Bağ & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Bakımı, Hastalık , Zararlıları, Besin Noksanlığı ve Bitki Beslemesi
B ağ yetiştiriciliğinde başarının temel şartı bağ kurulacak yörenin iklim ve toprak faktörleri ile Bağın çok iyi bir uyuşma içinde olmasını temin etmektir. Bu nedenle bir yere bağ tesis ederken iklim, toprak, mevki - yön, anaç ve çeşit seçimi gibi unsurları iyice etüt etmek gereklidir. Bağ gelişme devresi oldukça uzun olan bir bitkidir. Günlük ısı ortalaması 10 C yi bulunca gelişmeye başlar ve sonbaharda ısı ortalaması bu derecenin altına düşünceye kadar gelişmesini sürdürür. Her üzüm çeşidi meyveleri iyi bir şekilde olgunlaştırmak için belirli bir ısı toplamına ihtiyaç gösterir. Bağ kurulacak bölgenin yıllık aktif sıcaklık toplamının en az 16 C derece olması gerekir. Verimli bağcılık yapabilmek için, yıllık ortalama sıcaklık 9-21 C ve sıcak aylar ortalaması 17-20 C olmalıdır. Bağın gelişmesi için bir vegetasyon devresinde 29 C sıcaklık toplamına ihtiyaç olduğunu bildirmektedir.
A sma kökleri derine giden bir bitkidir. Bu yüzden yumuşak dokulu topraklardan hoşlanır. Bağlar yazları kurak veya az yağışlı yerlerde en iyi geliştiğinden bağ toprağının derin ve su tutma kapasitesinin yüksek olması istenir. Toprak yapısı köklerin gelişmesine müsait olduktan sonra fakir topraklarda bile yetişir. Yerli asmalar kendi kökleri üzerinde yetiştirildiğinde topraktaki kirece oldukça fazla tolerans gösterirler. Fakat, Amerikan asma anacı kullanılması gerekirse, toprak seçimine dikkat edilmesi gerekir. Bölgemizde, su geçirir olmak şartıyla killi topraklar çok verimli ve bağcılığa elverişli topraklardır. Tinli topraklar ise, kalite bağcılığı bakımından orta derecede, fakat kantite bağcılığı için besin maddelerince zengin topraklardır. Kalkerli topraklar şaraplık kırmızı üzüm çeşitlerinin sevdiği topraklardır. Ancak bazı Amerikan asma anaçları yetişmez. Humuslu toprakların bağcılık açısından önemi olmamasına rağmen iyi bir bağ toprağında % 5-10 humusun bulunması arzu edilir.
NOKSANLIKLAR
Bitki besin noksanlığı görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene toprak analizlerinizi yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz. Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza verdiğiniz de, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı hep birlikte daha sağlıklı planlama yapabiliriz.

“Noksanlık görüldüğünde, aşağıdakilerden ürünlerimizden uygun olanını kullanınız veya arayın seçmenize yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK IÇIN, ILK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN ITIBAREN DÜZENLI KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.

BAĞ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI

Bağlarda çinko noksanlığı yaygın olarak ortaya çıkmaktadır.
Erken ilkbaharda oluşan yapraklar küçük, dar ve dişli olurlar.
Damarlar arasındaçok sayıda klorotik lekeler oluşurken damarların etrafında 1 - 2 mm genişliğinde bir bölge yeşil rengimi korur.
Alt yapraklar yeşil kalır veya hafif klorozlu olurlar.
Simptomlar sürgün uçlarına doğru daha şiddetli bir hal alırlar.
Büyüme geriler, ana sürgünler çalımsı bir hal alırlar.
Salkımlar seyrek ve üzüm taneleri küçük olur.
Noksanlık şiddetli ise meyve çok az olur.

BAĞ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI

Bağda fosfor noksanlığı koyu yeşil bir yaprak sistemi yaratır.
Yapraklar sert, bozuk şekilli, siğil gibi kabarık benekli ve metalik bir parlaklığa sahiptirler.
Yaşlı yapraklarda kenarlardan başlayan bronz veya mor nekrozlar görülür.
Fosfor nükleik asitlerin, nükleoproteinlerin, fosfolipidlerin, enzimlerin, vitaminlerin bir parçasıdır.
Fosfor bitkilerin soğuk direncini arttırır, gelişmelerini ve olgunlaşmasını hızlandırır, kök gelişimini iyileştirir, toprağa derin nüfuz etmesini sağlar, bitkilerin besinlerle beslenmesini iyileştirir.
Fosfor eksikliği köklerin, sürgünlerin ve yaprakların büyümesinde yavaşlamaya, zayıf çiçeklenmeye, yaprakların erken düşmesine ve verimde azalmaya (ayrıca azot eksikliğine) yol açar.
Yaprakların rengi koyu yeşil, mavimsi, donuktur.
Yapraklar daha küçüktür, gövdeden daha keskin bir açıyla ayrılır.

