Aramaktan çekinmeyin
0532 521 67 47

Avokado & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Bitki Beslenmesi, Bitki Besin Noksanlıkları, Bitki besin Noksanlıklarının giderilmesi
A vokado, çiçekli Lauraceace bitki ailesinden sınıflandırılmış bir ağaç. Avokado olarak da adlandırılan bitkinin meyvesi, botanik olarak tek bir büyük tohum içeren büyük bir meyvedir. Tüm dünyada, ve yetiştirilmektedir. Genelde armut biçimli, yumurta ve küresel olan yeşil renkli etli bir gövdeye sahiptir. Hasattan sonra olgunlaşmaya başlar. Avokado genelde Meyve kalitesini korumak, miktarı çoğaltmak için genellikle aşılama ile çoğaltılır. Yapraklar 12-25 cm uzunluğunda ve dönüşümlüdür. Ağaçlar 20 metreye kadar büyüyebilmektedir. Çiçekler yeşilimsi sarıdır, salkım uçlarında oluşur. Çiçek çapı 5-10 mm genişliğindedir. Her çiçekte birbirine benzer yapıda 3’er adet taç ve çanak yaprak, 1 adet dişi organ ile 2 sıralı olarak dizilmiş, 9 tanesi fonksiyonel 3 tanesi kısır toplam 12 adet erkek organ bulunur.
M eyve, insanlar tarafından daha ince bir ile daha büyük, daha etli meyveler üretme baskısı nedeniyle değişkendir. Avokado meyvesi, drupe yerine tohumu kaplayan algılanamayan endokarp nedeniyle, iklimsel, tek tohumlu bir meyvedir. Armut şekilli meyve uzun, 100 ve 1000 g (arasında ağırlığa sahip 7-20 cm'lik (3-8) genellikle 3 1 ⁄ 2 ve 35 1 / 2 oz) ve geniş bir merkezi olan tohum, 5-6,4 cm uzunluğundadır. Subtropikal türlerin don olmadan ve az rüzgar olan bir iklime ihtiyacı vardır. Şiddetli rüzgarlar nemi azaltır, çiçekleri kurutur ve tozlaşmayı etkiler. Hafif bir don meydana geldiğinde bile, erken meyve düşmesi meydana gelebilir. Ancak ' Hass ' çeşidi −1 C'ye kadar olan sıcaklıkları tolere edebilir. Ağaçlar ayrıca ideal olarak 1 m'den daha derin olan iyi havalandırılmış topraklara ihtiyaç duyar. Sulama suyu çok tuzlu olduğunda verim azalır.
NOKSANLIK OLMASINI BEKLEMEYİN
 görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene  yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz veya WhatsApp üzerinden gönderin.  Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza veriniz, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı daha sağlıklı yapalım.

“ Aşağıdaki noksanlıklar görüldüğünde, aramaktan çekinmeyin, bahçenize en uygun gübrelemeyi yapmanıza yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN, İLK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN İTİBAREN DÜZENLİ GÜBRE KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse noksanlık düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.
AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Avokado ağaçlarındaki demir noksanlığı, kök demir alımında eşzamanlı bir kısıtlama meydana geldiğinde yeni büyümede ifade edilir. Demirin emiliminin ağaçların büyüyen kök uçlarıyla sınırlı olduğu gösterilmiştir ve bu nedenle sağlıklı kökler önemlidir. Kök büyümesinde, nemli oksijen tükenmiş toprak koşulları gibi herhangi bir kısıtlama, alımın azalmasına neden olacaktır. Topraktaki demirin alımını ve hareketini kısıtladığı da gösterilmiştir. HCO3- oluşumu için yüksek seviyelerde gereklidir. Su dolu topraklarda olduğu gibi kötü havalandırma koşullarında, CO2 kök ve solunumdan birikir. Bu da yüksek HCO3 ve sınırlı demir alımına neden olur. Karbonatlar, bazı meyve yetiştirme alanlarında yaygın olan yüksek pH'lı kireçli topraklarda da oluşur. Bu topraklarda yetişen bahçelerde, özellikle ıslak koşullarda demir noksanlığı belirtileri görülme olasılığı yüksektir. Toprakların pH'ını yükseltmek için uygulanan aşırı kireç de demir noksanlığına neden olabilir. terimi, yüksek toprak pH koşullarında yetişen ağaçlarda semptomlar için sıklıkla kullanılır. Demir noksanlığıni yönetmenin en iyi yolu sulama ve toprak pH'ını yönetmektir.
pH analizini mutlaka yaptırın, pH yı düzenlemeden gübreleme yapmayın, teknik ekibimizi aramaktan çekinmeyin. pH yı düzenlemek için kullanın. Bakınız: Cantex root
Yoğun kış yağışlarından veya bahar sulamalarından kaynaklanan aşırı toprak nemi çoğunlukla geçici demir noksanlığının nedenidir. Her baharda aşırı sulama uygulanırsa kronik demir noksanlığı oluşur ve üretim zarar görür. Toprak pH'ının yüksek olduğu yerlerde asit gübrelerinin, özellikle amonyum gübrelerinin kullanımı, toprak pH'ını düşürebilir, demir kullanılabilirliğini iyileştirebilir ve noksanlık belirtilerini azaltabilir. Bununla birlikte, pH çok düşük olursa diğer besin maddelerinin alımının kısıtlanabileceğini unutmayın. Demir, solunum ve nitratın azaltılmasında rol oynayan enzimlerin bir parçasıdır. Demir noksanlığı, esas olarak çok yıllık bitkilerde -Avokado, muz, asma, elma, armut, vb., Fotosentez, yavaş büyüme ve gelişme şeklinde yaprak klorozu şeklinde kendini gösterir.
Demir noksanlığında en ince damarlar dahi yeşil kalarak bu damarlar arasındaki kısımlarda renk tamamıyla sarıya döner.
Geniş yapraklı bitkilerde yapraklar adeta sarı zemin üzerinde yeşil bir ağ manzarası gösterirler.
Noksanlığın çok şiddetli olduğu durumlarda, damarlar da sararır.
Demir noksanlığının çok tipik bir özelliği, yapraklar ne kadar genç ise belirtilerin o kadar şiddetli ve belirgin olmasıdır.
