Aramaktan çekinmeyin
0532 521 67 47

Biber & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Bitki Beslenmesi, Bitki Besin Noksanlıkları, Bitki besin Noksanlıklarının giderilmesi
B iber sıcağı seven bitkiler grubundandır. Optimal gelişme; sıcaklık, kısmen ışık yoğunluğu, toprak ve hava nemi gibi çevre faktörlerine bağlıdır. Biberin optimal gelişme sıcaklığı 18-26 C dir. Biber erken devrelerde daha fazla sıcaklığa ihtiyaç duyar. Toprak neminin fazla, besin maddelerince yeterli ve hava sıcaklığının 24-26 C olduğu zamanlar iyi gelişim gösterir. Gündüz sıcaklığı 21-26 C, gece sıcaklığı 15-17 C olduğunda gelişme iyi olur. Gündüz sıcaklığının 32-35 C ve gece sıcaklığı 15 C nin altına düştüğünde bitki büyümesi yavaşlar, döllenme aksar. Gündüz 32 C nin üzerinde biberin meyve bağlaması azalır. 32-35 C de çiçek dökülmeleri olur. 38 C nin üzerinde döllenme olmaz. Biber yetiştiriciliğinde uygun değer hava oransal nemi % 60-70 dir.
O rganik maddece zengin, çeşitli besin maddelerini içeren, tınlı-kumlu, su tutma kapasitesi iyi, çabuk ısınılabilir, derin, geçirgen, iyi edilmiş topraklar biber için uygundur. Ağır-killi ve fazla su tutan topraklar ile tamamen kumlu topraklar biber tarımına uygun değildir. Biber, kök sisteminin yüzeysel olmasından dolayı toprak neminin yüksek seviyede olması istense de, yetersiz drenajı olan ağır topraklarda aşırı sudan etkilenir. sı optimum 5,6-6,8 olmalıdır. pH=5,2’den düşük topraklar iyi değildir. Yüksek pH durumunda ise P, Fe, Mn, Zn, Cu gibi mikro elementlerin alınabilirliği azalır. Biber toprak tuzluluğuna oldukça duyarlıdır. Toprak EC’si 1,5 mS’un altında olmalıdır.
NOKSANLIK OLMASINI BEKLEMEYİN
 görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene  yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz veya WhatsApp üzerinden gönderin.  Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza veriniz, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı daha sağlıklı yapalım.

“ Aşağıdaki noksanlıklar görüldüğünde, aramaktan çekinmeyin, bahçenize en uygun gübrelemeyi yapmanıza yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN, İLK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN İTİBAREN DÜZENLİ GÜBRE KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse noksanlık düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Topraktaki demirin alımını ve hareketini kısıtladığı da gösterilmiştir. HCO3- oluşumu için yüksek seviyelerde  gereklidir. Su dolu topraklarda olduğu gibi kötü havalandırma koşullarında, CO2 kök ve solunumdan birikir. Bu da yüksek HCO3 ve sınırlı demir alımına neden olur.
Karbonatlar, bazı meyve yetiştirme alanlarında yaygın olan yüksek pH'lı kireçli topraklarda da oluşur.
Bu topraklarda yetişen bahçelerde, özellikle ıslak koşullarda demir noksanlığı belirtileri görülme olasılığı yüksektir.
Toprakların pH'ını yükseltmek için uygulanan aşırı kireç de demir noksanlığına neden olabilir.
 terimi, yüksek toprak pH koşullarında yetişen ağaçlarda semptomlar için sıklıkla kullanılır.
Biberde demir noksanlığını yönetmenin en iyi yolu sulama ve toprak pH'ını yönetmektir. Demir noksanlığına maruz kalan yaprakların görünümleri oldukça tipiktir.
En ince damarlar dahi yeşil kalarak bu damarlar arasındaki kısımlarda renk tamamıyla sarıya döner.
Genişyapraklı bitkilerde yapraklar adeta sarı zemin üzerinde yeşil bir ağ manzarası gösterirler.
Noksanlığın çok şiddetli olduğu durumlarda, damarlar da sararır.
Bazı bitkilerde yapraklarda kahverengi nekrozlar oluşabilir.
Noksanlığın çok şiddetli olması halinde yeni çıkan yapraklarda hiç klorofil bulunmadığı için yaprak beyaz bir renk alır.
Kimi zaman demir noksanlığı belirtileri magnezyum noksanlığı belirtileri ile karıştırılabilir.
Dikkat edilecek husus magnezyum noksanlığının yaşlı yapraklarda görülmesi, buna karşılık demir noksanlığının ise genç yapraklarda, bitkinin tepe kısımlarında,sürgün uçlarında görülmesidir.
Noksanlığın hafif olması durumunda, en son çıkan genç yapraklar başlangıçta sarımsı yeşil olur.