BAĞ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI

Bağ da potasyum noksanlığı, yaprak kenarlarında sararma ve kahverengileşme görülür.
Çiçeklenme zayıf meyve tutumu az ve meyveler ekşi olurlar.
Potasyum organik bileşiklerle kompleksler oluşturur.
Metabolizmayı geliştirir, bitkilerin kuraklığa karşı direncini arttırır.
Yeterli potasyum içeriği ile yapraklarda, hücre özütünün ozmotik basıncını arttıran ve bitkilerin hafif donlara karşı direncini arttıran birçok şeker oluşur.
Potasyum protein sentezi süreçlerinde, fotosentezde, enzimatik reaksiyonlarda çok önemlidir.
Potasyum eksikliği yaprakların sararması ve daha sonra yaprak bıçağının bölümlerinin ölümü ile kendini gösterir.
Tabakanın kenarlarında bir kurutma dokusu kenarı görünür - bir kenar “yanma”. Şiddetli potasyum açlığı ile bitki kısa internodlarla bodurlaşır, sürgünler zayıflar.

BAĞ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI

Bağda azot noksanlığı yaprakları yeşil renklerini kaybederek açık yeşil ve sarıya döner.
Yaprak kenarları nekrozlu ve aşağı doğru kıvrık olur.
Yaprak sapları pembemsi bir renktedir.
Sürgünler zayıf, uçlar solgun vaziyettedir.
Azot, proteinlerin, klorofil, alkaloidler, fosfatidler ve diğer organik bileşiklerin bir parçasıdır.
Bu, tüm bitkiler için en önemli besindir.
Bitkilerde azot eksikliği, bitki büyümesinde yavaşlamaya, erken yaprak dökülmesine ve tohum ve meyve veriminde azalmaya yol açar.
Yaprakların rengi soluk yeşil, klorotik hale gelir.
Aksine, azot fazlalığı yoğun büyümeye neden olabilir, bitkilerdeki su içeriğini artırabilir ve olgunlaşmayı yavaşlatabilir.

BAĞ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI

Bağlarda Demir Noksanlığının hafif olması durumunda, en son çıkan genç yapraklar başlangıçta sarımsı yeşil olur.
Noksanlık ilerledikçe damarlar arasında renk tamamen sarıya döner.
Damarlar ise kesin sınırlarla yeşil kalırlar.
Buğday, arpa, yulaf, mısır gibi Monokotiledon bitkilerin yapraklarında, paralel yeşil damarlar ve aralarda sarı çizgiler yaprak ucundan başlayarak uzanır.
Benzer simptom mangan noksanlığında olmakla beraber, mangan sarı - yeşil paralel çizgiler yaprağın orta kısımlarında görülür, uçlardan başlamaz.
Demir noksanlığının çok tipik bir özelliği, yapraklar ne kadar genç ise simptomların o kadar şiddetli ve belirgin olmasıdır.
Diğer besin noksanlıklarından farklı olarak, demir noksanlığının bir tipik özelliği de, klorozlu yaprakların kolay kolay ölmeden canlı kalmalarıdır.
Bununla birlikte noksanlık çok çok şiddetli ise yapraklarda ölme de görülebilir.
Meyve ağaçlarında demir noksanlığı simptomlarının bazı dallarda görülüp bazılarında görülmemesi de sık rastlanılan bir durumdur.

BAĞ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI

Bağ da magnezyum noksanlığında yaprakların damar aralarında lekeler çeklinde başlayarak kloroz, lekelerin hızla genişlemesiyle sapa doğru yayılır ve yaprakta ördek ayağı şeklinde tipik görüntü oluşur.
Klorotik bölgelerde kahverengi nekrozlar oluşur.
Magnezyum klorofilin bir parçasıdır, bir dizi enzimin çalışmasını aktive eder, fosfor değişimine katılır.
Birçok bitkide magnezyum eksikliği, akut yaprak eksikliği ile birlikte damarlar arasında yaprak bıçağının klorozuna yol açar.
Magnezyum açlığı genellikle fizyolojik olarak asidik mineral gübreler kullanıldığında gözlenir, çünkü eylemleri altında özellikle hafif kumlu topraklarda magnezyumun süzülmesi artar.

