Antepfıstığı & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
.
Bakımı, Hastalık , Zararlıları, Besin Noksanlığı ve Bitki Beslemesi
A ntep fıstığı ağaçları Nisan ayının ilk yarısında çiçek açmaktadır. Bu dönemde olabilecek düşük sıcaklıklar, ağaçların ileriki aşamada küçükmeyve dökümüne neden olmaktadır. Antep fıstıkları, bitkinin gelişmesi, meyve içinin tam olarak dolması ve olgunlaşma için, uzun bir vejetasyon süresi ile birlikte yüksek sıcaklığa ihtiyaç duymaktadır. Sıcaklık toplamının yetersiz olduğu yıllarda ve bölgelerde, meyveler içlerini tam dolduramamakta, çıtlama oranı ve çıtlama aralığı az olmakta, dış kabuk sert kabuktan zor ayrılmaktadır. Antepfıstığı yazları uzun, sıcak, kurak ve kışları nispeten soğuk olan bölgelerde ekonomik olarak yetişebilmektedir. Yaz aylarında meyvenin gelişmesi ve olgunlaşması için oldukça fazla ve uzun süre yüksek sıcaklık, kış aylarında ise belli süre düşük sıcaklığa ihtiyaç gösterir. Kış soğuklarının -15 derece ve daha fazla düşme ihtimalinin olduğu alanlarda meyve gözleri zarar görür.
Ç içeklenme döneminde uzun süre devam eden serin ve yağışlı hava erkek ağaçların çiçek tozlarının yayılmasını olumsuz etkilemektedir. Antep fıstığı nispeten derin, süzek, tınlı ve kısmen kireçli toprakları sevmektedir. Karakter olarak kurak şartlarda yetişebilen bir meyve türüdür. Antep fıstığı yetiştiriciliği için, Araziye kaç metre dikim aralığı verilecekse enine ve boyuna olarak çizilir. Çizgilerin birbirlerini kestikleri yerler çukurların açılacakları noktalardır. Antep fıstığı çöğür anacı ile kurulan tesislerde sıra arası ve sıra üzeri mesafeleri kıraç yerlerde 10-12 metre taban arazilerde ise 8-10 metre olmalıdır. Antep fıstığı yetiştiriciliğinde, açılacak çukurların geniş ve derin olması, kök aksamlarının gelişebilmesi için önemlidir. En uygun fidan çukuru boyutları 50 x 50 x 50 cm. ebadında olmalıdır. Traktörün kuyruk miline bağlanan burgu ile açılan çukurların dip kısımları ve kenarları çok sertleştiğinden, fidan kökleri gelişebilmesi için bu kısımların mutlaka yumuşatılması gerekir.
NOKSANLIKLAR
Bitki besin noksanlığı görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene toprak analizlerinizi yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz. Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza verdiğiniz de, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı hep birlikte daha sağlıklı planlama yapabiliriz.

“Noksanlık görüldüğünde, aşağıdakilerden ürünlerimizden uygun olanını kullanınız veya arayın seçmenize yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK IÇIN, ILK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN ITIBAREN DÜZENLI KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI
Antep fıstığında çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur.
Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır. Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar.
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur. Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
Antep fıstığında, potasyum noksanlığı belirtileri genelde önce yaşlı yapraklarda görülür.
Çünkü noksanlık durumunda yeni oluşan genç yapraklar yaşlı yapraklardan potasyum desteği yapılmaktadır.
Noksanlık belirtileri birçok bitkide önce yaprak kenarlarında ve uçlarında görülmeye başlar. Yaprak kenarları önce sararır, daha sonra bu kısımlarda renk koyu kahverengine döner.