Noksanlık ilerledikçe damarlar arasında renk tamamen sarıya döner. Damarlar ise kesin sınırlarla yeşil kalırlar.  pH yı düzenlemeden gübreleme yapmayın, teknik ekibimizi aramaktan çekinmeyin. pH yı düzenlemek için kullanın. Bakınız: Cantex root
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Fosfor,        vitaminlerin bir parçasıdır.
Fosfor üç temel besinden biridir, ve ortofosfat formu (lH turunçgil kökleri tarafından emilir 2 PO 4- ) ya da HPO 4 2- .
Gerek  gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, haline dönüşmesi gerekmektedir.
Şeker fosfatları, nükleik asitler, nükleotidler, koenzimler, fosfolipitler, fitik asit vb. Bir bileşenidir.
ATP içeren reaksiyonlarda anahtar rol oynar.
Element, fotosentez, karbonhidratların sentezi ve parçalanması ve bitkinin içinde enerji transferi gibi birçok yaşam süreci için gereklidir.
Bitkilerin tohum oluşturmak, kök geliştirmek, olgunluğu hızlandırmak ve streslere karşı koymak için fotosentezden enerji depolamasına ve kullanmasına yardımcı olur.
Özellikle kireçli ve pH'i yüksek topraklarla, fazla derecede asit topraklarda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
pH analizini mutlaka yaptırın. pH yı düzenlemek için kullanın. Bakınız: Cantex root
Fosfor noksanlığı, fosfora daha çok ihtiyaç duyan genç bitkilerde yaşlı bitkilere göre daha erken fark edilir.
Ayrıca mevsiminin başlarında soğuk (ıslak) topraklarda da fosfor noksanlığı meydana gelebilmektedir.
Fosfor noksanlığında en çok çiçek, meyve, tohum gibi zarar görür. Ceviz yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığı ağacın büyümesini yavaşlatır. Biber fosfor noksanlığına şiddetli reaksiyon verir.
Yapraklar sert ve dik yapıda ve koyu yeşil veya mavimsi yeşil görünümdedirler.
Yaprakların altında, damar boyunca kırmızımsı menekşe renk oluşumları görülür.
Yapraklar geriye doğru kıvrılır.
Yaşlı yapraklar sarıya döner, kahvemsi siyah lekeler oluşur ve erken ölürler.
Gövde ince ve lifsi bir hal alır ve gövdede koyu menekşe lekeler oluşur.
Çiçeklenme ve meyve tutumu zayıflar.
Meyveler küçük ve sert bir yapıda olup olgunlaşmadan, vakitsiz sararır.
Gerek inorganik gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, fosfat anyonlan haline dönüşmesi gerekmektedir.
Serbest halde bulunan fosfat anyonlarından bitkiler kolay yararlanmakla beraber, birçok toprak da fosfat anyonlarının serbest halde kalabilmesi güçtür.
Gübrelerle verilen fosforun dahi büyük bölümü hızla bitkilerin faydalanamayacağı formlara dönüşebilmektedir.
Özellikle kireçli ve pH'i yüksek topraklarla, fazla derecede asit topraklarda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
Fosfor, bitkinin generatif organlarında diğer organlara göre daha çok bulunur.
Ayrıca fosfor bitkinin daha çok generatif gelişmesi üzerine etkili olan bir element olarak bilinir.
Fosfor noksanlığından en çok çiçek, meyve, tohum gibi generatif organlar zarar görür.
Bununla birlikte fosfor noksanlığı bitkinin vegetatif gelişmesini de olumsuz etkiler.
Fosfor noksanlığı olan bitkilerde büyüme geriler. Tahıllarda başaklanma olumsuz etkilenir.
Meyve ağaçlarında sürgün ve tomurcuk oluşumu azalır.
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Bor noksanlığı, bitkilerde en çok görülen mikro besin noksanlığıdır.
Dünya çapında en yaygın mikro besin noksanlığıdır ve mahsul üretiminde ve mahsul kalitesinde büyük kayıplara neden olur.
Bor noksanlığı bitkilerin  ve üreme gelişimini etkiler, hücre genişlemesinin engellenmesine, ölümüne ve doğurganlığın azalmasına neden olur.
Bitkiler hem suda çözünür hem de çözünmez biçimde bor içerir.
Sağlam bitkilerde suda çözünebilen bor miktarı, sağlanan bor miktarı ile dalgalanma gösterirken çözünmeyen bor ise değişmez.
Bor noksanlığının görünümü, suda çözünmeyen borun azalması ile çakışmaktadır. Çözünmeyen borun fonksiyonel form olduğu, çözünür borun ise fazlalığı temsil ettiği görülmektedir.
Bor, yüksek bitkilerin büyümesi için gereklidir. Elementin birincil işlevi bitkilerde hücre duvarına yapısal bütünlük sağlamaktır.