BAĞ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI

Bağda mangan noksanlığında yaprak yüzeyinde uniform bir sararma olur.
Yapraklar normalden ve açık yeşil renklidirler.
Zamanla çok sayıda, küçük nekrotik lekeler ortaya çıkar sonunda sarı bölgeler kahverengine döner ve yaprak ölür.
Mangan fotosentez ve diğer fizyolojik süreçlerde yer alır, birçok ribozom ve kloroplastın yanı sıra enzimlerin bir parçasıdır.
Mangan eksikliği ile klorofil oluşmaz, yapraklar küçük açık sarı lekeler nedeniyle renklenir, damarlar yeşil kalır.
Keskin bir açıkla, bodurluk görülür, bazen büyüme olmaz.

BAĞ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI

Bağda bor noksanlığında, çiçekler soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar.
Fakat bu haliyle düşmeyip bir süre dalda dururlar.
Don zararları aynı görüntüyü yaratmakla beraber, don etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler.
Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir.
Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar.
Ancak yapraklarda kloroz görülmez.

Toprak Hazırlığı

Bağ yeri seçildikten sonra toprağın hazırlanması işlemine geçilir. Arazide varsa, büyük kayalar, ağaçlar ve çalılar temizlenir.
Omcaları muntazam ve düzgün dikebilmek için tümsekler düzeltilir, çukurlar doldurularak toprak tesviyesi yapılır.
Fazla su tutan yerlerde drenaj için önlemler alınır.
Asmanın ekonomik ömrü bakım koşullarına göre değişmekle birlikte 40 yılın üzerindedir.
Bu nedenle ömrü bitinceye dek dikildiği yerde kalacağından, tesisinde çok titiz davranılmalıdır.
İyi hazırlanmayan bir yere tesis edilen bağ iyi gelişemez, ömrü kısa, verimi az olur ve hastalıklara daha kolay yakalanır.
Yeni kurulacak bağ yeri, hiç işlenmemiş bir toprak üzerinde olacaksa alan iyi bir şekilde işlenmelidir. Eğer eski bir bağ alanı ise toprağı bir kaç yıl dinlendirilerek bol yeşil gübre ile gübrelenmelidir. Asmanın iyi büyüyebilmesi, köklerinin derine gitmesi, toprak içinde iyi gelişmesine bağlıdır.
Gelişme toprak yapısı ile ilgilidir. Tınlı kumlu topraklarda kökler çok derine gider. Sert yapı gösteren topraklarda köklerin derine gitmesi sınırlıdır.
Bu tip toprakların krizma yapılmasi şarttır. Bilhassa yeni bağcılıkta krizma işine daha çok önem vermek lazımdır.
Çünkü yeni bağcılıkta kullanılan Amerikan asma anaçlarının kökleri, çok kuvvetli ve süratli büyüdüklerinden toprağın gevşek ve süzek olması lazımdır.
Asmaların gelişmemesi ve bazı bağların zamanından önce kuruması, krizmanın yapılmaması veya yüzlek yapılmasından ileri gelmektedir.
Krizma, bağ toprağının en az 40 cm derinlikte işlenmesidir. Bu işlem günümüzde krizma pullukları ile yapılmaktadır.
Krizma pullukları, beygir gücü yüksek traktörlerle çekilir ve toprak 40-50 cm derinlikte işlenir.
Krizmanın yapılma zamanı sonbahar mevsimidir. Krizma erken yapılmalı ve krizmanın bitimi ile asma fidanı dikimi arasında en az 6-8 haftalık bir zaman olmalıdır.

Dikim

Sonbaharda krizma yapılmış arazi ilkbaharda düzeltildikten sonra, hayvan veya makina gücü ile işlenebilecek aralık ve uzunlukta çukurlar açılır.
Bölgemiz iklimi sıcak olduğundan güneş zararlarını azaltmak için sıralamanın doğu-batı yönünde yapılması, meyilli arazilerde dik olması gerekir.

