Aramaktan çekinmeyin
0532 521 67 47

Badem & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Bakımı, Hastalık , Zararlıları, Besin Noksanlığı ve BADEM Beslemesi
B adem için, yazları kurak ve sıcak, kışları ılık ve yağışlı Akdeniz iklimi idealdir. Bununla beraber, odun kısmının kış soğuklarına dayanıklı olması nedeniyle, kış soğuklarının fazlaca olduğu yerlerde de yetişebilmektedir. Ağacının odun kısmı -20 C, -30 C'ye kadar soğuğa dayanabilir. Çiçek tomurcuklarının kışa dayanıklılığı şeftali çiçek tomurcuklarından daha azdır. Ülkemizde kış soğuklarının fazla olduğu yerlerde ekonomik olarak badem yetiştiriciliği yapılamaz. Kış dinlenme ihtiyacı diğer meyve ağaçlarına göre daha kısadır. + 5 C' nin altında 90-400 saatlik bir soğuklama yeterlidir. Badem yetiştiriciliği için, ilkbahar başlangıcındaki durgun olmayan hava şartları büyük önem taşır. İlkbaharda don olayları bakımından en kritik dönem çiçek ve körpe çağla dönemidir. Çiçeklenme zamanında -4 C, -5 C'ye dayanabilen çiçekler, körpe çağla döneminde -1 C, - O,5 C' lerde zarar görürler. Dona dayanım bakımından çeşitler arasında büyük farklar görülmektedir.
A ğaç : 6-8 m boylanır. Bazı hallerde ağaçların yüksekliği 12 m'ye kadar boylanabilir.Yıllık dallar üzerindeki tüm tomurcuklar aynı mevsimde büyür ve ikinci dallar meyda na gelmesi halinde ağaç yayvan olur. Badem ağaçları ortalama olarak 50 yıl kadar yaşarlar. 100 yaşma kadar yaşayan ağaçlara da rastlamak mümkündür. Kök : Kazık kök tipindedir. Saçak kök az olduğundan fidanlar yer değiştirme sırasın da çok kayıplar verirler. Yapraklar : Çeşitlere göre iri, orta iri ve küçüktür. Renk açık ve koyu yeşil arasında değişir. Yaprağın kenarları dişlidir. Tomurcuklar : Çiçek tomurcukları, farklı yaştaki dallarla bunlar üzerindeki 2-13 cm uzunluğundaki buket denilen kısa meyve dalcıklarında bulunur. Toprak öncelikle derin olarak sürülür. Kuvvetli topraklarda dikim aralığı 8-9 m, zayıf ve az derin topraklarda ise 5-6 m olmalıdır. Ayrıca yağış miktarı azaldıkça, dikim aralıklarını artırmak gerekir. Kurak koşullarda bademlik kurulması, yerinde çöğür yetiştirip aşılamak sureti ile yapılır. Çöğürler ancak 2-3 yıl sonra aşılanabilecek düzeye ulaşırlar.
NOKSANLIK OLMASINI BEKLEMEYİN
 görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene  yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz veya WhatsApp üzerinden gönderin.  Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza veriniz, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı daha sağlıklı yapalım.

“ Aşağıdaki noksanlıklar görüldüğünde, aramaktan çekinmeyin, bahçenize en uygun gübrelemeyi yapmanıza yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN, İLK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN İTİBAREN DÜZENLİ GÜBRE KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse noksanlık düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Fosfor,        vitaminlerin bir parçasıdır.
Fosfor üç temel besinden biridir, ve ortofosfat formu (lH turunçgil kökleri tarafından emilir 2 PO 4- ) ya da HPO 4 2- .
Gerek  gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, haline dönüşmesi gerekmektedir.
Şeker fosfatları, nükleik asitler, nükleotidler, koenzimler, fosfolipitler, fitik asit vb. Bir bileşenidir.
ATP içeren reaksiyonlarda anahtar rol oynar.