Diğer işlevler muhtemelen  ve diğer  yolların bakımını içerir. Bor,  ve süreçlerini aktive eder.
Biberde bor noksanlığında küçük genç yapraklar kalınlaşmış ve kırılabilir yapıda oluşurlar, kahverengi nekrotik lekeler vardır.
Yaşlı yapraklar sari renkli olup, kenarlarda renk kahveye dönüktür.
Gövde zayıf bir yapıya sahiptir. Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür, gövdede morumsu renk oluşur.
Meyve sayısı az ve içlerinde kararma görülür.
Bor, oksidasyon ve fotosentez süreçlerini aktive eder.
Bor noksanlığı ile, yapraklardan asimilatların hareketi bozulur ve fotosentez süreci yavaşlar, bitkilerin çiçeklenmesi ve gübrelenmesi bozulur, boş çiçekler ortaya çıkar, bazen yumurtalıklar düşer.
Tohum verimi düşüyor
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Biberde çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Biberde çinko noksanlığında ağaçlarda  ve  oluşur
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.
Yapraklarda   görülür ve
Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
küçülür
Narenciye ağaçlarında noksanlığı en çok görülen bitki besin maddesi çinkodur.
Özellikle fosfor fazlalığı nedeniyle ortaya çıkan çinko noksanlığı, narenciyelerde çok yaygındır.
Yapraklarda altında Zn bulunması halinde belirtiler görülür. Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur. Çinko uygulaması,  çinko noksanlığını toprakta düzeltmeyebilir çünkü çinko ilavesiyle bile bitki emilimi için kullanılamayabilir. Dünyadaki tahıl mahsullerinin neredeyse yarısı çinko noksanlığı olan topraklarda yetiştirilmektedir; sonuç olarak yaygın bir sorundur. Biberde çinko noksanlığında boğum aralan incelmiş ve normalin yarısı veya üçte biri oranına kısalmıştır.
Dolaysıyla bitki bodur görünümdedir. Yaşlı yaprakların kenarları bazen yukarı doğru kıvrık olur ve gayri muntazam dağılmış, sarımsı yeşil lekeli bir görüntüdedir.
Klorozlu bölgelerde sonradan beyazımsı kahve ve kahve renkli nekrotik lezyonlar oluşur ve hızlı tüm yaprak yüzeyini kaplar.
Takiben yaprak kurur ve ölür, portakal veya gri renkli görünüm almıştır.
Başlangıçta damarlar etrafında dar bir şerit halinde yeşil alan kalır.
Orta yapraklar oluşumundan itibaren küçüktür ve koyu yeşil renklidir, kenarları az çok yukarı doğru kıvrıktır. Yaprak sapına ucuna doğru, yaprak iyice daralır ve kıvrılır.
Yapraklar normalden kalın ve gevrek bir yapıdadır.
Yaprak ana damarlar bazen aşağı doğru kıvrılırlar.
Bazen, yaprakların özellikle alt yüzeylerinde damar renkleri menekşe menekşemsi kahve renk alırlar.
Yaprak tüylülüğü artar ve bunun neticesinde gümüşümsü gri yeşil bir renk sergilerler.
Meyveler küçük kızarırlar.
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Kırk veya daha fazla enzim için kofaktör olarak potasyum (K) gereklidir. Şeker ve nişasta oluşumu, proteinlerin sentezi, normal hücre bölünmesi ve büyümesi, organik asitlerin nötralizasyonu, stoma açıklığını kontrol ederek ve şeker kullanımının etkinliğini artırarak karbon dioksit arzını düzenleyen, çevresel stresin üstesinden gelen birçok fizyolojik fonksiyon için gereklidir.
Don gibi olaylarda Hücre özsuyu ozmotik potansiyelini azaltır.
Biberde potasyum noksanlığında, yaprak kenarlarında sarımsı kahve renkli nekrozlar oluşur, geriye doğru kıvrılma ve olgunlaşmadan dökülme görülür.
Meyveler normalden küçük, ince kabuklu ve asidik olurlar.
Biberde potasyum noksanlığı çeken ağaçlarda düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar.
Kuraklığa ve dona karşı dayanıklılık zayıflar.
Aynı şekilde hastalık etmenlerine ve tuzlu toprak koşullarına karşı bitkiler çok daha duyarlı olurlar.
Bitki dokularında ve hücre organellerinde anormal gelişmeler görülür. Bitkide dokuların oluşumu geriler. Dokularda ligninleşme azalır. Bunun sonucu olarak potasyum noksanlığında gövde zayıflar. Toprakta potasyum,  (  ve ) ile mikalar (  ve  gibi potasyumlu mineralleri içeren kayaların dağılıp parçalanmaları sonucu oluşur. Yaşlı yaprakların ucunda kirli kahverengi  şeklinde görülmektedir. Biber yetiştiriciliğinde potasyum noksanlığında yapraklar genelde koyu yeşil renkli olup yaşlı yapraklar griye çalan yeşil renktedir.