Dikilen alana göre şarap yapımı için en iyi üzüm üreticileri
ülke Alan (km²)
İspanya 11750
Fransa 8640
İtalya 8270
Türkiye 8120
Amerika 4150
İran 2860
Romanya 2480
Portekiz 2160
Arjantin 2080
Şili 1840
Avustralya 1642
Ermenistan 1459

Şimdiye kadar yapılan denemeler yeni tesis edilecek bağlarda sıra üzerinin 1,5-2 m. sıra arasının 2,5-3 m. olması gerektiğini ortaya koymuştur.
İşaretlenmiş yerlere iki kürek derinliğinde, bir kürek genişliğinde çukur açılır.
Çukur açmanın makina ile yapılması daha avantajlıdır.
Çukurların dip kısmına yanmış çiftlik gübresi, ince toprakla karıştırılarak konmalıdır.
Dikim için fidanda budama yapılır. Yan ve boğaz kökleri tamamiyle, dip kökler ise 10 cm üzerinden çepeçevre kesilir.
Oluşmuş sürgünlerin en kuvvetlisi bırakılır.
Budaması yapılan köklü çubuk veya aşılı köklü topraklı fidan, açılan çukurun tam ortasına gelecek şekilde konur, fidanın gövde kısmının en az 10-15 cm.i toprak üzerinde kalacak şekilde açılan çukurlara 10-15 cm kalınlığında toprak atıldıktan sonra fidan hava almayacak şekilde sıkıştırılmalıdır.
Daha sonra can suyu verilir ve fidanın yerini belli etmek için yanına bir herek dikilir.
Dikim yapılırken kısır çeşitler (morfolojik erdişi, fizyolojik dişi) saf olarak dikilmemelidir.
Çünkü bu çeşitlerin polen tozlarının döllenme yeteneği yoktur.
Bunun için dikim planı sekiz omcaya bir babalık veya iki sıraya bir dölleyici dikmek suretiyle yapılmalıdır.
Yalnız babalık olarak kullanılan çeşitlerin çiçek açma tarihleri döllenecek çeşitle aynı tarihe denk gelmelidir.
Bağcılıkta standart dikim şekilleri vardır.
Bunlar;
a. Kare dikim:
İnsan gücü ile toprağı işlenen, zayıf, toprağa dikilmiş ve kısa budama isteyen çeşitlerde uygulanır.
Bu şekilde dikimlerde mesafe 1-2 m. dir.
b. Dikdörtgen dikim:
Yüksek terbiye sistemleri ile kurulmuş bağlara verilen şekildir. Bu şekilde bağların işlenmesi hayvan veya makina gücü ile yapılır. Sıra üzeri dar, sıra araları ise geniş tutulur.
Sıra üzerlerinin araları 1-2 m, sıra araları ise 2-3 m arasında değişir.
c. Üçgen dikim:
Bu dikimde her üç kenar birbirine eşittir.
Altı omca birleştirilince bir heksagonal şekil oluşur zor bir dikim şeklidir. Daha çok küçük işletmelerde uygulanır.

Gübreleme

Doğru, dengeli ve zamanında yapılan gübreleme bağcılıkta ürün miktarını ve kalitesini artırmakta ve bağların hastalık, zararlı , dona karşı dirençlerini de yükseltmektedir.
Bu sebepten bağlarda iyi gelişmeyi sağlamak ve yeterli ürün alabilmek için topraktan kaldırılan besin maddelerini yeniden toprağa ilave etmek gereklidir.
Genelde bağlar organik maddece fakir olan topraklarda tesis edilmektedir.
Bu nedenle bağlar için çiftlik gübresinin önemi daha fazladır. Ancak, çiftlik gübresi asmanın tüm besin elementleri ihtiyacını karşılamayacağı için ticari gübreler de kullanılmalıdır.
Bağlara verilecek gübre miktarının tesbiti çok fazla faktöre bağlı olan ve önceden bazı tahlilleri gerektiren bir işlemdir.
Her bölgede hatta her bağda ihtiyaç duyulan mineral ve organik madde miktarını ayrı ayrı tesbit etmek daha sonra buna göre gübreleme yapmak en isabetli yoldur.
Bizim bölgemiz için tavsiye edilen gübre miktarı saf madde olarak kuru koşullarda yerli bağ için 10 kg/da azot, 8 kg/da fosfor, sulu koşullarda kültür bağ için ise 14 kg/da azot, 9 kg/da fosfordur.
Çiftlik gübresi ile fosforlu gübreler sonbahar toprak işlemesi sırasında sıralar arasına verilerek toprakla karışması sağlanır.
Azotlu gübrenin ise bağlara en uygun verilme zamanı ilkbaharda ilk toprak işlemesinden hemen önce şubat-mart aylarıdır.
Arzu edilirse azotlu gübrenin ikinci yarısı nisan-mayıs aylarında da verilebilir.

