdır.
Kararlı şelat yapısından dolayı Kalsiyumlu yaprak gübresi sadece yapraktan değil topraktan da kullanılabilir. Düşük dozajı sayesinde kalsiyum yaprak gübresi 'nin dönüm maliyeti de son derece ekonomiktir. Kalsiyum noksanlığı görüldüğü durumlarda 100 lt su ile dönüme 50-70 cc ca yapraktan veya 500 cc ca yaprak gübresi damlama sulama ile de topraktan uygulanır.
Toprakta genellikle bitki ihtiyacını karşılamaya yetecek düzeyde kalsiyum bulunur.
Özellikle Türkiye  gibi kurak ve yarı kurak bölge topraklarında yıkanma olmadığı için, fazla doygunluk oranı yüksektir.
Toprakta bulunan bazik elementler içinde kalsiyum başta gelmektedir. Kireçli ana materyal üzerinde oluşmuş kurak bölge topraklarında kalsiyum diğer bazı besin elementlerinin, özellikle mikro elementlerin alınmasında antagonisık etki yaratacak kadar fazla bulunabilmektedir.
Türkiye topraklan da bu özellikler taşıdığından, topraktan kalsiyumlu gübreleme yapılmasına pek gerek duyulmamaktadır.
Ancak asit karakter taşıyan yerlerde kireçleme amacıyla kalsiyumlu bileşiklerin kullanılması söz konusu olmaktadır.
Bununla birlikte bazı faktörlerin etkisiyle bitkilerde kalsiyum noksanlıkları görülmektedir. Bitkilerin meyve ve depo organlarına kalsiyum akışında ortaya çıkan azalmalar kalsiyum noksanlığına bağlı problemler yaratır.
Örneğin elmalarda görülen acı benek; domates, biber, patlıcan gibi sebzelerde görülen çiçek burnu çürüklüğü; kerevizde meyve İçinin kararması; Brüksel lahanasında içten kahverengileşme kalsiyum noksanlığının meydana getirdiği zararlardır. Torf üzerinde yetiştirilen süs bitkilerinde de kalsiyum noksanlığı sık görülen beslenme problemlerinden birini oluşturur. Bütün bu bitki dokularına kalsiyum iyonlan transpirasyona bağlı olarak  ksilem borularda oluşan aşağıdan yukarı doğru su hareketi ile taşınır. Ksilem suyunda kalsiyum iyonları konsantrasyonu düşük ise veya  meyveden terleme (transpirasyon) düşük ise, meyvelere ulaşan kalsiyum iyonlan miktarı yetersiz kalır ve simptomlar ortaya çıkar. Yüksek  oranda amonyum azotu ile beslenme, toprakta su yetersizliği, yüksek tuz konsantrasyonu  ksilem suyundaki kalsiyum miktarını azaltır. Bu nedenle bu faktörler domateste çürümelere yol açan faktörler diye bilinir. Toprak çözeltisinden kalsiyum iyonlarının alınıp yukarı taşınması kök uçları vasıtasıyla olmaktadır. Bu nedenle yeni köklerin oluşumunu engelleyen düşük sıcaklık, yetersiz havalanma gibi faktörler kalsiyum alımını engelleyerek noksanlığa neden olabilir, bitkilerde kalsiyum noksanlığı görülebilir. Floem dokularda bulunan kalsiyum immobildir. Bu nedenle daha önce absorbe edilmiş olan kalsiyumun meyve oluşum döneminde floemde taşınarak meyveye ulaşması güçtür Meyve olumu devresinde topraktan kalsiyum iyonlan alınarak ksilem yolu ile meyveye ulaşmadığı takdirde meyvelerde kalsiyum noksanlığı zararları görülebilecektir. Aynı nedenle kalsiyum beslenmesi durumunu saptamak iyin bitki yapraklarının analiz edilmesi herhangi bir yarar sağlamamaktadır. Çünkü yapraklarda bulunan kalsiyumun meyveye taşınması gerçekleşmemektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, bitkilerin meyvelerinde görülen kalsiyumun noksanlığı zararlarını önlemek için ona uygun yöntem, kalsiyum içeren ca yaprak gübresi doğrudan meyveye püskürtülmesidir. Ancak bu işlem, döllenmeden sonra meyvelerin büyüme döneminde yapılmalı ve birkaç kez tekrarlanmalıdır. Bu şekilde meyvelerde kalsiyum noksanlığına bağlı zararların ortaya çıkması önlenebilir. Noksanlık zararları meyvede görüldükten sonra bunun tedavisi mümkün değildir. Yer fıstığı, patates gibi meyve ve depo organları toprak içinde gelişen bitkilerde, bu organlar kalsiyum iyonlarını doğrudan absorbe edebilirler. Bu bitkilerde meyveye kalsiyum sağlanması transpirasyona ve ksilem taşınmasına bağlı değildir. Kalsiyum noksanlığında meristem dokuların büyümesi yavaşlar, noksanlık belirtileri önce büyüme noktalarında ve genç yapraklarda kendini gösterir. Genç yapraklar deforme olur ve yaprak kenarlarında siyah ve kahverengi nekrozlar oluşur. Noksanlıktan zarar gören dokularda hücre duvarları eridiğinden buraları yamuk bir yapı alır.
İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com

GÜBRELER
İz elementler gübreler
Organik gübreler
Deniz yosunu
Biyolojik gübreler
Ahır gübreleri
ASİTLER
Sülfatlar
Amino asitler
Humic asitler
Fulvik asitler
Protein nedir
TARIMA GEREKENLER
Toprak
Tarımda sulama
Tarımda iklim
Bitkilerde beslenme
Malçlama
Bilinmesi gerekenler

YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © 2020 NİL TARIM