Bitkilerde & Azot Noksanlığı

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Besin Noksanlıkları, Semptomları, Arazları ve Bitki Beslemesi
A zotun doğadaki kaynağı atmosferdir. Toprak da bulunan azot çeşitli yollarla alt toprağa geçmiştir. Toprağı oluşturan materyalde azot bulunmadığı için, ayrıca atmosferden toprağa geçmiş olan azot da toprak da iyi bir şekilde depolanma kabiliyetinde olmadığı için, toprakların azot içerikleri genellikle düşüktür. Toprakta bulunan azotun ana deposu organik maddedir. Organik maddeye bağlı bulunan azot ise bitkilerin hemen alabileceği durumda değildir. Bununla beraber organik maddenin zamanla parçalanması neticesinde içinde bulunan azotdan bitkiler faydalanabilir. Dünya topraklarının büyük bölümünde azot noksandır.
Ö zellikle organik madde miktarı çok düşük olan ülkemiz toprakları azot bakımından oldukça fakirdir. Bu nedenle azotlu gübrelemeye sürekli olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Azot bitkide birçok önemli organik bileşiğin yapısında yer alır. Proteinler, amino asitleri, nükleik asitler, enzimler, klorofil, ATP, ADP azot içeren önemli organik bileşiklerdir. Bitkide yeni hücrelerin ölçümü için azot gereklidir. Azot noksanlığında, bitkilerde büyüme oranı düşer. Yani bitkinin büyümesi yavaşlar. Bitki küçük kalır. Sürgün sayısı azdır ve sürgün boyu normalden kısa olur. Yapraklar küçülür ve yaşlı yapraklarda vaktinden önce dökülme görülür. Kök gelişmesi ve özellikle köklerde dallanma zayıflar.
NOKSANLIKLAR
Bitki besin noksanlığı görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene toprak analizlerinizi yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz. Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza verdiğiniz de, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı hep birlikte daha sağlıklı planlama yapabiliriz.

“Noksanlık görüldüğünde, aşağıdakilerden ürünlerimizden uygun olanını kullanınız veya arayın seçmenize yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK IÇIN, ILK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN ITIBAREN DÜZENLI KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.

NARENCİYE YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
Narenciyede azot noksanlığı ağaçların büyüyememesine neden olur.
Donemdeki azot noksanlığı yaprakların açık yeşil renkli ve sarı olması ile kendini gösterir.
Sürgünler kısa, zayıf, ince olur ve ağacın değişik yerlerinde düzensiz bir şekilde sürgünlerde ölme görülür.
Meyveler küçük, açık renkli, kalın kabuklu olur ve erken olgunlaşır. Yeni büyüme genellikle soluk yeşil renkte ortaya çıkar, ancak yapraklar genişledikçe ve sertleştikçe koyulaşır.
Sarı damar klorozu ile, midribs ve lateral damarlar sararır, yaprağın geri kalanı normal yeşil renkte kalır. Bu kloroz sıklıkla bireysel dalların veya ağaç gövdesinin kuşatılmasına bağlanır.
Bitki tarafından topraktan azot alımının azalması nedeniyle sonbahar ve kış aylarında daha soğuk havaların başlamasıyla da ortaya çıkabilir.
Azot noksanlığı ayrıca yaprak soğurmadan önce sarı-bronz bir görünüm oluşturabilen yaşlanan yapraklar ile de ilişkilidir

ELMA YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
yapraklar küçük, dar, açık yeşil renkli olur.
Yaşlı yapraklar sarımsı portakal renkli veya kırmızımsı mor renkli olabilir ve erken dökülürler.
Yaprak sapları dal ile dar açı oluşturacak şekilde bir görünümdedir, ince ve kısadır ve eğer noksanlık çok şiddetli ise sapları öldüğü görülür.
Sürgün gelişimi zayıftır.
Tomurcuk ve çiçek sayısı az, çiçeklerin döllenme suresi kısadır.
Meyveler olgunlaşmadan renklenirler.

ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
dal ve sürgünler kısa ve zayıf, kabuklan kahvemsi ve morumsu renkli olur.
Yapraklar sarımsı yeşil renkli, yaşlı yapraklar kırmızımsı sarı ve bazen nekrozludurlar.
Erken yaprak dökümü olur.
Meyveler küçük ve ekseri bozuk şekillidirler. Meyveler küçük ve ekseri bozuk şekillidirler.
Azot noksanlığında; yaprak damar ve damar aralarında sararma olmakta, gelişme durmakta ve meyveler küçük kalmaktadır. Azot, proteinlerin, klorofil, alkaloidler, fosfatidler ve diğer organik bileşiklerin bir parçasıdır. Bu, tüm bitkiler için en önemli besindir. Bitkilerde azot noksanlığı, bitki büyümesinde yavaşlamaya, erken yaprak dökülmesine ve tohum ve meyve veriminde azalmaya yol açar. Yaprakların rengi soluk yeşil, klorotik hale gelir.

ARMUT, KİRAZ VE ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞININ
simptomları elmadakine benzemektedir.
Kirazda meyveler koyu renkli olurlar.
Yapraklar küçük, dar, açık yeşil renkli olur.
Yaşlı yapraklar sarımsı portakal renkli veya kırmızımsı mor renkli olabilir ve erken dökülürler.
Yaprak sapları dal ile dar açı oluşturacak şekilde bir görünümdedir, ince ve kısadır ve eğer noksanlık çok şiddetli ise sapları öldüğü görülür.
Sürgün gelişimi zayıftır.
Tomurcuk ve çiçek sayısı az, çiçeklerin döllenme suresi kısadır.
Meyveler olgunlaşmadan renklenirler.

CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
ağaçların büyüyememesine neden olur.
Azot noksanlığı yaprakların açık yeşil renkli ve sarı olması ile kendini gösterir.
Sürgünler kısa, zayıf, ince olur ve ağacın değişik yerlerinde düzensiz bir şekilde sürgünlerde ölme görülür.
Meyveler küçük, açık renkli, kalın kabuklu olur ve erken olgunlaşır.
Azot noksanlığı cevizin özellikle vegetatif gelişmesini olumsuz etkiler.
Yaprak, gövde sistemi oldukça zayıf olur.
Vegetatif gelişme periyodu kısalır, bitkiler erken olgulaşır.
Erken çiçek açar. Erken yaşlanma, azotun sitokinin sentezi ve taşınması üzerine olan etkisinden kaynaklanmaktadır. Sitokinin bitkinin kuvvetli büyümesini ve genç dönemi daha uzun sure kalmasını sağlayan bir hormondur. Azot noksanlığında bu hormonun azalması bitkinin erken yaşlanmasına, diğer bir deyişle vegetatif gelişme periyodunun kısa olmasına neden olur.

KAYISI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
Azot noksanlığında yapraklar kısa ve sarımsı yeşil renkli olurlar.
Dallar ince gelişirler.
Genellikle çiçek bol olmakla birlikte, meyve sayısı az ve meyveler küçük olur.
Kayısı yetiştiriciliğinde bor noksanlığında meyvelerinde kahve renkli lekeler veya mantarımsı doku oluşur.
Bazı durumlarda meyvelerde çatlama ve büzülme görülebilir.
Olgunlaşma gayri nizami olur.

ASMA YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
yaprakları yeşil renklerini kaybederek açık yeşil ve sarıya döner.
Yaprak kenarları nekrozlu ve aşağı doğru kıvrık olur.
Yaprak sapları pembemsi bir renktedir.
Sürgünler zayıf, uçlar solgun vaziyettedir. Azot, proteinlerin, klorofil, alkaloidler, fosfatidler ve diğer organik bileşiklerin bir parçasıdır.
Bu, tüm bitkiler için en önemli besindir.
Bitkilerde azot eksikliği, bitki büyümesinde yavaşlamaya, erken yaprak dökülmesine ve tohum ve meyve veriminde azalmaya yol açar.
Yaprakların rengi soluk yeşil, klorotik hale gelir.
Aksine, azot fazlalığı yoğun büyümeye neden olabilir, bitkilerdeki su içeriğini artırabilir ve olgunlaşmayı yavaşlatabilir.

ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
gelişmeyi çok zayıflatır.
Yapraklar sarımsı yeşil renkli ve küçük olurlar.
Yaprak sapları sert ve yukarı doğru dik vaziyettedir.
Stolon sayısı az olur.
Yaşlı yapraklar kırmızı tonlu renklere döner.
Yaprak kenar dişleri en önce renk değiştirir ve ölürler.
İz element noksanlıklarına benzer şekilde, yaprak damarlan yeşil renklerini bir sure korurlar.
Çiçeklenme ve meyve tutumu azalır ve meyveler küçük kalırlar.

TAHILLAR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
bitkiler ince, zayıf ve kısa boylu olurlar.
Tarların genel görünümü açık yeşil veya sarımsı yeşil renklidir.
Yaşlı yapraklar uçlardan başlayarak sarıya döner, bazen kahverengileşir, sonunda solarak erken ölürler.
Gövdenin alt kısmı genellikle kırmızımsı renk değişimi gösterir.
Kardeşlenme zayıftır, hatta noksanlık çok, şiddetli ise kardeşlenme hiç olmaz.
Başaklar küçük kalırlar.

DOMATES YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
yaprakların küçük kalmasına, açık yeşil ve sarımsı renk almalarına, ileri aşamada kahverengine dönerek solmasına sebep olur.
Bitki sert ve dik bir görünümdedir.
Gövde ince, sert ve lifsi bir yapıdadır.
Çiçekler ekseriya olgunlaşmadan dökülürler.
Meyveler normalden küçük olurlar ve kızarmadan önce uzun bir sure açık yeşil renkli kalırlar.
Gövde zayıf bir yapıya sahiptir. Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür, gövdede morumsu renk oluşur.
Meyve sayısı az ve içlerinde kararma görülür.

AZOT FAZLALIĞI - TOKSİSİTESİ
Aşırı azotlu gübreleme ile bitkide azot fazlalığı yaratırsa bunun da çeşitli zararları vardır. Aynı azotlu gübreleme bitkinin vegetatif gelişme periyodunu uzatır, çiçeklenmeyi geciktirir. Vegetatif aksam yani yaprak, dal, sürgün miktarı fazla ve iri, geniş, uzun olurlar. Buna karşılık bitkinin generatif gelişmesi zayıf kalır. Dolaysıyla azot fazlalığında başlangıç da bitkilerin genel durumu göze iyi görünse bile, ürün miktarı az olacaktır. Ancak ot için yetiştirilen bitkiler bundan istisnadır. Azot fazlalığı şeker sentezini azaltır, bu nedenle pancarda aynı azotlu gübrelemeden özellikle kaçınılmalıdır. Ayrıca amino azotunun birikmesi nedeniyle şekerin ekstraksiyonu da güçleşir.
Aşırı fazla azot, bitkilerde çeşitli simptomların da ortaya çıkmasına neden olur. Örneğin örtü altında yetiştirilen hıyar bitkisi yapraklarında fazla azotun simptomlarına sık rastlanmaktadır. Simptomların özelliği azotun formuna göre de değişmektedir. Amonyum fazlalığı hıyar yapraklarında beyazımsı kahve nekrozlar oluşurken, nitrat fazlalığında nekrozlar daha koyu kahvedirler. Nekrozlu bölgeler arasında renk koyu yeşildir. İleri durumlarda yaprak kenarları aşağı doğru kıvrılır ve sonunda ölürler. Domateste azot fazlalığında yapraklar fazla geniş ve uçlan aşağı doğru kıvrık olur.
Meyveler güç olgunlaşır, renkleri açık olur. Amonyum azotu fazlalığı gövdede yanmalara ve çökmelere neden olur. Marulda nitrat fazlalığı uç yanıklığı yapar. Bu görüntü klor toksisitesinin yarattığı görüntüye benzer. Özellikle molibden noksanlığı durumunda nitratın uç yanıklığı etkisi daha belirgin olur. Azot fazlalığı meyvelerde geç olgunlaşmaya neden olur. Bazen erken meyve dökümü görülür.
Meyvelerin depolanma kabiliyeti oldukça zayıftır. Depo hastalıklarından fazla zarar görürler.

İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © NİL TARIM