Sulama

Bağların sulanması konusu, özellikle yurdumuzda sulama sistemlerinin giderek yaygınlaşması nedeniyle önem kazanmaktadır.
Asmanın büyüyüp gelişmesi için topraktaki su miktarının daimi solma noktasının üstünde olması gerekir.
Asmanın hızlı gelişme devresi olan mayıs-haziran ayları ile salkımların ben düşme zamanında (Temmuz ) kök bölgesinde yeterli su bulunmadığı hallerde omcaların gelişmesi yavaşlar, yapraklar pörsür ve renkleri solar.
Salkımlardaki taneler normal iriliklerini alamaz ve rengi donuklaşır, üzerlerinde güneş yanıkları artar. Böyle durumlarla karşılaşınca bağın suya ihtiyacı olduğu anlaşılmalıdır.
Kış yağmurları normal düşmüşse toprak tarafından tutulmuş olan su bağların bahar gelişmesine yeterli olmaktadır. Sulama imkanı olan taban bağlarda iki defa sulama ve sulamalardan sonra tava gelince toprak işleme çok iyi sonuç vermektedir. Kışın kurak geçmesi halinde bir de bağlar uyanmadan önce bir su verilip ardından toprak işleme yapılması yerinde olur.
Bölgemizde gerek su kaynaklarının kıtlığı, gerek bağ alanlarının eğimi ve gerekse halkın ön yargısı nedeniyle bağlarda sulama yapılmadığı görülmektedir. Ancak, yeni dikilen bağlarda yılda 2-3 defa sulama yapıldığı gözlenmiştir. Oysa Güneydoğu Anadolu Projesi içinde yer alan bölgemizde ilkbahar ve yazın kurak geçtiği düşünülürse bağların sulanmasının zorunlu olduğu anlaşılacaktır. Bu nedenle özellikle Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında 3-6 kere iklim durumuna göre sulama yapılması uygundur.
Bağlarda çiçeklenmenin hemen sonrasında ve tanelere ben düşme başlangıcında sulamaya özellikle dikkat etmek gerekir. Kurutmalık ve şaraplık bağlarda ise meyvenin olgunlaşmasından 3-4 hafta önce sulama kesilmelidir.
Bağa verilecek su miktarı iklime, toprağa ve çeşide göre değişiklik gösterir.
Toprağın üstten 60-70 cm'lik kısmı suya doymalıdır. Bunu anlayabilmek üzere sulama yapıldıktan sonra bir demir çubuk toprağa batırılmalı ve rahatça ilerlediği derinlik suyun işleme seviyesi olarak kabul edilmelidir. Karığın suyla doldurularak suyun sıra sonuna ulaşması da verilecek su miktarının yeterliliğinin tesbitinde bir ölçü olarak kullanılmaktadır. Yurdumuzda bağlarda sulama çoğunlukla karık usulüyle yapılmaktadır.
Ancak son yıllarda damla sulama ve sprink yöntemi ile bağların sulanması önem kazanmıştır.

Toprak İşleme

Kültür bitkileri içinde en fazla toprak işlemesi isteyen bitki asmadır.
Yıllık yağış miktarı düşük, buna karşılık sıcaklık toplamı yüksek olan bölgede toprak işlemesine gereken önem verilmelidir. Sonbaharda yaprak dökümünden sonra, budamadan önce yapılacak toprak işleme yabancı otlarla savaşımda ve kış yağmurlarının toprakta birikmesinde etkili olmaktadır.
Daha sonra biri budamadan sonra, bir de ilkbahar geç donlarından sonra yapılacak bir toprak işleme toprağın havalanmasını ve suyun toprakta muhafazasını sağlamaktadır. Bu sırada çapa ile boğaz açma ve boğaz köklerinin temizliği de önemli bakım işlerindendir.
Ayrıca tane bağlamadan sonra yapılacak toprak işlemesi ve çapa da yararlı olmaktadır.
Bağlarda yabancı ot için ilkbahar ve yaz aylarında 2-4 çapa yeterli olmaktadır.