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI
Antep fıstığında fosfor noksanlığı ağacın büyümesini yavaşlatır.
Yaprak sistemi koyu yeşil görünümlü, yaprak sapları ve genç sürgünler mor renklidir.
Yaşlı yapraklarda bronzlaşır ve erken dökülür.
Lekeler şeklinde yaşlı yaprağın uç ve orta kısımlarında açık kahverengileşme şeklinde daha ileriki safhalarda tamamen yaprağı kurutabilmektedir.
Toprakta fosforun çok büyük bir kısmi bitkilerin yararlanamayacağı formda bulunur.
Gerek inorganik gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, fosfat anyonlan haline dönüşmesi gerekmektedir.
Serbest halde bulunan fosfat anyonlarından bitkiler kolay yararlanmakla beraber, birçok toprak da fosfat anyonlarının serbest halde kalabilmesi güçtür.
Gübrelerle verilen fosforun dahi büyük bölümü hızla bitkilerin faydalanamayacağı formlara dönüşebilmektedir.
Özellikle kireçli ve pH'i yüksek topraklarla, fazla derecede asit topraklarda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
Fosfor noksanlığı fosfora daha çok ihtiyaç duyan genç bitkilerde yaşlı bitkilere göre daha erken fark edilir.
Ayrıca vejetasyon mevsiminin başlarında soğuk (ıslak) topraklarda da fosfor eksikliği meydana gelebilmektedir.
Fosfor noksanlığında en çok çiçek, meyve, tohum gibi generatif organlar zarar görür.
Fosfor noksanlığı olan bitkilerde büyüme geriler.
Meyve ve ağaçlarda sürgün ve tomurcuk oluşumu azalır. Fosfor fazlalığının bitkiler üzerindeki etkisi daha çok dolaylı şekilde meydana gelir.
Diğer taraftan fosfat iyonları toprakta sıkı bir şekilde tutulduğu için bitkiler tarafından fosfat iyonlarının alınması zorlaşır. Dolayısıyla bitkilerde fosfor fazlalığı da sık rastlanan bir durum değildir. Fosforun fazla olması durumunda çinko ve demir gibi mikro besin elementlerinin noksanlığı meydana gelirken kalsiyum, bor, bakır ve mangan noksanlıkları da meydana gelebilmektedir

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI
Antep fıstığında potasyum noksanlığının çok şiddetli olması halinde bu kısımlar siyaha döner, ölür; kuruyarak dökülür.
Yaşlı yaprakların ucunda kirli kahverengi nekrotik lekeler şeklinde görülmektedir.
Özellikle meyve ağaçlarında tipik olarak görülen noksanlık belirtilerinde, yaprak kenarlarının anlatılan şekilde renk değişikliği gösterip ölmesine karşın, yaprağın geri kalan kısmı uzunca bir sure normal yeşil rengini ve görüntüsünü koruyabilmektedir.
Potasyum noksanlığında yapraklarda kıvrılma ve kırmızımsı kahve lekelerle beliren belirtilere neden olur.
Sürgün uçlarında ölme, zayıf çiçek ölçümü ve normalden küçük meyveler olur.
Potasyum noksanlığı çeken bitkilerde turgor basıncı düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar.
Kuraklığa ve dona karşı dayanıklılık zayıflar.
Aynı şekilde hastalık etmenlerine ve tuzlu toprak koşullarına karşı bitkiler çok daha duyarlı olurlar.
Bitki dokularında ve hücre organellerinde anormal gelişmeler görülür.
Bitkide ksilem ve floem dokuların oluşumu geriler.
Dokularda ligninleşme azalır. Bunun sonucu olarak potasyum noksanlığında gövde zayıflar. Potasyum bitkilerde birçok kalite unsurunu etkileyen bir besin elementidir.
Bu nedenle bitkilerde potasyum noksanlığı bitkinin özelliğine göre çeşitli kalite bozulmalarına yol açar.