Yaşlı yapraklarda beyazımsı açık sarı noktalar halinde nekrozlar oluşur.
Gövde ince, zayıf ve noksanlığın şiddetli olduğu durumlarda pek çok tarla Biberlerinde ise daha az görülen lekeli olgunluk potasyum noksanlığı ile ilgili bulunmakta ve potasyum uygulaması ile giderilmekte veya azaltılabilmektedir.
Ürününü, meyve toplanmadan komisyonculara satan çiftçilerimiz: meyveyi büyütmek için SON POTASYUM uygulamasını komisyoncu yapsın istiyorsunuz. Fakat komisyoncu maliyetten kaçmak için potasyum uygulamasını yapmıyor. Toprak ve ağaçlar sizin, potasyum uygulanmadığı için gelecek sezonlardaki ağaç ve meyve sağlığını riske atıyorsunuz.
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Azot,         fosfatidler ve diğer organik bileşiklerin bir parçasıdır.
Bu, tüm bitkiler için en önemli besindir.
amidler, proteinler, nükleik asitler, nükleotidler ve koenzimler, heksosaminler, vb. Biberde azot noksanlığı yaprakların küçük kalmasına, açık yeşil ve sarımsı renk almalarına, ileri aşamada kahverengine dönerek solmasına sebep olur.
Bitki sert ve dik bir görünümdedir. Gövde ince, sert ve lifsi bir yapıdadır.
Çiçekler ekseriya olgunlaşmadan dökülürler.
Meyveler normalden küçük olurlar ve kızarmadan önce uzun bir sure açık yeşil renkli kalırlar.
Biber yetiştiriciliğinde bor noksanlığı Biberde bor noksanlığında küçük genç yapraklar kalınlaşmış ve kırılabilir yapıda oluşurlar, kahverengi nekrotik lekeler vardır.
Yaşlı yapraklar sari renkli olup, kenarlarda renk kahveye dönüktür.
Gövde zayıf bir yapıya sahiptir.
Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür, gövdede morumsu renk oluşur.
Meyve sayısı az ve içlerinde kararma görülür.
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Magnezyum  bir parçasıdır, bir dizi çalışmasını aktive eder, fosfor değişimine katılır.
Birçok bitkide magnezyum noksanlığı,  yaprakta besin noksanlığı ile birlikte damarlar arasında yaprak kenarının yol açar.
Magnezyum açlığı genellikle olarak  kullanıldığında gözlenir, çünkü eylemleri altında özellikle hafif kumlu topraklarda magnezyumun süzülmesi artar. Magnezyum, Mg + 2 olarak emilen bir başka ikincil makro besin maddesidir.
Biberde magnezyum noksanlığında yaşlı yapraklarda damar aralarında, kenarlardan başlayıp içe doğru ilerleyen sararma şeklinde kloroz görülür.
Sonunda bütün yaprak sarıya döner. Kahverengi keler oluşur.
Yapraklar gövdeye doğru sarkar ve ölür.
Magnezyum klorofilin bir parçasıdır, bir dizi enzimin çalışmasını aktive eder, fosfor değişimine katılır.
Birçok bitkide magnezyum noksanlığı, akut yaprak noksanlığı ile birlikte damarlar arasında yaprak bıçağının klorozuna yol açar.
Magnezyum açlığı genellikle fizyolojik olarak asidik mineral gübreler kullanıldığında gözlenir, çünkü eylemleri altında özellikle hafif kumlu topraklarda magnezyumun süzülmesi artar.
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Mangan fotosentez ve diğer fizyolojik süreçlerde yer alır, birçok  ve kloroplastın yanı sıra  bir parçasıdır. Mangan, bitki kökleri tarafından Mn + 2 formunda emilen redoks mikrobesinlerinden biridir. Bazı dehidrojenazlar, dekarboksilazlar, kinazlar, oksidazlar, peroksidazların aktivitesi için ve spesifik olarak diğer iki değerlikli, katyonla aktive edilen enzimler tarafından gereklidir ve O2'nin fotosentetik evrimi için gereklidir.
ve proteinlerin üretimine dahil olmanın yanı sıra, mangan, fotosentez, klorofil oluşumu ve nitrat azaltımında eşit derecede güçlü bir role sahiptir ve gübrenin ikincil etkilerinden ortaya çıkan askorbik asit sentezi için vazgeçilmezdir. Biber mangan noksanlığına oldukça duyarlı bir bitkidir.
Noksanlık kendini yapraklarda ince damarlar arasında renk açılması şeklinde belli eder.
En ince damarlar dahil, yeşil damarlar arasında, damarlarla çevrelenmiş açık renkli adacıklar halinde bir görüntü oluşur.
