MOLIBDENLİ GÜBRELER

Bitkiler için gerekli besin elementleri arasında toprakta en düşük miktarda bulunan molibdendir.

Normal bir tarım toprağının alınabilir molibden kapsamı çok kaba bir ortalama olarak 0.2 ppm kadardır.

Bununla birlikte bitkilerin molibden gereksinimleri çok düşük olduğundan, çoğu toprakta bulunan molibden miktarı bitkilerin gereksinimini karşılamaya yeterli olmaktadır.

Bu nedenle bitkilerde molibden noksanlığı sık görülen bir durum değildir.

Ancak asit topraklar (pH 5.5'den küçük) üzerinde yetiştirilen bitkilerde kimi hallerde molibden noksanlığı görülmektedir.

Bitkide 0.1 ppm Mo bulunması bitki için yeterli olmaktadır.

Bazı bitkilerin molibden ihtiyaçları nispeten daha yüksektir.

Her şeyden önce, dikotiledon bitkilerin molibden gereksinimleri monokotiledonlara göre daha yüksektir.

Dikotileton bitkiler içerisinde Cruciferae familyası bitkilerinin, özellikle karnabahar  molibden gereksinimleri yüksektir.

Marul, ıspanak, domates, pancar ve turunç türleri de molibdene karşı duyarlılıkları yüksek bilinirler.

Baklagil bitkilerinin kökler simbiyotik yaşayan Rhizobium bakterilerinin molibden gereksinimlerinin yüksek oil nedeniyle baklagil bitkileri için de molibdenin önemi yüksektir.

Tahılların molibden; kabiliyetleri yüksek olduğundan, bu bitkiler molibden noksanlığına fazla duyarlı değillerdir. 

Molibden noksanlığı nitrat asimilasyonunu engellediği için molibden noksanlın da ortaya çıkan arazlar azot noksanlığı belirtilerine benzer.

Yaşlı yapraklar sararır. Ancak azot noksanlığından farklı olarak, yaprak kenarlarında çabucak nekrozlar oluşur.

Bunun nedeni ise nitrat birikmesidir.

Yaprak aya genişliği azalır ve değişik şekilli yaprak oluşur.

Örneğin orta damar büyümeye devam etmesine karşın, yaprağın geri kalan kısımlarında büyüme olmaz ve ince uzun kamçı gibi yapraklar oluşur.  

Karnabaharda buyi konisinde nekrozlar oluşur ve bu bölge olur, dolaysıyla baş oluşmaz.

Turunçgil yapraklarında damarlar arasında başlangıçta hafif sarı renkli, sonraları kahverengi nekroz dönüşen lekeler oluşur ve buna sarı benek hastalığı denilir.

Molibden noksanlığı asit topraklarda görüldüğü, çoğu kez mangan ve alüminyum toksisitesi He birlikte görülür.

Asit topraklarda görülen molibden noksanlığı genellikle kireçleme ile giderilir.

Kireçleme ile toprağın pH'mm yükselmesine paralel olarak toprakta bulunan molibden alınabilirliği de artar.

Eğer toprak pH'mm yükseltilmesine gerek duyulmuyor ve bu nedenle kireçleme yapılmayacak ise, molibden gübrelemesi gerekli olabilir.

Molibden gübrelemesi daha çok yaprak gübrelemesi yoluyla yapılır.

Toprağa yapılacak gübrelemek için gayet az miktarda sodyum molibdat veya amonyum molibdat tuzları kullanılabilir.

Örneğin fide yetiştiriciliği için 1 metreküp harca 2-3 gr tarla bitkileri, sebze ve meyve yetiştiriciliğinde 15 - 20 g yeterlidir.

Bu miktar, diğer gübrelerle karıştırılarak verilebilir

Molibden bitkiler tarafından molibdat (MoO4) iyonu şeklindealınır.

Asit tepkimeli topraklarda bitkilerin Mo alımı azdır.

pH’nın yükselmesiyle alım artar.

Fosfor genellikle Molibden alımını arttırır.

Bitkilerin Molibden içerikleri kuru madde ilkesine göre genelde 1 mg/kd’ den daha azdır.

Buna karşın bitkilerin Molibden alma kapasiteleri öteki mikro elementlerle karşılaştırıldığında daha yüksektir.

Azotun bitkiler tarafından alımı ve kullanımında etkilidir.

Demir ve fosforun kullanılmasında rol oynamaktadır.

Bitkilerde nitratın azota (nitrojen) indirgenmesi ve azotun sabitlenmesi fonksiyonlarına sahiptir.

 

İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com

GÜBRELER
İz elementler gübreler
Organik gübreler
Deniz yosunu
Biyolojik gübreler
Ahır gübreleri
ASİTLER
Sülfatlar
Amino asitler
Humic asitler
Fulvik asitler
Protein nedir
TARIMA GEREKENLER
Toprak
Tarımda sulama
Tarımda iklim
Bitkilerde beslenme
Malçlama
Bilinmesi gerekenler

YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © NİL TARIM