Diğer besin noksanlıklarından farklı olarak, demir noksanlığının bir tipik özelliği de, klorozlu yaprakların kolay kolay ölmeden canlı kalmalarıdır.
Bununla birlikte noksanlık çok çok şiddetli ise yapraklarda ölme de görülebilir.
AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Fosfor, vitaminlerin bir parçasıdır. Fosfor bitkilerin soğuk direncini arttırır, gelişmelerini ve olgunlaşmasını hızlandırır, kök gelişimini iyileştirir, toprağa derin nüfuz etmesini sağlar, bitkilerin besinlerle beslenmesini iyileştirir.
Fosfor noksanlığı köklerin, sürgünlerin ve yaprakların büyümesinde yavaşlamaya, zayıf çiçeklenmeye, yaprakların erken düşmesine ve verimde azalmaya (ayrıca azot noksanlığına) yol açar. Yaprakların rengi koyu yeşil, mavimsi, donuktur. Yapraklar daha küçüktür, gövdeden daha keskin bir açıyla ayrılır.
Avokadoda fosfor noksanlığı ağacın büyümesini yavaşlatır.
Yaprak sistemi koyu yeşil görünümlü, yaprak sapları ve genç sürgünler mor renklidir.
Yaşlı yapraklarda bronzlaşır ve erken dökülür.
Lekeler şeklinde yaşlı yaprağın uç ve orta kısımlarında açık kahverengileşme şeklinde daha ileriki safhalarda tamamen yaprağı kurutabilmektedir.
Toprakta fosforun çok büyük bir kısmi bitkilerin yararlanamayacağı formda bulunur.
Gerek  gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, haline dönüşmesi gerekmektedir.
Serbest halde bulunan fosfat anyonlarından bitkiler kolay yararlanmakla beraber, birçok toprak da fosfat anyonlarının serbest halde kalabilmesi güçtür.
Gübrelerle verilen fosforun dahi büyük bölümü hızla bitkilerin faydalanamayacağı formlara dönüşebilmektedir.
Özellikle kireçli ve pH'i yüksek topraklarla, fazla derecede asit topraklarda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
pH analizini mutlaka yaptırın. pH yı düzenlemek için kullanın. Bakınız: Cantex root
Fosfor noksanlığı, fosfora daha çok ihtiyaç duyan genç bitkilerde yaşlı bitkilere göre daha erken fark edilir.
Ayrıca mevsiminin başlarında soğuk (ıslak) topraklarda da fosfor noksanlığı meydana gelebilmektedir.
Fosfor noksanlığında en çok çiçek, meyve, tohum gibi  zarar görür.
Fosfor noksanlığı olan bitkilerde büyüme geriler.
Meyve ve ağaçlarda sürgün ve tomurcuk oluşumu azalır. Fosfor fazlalığının bitkiler üzerindeki etkisi daha çok dolaylı şekilde meydana gelir.
Diğer taraftan fosfat iyonları toprakta sıkı bir şekilde tutulduğu için bitkiler tarafından alınması zorlaşır. Birçok fosfatlar olmayan çözünür olarak su ile, standart sıcaklık ve basınçta. Sodyum, potasyum, rubidyum, sezyum ve amonyum fosfatların tümü suda çözünürdür. Diğer fosfatların çoğu sadece çok az çözünür veya suda çözünmez. Kural olarak, hidrojen ve dihidrojen fosfatlar, karşılık gelen fosfatlardan biraz daha fazla çözünürdür.
Dolayısıyla bitkilerde fosfor fazlalığı da sık rastlanan bir durum değildir.
Fosforun fazla olması durumunda çinko ve demir gibi mikro besin elementlerinin noksanlığı meydana gelirken kalsiyum, bor, bakır ve mangan noksanlıkları da meydana gelebilmektedir
AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Bor, normal bitki büyümesi için gerekli bir mikro besin maddesidir, ancak avokado yetiştiriciliğini destekleyen birçok toprakta yetersizdir. Avokado'da, bor noksanlık belirtileri yaprakların sararması ve deformasyonunu, birleşme bölgelerinde dallarda kalınlaşma, jeotropizm kaybı, kök azalması büyüme, dal ve gövde lezyonları, polen canlılığının azalması ve deforme olması ve daha küçük meyveler oluşur. Avokado ağaçları özellikle, bor noksanlık sorunlarının düzeltilmesi ve daha yüksek toprak seviyelerinin Avokado, macadamia ve mango gibi diğer meyve ağaçlarından daha fazla bor ihtiyacı duyar.
Bor toprak uygulamalarını kullanırken dikkatli olunmalıdır.
Toksisiteye neden olabileceği için özellikle kumlu topraklarda gübrelemeye dikkat edilmelidir.
Avokadoda bor noksanlığında semptomların gözlemlenmesi ve yaprak konsantrasyonlarının izlenmesi Bu besini yönetmek için en kullanışlı araçlardır. İnterveinal alanlarda her delik etrafında dar bir soluk halo ile küçük delikler oluşur. Şiddetli vakalarda, dallarda ve gövdede nekrotik lezyonlar gelişir. Meyveler, şişlikler, orak şeklindeki büyüme ve batık mantar lezyonları gibi çok çeşitli anormal semptomlar gösterir. Bor, toprakta birçok biçimde bulunur, en yaygın olanı Borik Asittir (H 3 BO 3 ). Toprakta yeterli miktarda bor miktarı 12 mg / kg'dır. Toprağın bor içeriği 0.14 mg / kg'ın altına düşerse bor noksanlığının görülmesi muhtemeldir. Bor noksanlığı, pH'ı yüksek bazik topraklarda da gözlenir çünkü bazik koşullarda borik asit, bitkinin edemediği, ayrışmamış bir formda bulunur. Organik madde içeriği düşük olan (% 1.5) topraklar da bor noksanlığına duyarlıdır. Yüksek oranda süzülmüş kumlu topraklar da bor noksanlığının karakteristiğidir çünkü bor toprakta tutulmayacaktır. Toprağın bor içeriği bitkinin fazla borla baş edemeyecek kadar yüksek olması durumunda da bor zehirlenmesi mümkündür. Borun bitkiler için olduğu seviyeler, farklı bitki türlerine göre değişir. Bor noksanlığı, bitkilerde en çok görülen mikro besin noksanlığıdır. Dünya çapında en yaygın mikro besin noksanlığıdır ve mahsul üretiminde ve mahsul kalitesinde büyük kayıplara neden olur. Bor noksanlığı bitkilerin ve üreme gelişimini etkiler, hücre genişlemesinin engellenmesine, ölümüne ve doğurganlığın azalmasına neden olur. Bitkiler hem suda çözünür hem de çözünmez biçimde bor içerir. Sağlam bitkilerde suda çözünebilen bor miktarı, sağlanan bor miktarı ile dalgalanma gösterirken çözünmeyen bor ise değişmez. Bor noksanlığının görünümü, suda çözünmeyen borun azalması ile çakışmaktadır. Çözünmeyen borun fonksiyonel form olduğu, çözünür borun ise fazlalığı temsil ettiği görülmektedir. Bor, yüksek bitkilerin büyümesi için gereklidir. Elementin birincil işlevi bitkilerde hücre duvarına yapısal bütünlük sağlamaktır. Diğer işlevler muhtemelen ve diğer yolların bakımını içerir. Bor, ve süreçlerini aktive eder. Bor noksanlığı ile yapraklardan asimilatların hareketi bozulur ve fotosentez süreci yavaşlar, bitkilerin çiçeklenmesi ve gübrelenmesi bozulur, boş çiçekler ortaya çıkar, bazen yumurtalıklar düşer. Tohum verimi düşer.