Element, fotosentez, karbonhidratların sentezi ve parçalanması ve bitkinin içinde enerji transferi gibi birçok yaşam süreci için gereklidir.
Bitkilerin tohum oluşturmak, kök geliştirmek, olgunluğu hızlandırmak ve streslere karşı koymak için fotosentezden enerji depolamasına ve kullanmasına yardımcı olur.
Özellikle kireçli ve pH'i yüksek topraklarla, fazla derecede asit topraklarda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
pH analizini mutlaka yaptırın. pH yı düzenlemek için kullanın. Bakınız: Cantex root
Fosfor noksanlığı, fosfora daha çok ihtiyaç duyan genç bitkilerde yaşlı bitkilere göre daha erken fark edilir.
Ayrıca mevsiminin başlarında soğuk (ıslak) topraklarda da fosfor noksanlığı meydana gelebilmektedir.
Fosfor noksanlığında en çok çiçek, meyve, tohum gibi zarar görür. Ceviz yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığı ağacın büyümesini yavaşlatır. Bademde fosfor noksanlığı ağacın büyümesini yavaşlatır.
Yaprak sistemi koyu yeşil görünümlü, yaprak sapları ve genç sürgünler mor renklidir.
Yaşlı yapraklarda bronzlaşır ve erken dökülür.
Yaprak saplan kırmızımsı renkli olup dal ile bağlantıları dar ay yapacak şekilde dik dururlar.
Seyrek bir yaprak sistemi vardır. Yaşlı yaprakların kenarlarında koyu kahve nekrozlar oluşur.
Erken yaprak dökümü görülür. Çiçek ve meyve sayısı azdır.
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Topraktaki demirin alımını ve hareketini kısıtladığı da gösterilmiştir. HCO3- oluşumu için yüksek seviyelerde gereklidir. Su dolu topraklarda olduğu gibi kötü havalandırma koşullarında, CO2 kök ve solunumdan birikir. Bu da yüksek HCO3 ve sınırlı demir alımına neden olur. Karbonatlar, bazı meyve yetiştirme alanlarında yaygın olan yüksek pH'lı kireçli topraklarda da oluşur. Bu topraklarda yetişen bahçelerde, özellikle ıslak koşullarda demir noksanlığı belirtileri görülme olasılığı yüksektir. Toprakların pH'ını yükseltmek için uygulanan aşırı kireç de demir noksanlığına neden olabilir.  terimi, yüksek toprak pH koşullarında yetişen ağaçlarda semptomlar için sıklıkla kullanılır.
 pH yı düzenlemeden gübreleme yapmayın, teknik ekibimizi aramaktan çekinmeyin. pH yı düzenlemek için kullanın. Bakınız: Cantex root Cevizde demir noksanlığını yönetmenin en iyi yolu sulama ve toprak pH'ını yönetmektir. Bademde demir noksanlığında en ince damarlar dahi yeşil kalarak bu damarlar arasındaki kısımlarda renk tamamıyla sarıya döner.
Geniş yapraklı bitkilerde yapraklar adeta sarı zemin üzerinde yeşil bir ağ manzarası gösterirler.
Noksanlığın çok şiddetli olduğu durumlarda, damarlar da sararır.
Demir noksanlığının çok tipik bir özelliği, yapraklar ne kadar genç ise belirtilerin o kadar şiddetli ve belirgin olmasıdır.
Diğer besin noksanlıklarından farklı olarak, demir noksanlığının bir tipik özelliği de, klorozlu yaprakların kolay kolay ölmeden canlı kalmalarıdır.
Bununla birlikte noksanlık çok çok şiddetli ise yapraklarda ölme de görülebilir. Belirti genç yapraklarda başlar, yaşlı yapraklara doğru ilerler.
Böyle yaprakların kenarlarında zamanla kırmızımtırak veya kahverengi kurumalar oluşur.
Fotosentezin aksaması nedeni ile gelişme yavaşlar, verim düşer ve neticede ağaç ölebilir.
Kloroz, bitki bünyesine alınan ihtiyaç fazlası kirecin, bitki bünyesinde bulunan serbest demirin tutmasından ileri gelir.