Oldukça tipiktir. Daha sonra hücrelerin ölmesi neticesinde yaz lekeler kahverengine döner.
Yaprak saplan ve gövde üzerinde de kahve ve siyah kahve renkli nekrotik lekeler oluşur.
Noksanlık sürerse büyüme noktaları ölür.
Noksanlık şiddetli ise çiçek ve meyve azalır.
Meyvede şeker ve C vitamini kapsamı düşük olur.
Biber bitkisi derin köklü bir bitki olduğu için, toprağın derin sürülerek dikkatle hazırlanması gerekir.
Tarla tabanının 50 cm altında pulluk tabanı denilen geçirgen olmayan bir tabaka varsa bu tabaka sonbahar başlarında özel pulluklarla kırılmalıdır.
Sonbaharda dekara 3-4 ton iyi yanmış ahır gübresi atılarak derince sürülmesi gerekir.
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KALSİYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Kalsiyum Ca2 + olarak bitki kökleri tarafından emilen ikincil besinlerden biridir. Kalsiyum, Ca-pektat olarak hücre duvarlarının orta tabakasının bir bileşenidir.
ATP ve fosfolipitlerin hidrolizine katılan bazı  tarafından bir olarak gereklidir.
Kök gelişimi ve işleyişi için önemli bir unsurdur; hücre duvarlarının bir bileşeni; ve  esnekliği ve hücre bölünmesi için gereklidir.
Kalsiyum noksanlığı, yaprak klorozunun gerçekten azot değişiklikleri içeren daha geniş bir etkileşimi yansıttığı özel bir durum gibi görünmektedir. Piruvat kinazın azaltılmış aktivitesi, kalsiyum noksanlığının bir göstergesi olarak kabul edilir.
Narenciye yetiştiriciliğinde kalsiyum noksanlık Belirtileri:
kalsiyum noksanlığı esas olarak, özellikle kış aylarında, yaprak kenarları boyunca ve ana damarlar arasında solması ile karakterizedir. Toprakta genellikle bitki ihtiyacını karşılamaya yetecek düzeyde kalsiyum bulunur.
Özellikle kurak ve yarı kurak bölge topraklarında yıkanma olmadığı için, fazla doygunluk oranı yüksektir.
Toprakta bulunan bazik elementler içinde kalsiyum başta gelmektedir.
Kireçli ana materyal üzerinde oluşmuş kurak bölge topraklarında kalsiyum diğer bazı besin elementlerinin, özellikle mikro elementlerin alınmasında antagonisık etki yaratacak kadar fazla bulunabilmektedir.
Türkiye topraklan da bu özellikler taşıdığından, topraktan kalsiyumlu gübreleme yapılmasına pek gerek duyulmamaktadır.
Ancak asit karakter taşıyan yerlerde kireçleme amacıyla kalsiyumlu bileşiklerin kullanılması söz konusu olmaktadır.
Bununla birlikte bazı faktörlerin etkisiyle bitkilerde kalsiyum noksanlıkları görülmektedir.
Bitkilerin meyve ve depo organlarına kalsiyum akışında ortaya çıkan azalmalar kalsiyum noksanlığına bağlı problemler yaratır.
Topraklarda genellikle ihtiyacı karşılayacak düzeyde kalsiyum bulunur.
Özellikle kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde yıkanma olmadığından Ca oranı oldukça fazladır.
Hatta bazı yerlerde diğer bazı mikro elementlerin alımını engelleyecek kadar fazla olabilmektedir.
Bu sebeple ülkemizde topraktan Ca ilavesine pek ihtiyaç duyulmaz.
Ancak yağışlı bölgelerde yıkanmanın çok fazla olduğu yerlerde topraktan Ca gübrelemesi gerekebilir.
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BAKIR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Bitkilerin bakır ihtiyacı oldukça düşük düzeydedir.
Birçok bitkinin bakır kapsamı kuru maddede 2 - 20 ppm arasındadır.
Bitkilerde bakır noksanlığı pratikte fazla rastlanan Ar durum değildir.
Organik madde miktarı çok yüksek olan topraklarda veya pit topraklarda bakır noksanlığı görülebilmektedir.
Bunun nedeni organik maddenin bakırı çok kuvvetli bağlamasıdır.
Bakır noksanlığının sık görülmeyişinin nedeni, bitkilerin düşük olan ihtiyacını karşılayacak kadar toprakta bakır bulunması, bitkilere verilen birçok zirai mücadele ilacının önemli miktarda bakır içermesi, kullanılan gübrelerin safsızlık olarak bir miktar bakır içermeleri ve hayvan gübrelerinin bakır içermesidir.
Topraksız yetiştiricilikte, yetiştirme ortamına yeterli miktarda bakır verilmediği takdirde bakır noksanlığı görülecek ve bitki normal gelişmeyecektir.
Genel bir ortalama olarak yapraklarda 5 ppm bakır yeterli olmaktadır.
BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MOLİBDEN NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Bitkiler için gerekli besin elementleri arasında toprakta en düşük miktarda bulunan molibdendir.
Normal bir tarım toprağının alınabilir molibden kapsamı çok kaba bir ortalama olarak 0.2 ppm kadardır.
Bununla birlikte bitkilerin molibden gereksinimleri çok düşük olduğundan, çoğu toprakta bulunan molibden miktarı bitkilerin gereksinimini karşılamaya yeterli olmaktadır.
Bu nedenle bitkilerde molibden noksanlığı sık görülen bir durum değildir.
Ancak asit topraklar (pH 5.5'den küçük) üzerinde yetiştirilen bitkilerde kimi hallerde molibden noksanlığı görülmektedir.
Bitkide 0.1 ppm Mo bulunması bitki için yeterli olmaktadır.
Marul, ıspanak, Biber, pancar ve turunç türleri de molibdene karşı duyarlılıkları yüksek bilinirler.
Baklagil bitkilerinin kökler simbiyotik yaşayan Rhizobium bakterilerinin molibden gereksinimlerinin yüksek oil nedeniyle baklagil bitkileri için de molibdenin önemi yüksektir.
İklim ve Toprak İsteği
Biber ılık ve sıcak iklim sebzesidir. Biberin en uygun sıcaklık isteği 2O-30 C dir. Bitkiler 5 C ye kadar hayati işlevlerini devam ettirirler. Yalnız 8 C den sonra çiçek tomurcuklarının oluşumu durur. Bitkiler O C ve bazen 2 C ye kadar olan çok kısa süreli soğuklan nadiren donmadan atlatırlar. Çünkü sıcaklık eksi 2-3 C'ye düştüğü zaman tamamen zararlanır. Soğuğun, uzun süre devam etmesi halinde O C'nin altındaki sıcaklıklarda ölüm meydana gelir. 35 C’nin üstündeki sıcaklıklarda bitki gelişmesi ve büyümesi çok yavaşlar. 45 C'nin üzerindeki sıcaklıklarda büyüme tümüyle durur. Yüksek sıcaklıklarda meyvelerde acılaşma da başlar. Sıcaklık ile birlikte toprak rutubetini de sever. Bitkilerin iyi bir gelişme göstermesi düzenli sulamaya bağlıdır. Diğer taraftan gereğinden fazla sulamadan da kaçınılmalıdır. Sıcaklığın biberlerde meyve bağlama ve olgunluğu üzerine de etkisi vardır. Örneğin, iri kampana biberleri üzerinde yapılan çalışmada. bunların 15-21 C lerde yüksek oranda meyve bağladıkları ve dolayısıyla çok iyi sonuç verdikleri görülmüştür. Bunun yanında sıcaklık 15 C nin altına düştüğü ve 32 C nin üzerine çıktığı durumlarda da sonuç iyi olmamıştır. Diğer taraftan acı ve tatlı biberler üzerinde yapılan çalışmalarda, acı biberlerin tatlı biberlere nazaran fazla olmamak şartlıyla yüksek sıcaklığa karşı daha toleransılı oldukları belirlenmiştir. Biberlerin gün uzunluğuna karşı nötr oldukları, bununla birlikte, ışık şiddetinden kısmen hoşlandıkları görülür. Işık yoğunluğunun düşmesi bitkilerde bol yapraklı bir görünüm kazandırır. Çiçek tomurcuklarının oluşumu durur. Meyve verimi azalır. Buna karşılık, ışık şiddetinin artması meyve oluşumu artırır. Biberler ışık ve sıcaklık yanında nemden de hoşlanır. Kuru bir ortamda iyi gelişmez. Biberler hiçbir zaman susuz bırakılmamalıdır. Toprakta devamlı % 60-70 nem bulunmalıdır. Sudan hoşlanması yanında, fazla suya karşı kökler duyarlıdır. Çabuk çürür ve hastalanır. Suyun azalması ile meyveler küçük kalır ve irileşmez. Çoğu kez çiçek silkmeleri görülür. Aynı durum suyun düzgün verilmemesi, yani bir bol sulamadan sonra, bitkiyi uzun süre susuz tutup tekrar bol su vermekle de ortaya çıkar. Genelde toprak istekleri fazla değildir. Kökler narin yapıda olduklarından ağır, killi, havasız, su tutan topraklarda yetişmez. Buna karşın kumlu topraklarda, su ve besin maddesi temin edildiğinde sonuç olumludur. Biberler tınlı-kumlu, tınlı-hafif killi, organik maddesi zengin topraklar üzerinde en iyi gelişmeyi ve verimi verir. Toprak pH’sının 6.0-6.5 olmasını ister.