Avokadoda bor noksanlığı öncelikle bitkilerin büyüme noktalarına zarar verdiği için bitkilerde büyüme çok yavaşlar.
Yapraklar ve dallar kolay kırılan, gevrek bir yapı alırlar.
Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür ve büyüme tamamen durur.
Çiçek meyve oluşumu engellenir, Yapraklar kıvrılır, kalınlaşır ve koyu mavi-yeşil bir renk alırlar.
Bor, oksidasyon ve fotosentez süreçlerini aktive eder.
Bor noksanlığı ile, yapraklardan asimilatların hareketi bozulur ve fotosentez süreci yavaşlar, bitkilerin çiçeklenmesi ve gübrelenmesi bozulur, boş çiçekler ortaya çıkar, bazen yumurtalıklar düşer.
Tohum verimi düşer.
AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Çinko  bir parçasıdır ve aktivitelerini arttırır,    fosfor metabolizmasına katılır. Keskin bir çinko noksanlığı ile klorofil oluşumu bozulur, yaprakların benekli klorozu ortaya çıkar, yapraklar kırmızımsı bronz bir renk alır.
Çinko noksanlığı , bitki büyümesi sınırlı olduğunda ortaya çıkar çünkü bitki, yetiştirme ortamından bu temel mikro besini yeterli miktarlarda alamaz. Dünya genelinde mahsul ve meralarda en yaygın makro besin Noksanlıklerinden biridir ve mahsul üretiminde ve mahsul kalitesinde büyük kayıplara neden olur. Çinko, bitki büyümesi ve gelişimi için gerekli olduğu, ancak çok küçük miktarlarda gerekli olduğu anlamına gelen temel bir mikro besindir.
Çinko gereksinimleri mahsuller arasında değişmekle birlikte, 20 ila 100 mg / kg aralığındaki çinko yaprak konsantrasyonları (kuru madde bazında) çoğu mahsul için yeterlidir.
Çinko uygulaması, çinko noksanlığını toprakta düzeltmeyebilir çünkü çinko ilavesiyle bile bitki emilimi için kullanılamayabilir. Dünyadaki tahıl mahsullerinin neredeyse yarısı çinko noksanlığı olan topraklarda yetiştirilmektedir; sonuç olarak yaygın bir sorundur. Avokadoda çinko noksanlığında, Meyve yuvarlanır ve kırmızımsı bir renk alabilir.
Avokadoda çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Ağaçlarda ve oluşur
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.
Yapraklarda görülür ve
Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
küçülür
AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Toprakta potasyum, (  ve ) ile mikalar ( ve gibi potasyumlu mineralleri içeren kayaların dağılıp parçalanmaları sonucu oluşur.
Avokadoda potasyum noksanlığının çok şiddetli olması halinde bu kısımlar siyaha döner, ölür; kuruyarak dökülür.
Yaşlı yaprakların ucunda kirli kahverengi şeklinde görülmektedir.
Avokadoda potasyum noksanlığında meyvenin vasküler demetleri kararır. Avokado eski yapraklarda büyük düzensiz nekrotik lekeler, ardından interveinal klorisis ve daha küçük meyve boyutu oluşur. Potasyumun avokado meyvesi asitliğini düzenlemeye yardımcı olduğu ve meyvedeki yağ içeriğini artırdığı bilinmektedir. Potasyumun avokado yetiştiriciliğinde uygulama zamanlaması önemlidir. Temmuz ve Ağustos aylarında avokado ağaçlarına uygulanan fosfor ve potasyumun bahçedeki meyve verimini ve meyve sayısını Nisan, Kasım veya dört eşit miktar uygulandığından daha fazla iyileştirdiğini aydır. Temmuz, geçen yılki mahsulün hızlı azot ve potasyum alımına ve cari yılın meyvelerinin bazılarının ("Haziran düşüşü") yanı sıra yaz vejetatif üremesine gelişmesine neden olan bir zamandır. Ağustos ayında mevcut meyveler katlanarak büyür, olgun meyvelerin solunumu ve gelecek yıl çiçek salkımına başlanır. Potasyum organik bileşiklerle kompleksler oluşturur. Metabolizmayı geliştirir, bitkilerin kuraklığa karşı direncini arttırır. Yeterli potasyum içeriği ile yapraklarda, hücre özütünün ozmotik basıncını arttıran ve bitkilerin hafif donlara karşı direncini arttıran birçok şeker oluşur. Potasyum protein sentezi süreçlerinde, fotosentezde, enzimatik reaksiyonlarda çok önemlidir.
Potasyum noksanlığı yaprakların sararması ve daha sonra yaprak bıçağının bölümlerinin ölümü ile kendini gösterir. Tabakanın kenarlarında bir kurutma dokusu kenarı görünür - bir kenar “yanma”. Şiddetli potasyum açlığı ile bitki kısa internodlarla bodurlaşır, sürgünler zayıflar.