Klorofil teşekkülünde katalizatör olarak görev yapan demir, kireç tarafından tutulduğu hallerde bu görevi yapamaz.
Demirin tutulması sadece bitki bünyesinde olmaz.
Aşırı kireçli topraklarda Demir II bileşikleri. Demir III bileşiklerine dönüşerek toprağa bağlanır ve bitki tarafından alınamaz.
Demir bitkiler, hayvanlar ve insanlar için mutlak gerekli bir elementtir.
Yalnız bütün canlılar tarafından az miktarda ihtiyaç duyulur.
Topraktaki demirin büyük bir kısmı çeşitli minerallerin kristal kafeslerinde yapı elementi olarak bulunur.
Olivin, ojit, hornblend ve biotit gibi demirli silikat mineralleri demir içeren primer minerallerdir.
Kil minerallerinin bir bölümünde de yer alan demir, birçok toprakta oksit, hidroksit, karbonat ve fosfat formunda bulunur
Demir noksanlığı belirtileri kimi zaman magnezyum noksanlığı belirtileri ile karıştırılabilir.
Ancak magnezyum noksanlığında belirtilerin öncelikle yaşlı yapraklarda görülmesine karşın demir noksanlığı belirtileri genç yapraklarda görülür
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Bor noksanlığı, bitkilerde en çok görülen mikro besin noksanlığıdır. Dünya çapında en yaygın mikro besin noksanlığıdır ve mahsul üretiminde ve mahsul kalitesinde büyük kayıplara neden olur. Bor noksanlığı bitkilerin  ve üreme gelişimini etkiler, hücre genişlemesinin engellenmesine, ölümüne ve doğurganlığın azalmasına neden olur. Bitkiler hem suda çözünür hem de çözünmez biçimde bor içerir. Sağlam bitkilerde suda çözünebilen bor miktarı, sağlanan bor miktarı ile dalgalanma gösterirken çözünmeyen bor ise değişmez. Bor noksanlığının görünümü, suda çözünmeyen borun azalması ile çakışmaktadır. Çözünmeyen borun fonksiyonel form olduğu, çözünür borun ise fazlalığı temsil ettiği görülmektedir. Bor, yüksek bitkilerin büyümesi için gereklidir. Elementin birincil işlevi bitkilerde hücre duvarına yapısal bütünlük sağlamaktır. Diğer işlevler muhtemelen  ve diğer  yolların bakımını içerir. Bor,  ve süreçlerini aktive eder. Bademde bor noksanlığında, çiçekler soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar. Fakat bu haliyle düşmeyip bir süre dalda dururlar.
Don zararları aynı görüntüyü yaratmakla beraber, don etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler.
Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir.
Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar.
Ancak yapraklarda kloroz görülmez.
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Narenciyede çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Cevizde çinko noksanlığında ağaçlarda  ve  oluşur
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.
Yapraklarda   görülür ve
Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
küçülür
Narenciye ağaçlarında noksanlığı en çok görülen bitki besin maddesi çinkodur.
Özellikle fosfor fazlalığı nedeniyle ortaya çıkan çinko noksanlığı, narenciyelerde çok yaygındır.
Yapraklarda altında Zn bulunması halinde belirtiler görülür. Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur. Çinko uygulaması,  çinko noksanlığını toprakta düzeltmeyebilir çünkü çinko ilavesiyle bile bitki emilimi için kullanılamayabilir. Dünyadaki tahıl mahsullerinin neredeyse yarısı çinko noksanlığı olan topraklarda yetiştirilmektedir; sonuç olarak yaygın bir sorundur. Bademde çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur.
Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır.
Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar.
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Noksanlık çok şiddetli değilse sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur. Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Kırk veya daha fazla enzim için kofaktör olarak potasyum (K) gereklidir. Şeker ve nişasta oluşumu, proteinlerin sentezi, normal hücre bölünmesi ve büyümesi, organik asitlerin nötralizasyonu, stoma açıklığını kontrol ederek ve şeker kullanımının etkinliğini artırarak karbon dioksit arzını düzenleyen, çevresel stresin üstesinden gelen birçok fizyolojik fonksiyon için gereklidir.