Yetiştirme Tekniği
Biber tohumları viyollere ekilir. Birçok yetiştiricinin yaptığı gibi serpme ekim yapılması önerilmez. Çünkü bakım işlerinin kolaylığı ve fidelerin pişkin olarak yetişmesi için viyollere ekim tercih edilmelidir. Viyollere standart tohum kullanırken 3-4, hibrit tohum kullanırken 1 adet tohum tohumun 2-3 katı derinliğe ekilir. Tohum ekim zamanı bölgelere göre değişir. Fidelerin açıktaki yerlerine dikim zamanı göz önünde tutularak tohum ekim zamanı belirlenir. 10-15 günde tohumlar çimlenerek çıkışlar başlar. Fideliğin gece sıcaklığının 10 C gündüz ise 20-25 C nin altına düşmemesi gerekmektedir. Viyolede tohum çıkışının iyi olması için toprak neminin korunması gerekmektedir. Fazla nemi olduğu zaman ise tohumlarda çürümeler meydana gelmektedir. Fidelilerde yapılacak bakım işleri; ot alma, zamanında sulama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadeledir Biber yetiştirilecek arazi belirlenen gübrelerle gübrelenir, toprak işlemesi yapılır. Biberler düzenli sulanarak yetiştirildiklerinden ve karık usulü sulama yapıldığından yetiştirme yerinde masuralar hazırlanır. Özellikle kök boğazı yanıklığı hastalığına karşı (Phytophtora capsici Leonian) en etkin kültürel önlem damla sulama yapılmasıdır. Böylece hastalığın su ile yayılması önleneceğinden etkin bir mücadele edilmiş olur. Bunun için tek veya çift sıralı yetiştirme yapılacağına göre: tek sıralı yetiştirmelerde 0.25-0.30 m genişliğinde. çift sıralı yetiştirmede ise 0.40-0.60 m genişliğinde ve uygun uzunlukta masuralar hazırlanır. Sıra üzeri aralık ise çeşide ve bölge şartlarına göre 0.20-0.50 m olabilir. Don tehlikesi tamamen kalktıktan ve sıcaklık 15 C civarında olduğu zaman dikime başlanır. Biber fideleri domates ve patlıcan fideleri kadar hassas olmadıklarından topraksız olarak da dikilebilirler. Fideler kök bölgesi seviyesine kadar toprağa dikilmelidir. Derin dikimler birçok hastalığın daha ilk dikimde bitkilere zarar vermesine neden olmaktadır. Fidelerin köklerinin zedelenmeden çıkarılmasına özen gösterilir. Fidelerin kolay sökümünü sağladığı için sökümden önce sulanması gerekmektedir. Viyollere tek tohum atılmış olanlarda ise viyolden fideler toprağı ile çıkarılarak dikimleri yapılır. Hastalığın olduğu yerlerde bu dikim sistemi önerilmez. özellikle (Phytophtora capsici Leonian) biberde kök boğazı yanıklığı hastalığı görülen yerler için bu dikim sistemi önerilmez. Toprağında hastalık bulunan bölgelerde en uygun sulama damla sulamadır. Fideler açıktaki yerlerinde gelişmeye başladığı andan itibaren yapılacak bakım işleri başlar. Dikimden yaklaşık 20 gün sonra birinci, bundan 3-4 hafta sonra ikinci, bundan 3 hafta sonra da üçüncü çapa yapılır.
SU İSTEKLERİ
Biber suyu çok seven bir bitkidir. Optimum toprak nemi tarla kapasitesinin % 70-80 civarında, hava oransal neminin % 60-70 civarında olması istenir.
Nemli şartlarda kök aktivitesi artar.
Nem yetersiz olduğunda büyüme yavaşlar, gövde odunlaşır, meyve tutumu azalır, meyveler küçük kalır ve çiçek dökümleri meydana gelir.
Uzun süre su verilmezse önemli ölçüde verim kaybı olur.
Suyun düzenli ve belirli aralıklarda verilmesi gerekmektedir. İlk çiçeklenme başladığı dönemlerde bitkiler kuraklığa oldukça duyarlıdır. Bu sebeple bu dönemde sık aralıklarla hafif sulamalar yapılabilir.
Kökler fazla suya da çok duyarlıdır. Çabuk çürür ve hastalanır.
Saçak kök yapısı nedeniyle biber az ve sık su ister.
Meyveye bağlama zamanı aşırı yağışlar cılız meyve bağlamaya neden olur. Meyveler antraknoz hastalığına karşı hassaslaşır.
Sıcak havalarda, kumlu topraklarda her 2-3 günde bir, ağır topraklarda 3-7 günde bir sulama yapılmalıdır.
FİDE YETİŞTİRME
Tohumların çimlenme oranının % 100 olması istenir. Hibrit tohumlarda çimlenme oranının % 97’den az olmaması istenir. Standart biber tohumlarında % 80’lerin altına düşmemesi istenir. Bu nedenle 1 dekara gereken fide için tohumların çimlenme oranı göz önüne alınarak belirli oranlarda fazla ekim yapmak gerekir.