Özellikle meyve ağaçlarında tipik olarak görülen noksanlık belirtilerinde, yaprak kenarlarının anlatılan şekilde renk değişikliği gösterip ölmesine karşın, yaprağın geri kalan kısmı uzunca bir sure normal yeşil rengini ve görüntüsünü koruyabilmektedir.
Potasyum noksanlığında yapraklarda kıvrılma ve kırmızımsı kahve lekelerle beliren belirtilere neden olur.
Sürgün uçlarında ölme, zayıf çiçek ölçümü ve normalden küçük meyveler olur.
Potasyum noksanlığı çeken bitkilerde  düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar.
Kuraklığa ve dona karşı dayanıklılık zayıflar.
Aynı şekilde hastalık etmenlerine ve tuzlu toprak koşullarına karşı bitkiler çok daha duyarlı olurlar.
Bitki dokularında ve hücre organellerinde anormal gelişmeler görülür.
Bitkide  dokuların oluşumu geriler.
Dokularda ligninleşme azalır. Bunun sonucu olarak potasyum noksanlığında gövde zayıflar.
Potasyum bitkilerde birçok kalite unsurunu etkileyen bir besin elementidir.
Bu nedenle bitkilerde potasyum noksanlığı bitkinin özelliğine göre çeşitli kalite bozulmalarına yol açar.
Ürününü, meyve toplanmadan komisyonculara satan çiftçilerimiz: Meyveyi büyütmek için SON POTASYUM uygulamasını komisyoncu yapsın istiyorsunuz. Fakat komisyoncu maliyetten kaçmak için potasyum uygulamasını yapmıyor. Toprak ve ağaçlar sizin, potasyum uygulanmadığı için gelecek sezonlardaki ağaç ve meyve sağlığını riske atıyorsunuz.
AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Avokadoda azot noksanlığı, yapraklar sert ve hafifçe içe doğru kıvrılmış küçük dar soluk renklidir. Büyüme, azaltılmış meyve üretimi ile engellenir. Genç ağaçlar genellikle büyüme mevsiminde 4 ila 6 haftada bir Mart'tan Ekim'e kadar döllenir. Azot, fosfatidler ve diğer organik bileşiklerin bir parçasıdır. Bu, tüm bitkiler için en önemli besindir. Bitkilerde azot noksanlığı, bitki büyümesinde yavaşlamaya, erken yaprak dökülmesine ve tohum ve meyve veriminde azalmaya yol açar.
Yaprakların rengi soluk yeşil, hale gelir. Aksine, azot fazlalığı yoğun büyümeye neden olabilir, bitkilerdeki su içeriğini artırabilir ve olgunlaşmayı yavaşlatabilir.
Avokadoda azot noksanlığının ilk başlangıcında yapraklar açık kırmızı renk alırken ileri safhada tamamen sararak erken dökülmektedir.
Noksanlık belirtileri öncelikle yaşlı yapraklarda başlamakta, sürgünler kısalmakta ve yapraklar küçülmektedir.
Azot noksanlığı ağaçların büyüyememesine neden olur.
Donemdeki azot noksanlığı yaprakların açık yeşil renkli ve sarı olması ile kendini gösterir.
Sürgünler kısa, zayıf, ince olur ve ağacın değişik yerlerinde düzensiz bir şekilde sürgünlerde ölme görülür.
Meyveler küçük, açık renkli, kalın kabuklu olur ve erken olgunlaşır.
Bakır bitki bünyesinde hareket kabiliyeti iyi değildir.
Bu nedenle noksanlık belirtileri yeni meydana gelen yapraklarda görülür.
Grimsi yeşil renk, hatta beyazlaşma gibi renk değişimleri ve solma olur. Gelişme zayıflar.
Badem ağaçlarında dalların uç kısımlarında kurumalar olur.
Bazı durumlarda, uç kurumalarının görülmesinden önce, normalden büyük yapraklar oluşur.
AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Magnezyum bir parçasıdır, bir dizi çalışmasını aktive eder, fosfor değişimine katılır. Birçok bitkide magnezyum noksanlığı, yaprakta besin noksanlığı ile birlikte damarlar arasında yaprak kenarının yol açar. Magnezyum açlığı genellikle olarak kullanıldığında gözlenir, çünkü eylemleri altında özellikle hafif kumlu topraklarda magnezyumun süzülmesi artar. Magnezyum, Mg + 2 olarak emilen bir başka ikincil makro besin maddesidir.
Magnezyum, klorofil molekülünün merkezi bir bileşenidir. Fosfat transferinde yer alan çok sayıda enzim, spesifik olmayan bir şekilde bunu gerektirir.
Fotosentez, karbonhidrat metabolizması, nükleik asitlerin sentezinde, karbonhidratların yapraklardan üst kısımlara hareketine bağlı olarak bulunur ve birkaç enzimin aktivatörü olmasının yanı sıra fosfor alımını ve taşınmasını uyarır.
Avokadoda magnezyum noksanlığında,
İnterveinal kloroz yaprak kenarlarından içe ve uçtan yaprağın tabanına doğru ilerler.
İlk önce yaşlı yapraklarda gelişir.
Magnezyum noksanlık belirtileri bakımından bitkiler arasında farklılıklar vardır.
Bitkide Mg2+ mobil olması nedeniyle noksanlık belirtileri öncelikle gelişmesini tamamlamış yaşlı yapraklarda görülür.
Avokadoda magnezyum noksanlığında en tipik belirtisi gelişmesini tamamlamış yapraklarda sararma olmasıdır.
Önce yapraklarda damarlar arasında sararma başlar ve ileri aşamada kahverengi ve siyah nekrotik lekelenmeler oluşur.
AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Mangan fotosentez ve diğer fizyolojik süreçlerde yer alır, birçok ve kloroplastın yanı sıra bir parçasıdır. Mangan, bitki kökleri tarafından Mn + 2 formunda emilen redoks mikrobesinlerinden biridir .
Bazı dehidrojenazlar, dekarboksilazlar, kinazlar, oksidazlar, peroksidazların aktivitesi için ve spesifik olarak diğer iki değerlikli, katyonla aktive edilen enzimler tarafından gereklidir ve O 2'nin fotosentetik evrimi için gereklidir.
ve üretimine dahil olmanın yanı sıra, mangan, fotosentez, klorofil oluşumu ve nitrat azaltımında eşit derecede güçlü bir role sahiptir ve gübrenin ikincil etkilerinden ortaya çıkan askorbik asit sentezi için vazgeçilmezdir.