Don gibi olaylarda Hücre özsuyu ozmotik potansiyelini azaltır.
Cevizde potasyum noksanlığında, yaprak kenarlarında sarımsı kahve renkli nekrozlar oluşur, geriye doğru kıvrılma ve olgunlaşmadan dökülme görülür.
Meyveler normalden küçük, ince kabuklu ve asidik olurlar.
Cevizde potasyum noksanlığı çeken ağaçlarda düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar.
Kuraklığa ve dona karşı dayanıklılık zayıflar.
Aynı şekilde hastalık etmenlerine ve tuzlu toprak koşullarına karşı bitkiler çok daha duyarlı olurlar.
Bitki dokularında ve hücre organellerinde anormal gelişmeler görülür. Bitkide dokuların oluşumu geriler. Dokularda ligninleşme azalır. Bunun sonucu olarak potasyum noksanlığında gövde zayıflar. Toprakta potasyum,  (  ve ) ile mikalar (  ve  gibi potasyumlu mineralleri içeren kayaların dağılıp parçalanmaları sonucu oluşur. Yaşlı yaprakların ucunda kirli kahverengi  şeklinde görülmektedir. Bademde potasyum noksanlığında yapraklarda kıvrılma ve kırmızımsı kahve lekelerle beliren belirtilere neden olur.
Sürgün uçlarında ölme, zayıf çiçek ölçümü ve normalden küçük meyveler olur.
Potasyum noksanlığı çeken bitkilerde turgor basıncı düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar.
Kuraklığa ve dona karşı dayanıklılık zayıflar.
Aynı şekilde hastalık etmenlerine ve tuzlu toprak koşullarına karşı bitkiler çok daha duyarlı olurlar.
Bitki dokularında ve hücre organellerinde anormal gelişmeler görülür.
Bitkide ksilem ve floem dokuların oluşumu geriler.
Dokularda ligninleşme azalır.
Bunun sonucu olarak potasyum noksanlığında gövde zayıflar.
Potasyum bitkilerde birçok kalite unsurunu etkileyen bir besin elementidir.
Bu nedenle bitkilerde potasyum noksanlığı bitkinin özelliğine göre çeşitli kalite bozulmalarına yol açar.
Ürününü, meyve toplanmadan komisyonculara satan çiftçilerimiz: meyveyi büyütmek için SON POTASYUM uygulamasını komisyoncu yapsın istiyorsunuz. Fakat komisyoncu maliyetten kaçmak için potasyum uygulamasını yapmıyor. Toprak ve ağaçlar sizin, potasyum uygulanmadığı için gelecek sezonlardaki ağaç ve meyve sağlığını riske atıyorsunuz.
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
Azot,         fosfatidler ve diğer organik bileşiklerin bir parçasıdır. Bu, tüm bitkiler için en önemli besindir. amidler, proteinler, nükleik asitler, nükleotidler ve koenzimler, heksosaminler, vb. Bademde azot noksanlığı ağaçların büyüyememesine neden olur.
Donemdeki azot noksanlığı yaprakların açık yeşil renkli ve sarı olması ile kendini gösterir.
Sürgünler kısa, zayıf, ince olur ve ağacın değişik yerlerinde düzensiz bir şekilde sürgünlerde ölme görülür.
Meyveler küçük, açık renkli, kalın kabuklu olur ve erken olgunlaşır. Bakır bitki bünyesinde hareket kabiliyeti iyi değildir.
Bu nedenle noksanlık belirtileri yeni meydana gelen yapraklarda görülür.
Grimsi yeşil renk, hatta beyazlaşma gibi renk değişimleri ve solma olur.
Gelişme zayıflar.
Badem ağaçlarında dalların uç kısımlarında kurumalar olur.