 

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
Pistachio nitrogen deficiency inn
Antep fıstığında azot noksanlığının ilk başlangıcında yapraklar açık kırmızı renk alırken ileri safhada tamamen sararak erken dökülmektedir.
Noksanlık belirtileri öncelikle yaşlı yapraklarda başlamakta, sürgünler kısalmakta ve yapraklar küçülmektedir.
Azot noksanlığı ağaçların büyüyememesine neden olur.
Donemdeki azot noksanlığı yaprakların açık yeşil renkli ve sarı olması ile kendini gösterir.
Sürgünler kısa, zayıf, ince olur ve ağacın değişik yerlerinde düzensiz bir şekilde sürgünlerde ölme görülür.
Meyveler küçük, açık renkli, kalın kabuklu olur ve erken olgunlaşır.
Bakır bitki bünyesinde hareket kabiliyeti iyi değildir.
Bu nedenle noksanlık belirtileri yeni meydana gelen yapraklarda görülür.
Grimsi yeşil renk, hatta beyazlaşma gibi renk değişimleri ve solma olur. Gelişme zayıflar.
Badem ağaçlarında dalların uç kısımlarında kurumalar olur.
Bazı durumlarda, uç kurumalarının görülmesinden önce, normalden büyük yapraklar oluşur.

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI
Demir noksanlığında en ince damarlar dahi yeşil kalarak bu damarlar arasındaki kısımlarda renk tamamıyla sarıya döner.
Geniş yapraklı bitkilerde yapraklar adeta sarı zemin üzerinde yeşil bir ağ manzarası gösterirler.
Noksanlığın çok şiddetli olduğu durumlarda, damarlar da sararır.
Demir noksanlığının çok tipik bir özelliği, yapraklar ne kadar genç ise belirtilerin o kadar şiddetli ve belirgin olmasıdır.
Diğer besin noksanlıklarından farklı olarak, demir noksanlığının bir tipik özelliği de, klorozlu yaprakların kolay kolay ölmeden canlı kalmalarıdır.
Bununla birlikte noksanlık çok çok şiddetli ise yapraklarda ölme de görülebilir.

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI
Magnezyum noksanlığından özellikle fazla etkilenir. Yaprakların damar aralarında kloroz görülür.
Renk açılmaları yaşlı yapraklarda, yaprak kenarlarından başlayarak yayılır.
Beyaz etli meyve veren ağaçların yapraklarında kırmızı renkli, sarı etli meyve veren çeşitlerin yapraklarında ise sarı renkli lekeler oluşur.
Magnezyum klorofilin bir parçasıdır, bir dizi enzimin çalışmasını aktive eder, fosfor değişimine katılır. Birçok bitkide magnezyum eksikliği, akut yaprak eksikliği ile birlikte damarlar arasında yaprak bıçağının klorozuna yol açar.
Magnezyum açlığı genellikle fizyolojik olarak asidik mineral gübreler kullanıldığında gözlenir, çünkü eylemleri altında özellikle hafif kumlu topraklarda magnezyumun süzülmesi artar.

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI
Mangan noksanlığı belirtileri, birbirlerine benzerlik gösterir.
Hafif ve orta derecede noksanlık halinde, genç yapraklarda, damar aralarında hafif renk açılması ortaya Bu renk açılması oldukça hafif olup, ancak, yaprak ışığa tutulduğunda görülebilir derecededir.
Noksanlığının daha şiddetli olması halinde renk açılması artar ve yaprak ağ görüntüsü alır.
Mangan fotosentez ve diğer fizyolojik süreçlerde yer alır, birçok ribozom ve kloroplastın yanı sıra enzimlerin bir parçasıdır.
Mangan eksikliği ile klorofil oluşmaz, yapraklar küçük açık sarı lekeler nedeniyle renklenir, damarlar yeşil kalır.
Keskin bir açıkla, bodurluk görülür, bazen büyüme olmaz.