Bir metaloenzim peroksidaz konsantrasyonu, Mangan noksanlığınin belirteci olarak kabul edilir. siloz Ksiloz birikimi ve artan peroksidaz aktivitesi, fenilanin liyaz, tirozin amonyak liyaz ve polifenol oksidazın azaltılmış aktivitesine ek olarak, avokadoda Mangan noksanlığınin yararlı biyokimyasal belirteçleri olarak kabul edilir.
Avokadoda mangan noksanlığı benekli bir görünüm veren orta yeşil ve ana damarlar boyunca açık yeşil interveinal alanlarla çevrili koyu yeşil bantlar şeklinde görülür.
Daha ciddi vakalarda, yaprakların rengi kaburga ortası boyunca donuk yeşil veya sarımsı yeşil olur ve ana lateral damarlar interveinal alanlar için soluk ve donuklaşır.
Avokadoda Mangan noksanlığında Kloroz önce genç yapraklarda görülür, daha sonra yavaş yavaş yaşlı yapraklara yayılır. Avokadoda mangan noksanlığında,
Küçük kırmızımsı kahverengi lekelere sahip interveinal kloroz esas olarak genç yapraklarda görülür.
Mangan noksanlığında bitkilerde büyüme gerilemesi yada bodur büyüme yanında gen yapraklarda damarlar arasında sararma görülür.
En önemli belirtisi çift çenekli bitkilerde damarlar arası kloroz tek çenekli bitkilerde yapraklarda gri lekelenme görülür.
Mangan alımını etkileyen bazı etmenler vardır.
En önemlisi toprak içeriğidir.kireçli alkalin topraklarda iyi drene olmayan topraklarda ve kaba tekstürlü asidik topraklarda noksanlık gösterir.
AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KALSİYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Kalsiyum Ca2 + olarak bitki kökleri tarafından emilen ikincil besinlerden biridir. Kalsiyum, Ca-pektat olarak hücre duvarlarının orta tabakasının bir bileşenidir.
ATP ve fosfolipitlerin hidrolizine katılan bazı tarafından bir olarak gereklidir.
Kök gelişimi ve işleyişi için önemli bir unsurdur; hücre duvarlarının bir bileşeni; ve esnekliği ve hücre bölünmesi için gereklidir.
Kalsiyum noksanlığı, yaprak klorozunun gerçekten azot değişiklikleri içeren daha geniş bir etkileşimi yansıttığı özel bir durum gibi görünmektedir. Piruvat kinazın azaltılmış aktivitesi, kalsiyum noksanlığının bir göstergesi olarak kabul edilir.
Avokado yetiştiriciliğinde kalsiyum noksanlık Belirtileri:
kalsiyum noksanlığı esas olarak, özellikle kış aylarında, yaprak kenarları boyunca ve ana damarlar arasında solması ile karakterizedir.
Avokadoda kalsiyum noksanlığında soluk alanlarda küçük nekrotik (ölü) lekeler gelişir.
Avokadoda kalsiyum noksanlığındaKüçük kalınlaşmış yapraklar şiddetli koşullarda canlılık kaybına ve yaprakların incelmesine neden olur.
Dal geri tepme ve çoklu tomurcuk büyümesi, genellikle bronzlaştırıcı veya bakır yaprak olarak adlandırılan, meyve suyu veziküllerine sahip olan küçük ve şekilsiz meyvelere sahip yeni yapraklardan gelişir. Yaprak marjları boyunca kloroz, şekilsiz kalır, genellikle hızla nefes alır. Kökler az gelişmiş, çürük olabilir. Avokadoda kalsiyum noksanlığında, yanda görülen yaprağın deformasyonu oluşur.
Bu belirti, yüksek oranda yıkanmış asitli topraklarda (pH 4.5) yaygındır.
Damarlar boyunca interveinal sararma ve dar koyu yeşil şeritler oluşur.
Semptomlar genç yapraklarda görülür.
AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BAKIR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Bitkilerin bakır ihtiyacı oldukça düşük düzeydedir. Birçok bitkinin bakır kapsamı kuru maddede 2 - 20 ppm arasındadır. Bitkilerde bakır noksanlığı pratikte fazla rastlanan durum değildir. Organik madde miktarı çok yüksek olan topraklarda veya pit topraklarda bakır noksanlığı görülebilmektedir. Bunun nedeni organik maddenin bakırı çok kuvvetli bağlamasıdır.
Bakır noksanlığının sık görülmeyişinin nedeni, bitkilerin düşük olan ihtiyacını karşılayacak kadar toprakta bakır bulunması, bitkilere verilen birçok zirai mücadele ilacının önemli miktarda bakır içermesi, kullanılan gübrelerin safsızlık olarak bir miktar bakır içermeleri ve hayvan gübrelerinin bakır içermesidir. Avokadoda bakır noksanlığında,
Terminal ve genç yapraklar en çok etkilenenlerdir ve genellikle normal yapraklardan daha küçüktür.
Internodların kısalması ve büyüme uçlarının ölümüne neden olur.
Bakır noksanlığının bir diğer özelliği, bitkilerin generatif gelişmesinin, yani çiçek ve meyve oluşumu, vegetatif gelişmeye göre daha fazla etkilenmesidir.
Torf üzerinde yetiştirilen saksı süs bitkilerinde ve özellikle çiçekli bitkilerde bakır noksanlığı, gelişme gerilemesi yanında, bitkilerin yapraklarında ve çiçeklerinde deformasyon, renk bozukluğu, çiçek azlığı veya hiç oluşmaması gibi olumsuzluklar yaratarak önemli zararlar yaratabilir.
Avokadonun döllenme biyolojisi diğer birçok meyve türüne göre oldukça farklıdır.
Avokado çiçekleri hem dişi, hem erkek organa sahip olmasına rağmen bu organlar aynı anda işlev yapmazlar.
Çiçekler iki eşeyli bir açılma düzeni gösterir.
Her çiçek ilk açıldığında dişi safhadadır.
Bu safhada dişi organ başka çiçeklerden gelen çiçek tozlarını kabul eder, erkek organlar çiçek tozu saçmazlar.