Bazı durumlarda, uç kurumalarının görülmesinden önce, normalden büyük yapraklar oluşur.
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI
Magnezyum  bir parçasıdır, bir dizi çalışmasını aktive eder, fosfor değişimine katılır. Birçok bitkide magnezyum noksanlığı,  yaprakta besin noksanlığı ile birlikte damarlar arasında yaprak kenarının yol açar. Magnezyum açlığı genellikle olarak  kullanıldığında gözlenir, çünkü eylemleri altında özellikle hafif kumlu topraklarda magnezyumun süzülmesi artar. Magnezyum, Mg + 2 olarak emilen bir başka ikincil makro besin maddesidir. Bademde magnezyum noksanlığından özellikle fazla etkilenir.
Yaprakların damar aralarında kloroz görülür.
Renk açılmaları yaşlı yapraklarda, yaprak kenarlarından başlayarak yayılır.
Beyaz etli meyve veren ağaçların yapraklarında kırmızı renkli, sarı etli meyve veren çeşitlerin yapraklarında ise sarı renkli lekeler oluşur.
Magnezyum klorofilin bir parçasıdır, bir dizi enzimin çalışmasını aktive eder, fosfor değişimine katılır.
Birçok bitkide magnezyum noksanlığı, akut yaprak noksanlığı ile birlikte damarlar arasında yaprak bıçağının klorozuna yol açar.
Magnezyum açlığı genellikle fizyolojik olarak asidik mineral gübreler kullanıldığında gözlenir, çünkü eylemleri altında özellikle hafif kumlu topraklarda magnezyumun süzülmesi artar.
BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI
Mangan fotosentez ve diğer fizyolojik süreçlerde yer alır, birçok  ve kloroplastın yanı sıra  bir parçasıdır. Mangan, bitki kökleri tarafından Mn + 2 formunda emilen redoks mikrobesinlerinden biridir. Bazı dehidrojenazlar, dekarboksilazlar, kinazlar, oksidazlar, peroksidazların aktivitesi için ve spesifik olarak diğer iki değerlikli, katyonla aktive edilen enzimler tarafından gereklidir ve O2'nin fotosentetik evrimi için gereklidir.
ve proteinlerin üretimine dahil olmanın yanı sıra, mangan, fotosentez, klorofil oluşumu ve nitrat azaltımında eşit derecede güçlü bir role sahiptir ve gübrenin ikincil etkilerinden ortaya çıkan askorbik asit sentezi için vazgeçilmezdir. Bademde mangan noksanlığı belirtileri, birbirlerine benzerlik gösterir.
Hafif ve orta derecede noksanlık halinde, genç yapraklarda, damar aralarında hafif renk açılması ortaya Bu renk açılması oldukça hafif olup, ancak, yaprak ışığa tutulduğunda görülebilir derecededir.
Noksanlığının daha şiddetli olması halinde renk açılması artar ve yaprak ağ görüntüsü alır.
Daha sonraki aşamada, için yaprak yüzeyini beyazımsı sarı renkli noktalar kaplarlar.
Azot noksanlığı bitkinin özellikle vegetatif gelişmesini olumsuz etkiler.
Yaprak, gövde sistemi oldukça zayıf olur.
Vegetatif gelişme periyodu kısalır, bitkiler erken olgulaşır.
Erken çiçek açar.
Erken yaşlanma, azotun sitokinin sentezi ve taşınması üzerine olan etkisinden kaynaklanmaktadır.
Sitokinin bitkinin kuvvetli büyümesini ve genç dönemi daha uzun sure kalmasını sağlayan bir hormondur.
Azot noksanlığında bu hormonun azalması bitkinin erken yaşlanmasına, diğer bir deyişle vegetatif gelişme periyodunun kısa olmasına neden olur.
Badem ayrıca bu ağacın yenilebilir ve yaygın olarak yetiştirilen tohumunun adıdır.
Prunus cinsi içinde, diğer alt türden tohumu çevreleyen kabuk ( endokarp ) üzerindeki oluklarla ayırt edilen Amygdalus alt cinsindeki şeftali ile sınıflandırılır.