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI
Antep fıstığında bor noksanlığı öncelikle bitkilerin büyüme noktalarına zarar verdiği için bitkilerde büyüme çok yavaşlar.
Yapraklar ve dallar kolay kırılan, gevrek bir yapı alırlar.
Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür ve büyüme tamamen durur.
Çiçek meyve oluşumu engellenir, Yapraklar kıvrılır, kalınlaşır ve koyu mavi-yeşil bir renk alırlar.
Bor, oksidasyon ve fotosentez süreçlerini aktive eder.
Bor noksanlığı ile, yapraklardan asimilatların hareketi bozulur ve fotosentez süreci yavaşlar, bitkilerin çiçeklenmesi ve gübrelenmesi bozulur, boş çiçekler ortaya çıkar, bazen yumurtalıklar düşer.
Tohum verimi düşüyor

Bitkinin yeterli ve dengeli beslenememesi sonucunda, bitki gelişiminin tam olmaması, verim düşüklüğü ve kalite bozukluğu gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır.

Fıstık üretimi, 2018
ülke (Ton)
İran 551.307
Amerika 447.700
Türkiye 240,000
Çin 74.828
Suriye 43.299
Dünya 1.390.269
Kaynak: FAOSTAT ait Birleşmiş Milletler
Antepfıstığında görülen periyodisitenin (düzensiz verim), bitkinin beslenmesi ile ilgili olduğunu belirten birçok araştırma mevcuttur.
Besin elementlerince fakir, kıraç ve susuz arazilerde yetişen antepfıstığının mutlaka gübrelenmesi gerekir.
Zamanında ve tekniğine uygun olarak yapılacak gübreleme, antepfıstığının gelişiminde büyük oranda katkı sağlamakta, verimi arttırıp periyodisite yi azaltmaktadır.
Gübrelemede esas, toprak ve yaprak analizlerinin yapılmasıdır.
Buna göre de eksikler giderilmelidir.
Antep fıstığı yetiştiriciliğinde görülen periyodizitenin (düzensiz verim) bitki beslenmesi ile ilgili olduğunu belirten birçok araştırma mevcuttur.
Besin elementlerince fakir, kıraç ve susuz arazilerde yetişen Antep fıstığının gübrelenmesi zorunluluk arz etmektedir.
Antep Fıstığı Yetiştiriciliğinde ocak ayında, mümkün olduğu kadar derine verilmek üzere (25 cm) ya ağacın taç iz düşümüne açılacak banda, ya da özellikle plantasyonlarda, ağacın taç iz düşümü kenarına açılacak çizgilere, fosforlu gübre uygulaması yapılmalıdır.
Ağacın yaşı ve toprağın yapısı göz önüne alınarak ağaç başına 1-3 kg triple süper fosfat gübresi verilebilir.
Antep fıstığının yetiştiği yöre toprakları çoğunlukla kireçli yapıya sahiptirler.
Bu nedenle azotlu asit karakterli gübreler kullanılmalıdır.

Şubat ayında ağacın yaşı ve toprağın özelliği göz önüne alınarak, 2-5 kg arasında olmak üzere, amonyum sülfat gübresi taç izdüşümüne verilip, tırmık veya çapa ile toprağa iyice karıştırılmalıdır. Antep fıstığı yetiştiriciliğinde yapılacak toprak ve yaprak analizlerine göre eksikliğin görüldüğü bahçelerde, fosfor uygulamasıyla ağaç başına 0,5-1 ,5 kg potasyum sülfat verilmelidir.
Zamanında ve tekniğine uygun olarak yapılacak gübreleme, Antep fıstığının gelişimine büyük oranda katkı sağlamakta, verimi arttırıp, periyodisiteyi azaltmaktadır.
Ağacın verdiği tohumlarını yaygın gıda olarak tüketilmektedir.
Pistacia vera genellikle Pistacia cinsindeki fıstık olarak da bilinen diğer türlerle karıştırılır.
Bu diğer türler coğrafi dağılımları (vahşi doğada) ve çok daha küçük ve yumuşak bir kabuğa sahip olan tohumlarıyla ayırt edilebilir.
2017 itibariyle İran, dünyadaki antepfıstığı üretiminin yarısından fazlasını oluşturdu.