Budama

Asmanın budanması çok bilgi ve beceri isteyen bir teknik iştir. Bu nedenle asmanın fizyolojisini ve budama esaslarını bilmek gerekir.
Aksi halde üzümün kalitesi düşmekte, verim azalmaktadır.
Ekolojik ve kültürel sebeplerin etken olduğu budamada esas, bir yıllık sürgünler üzerinde, üzüm çeşitlerine göre mahsuldar gözlerin yerinin bilinmesi şartı ile asmanın kaldırabileceği kadar verimli çubuk (göz) bırakmak ve lüzumsuz çubukları kesmektir.
Bölgemiz bağları genel olarak karışık budama şeklinde budanmakta ve şekil olarak da düzgün olmayan gobleyi andırmaktadır.
Budama zamanı olarak görülen en hatalı uygulama sonbaharda yapılan budamadır.
Bölgemizde budama ocak-şubat, hatta mart aylarında yapılması uygundur.
Budama şekli açısından hem daha yüksek bir verim ve kalite elde edilmesi, hem de özellikle boncuklanmanın önlenmesi açısından 5-8 göz üzerinden uzunlu kısalı karışık budamaya imkan sağlayan telli terbiye şekillerinden 60-80 cm gövde yüksekliğine sahip "guyot sistemi" ya da "guyot + T" terbiye şeklinin uygulanması önerilmektedir. üzüm Bir üzüm bir meyve, botanik a, dut arasında, her yıl yaprak döken odunsu üzüm ve çiçek açan bitki cinsi.
Üzüm sofralık üzüm olarak taze olarak yenebilir veya şarap, reçel, üzüm suyu, jöle, üzüm çekirdeği ekstresi, kuru üzüm, sirke ve üzüm çekirdeği yağı yapımında kullanılabilir.
Üzümler, genellikle kümelerde meydana gelen, iklimlendirici olmayan bir meyvedir.

Tarihçe
Yıllara göre en çok üzüm üreten ülkeler
(metrik ton cinsinden)
  ülke 2009 2010 2011 2012
1 Çin 8.038.703 8.651.831 9.174.280 9.600.000 F
2 Amerika 6.629.198 6.777.731 6.756.449 6.661.820
3 İtalya 8.242.500 7.787.800 7.115.500 5.819.010
4 Fransa 6.101.525 5.794.433 6.588.904 5.338.512
5 ispanya 5.535.333 6.107.617 5.809.315 5.238.300
6 Türkiye 4.264.720 4.255.000 4.296.351 4.275.659
7 Şili 2.600.000 2.903.000 3.149.380 3.200.000 F
8 Arjantin 2.181.567 2.616.613 2.750.000 2.800.000 F
9   İran 2.305.000 2.225.000 2.240.000 2.150.000 F
- Dünya 58521410 58292101 58500118 67067128
Kaynak: BM Gıda ve Tarım Örgütü (F = FAO tahmini)

Evcil üzümün ekimi 6.000-8.000 yıl önce Yakın Doğu'da başladı.
En eski evcilleştirilmiş mikroorganizmalardan biri olan maya, üzüm derilerinde doğal olarak bulunur
ve şarap gibi alkollü içeceklerin keşfedilmesine yol açar.
İnsan kültüründe şarap yapımının baskın bir konumu için en erken arkeolojik kanıtlar 8.000 yıl önce Gürcistan’dadır.
Bilinen en eski şaraphane, MÖ 4000 civarında bulunan Ermenistan'da bulundu.
9. asırda By kenti Shiraz Ortadoğu'da en güzel şaraplarından bazılarını üretmek için biliniyordu.
Bu nedenle Syrah kırmızı şarabının ismini, İran’da üzümün Shirazi şarabı yapmak için kullanıldığı Şiraz kentinden almıştır.
Eski Mısır hiyeroglifleri mor üzüm yetiştiriciliği kaydedebilir ve geçmiş antik kanıtlıyor
Yunanlılar, Fenikeliler ve Romalılar yeme ve şarap üretimi için hem mor üzüm büyüyor.
Üzüm yetiştiriciliği daha sonra Avrupa'nın yanı sıra Kuzey Afrika ve nihayetinde Kuzey Amerika'daki diğer bölgelere de yayılacaktı.
Kuzey Amerika'da, Vitis cinsinin çeşitli türlerine ait yerli üzümler, kıtadaki vahşi doğada çoğalır ve birçok Yerli Amerikalı'nın diyetinin bir parçasıydı, ancak erken Avrupalı sömürgeciler tarafından şarap için uygun olmadığı düşünülüyordu.
19. yüzyılda, Ephraim Bull ait Concord, Massachusetts, yaban gelen ekili tohumlar Vitis labrusca üzüm oluşturmak için Concord üzümü ABD'de önemli bir tarımsal ürün haline gelecektir.
Açıklama Üzüm, 15 ila 300 kümelerde büyüyen ve koyu kırmızı, siyah, koyu mavi, sarı, yeşil, turuncu ve pembe olabilen bir meyve türüdür. "Beyaz" üzümler aslında yeşil renklidir ve evrimsel olarak mor üzümden elde edilir.
Beyaz üzümlerin iki düzenleyici genindeki mutasyonlar, mor üzümlerin renginden sorumlu olan antosiyaninlerin üretimini kapatır.
Mor üzümlerde daha büyük polifenol ailesinin antosiyaninleri ve diğer pigment kimyasalları, kırmızı şaraplarda değişen mor tonlarından sorumludur.
Üzümler tipik olarak prolate sferoide benzeyen elipsoid bir şekildir.