Bu safhaya “Dişi Safha” denir. Daha sonra çiçek kapanır, gece kapalı kalır, ertesi gün aynı  çiçek tekrar açılır. Bu açılışta ise erkek organlar çiçek tozu saçarken dişi organ artık kabul edici değildir. Dişicik tepesi kararmış ve kurumaya başlamış olabilir. Bu safhaya da “Erkek Safha” denir.
Avokado çiçeğinin bu durumu bilimsel olarak “Senkronoiz Dikogami” olarak adlandırılır. Yani erkek ve dişi organların olgunlaşması farklı zamanda ama günün hep aynı saatlerinde olur.
Avokado çeşitleri çiçek tipi bakımından A ve B tipi olarak 2 grupta sınıflandırılır.
A tipi çeşitlerde çiçek ilk günün sabahı dişi, ertesi gün öğleden sonra erkek safhadadır.
B tipi çeşitlerinde ise çiçek birinci gün öğleden sonra dişi, ertesi sabah erkek safhadadır.
Avokado çiçeğinin bu iki eşeyli açılma düzeninden dolayı iyi bir meyve tutumu ve yüksek verim alabilmek için A ve B tipi çeşitler birlikte dikilmelidir.
Avokadolar değişik yöntemlerle çoğaltılabilir.
En çok kullanılan ticari üretim yöntemi aşı ile çoğaltmadır. Ülkemizde avokadoların aşı ile çoğaltılmasında anaç olarak soğuğa, kirecin neden olduğu kloroza ve bazı hastalıklara daha dayanıklı oldukları için Meksika soyu çöğürleri tercih edilir.
Tohumlar
kuvvetli çöğür meydana getiren, hastalıktan temiz ve soğuğa dayanıklılığı bilinen bir çeşidin ağaçlarından alınır.
Tohum, meyveden çıkarıldıktan sonra hemen ekilmelidir.
Ekilmeden önce tohum kabuklarının çıkarılarak alt ve üst kısmından ince bir tabakanın kesilmesi, tohumların sıcak su ile muamele edilmesi bazı hastalıkları önler ve çimlenmeyi çabuklaştırır.
Ayrıca tohumların tohum kasalarına 3-4 hafta süreyle katlanması da bir örnek çöğür çıkışı sağlar.
Tohumları kum veya talaş içinde 4,5-7°C de birkaç ay saklamak mümkünse de taze tohum kullanılması daha iyidir.
Tohumun sivri ucu toprak yüzeyinin hemen altına, geniş olan dip kısmı aşağıya gelecek şekilde her torbaya bir tohum ekilir.
Tohumun ekildiği ortam 3:1:1 oranında torf: kum: perlit karışımıdır. Ekim yapılan ortamın pH’sının 6.5-7.0 arasında olması gerekir.
Daha yüksek pH derecelerinde bazı besin maddelerinin alımı güçleşeceği için iyi bir fidan gelişimi sağlanamaz.
Avokado fidan yetiştiriciliği mevcut imkanlara göre ya doğrudan yarı gölge ortamda ya da başlangıçta serada daha sonra yarı gölge ortamında yapılabilir. Yarı gölge ortamda 2-2.5 yılda fidan yetişirken, başlangıçta serada daha sonra yarı gölge ortamda yetiştiricilikte bu süre yarı yarıya kısalır.
Ekilen tohumlar yetiştirildiği ortama bağlı olarak 1 ila 6 ayda çimlenirler. Gelişmekte olan çöğürlere 5-6 yaprak olduklarında gübrelenmelidir. Çöğür gelişimi süresince görülen hastalık ve zararlılara karşı da gerekli mücadele yapılmalıdır.
Serada yetiştirilen çöğürler tohum ekiminden 5-6 ay sonra aşılanacak duruma gelirler.
Çöğürlerin tepeleri toprak seviyesinin 12-15 cm. üzerinden kesilerek yarma aşı veya dilcikli İngiliz aşı ile aşılanır.
Aşı kalemleri, çöğürle aynı kalınlıkta, üzerinde 3-4 göz bulunan sürgünlerdir.
Aşılamadan sonra, aşı yeri plastik aşı bağı ile bağlanır ve aşı kaleminin üstüne aşı macunu sürülür.
Aşılamadan 2-3 hafta sonra, tutan aşıların yaprak sapları düşer ve sürme belirtileri görülür.
Bu devrede anaçtan süren filizler temizlenmelidir. Kalemden süren sürgünler 10-15 cm’ye eriştiklerinde en iyi gelişme gösteren sürgün bırakılır diğerleri kalemin dibinden kesilir.
Daha sonra kalan sürgün bir hereğe bağlanarak fidanın dik olarak ve tek gövde halinde büyümesi sağlanır. Aşı bağları aşılamadan 8-10 hafta sonra alınmalıdır.
Avokado (veya avokado armut veya timsah armut ) olarak da adlandırılan bitkinin meyvesi, botanik olarak tek bir büyük tohum içeren büyük bir meyvedir.
Avakadolar ticari olarak değerlidir ve dünyadaki tropikal ve Akdeniz iklimlerinde yetiştirilmektedir.
Armut şeklinde, yumurta şeklinde veya küresel olabilen yeşil tenli, etli bir gövdeye sahiptirler.
Ticari olarak, hasattan sonra olgunlaşırlar.
Avokado ağaçları kısmen kendi kendine tozlaşır ve tahmin edilebilir meyve kalitesi ve miktarını korumak için genellikle aşılama yoluyla çoğaltılır.
2017'de Meksika dünyadaki avokado arzının % 34'ünü üretti.
Botanik
Persea americana almaşmalı olarak düzenlenmiş olan, 20 m yetişen bir ağaç.yaprakları 12-25 cm uzunluğunda.
Yaprak döken bracts çiçek salkımları yeni büyüme veya yaprak akslar ortaya çıkar. çiçekler 5-10 mm yeşilimsi sarıdır.
Türler, daha ince bir ekzokarp ile daha büyük, daha etli meyveler üretmek için insanların seçim baskısı nedeniyle değişkendir.
Avokado meyve olan klimakterik, tek tohumlu meyve algılanamaz nedeniyle endocarp tohum kaplama, yerine bir sert çekirdekli meyvedir.
armut biçimli meyve 7-20 sm uzun 100 ile 1000 gr ağırlığındadır.