Tarihçe Fıstık ağacı, bugünkü İran ve Afganistan dahil olmak üzere Orta Asya bölgelerine özgüdür. Arkeoloji, fıstık tohumlarının MÖ 6750 gibi erken bir zamanda yaygın bir besin olduğunu göstermektedir.

Habitat Antep fıstığı bir çöl bitkisidir ve tuzlu topraklara karşı oldukça toleranslıdır.
3.000-4.000 ppm çözünür tuzlara sahip su ile sulandığında iyi büyüdüğü bildirilmiştir.
Fıstık ağaçları doğru koşullarda oldukça dayanıklıdır ve kışın −10 C ile yaz aylarında 48 C arasındaki sıcaklıklarda hayatta kalabilir.
Güneşli bir pozisyona ve iyi drene edilmiş toprağa ihtiyaçları var.
Antep fıstığı ağaçları yüksek nem koşullarında kötü performans gösterir ve çok fazla su alırsa ve toprak yeterince serbest drene değilse kışın kök çürümesine karşı hassastır.
Meyvenin uygun şekilde olgunlaşması için uzun, sıcak yazlar gereklidir.

Özellikleri Ağaç 10 m boyunda büyür. 10-20 santimetre uzunluğunda yaprak döken pinnate yaprakları vardır.
Fıstık ağacı, Çeşit: Napoletana Meyve, yenilebilir kısım olan uzun bir tohum içeren bir drupadır.
Meyvenin sert, krem rengi bir dış kabuğu vardır. Tohum, leylak rengi bir cilde ve kendine özgü bir tada sahip açık yeşil ete sahiptir.
Meyve olgunlaştığında, kabuk yeşilden sonbahar sarı / kırmızıya dönüşür ve aniden kısmen açılır. Bu ayrılma olarak bilinir ve sesli bir pop ile olur.
Yarma açık, insanlar tarafından seçilen bir özelliktir. Ticari çeşitler ne kadar tutarlı bir şekilde açık ayrıldıklarına göre değişir.
Her bir fıstık ağacının her iki yılda bir yaklaşık 50 kilogram tohum veya yaklaşık 50.000 tohum ortalaması vardır.
Antep fıstığının kabuğu doğal olarak bej bir renktir, ancak bazen ticari fıstıklarda kırmızı veya yeşil olarak boyanır.
Başlangıçta, tohumlar elle toplandığında oluşan kabuklardaki lekeleri gizlemek için ithalatçılar tarafından boya uygulandı.
Çoğu antep fıstığı artık makine tarafından seçiliyor ve kabuklar boyasız kalıyor, bu da köklü tüketici beklentilerini karşılamak dışında boyamayı gereksiz kılıyor.

Yetiştirme Fıstık ağacı uzun ömürlüdür, muhtemelen 300 yıla kadar. ağaçlar ekilir meyve bahçeleri ve önemli üretim ulaşması yedi ile on yıl yaklaşık alır.
Üretim alternatif veya iki yılda bir, yani hasat alternatif yıllarda daha ağırdır. Pik üretime yaklaşık 20 yıl var.
Hasat işlemini kolaylaştırmak için ağaçlar genellikle budama boyutuna getirilir. Bir erkek ağaç, sekiz ila on iki drupe taşıyan dişi için yeterlipolen üretir.
Gövde ve kurutmadan sonra, antep fıstığı açıkağızlı ve kapalı ağızlı kabuklara göre ayrılır, daha sonra fıstık çekirdekleri üretmek için özel makinelerle kavrulur veya işlenir.
2017 yılında, dünyadaki antepfıstığı üretimi yaklaşık 1,1 milyon ton olup, İran ve ABD önde gelen üreticiler olarak birlikte toplamın % 75'ini oluşturmuştur. İkincil üreticiler Çin, Türkiye ve Suriye’dir.

İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © NİL TARIM