Dağıtım ve üretim

2012 yılında en çok üzüm üreten 20 ülke. Göre Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), dünyada 75.866 kilometrekare üzüm adanmıştır. Dünya üzüm üretiminin yaklaşık % 71'i şarap, % 27'si taze meyve ven % 2'si kuru meyve olarak kullanılmaktadır. Üzüm üretiminin bir kısmı, " ilave şeker içermeyen " ve "% 100 doğal" konserve meyveler için sulandırılacak üzüm suyu üretmeye gider. Bağlara tahsis edilen alan yılda yaklaşık% 2 artmaktadır. Ticari olarak yetiştirilen üzümler, amaçlanan tüketim yöntemine göre genellikle sofra veya şaraplık üzüm olarak sınıflandırılabilir: çiğ yenir (sofralık üzüm) veya şarap (şaraplık üzüm) yapımında kullanılır.
Hemen hemen hepsi aynı türe ait olsa da, Vitis vinifera, sofra ve şaraplık üzümlerin seçici üreme ile ortaya çıkan önemli farklılıkları vardır..
Sofralık üzüm çeşitleri, nispeten ince bir cilde sahip, büyük, çekirdeksiz meyveye (aşağıya bakınız) sahip olma eğilimindedir.
Şaraplık üzümler daha küçüktür, genellikle tohumlanır ve nispeten kalın kabuklara sahiptir (şarap yapımında istenen bir özelliktir, çünkü şaraptaki aromaların çoğu deriden gelir).
Şaraplık üzümler de çok tatlı olma eğilimindedir: Meyve suyunun ağırlıkça yaklaşık % 24 şeker olduğu zamanda hasat edilirler.
Karşılaştırıldığında, sofralık üzümlerden yapılan ticari olarak üretilen "% 100 üzüm suyu" genellikle ağırlıkça yaklaşık% 15 şekerdir.
Çekirdeksiz üzüm
Çekirdeksiz çeşitler artık sofralık üzüm ekimlerinin ezici çoğunluğunu oluşturmaktadır.
Üzümler vejetatif olarak kesimlerle çoğaltıldığından, tohum eksikliği üreme için bir sorun oluşturmaz.
Bu, ya kadın ebeveyn olarak tohumlanmış bir çeşit kullanması ya da doku kültürü tekniklerini kullanarak geliştirme aşamasında erken embriyoları kurtarması gereken yetiştiriciler için bir konudur.
Tohumsuzluk özelliğinin çeşitli kaynakları vardır ve esasen tüm ticari çapalama makineleri bunu üç kaynaktan birinden alırlar:
Thompson Seedless , Russian Seedless ve Black Monukka, hepsi Vitis vinifera çeşididir .
Şu anda bir düzineden fazla çekirdeksiz üzüm çeşidi vardır.
Einset Seedless, Benjamin Gunnels'in Prime çekirdeksiz üzümleri, Reliance ve Venus gibi pek çok kişi, kuzeydoğu ABD ve güney Ontario'nun nispeten soğuk iklimlerinde özellikle sertlik ve kalite için yetiştirildi. Çekirdeksizliğin daha iyi yeme kalitesinin dengelenmesi, üzüm tohumlarının zenginleştirilmiş fitokimyasal içeriğinin sağladığı potansiyel sağlık yararlarının kaybıdır Kuru üzüm, kuş üzümü ve çekirdeksiz kuru üzüm Ana madde:
Üzüm Kuru üzüm Avrupa ve Kuzey Amerika'nın çoğunda, kuru üzüm "kuru üzüm" veya yerel eşdeğeri olarak adlandırılır. İngiltere'de üç farklı çeşit tanınmaktadır ve bu da AB'yi resmi belgelerde "kuru üzüm meyvesi" terimini kullanmaya zorlamaktadır. Bir üzüm bir kuru üzüm olup. İken üzüm bir Fransız olan loanword, Fransızca sözcük taze meyve anlamına gelir; grappe (İngiliz üzümünün elde edildiği) demet anlamına gelir ( une grappe de raisins'de olduğu gibi ). Bir üzümü kurutulmuş olan Zante Siyah Corinth üzüm, Fransız bir yolsuzluk olmanın adı Corinthe de kuru üzüm ( Corinth üzüm). Frenk üzümü aynı zamanda üzüm ile ilgisi olmayan iki meyveli frenk üzümü ve frenk üzümünden bahsetmiştir. Bir sultana aslında Türk menşeli Sultana üzümlerinden (ABD'de Thompson Seedless olarak bilinir) yapılan bir kuru üzümdü, ancak bu kelime artık geleneksel sultana benzemek için ağartılmış beyaz üzümlerden veya kırmızı üzümlerden yapılan kuru üzümlere uygulanmaktadır.
Meyve suyu
Üzüm suyu
Ana madde: Üzüm suyu Üzüm suyu, üzümlerin bir sıvı haline getirilmesinden ve karıştırılmasından elde edilir.
Meyve suyu genellikle mağazalarda satılır veya fermente edilir ve şarap, brendi veya sirke haline getirilir.
Pastörize edilmiş üzüm suyu, doğal olarak oluşan herhangi bir mayayı giderir, steril tutulursa fermente olmaz ve bu nedenle alkol içermez.
şarap, kağıt hamuru, derileri 7-23% içerir sapları ve tohumları sanayi, üzüm suyu genellikle "olarak anılır zorunluluk ". Kuzey Amerika'da en yaygın üzüm suyu mor ve Concord üzümlerinden yapılırken, beyaz üzüm suyu genellikle Niagara üzümlerinden yapılır.her ikisi de yerli Amerikan üzüm çeşitleri, Avrupa şarap üzümlerinden farklı bir tür. California'da, Sultana (orada Thompson Seedless olarak bilinir) üzümler bazen beyaz meyve suyu üretmek için kuru üzüm veya masa pazarından yönlendirilir.