Badem meyvesi, dış bir gövde ve içinde gerçek bir somun olmayan tohumlu sert bir kabuktan oluşan bir drupadır.
Badem bombardımanı, tohumun ortaya çıkması için kabuğun çıkarılması anlamına gelir.
Badem kabuklu veya kabuksuz olarak satılmaktadır.
Beyazlatılmış bademler, tohum örtüsünü yumuşatmak için sıcak su ile işlenmiş kabuklu bademlerdir, daha sonra beyaz embriyoyu ortaya çıkarmak için çıkarılır.
Badem ağacı
Badem, 4-10 m yüksekliğinde ve 30 cm çapında bir gövdeye sahip, yaprak döken bir ağaçtır. Genç dallar ilk başta yeşil, güneş ışığına maruz kaldığında morumsu, daha sonra ikinci yıllarında gri olur. Yapraklar uzun 8-13 sm vardır tırtıklı bir marj ile ve bir 2.5 cm yaprak sapı vardır.
Çiçekler, tek başına ya da çiftler halinde ve bahar başında ayrılmadan önce görünen üretilen beş yaprakları, 3-5 sm çapında, pembe soluk beyazdır.
Bademler en iyi, sıcak, kurak yazlar ve ılık, yağışlı kışlar ile Akdeniz iklimlerinde yetişir. Büyümeleri için en uygun sıcaklık 15 ila 30 C arasındadır ve ağaç tomurcukları, dinlenmeyi kırmak için 7.2 C nin altında 300 ila 600 saat soğutma gereksinimine sahiptir.
Badem ekimden sonraki üçüncü yılda ekonomik bir ürün vermeye başlar. Ağaçlar ekimden beş ila altı yıl sonra tam olarak meyve vermeye başlar. Meyve, çiçeklenmeden 7-8 ay sonra sonbaharda olgunlaşır.
Drupe Badem meyvesi 3,5–6 cm uzunluğundadır.
Botanik terimlerle, bir fındık değil, bir drupe.( Terimi çekirdekli meyve (ayrıca stonefruit ) veya daha tipik, bu cinsinin sadece meyve anlamına gelebilir sert çekirdekli meyve ile eşanlamlı olabilir.)
Gövdenin içinde, endokarp adı verilen ağsı, sert, odunsu bir kabuk (şeftali çukurunun dışı gibi) bulunur.
Kabuğun içinde, genellikle fındık olarak adlandırılan yenilebilir tohum bulunur.
Genellikle bir tohum bulunur, ancak bazen iki tohum oluşur.
Meyve olgunlaştıktan sonra, kabuk parçalanır ve kabuktan ayrılır ve meyve ile ağaçtan düşebilmesi için gövde ve meyve arasında bir emilim tabakası oluşur.
Kökeni ve tarihi
Badem İran'a ve çevre ülkelere özgüdür. İnsanlar tarafından Akdeniz kıyılarında eski zamanlarda Kuzey Afrika ve Güney Avrupa'ya yayılmış ve daha yakın zamanda dünyanın diğer bölgelerine, özellikle Kaliforniya, Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmıştır.
Bademin vahşi formu Levant'ın bazı kısımlarında yetişir.
Vahşi doğada birçok acı türden, tatlı türün seçilmesi badem evcilleştirmesinin başlangıcını işaret etti.
Badem, yetiştiricinin tohumdan, badem yetiştirme kabiliyeti nedeniyle en erken evcilleştirilmiş meyve ağaçlarından biriydi.
Bu nedenle, bu bitkinin emicilerden veya kesimlerden çoğalmasına olanak vermemesine rağmen, aşılama yapılmadan önce evcilleştirilmiştir.
Tozlaşma
Yeni, kendi kendine tozlaşan melezler, kaliteli cilt rengi, lezzet ve yağ içeriğine sahiptir ve badem üreticilerinin böcek tozlaşmasına bağımlılığını azaltır.
İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © 2020 NİL TARIM