Yetiştirme
Persea americana , genç avokado bitki (fide), ayrık çukur ve kökleri ile tam Subtropikal türlerin don olmadan ve az rüzgar ile bir iklime ihtiyacı var.
Yüksek rüzgarlar nemi azaltır, çiçekleri kurutur ve tozlaşmayı etkiler.
Hafif bir don meydana geldiğinde, erken meyve damlası meydana gelebilir, ancak ' Hass ' çeşidi −1 C'ye kadar olan sıcaklıkları tolere edebilir.
Sadece soğuk yaprak hasarı ile 6,5 C kadar düşük sıcaklıklarda hayatta kalan Gainesville, Florida bölgesinde birkaç soğuk dayanıklı çeşit ekilir .
Ağaçlar ayrıca ideal olarak 1 m' den daha derin olan iyi havalandırılmış topraklara ihtiyaç duyar.
Su, bir avokado yetiştirmek için toprakta yağış veya doğal nem içermeyen ortalama yaklaşık 70 litre uygulanan taze yeraltı veya yüzey suyu gerekir.
Ancak, gereken su miktarı nerede yetiştirildiğine bağlıdır; örneğin, Şili'nin ana avokado yetiştirme bölgesinde, bir avokado yetiştirmek için yaklaşık 320 litre uygulanan suya ihtiyaç vardır. Sulama suyu yüksek oranda tuzlu olduğunda verim düşer.
Bu toprak ve iklim koşulları güney ve doğu Kolombiya, Fas, Levant, Güney Afrika, Venezuela, İspanya, Peru, orta ve kuzey Şili, Vietnam, Endonezya, Güney Hindistan, Sri Lanka, Avustralya, Yeni Zelanda'da mevcuttur.
Filipinler, Malezya, Orta Amerika, Karayipler, Meksika, güney Kaliforniya, Arizona, Porto Riko , Teksas , Florida , Hawaii , Ekvador ve Ruanda. Her bölge farklı çeşitlere sahiptir.
Hasat ve hasat sonrası
Ticari bahçeler her yıl hektar başına ortalama yedi ton üretmekte, bazı bahçeler hektar başına 20 ton kazanmaktadır.
Bienal yatak sorunu olabilir, bir yıl içinde ağır mahsullerin ardından bir sonraki verim düşük gelir.
avokado klimakterik ağaç üzerinde meyve olgunlaşır.
Ticarette kullanılan avokadolar sert ve yeşil olarak toplanır ve nihai varış noktalarına ulaşana kadar 3,3 ila 5,6 C arasında soğutucularda tutulur.
Avokado, olgunlaşmak için olgun olmalıdır.
Ağaçtan düşen avokadolar yerde olgunlaşır.
Genellikle meyve olgunluğa ulaştığında toplanır; Meksikalı yetiştiriciler % 23'ten fazla kuru maddeye sahip olduklarında 'Hass' avokadolarını seçerler ve diğer üretici ülkeler benzer standartlara sahiptir.
Çekildikten sonra, avokado etilenin etkisi nedeniyle oda sıcaklığında ( çeşidine bağlı olarak) bir ila iki hafta içinde ( elma veya muz gibi diğer meyvelerle depolandığında daha hızlı ) olgunlaşır. Bazı süpermarketler olgunlaşmayı hızlandırmak için sentetik etilen ile işlenmiş olgunlaşmış avokado satmaktadır.
Şu anda bir endüstri standardı olan bir etilen gazı "olgunlaşma odası" kullanımı, 1980'lerde Kaliforniya'da Escondido'dan çiftçi Gil Henry tarafından, müşterilere defalarca sık sık sıkılan gizli bir süpermarket kamerasından çekime tepki olarak öncülük etti. , olgunlaşmamış avokado, onları "çöp kutusuna geri" koyarak ve bir satın alma yapmadan devam ediyor. Bazı durumlarda, avokado birkaç ay boyunca ağaçta bırakılabilir, bu da mahsulleri için en büyük getiriyi arayan ticari yetiştiricilere bir avantajdır, ancak meyve çok uzun süre seçilmemişse, yere düşer.
Damızlık İki normal avokado yanında büyüyen çekirdeksiz bir avokado veya cuke Tür, çiçeklenmesindeki dikhogamiden dolayı kısmen kendi kendine tozlaşabilir.
Uzun çocukluk dönemine eklenen bu sınırlama, türlerin üremesini zorlaştırmaktadır.
Çoğu çeşit rastgele fide bitkilerinden veya çeşitlerden türetilen küçük mutasyonlardan kaynaklanan aşılama ile çoğaltılır. Modern yetiştirme programları, çapraz tozlaşma olasılığının azaldığı izolasyon grafiklerini kullanma eğilimindedir. Riverside, California Üniversitesi, Şili'deki Volcani Merkezi ve Instituto de Investigaciones Agropecuarias'daki programlar için durum böyledir .
Avokado, erkek ve dişi çiçek fazlarının zamanlamasının çeşitler arasında farklılık göstermesi olağandışıdır.
İki çiçekli tip A ve B'dir. A-çeşit çiçekler ilk gün sabahı dişi olarak açılır ve sabah geç veya öğleden sonra kapanır.
Sonra ikinci günün öğleden sonra erkek olarak açılırlar.
B çeşitleri ilk günün öğleden sonra kadın olarak açılır, öğleden sonra kapanır ve ertesi sabah erkek olarak yeniden açılır.
YAYILMA VE ANAÇLAR
Avokadoları evde çimlendirmek için yaygın bir teknik, avokadoyu kürdan ile dürtmek ve dolaylı ışığa kısmen daldırmaktır.
Avokado, meyve vermek için kabaca dört ila altı yıl alarak tohumla çoğaltılabilir, ancak bazı durumlarda fidelerin ortaya çıkması 10 yıl sürebilir.
Çocuğun meyve kalitesinde ana çeşitle özdeş olması olası değildir. Birinci kalite çeşitler bu nedenle tohum (fide anaçları) tarafından yayılan anaçlara aşılama veya katmanlama (klon anaçları) ile çoğaltılır.
Bir serada yaklaşık bir yıl büyüdükten sonra, genç anaçlar aşılanmaya hazırdır. Terminal ve lateral greftleme normalde kullanılır.