Fide yetiştiriciliği çiftçinin kendi imkanlarıyla ve günümüzde oldukça yaygınlaşan hazır fide yetiştiren kuruluşlar tarafından yapılmaktadır.
Çiftçiler kendi yetiştireceği fide için ortam olarak genellikle çiftlik gübresi, torf, kompost, toprak, kum gibi ortamlar kullanırlar.
Fide yetiştiren kuruluşlar genellikle torf, perlit, vermikulit gibi materyaller kullanırlar. Fide yetiştirme ortamı materyallerinin havalanma ve drenaj özelliği iyi olmalı, pH=6-7 oranında olmalı, hastalık zararlı ve yabancı ot tohumlarından arı olmalıdır.
Hayvan gübresi, kum ve toprak karışımlarında 1:1:1 oranı veya 2:1:1 oranı uygulanmalıdır. Hayvan gübresi iyice yanmış ve elenmiş, kum elenmiş dere kumu, toprak elenmiş tınlı bahçe toprağı olmalıdır.
Tohumlar önce sıcak yastıklara ve kasalara ekilir.
Tohumlar çimlenip ilk gerçek yapraklar görüldükten sonra plastik torbalara şaşırtılır.
6-7 yaprak olunca araziye şaşırtılır.
Viollere de ekim yapmaktadırlar ve tohumlar direkt olarak ekilmektedir. Viollerde yetişen fideler doğrudan araziye dikilir. Son yıllarda çiftçilerimiz fideyi kendisi üretmek yerine hazır fide kullanımına yönelmektedirler.
Hazır fide, işçilikten tasarruf sağlar, tohum kaybı söz konusu değildir, çiftçimiz direkt fide olarak temin eder.
Hazır fideler hızlı büyür standart boyda olurlar dikim yapıldığı zaman hepsi aynı anda çiçeklenme gösterir. Bu nedenle verim artar, erkencilik söz konusudur.
BİBER ÇEŞİTLERİ
Türkiye’de yetiştirilen biber çeşitleri şekil ve kullanım amaçlarına göre 5 grup altında toplanır.
Dolmalık Biberler,
Sivri Biberler,
Çarliston Biberler,
Sanayiye Uygun Biberler,
Küçük Meyveli,
Acı Biberler.
FİDE DİKİMİ
Tarlada fidelerin yerlerine dikilmesi için toprağın 20-30 cm derinlikte iyice işlenmesi ve ufalanması gerekmektedir.
Sulama salma olarak yapılıyorsa suyun bitki kök boğazına değmesi istenmez. Kök boğazı hastalıkları meydana gelir.
Suyun özellikle damlama sistemleriyle verilmesi arzu edilir. Biberlerde düz alana dikimden ziyade sırta dikim yapılmalıdır.
Bunun için tarla sürüldükten sonra tahta ve masuralar yapılır. Tahtalar 80-120 cm, masuralar 40-60 cm genişlikte olur.
Tahtalara 2-4 sıra, masuralara ise tek veya çift sıra dikim yapılır. Fideler sıra arası 60-80 cm, sıra üzeri 30-50 cm olarak dikilir.
SULAMA
Sulamanın amacı, bitki gelişmesi için gerekli olan fakat doğal yollarla karşılanamayan suyu, en kolay ve randımanlı bir şekilde kök bölgesinde depolamaktır.
Toprak neminin tarla kapasitesi altına düşmesine fırsat vermeden sulama yapılmalıdır.
Sulama salma su olarak verilecekse az az ve sık sulama, damlama sulama ile verilecekse ölçülü olarak, kimyasal gübrelerin eriyik halinde sistem içerisinde toprağa verilmesi sağlanmalıdır.
Biberin kök sistemi zayıf olduğundan, aşırı sulamalar besin maddelerinin yıkanmasına ve Phytophtoro Capsisi (kök boğazı yanıklığı) hastalığına neden olur. Yağmurlama sulama hem tozlanmayı olumsuz etkiler hem de hastalıklar açısından olumsuzdur.
Karık sulama yapılacaksa karık boylarının kısa tutulması gerekmektedir.
Damlama sulama yapılacaksa her iki sıra için bir lateral boru veya her sıra için bir lateral boru kafidir. Damlatıcılar kumlu topraklarda 40-50 cm, orta ağır topraklarda 75-90 cm.ye kadar aralıklarla olabilir.
Damlama sulama yapılmıyorsa, dikimden bir süre sonra çift sıra dikimde, dar olan sıra aralarına sulama arkları açılmalıdır.
Karık usulü sulamada suyu masura sırtlarına, kök boğazına kadar yükseltmemek, suyu masuraların yarı yüksekliğine geldiğinde kesmek gerekmektedir.
İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © 2020 NİL TARIM