BAĞLARDA İLAÇLAMA PROGRAMI

KIŞ İLAÇLAMASI
Mantari Hastalıklar

İlk ilaçlama yaprakların %70-80 ‘i döküldüğünde %4 ‘lük,

Diğer ilaçlama gözler uyanmadan önce %1-2 ‘lik Bordo Bulamacı;

Göz taşı-Kireç karışımı veya hazır Bordo Bulamacı

GÖZLERİN UYANMA ZAMANINDA
Bağ Maymuncuğu Gözlerin uyanmaya başladığı dönemde, 25 asmada 10 zarar veya zararlı görülürse ilaçlama yapılır
   
SÜRGÜNLER
20-25 cm OLDUĞUNDA
Bağ Mildiyösü  
Bağ Küllemesi
ÇİÇEK SONRASI
Taneler Saçma Büyüklüğünü Aldığında
Bağ Mildiyösü  
Bağ Küllemesi
Salkım Güvesi  
Kurşuni küf Çiçeklenme döneminde yağış oldu ise Kurşuni Küf için ilaçlama yapılır.
TANELER NOHUT BÜYÜKLÜĞÜNÜ ALDIĞINDA
Bağ Mildiyösü  
Bağ Küllemesi
Salkım Güvesi  
TANELERE BEN DÜŞME DÖNEMİNDE
Kurşuni Küf Ben düşmenin başlangıcında ve 10-15 gün sonra olmak üzere iki ilaçlama
Not: Bu dönemde külleme ve mildiyö belirtileri var ise bu hastalıklar için de ilaçlama yapılmalı, son ilaçlama ile hasat arasındaki süreye uyulmalı.
Salkım Güvesi

İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © NİL TARIM