Fidanlar satılmaya hazır olmadan önce kültivar 6-12 ay daha büyür.
Klonal anaçlar, kötü toprak havalandırması veya Phytophthora'nın neden olduğu toprak kaynaklı hastalığa (kök çürümesine) direnç gibi belirli toprak ve hastalık koşullarına tolerans için seçilir.
Ticari avokado üretimi, türdeki geniş genetik çeşitliliğin küçük bir kısmı ile sınırlıdır.
Bu genetik çeşitliliğin korunması, avokado tohumları genellikle tohum bankalarında depolamadan sağ çıkmadığından, büyük ölçüde tarla toplanmasına dayanmaktadır. Bu, canlı çeşitlerin tarlada korunması pahalı olduğundan ve habitat kaybı vahşi çeşitleri tehdit ettiğinden, bu sorunludur.
Daha yakın zamanlarda, avokado somatik embriyoların somatik embriyogenez ve canlı ağaçlara sulandırılması için güvenilir yöntemlerle kriyo-korunmasına dayanan alternatif bir koruma yöntemi geliştirilmiştir. Kapalı alanda büyüyen Bir avokado ağacı genellikle bir avokado meyvesinin çukurundan yetiştirilir . Bu genellikle çukuru olgun, soğutulmamış bir avokado meyvesinden çıkararak yapılır. Çukur daha sonra düz uçtan yaklaşık üçte biri kadar üç veya dört kürdan ile bıçaklanır. Çukur, ılık su içeren bir kavanoza veya vazoya yerleştirilir. Dört ila altı hafta içinde bölünmeli ve kökleri ve filiz vermelidir. Bu zamana kadar herhangi bir değişiklik olmazsa, avokado çukuru atılır. Kök birkaç inç büyüdüğünde, topraklı bir tencereye yerleştirilir. Birkaç günde bir sulanmalıdır. Avokadoların büyüdüğü bilinmektedir, bu nedenle sahipler bitkiyi birkaç kez yeniden saklamak için hazır olmalıdır.
Çeşitler Aşılı Avokado 'Choquette' Miami, Florida'dan bir fide. 'Choquette', büyük miktarlarda iyi yeme kalitesine sahip büyük meyveler üretti ve iyi hastalık direncine sahipti ve bu nedenle önemli bir çeşit oldu. Bugün 'Choquette' hem ticari büyüme hem de ev büyümesi için Güney Florida'da yaygın olarak yayılmaktadır. Gwen ' 1982'de 'Hass' x 'Thille'den yetiştirilen bir fide,' Gwen 'California'daki' Hass 'den daha yüksek verim ve daha cüce.
Meyvenin zengin, cevizli bir tadı olan 'Hass' (100-200 g veya 3.5-7.1 oz) 'den biraz daha küçük oval bir şekli vardır.
Cilt dokusu 'Hass' ten daha ince çakıllıdır ve olgunlaştığında donuk yeşildir. −1 ° C'ye kadar donmaya karşı dayanıklıdır.
'Hass' İki 'Hass' avokado 'Hass' en yaygın avokado çeşididir. Yıl boyunca meyve üretir ve dünyada ekili avokadoların% 80'ini oluşturur.
'Hass' ağaçları adında bir postacı tarafından gündeme tek "anne ağaç" türemiştir Rudolph Hass arasında La Habra Heights, California . Hass , 1935'te üretken ağacın patentini aldı. Belirsiz alt türlerin "ana ağacı" kök çürümesinden öldü ve Eylül 2002'de kesildi. 'Hass' ağaçları var orta boy (150-250 g veya 5.3–8.8 oz), siyah, çakıllı bir cilde sahip oval meyve. Etin bir fıstığı vardır. Hibrit bir Guatemala tipi, −1 C sıcaklığa dayanabilir. 'Lula' George Cellon'un mülkiyetine Miami'de dikilen bir 'Taft' avokadından yetiştirildiği bildirildi, adını Cellon'un karısı Lula'dan alıyor. Muhtemelen Meksika ve Guatemala türleri arasında bir haçtı.
'Lula' lezzeti ve yüksek yağ içeriği ile tanındı ve Florida'da ticari olarak üretildi.
Aynı zamanda fidanlık üretimi için anaç olarak çok yaygın olarak kullanılır ve −4 C'ye dayanıklıdır.
'Maluma' Nispeten yeni bir çeşit, 1990'ların başında Güney Afrika'da Bay AG (Dries) Joubert tarafından keşfedildi.
'Pinkerton' İlk olarak 1970'lerin başında Saticoy, California'daki Pinkerton Çiftliği'nde yetiştirilen 'Pinkerton', 'Hass' x 'Rincon' fidesi. Büyük meyvenin küçük bir tohumu vardır ve yeşil cildi olgunlaştıkça renkli olarak derinleşir. Kalın et pürüzsüz, kremsi bir dokuya, açık yeşil renge, iyi bir aromaya ve yüksek yağ içeriğine sahiptir. Cold1 C'ye kadar soğuk toleransı gösterir ve sürekli olarak ağır ekinler taşır. Bir hibrit Guatemala tipi, mükemmel soyma özelliklerine sahiptir. 'Reed' Kaliforniya'da James S. Reed tarafından 1948'de bulunan bir şans fidesinden geliştirilen bu çeşit, pürüzsüz bir dokuya ve koyu, kalın, parlak bir cilde sahip büyük, yuvarlak, yeşil bir meyveye sahiptir. Pürüzsüz ve hassas olan etin hafif ceviz bir tadı vardır. Cilt yeşil olgunlaşır. Bir Guatemala tipi, −1 C'ye dayanıklıdır. Ağaç boyutu yaklaşık 5 x 4 m'dir. B çeşitleri Yapraklar Meyveye ek olarak, Meksika avokadolarının ( Persea americana var. Drymifolia ) yaprakları bazı mutfaklarda baharat olarak kullanılır, anasonu anımsatan bir lezzet ile. Hem kurutulmuş hem de taze olarak satılır, kullanımdan önce tost edilir ve genellikle fasulye yemeklerinde ufalanır veya bütün olarak kullanılır. P. americana, Guatemala çeşidi yaprakları keçi, koyun ve atlar için toksiktir.
İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © 2020 NİL TARIM