Erik & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Bakımı, Hastalık , Zararlıları, Besin Noksanlığı ve Bitki Beslemesi
E rik türlerinin iklim istekleri birbirinden farklıdır. Mevcut türler içerisinde değişik iklim koşullarına en iyi uyabilen P. cerasifera'dır. Avrupa erikleri (P. domestica) kışı nisbeten soğuk geçen soğuk ılıman iklim meyvesidir. Japon erikleri (P. salinica) soğuk geçmeyen bölgelerde iyi sonuç verir. Kış mevsiminde soğuklara dayanıklı olan eriklerde soğuğa olan dayanıklılık ilkbaharda havaların ısınmasıyla azalmaya başlar. Çiçeklenme devresinde duyarlılık iyice artar. Eriklerde taç yaprağının ucu görülen kapalı tomurcukların -3.1 ile -1.1 0C ye; açmış çiçeklerin -2.2 ile 0.6 C ye ; genç meyvelerin -1.1 ile -0.6 C ye dayandığı bilinmektedir. Kış dinlenme süresi bakımından Avrupa erikleri +7.2 C 'nin altında 1000 saatten fazla bir soğuklama süresi isterler. japon eriklerinde ise bu süre 600 saat kadardır.
K endine verimli çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman eğer bahçede birkaç çeşidin yer alması isteniyorsa her çeşit bir blok halinde bahçeye yerleştirilmelidir. Kendine kısmen verimli veya kendine kısır çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman çeşitlerin birbirini tozlayacak şekilde dikilmesi zorunludur. Tozlayıcı oranı 1/9 oranında olmalıdır. İkiden fazla çeşitlerle kurulacaksa çeşitler 2'şer 3'er sıra halinde dizilmelidir. En uygun tozlayıcı çeşit seçilirken çeşidin iyi özellikleri yanı sıra çiçek açma zamanlarının birbirlerini tozlayacak şekilde uygun gelmesine, çiçek tozlarının yüksek çimlenme gücüne sahip olmasına ve karşılıklı tozlanma sonucu yüksek oranda meyve tutumu meydana getirecek çeşitlerin seçilmesine özen gösterilmelidir. Tozlayıcı sayısı, tozlayıcı çeşidin ekonomi ve pazarlama yönünden amaca uygun bir çeşit olup olmamasına göre ayarlanmalıdır.
NOKSANLIKLAR
Bitki besin noksanlığı görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene toprak analizlerinizi yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz. Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza verdiğiniz de, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı hep birlikte daha sağlıklı planlama yapabiliriz.

“Noksanlık görüldüğünde, aşağıdakilerden ürünlerimizden uygun olanını kullanınız veya arayın seçmenize yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK IÇIN, ILK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN ITIBAREN DÜZENLI KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI

Erikte çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur.
Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır.
Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar.
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur. Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
Taş çekirdekli meyvelerin meyve etlerinde kararmalar görülür.
Erik ağaçları çeşitlerine göre çinko noksanlığını duyarlık bakımından aralarında büyük farklılıklar gösterirler.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI

Erikte fosfor noksanlığında yapraklar küçük, koyu yeşil renkli, bronz veya mor lekeli olurlar.
Yaprak sapları kırmızımsı renkli olup dal ile bağlantıları dar ay yapacak şekilde dik dururlar.
Seyrek bir yaprak sistemi vardır. Yaşlı yaprakların kenarlarında koyu kahve nekrozlar oluşur.
Erken yaprak dökümü görülür.
Çiçek ve meyve sayısı azdır.
Meyveler küçük kalır ve olgunlaşmadan dökülür.
Meyveler cansız donuk renkli, sert ve sık bir dokuya sahip olup, tatsızdırlar.
Fosfor miktarı azota oranla aşırı fazla olduğu takdirde de meyve eti yine kaba dokulu olur.
Bitkide enerji transferi yapan ATP bu bileşiklerin en önemlilerindendir.
Fosfor, bitkide genetik özellikleri belirleyen DNA `nın oluşumu için de gereklidir.
Kısaca açıklanan bu nedenlerden ötürü fosfor, bitki besinleri arasında önemli bir yere sahiptir.
Fosfor, enerji molekülleri ve nükleik asitler için gerekli olduğu için tüm bitkilerde önemli bir besindir.
Elma ağaçları lüzumlu fosforu kuvvetli kökleri ile topraktan almak iktidarındadır.
Fosfor ağacın büyümesine ve mahsulün artmasına yarar.
Pek az hareket eden bir eleman olması dolayısıyla fosforlu gübreleri köklerin bulunduğu sahaya vermek hususuna dikkat edilmelidir.
Karmaşık toprak işlemi, toprağa uygulanan fosforun kullanılabilirliğini etkilemekte ve birçok toprak fosforu 'bağlayabilmekte, bitkileri kullanılamaz hale getirmektedir.
Toprağınızın bunu yapabilme kabiliyeti, ürünler ve meralar için gereksinimleri belirlerken ölçülmelidir.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI

Erik ve koyu kahverengi yaprak klorozu ve potasyum eksikliği kuru bölgelerinin kenarlarında ortaya çıkacaktır.
Bunun aksine, yapraklar ağaç üzerinde çok uzun süre bu durumda kalabilir.
Meyveleri küçük ve soluk, kalın tenli olur. Şeker miktarı küçük ve ekşi bir tat olacaktır.
Tencerede bir erik ağacının olmaması ilk önce yaprakları sararmaya başlar, daha sonra yapraklar tamamen kuru kahverengi ölüdür.
Kurak yılda potas eksikliği daha zararlı olacaktır.
Potasyum ağacı fotosentezi, nişasta ve şeker yapmanın etkisi olan bir elementtir.
Çiçekler, gözlerin oluşumunda rol oynadığı için potasyum periyodikliğini önler.
Erikte potasyum noksanlığında yaprakların kenarlarında esmer ve kahve renkli kloroz oluşur ve bu bölgeler kurur.
Buna karşılık yapraklar bu haliyle ağaç üzerinde çok uzun süre kalabilirler.
Meyveler küçük ve soluk, kalın kabuklu olurlar.
Seker miktarı az ve tadı ekşi olur.
Erik ağaçlarında potas eksikliğinde evvela yapraklarda sararma başlar, sonra kahverengi olan yapraklar tamamıyla kuruyup ölür.
Kurak senelerde potas eksikliği daha fazla zararlı olur.
Potasyum ağaçların fotosentez, nişasta ve şeker yapmasında tesiri olan bir elemandır.
Çiçek gözlerinin teşekkülünde rol oynadığı için dolayısıyla potasyum periyodisiteyi önler.
Semptomlar yaşlı bölgeye marjinal kloroz ile başlar ve iç bölgeye doğru yayılır.
Yaprak damarları ve bunlar boyunca bir dikiş yeşil kalır.
Devam eden eksiklikle, yaprak kenar boşlukları koyu kahverengi, kesinlikle sınırlandırılmış kavrulma gösterir.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI

Erikte azot noksanlığında, yapraklar küçük, dar, açık yeşil renkli olur.
Yaşlı yapraklar sarımsı portakal renkli veya kırmızımsı mor renkli olabilir ve erken dökülürler.
Yaprak sapları dal ile dar açı oluşturacak şekilde bir görünümdedir, ince ve kısadır ve eğer noksanlık çok şiddetli ise sapları öldüğü görülür.
Sürgün gelişimi zayıftır.
Tomurcuk ve çiçek sayısı az, çiçeklerin döllenme suresi kısadır.
Meyveler olgunlaşmadan renklenirler.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI

Eksiklik yeni yaprak büyümesinde karakteristik klorotik sararmaya ve bazen ağarmaya neden olur.
Yaprak damarları yeşil kalır.
Klorozun şiddeti sürgünün ucundaki en genç yapraklara doğru artar.
Ciddi eksiklikler altında yaprak kavrulması meydana gelir.
Demir eksikliği Sorunlar, yüksek pH'lı kireçli topraklarda, Ca ve Mg karbonat bakımından zengin veya toprakların su ile tıkandığı yerlerde daha yaygındır.
Erikte Demir noksanlığı halinde ortaya çıkan belirtiye kloroz yada sarılık denir.
Araz kendisini daha çok kireçli ve besin bakımından zayıf topraklarda gösterir. Bilhassa yağışlı mevsimlerde araz şiddetlenmektedir.
Kloroz’un demir noksanlığından ileri geldiği durumlarda yaprak damarları yeşil, buna mukabil damarlar arası doku sarıdır.
Belirti genç yapraklarda başlar, yaşlı yapraklara doğru ilerler.
Böyle yaprakların kenarlarında zamanla kırmızımtırak veya kahverengi kurumalar oluşur.
Fotosentezin aksaması nedeni ile gelişme yavaşlar, verim düşer ve neticede ağaç ölebilir.
Kloroz, bitki bünyesine alınan ihtiyaç fazlası kirecin, bitki bünyesinde bulunan serbest demirin tutmasından ileri gelir.
Klorofil teşekkülünde katalizatör olarak görev yapan demir, kireç tarafından tutulduğu hallerde bu görevi yapamaz.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI

Erikte magnezyum noksanlığında özellikle uzun sürgünlerin yaşlı yapraklarında, damar aralarında, gayri muntazam şekilli, açık yeşil, sarı bazen grimsi yeşil renkli lekeler oluşur.
Damar arası lekeler bazı durumlarda yaprak kenarlarına kadar genişler.
Lekeler hızla kırmızımsı kahverengi nekrozlara dönüşür.
Yapraklar daha sonra solar, kıvrılır, kurur ve erken dökülür.
Meyveler tatsız ve kokusuz olurlar.
Delicious çeşidi Erikler magnezyum noksanlığına fazla duyarlıdırlar.
İntraveinal kloroz ve parlak sararma önce yaşlı yaprak kenarlarında ve uçlarında gelişir ve ana damara geri yayılır.
Yapraklar genellikle yeni sezonun büyümesinde karakteristik bir balıksırtı kloroz paternine sahiptir.
Semptomlar normal olarak en geç mevsimde meyve dolgusu sırasında ortaya çıkar.
Şiddetli durumlarda, yapraklar kıvrılır, ölür ve erken düşer, dalların ucunda birkaç püsküllü yaprak bırakır.
Sebepler
Magnezyum eksikliği Magnezyum eksikliği, daha hafif renkli küçük yaprakların yanı sıra zayıf çiçeklenme, azaltılmış meyve boyutu ve önemli meyve damlasına yol açan fotosentezin azalmasına neden olur.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI

Erik yetiştiriciliğinde mangan noksanlığı simptomları birbirlerine benzerlik gösterir.
Hafif ve orta derecede noksanlık halinde, genç yapraklarda, damar aralarında hafif renk açılması ortaya çıkar.
Bu renk açılması oldukça hafif olup, ancak, yaprak ışığa tutulduğunda görülebilir derecededir.
Noksanlığının daha şiddetli olması halinde renk açılması artar ve yaprak ağ görüntüsü alır.
Daha sonraki aşamada, için yaprak yüzeyini beyazımsı sarı renkli noktalar kaplar.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI

Yeni dallar pürüzlü ve kabarıktır.
Eski dallar çatlar ve bölünür.
Bor eksikliği Semptomlar çoğunlukla meyve veya ağaç dallarında bulunur, yetersiz malzeme şiddetli olmadığı sürece yapraklarda çok az eksiklik belirtisi bulunur.
Bor eksikliği Semptomlar çoğunlukla meyve veya ağaç dalında bulunur, yetersiz malzeme şiddetli olmadığı sürece yapraklarda çok az eksiklik belirtisi bulunur.
Erikte bor noksanlığı benzer zararlanmalar yaparlar.
Çiçek soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar.
Fakat bu haliyle düşmeyip bir süre dalda dururlar.
Don zararları aynı görüntüyü yaratmakla beraber, don etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler.
Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir.
Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar.
Ancak yapraklarda kloroz görülmez. Erik ve armut meyvelerinde büyük şekil bozuklukları ve iç ve dışta mantarlaşmalar görülür.
Meyveler normalden küçüktür ve bazen çatlamalar olur.
Bor noksanlığından ileri gelen dış mantarlaşmalar, kalsiyum noksanlığın dan ileri gelen acı benek hastalığı ile karıştırılmamalıdır.
Acı benek dalda ya çok geç dönemde veya daha çok hasattan sonra, depolama sırasında ortaya çıkar.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KALSİYUM NOKSANLIĞI

Toprak çözeltisinden kalsiyum iyonlarının alınıp yukarı taşınması kök uçları vasıtasıyla olmaktadır.
Bu nedenle yeni köklerin oluşumunu engelleyen düşük sıcaklık, yetersiz havalanma gibi faktörler kalsiyum alımını engelleyerek noksanlığa neden olabilir.
Bu nedenle daha önce absorbe edilmiş olan kalsiyumun meyve oluşum döneminde floemde taşınarak meyveye ulaşması güçtür.
Meyve olumu devresinde topraktan kalsiyum iyonlan alınarak ksilem yolu ile meyveye ulaşmadığı takdirde meyvelerde kalsiyum noksanlığı zararları görülebilecektir. Meyveler de görülen kalsiyumun noksanlığı zararlarını önlemek için ona uygun yöntem, Ca nın doğrudan meyveye yaprağa püskürtülmesidir.
Ancak bu işlem, döllenmeden sonra meyvelerin büyüme döneminde yapılmalı ve birkaç kez tekrarlanmalıdır.
Bu şekilde meyvelerde kalsiyum noksanlığına bağlı zararların ortaya çıkması önlenebilir.

BİTKİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BAKIR NOKSANLIĞI

Yaşlı yapraklar koyu yeşile döner ve damarlar arasında sarımsı yeşilden sarıya doğru ilerler.
Ciddi derecede etkilenen bitkiler kenar boyunca yaprak kavrulmasını gösterir.
Yaprakların kenarları 'dalgalı' olabilir ve düşebilir.
Bakır eksikliği Bakteriyel kanser gibi hastalıkları düzeltmek için bakır spreylerin yaygın kullanımı nedeniyle taş meyvesinde eksiklik nadirdir.
Bakır noksanlığının sık görülmeyişinin nedeni, bitkilerin düşük olan ihtiyacını karşılayacak kadar toprakta bakır bulunması, bitkilere verilen birçok zirai mücadele ilacının önemli miktarda bakır içermesi, kullanılan gübrelerin safsızlık olarak bir miktar bakır içermeleri ve hayvan gübrelerinin bakır içermesidir.
Topraksız yetiştiricilikte, yetiştirme ortamına yeterli miktarda bakır verilmediği takdirde bakır noksanlığı görülecek ve bitki normal gelişmeyecektir. Genel bir ortalama olarak yapraklarda 5 ppm bakır yeterli olmaktadır.

Amaca uygun bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması halinde, 2 sıra ana çeşide 1 sıra tozlayıcı yeterlidir. Üretim amacına uygun olmayan bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması zorunluluğu varsa 8 ana ağaca 1 tozlayıcı olacak şekilde bahçe kurulmalıdır.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DİKİM ŞEKLİ VE ZAMANI

Kendine verimli çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman eğer bahçede birkaç çeşidin yer alması isteniyorsa her çeşit bir blok halinde bahçeye yerleştirilmelidir.
Kendine kısmen verimli veya kendine kısır çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman çeşitlerin birbirini tozlayacak şekilde dikilmesi zorunludur.
Tozlayıcı oranı 1/9 oranında olmalıdır.
İkiden fazla çeşitlerle kurulacaksa çeşitler 2'şer 3'er sıra halinde dizilmelidir.
En uygun tozlayıcı çeşit seçilirken çeşidin iyi özellikleri yanı sıra çiçek açma zamanlarının birbirlerini tozlayacak şekilde uygun gelmesine, çiçek tozlarının yüksek çimlenme gücüne sahip olmasına ve karşılıklı tozlanma sonucu yüksek oranda meyve tutumu meydana getirecek çeşitlerin seçilmesine özen gösterilmelidir.
Tozlayıcı sayısı, tozlayıcı çeşidin ekonomi ve pazarlama yönünden amaca uygun bir çeşit olup olmamasına göre ayarlanmalıdır.
Amaca uygun bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması halinde, 2 sıra ana çeşide 1 sıra tozlayıcı yeterlidir.
Üretim amacına uygun olmayan bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması zorunluluğu varsa 8 ana ağaca 1 tozlayıcı olacak şekilde bahçe kurulmalıdır.
Ayrıca bahçe kurulurken tek çeşit kapama bahçe yerine birden fazla çeşit kullanılması meyve miktar ve kalitesini olumlu yönde etkilediğinden her zaman tercih edilmelidir.
Kışı ılıman geçen ve en fazla yağışlı olmayan bölgelerde fidanlar Kasım-Aralık ayından itibaren dikilebilirler.
Dikim ilkbahar gelişme devresinin başlamasına kadar devam edilebilir.
Kışı yağışlı veya soğuk geçen bölgelerde ise dikim ilkbahar mevsiminin başında yapılır
ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE TOPRAK İŞLEME

Yağışlı bölgelerde çayır bitkileri kullanarak bahçelerde devamlı bir örtü bitkisi bulundurulur.
Örtü bitkisi büyüyünce biçilirler. Yağışı az bölgelerde, erik bahçeleri devamlı olarak temiz tutulmaya çalışılır.
Böyle bölgelerde bahçeler sonbaharda sürülür.
İlkbaharda toprak tava gelince Şubat sonu veya mart içinde ikinci kez sürülür.
Mayıs ayında yapılan üçüncü sürümden sonra sulama kanalları açılır.
Ağaçların dipleri çapayla işlenir. Sulama nedeniyle yazın bahçeler otlanırsa sulama kanallarını bozmamak için toprağı sürmek yerine ot biçimi tercih edilmelidir.
Erik kökleri toprak yüzeyine yakın bir kısımda yayılmış olduğundan derin toprak işlemesinden kaçınılmalıdır.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE SULAMA

Yıllık yağış miktarı 750 mm'yi geçen bölgelerde erikleri sulamadan da yetiştirilebilirler.
Yağış miktarı bu rakamın altına düşen yerlerde sulamanın yapılması zorunludur.
Erikler saçak köklü olduklarından ve kökler yüzeysel geliştiklerinden bunların su istekleri derin köklü meyve türlerine göre daha fazladır.
Mevcut türler arasında P. cerasifera türleri kuraklığı en fazla dayanır.
Ege bölgesinde erik bahçeleri mayıs ayının ikinci yarısından itibaren sonbahar yağışlarına kadar geçen süre içinde 8-12 günde bir sulanır.
Sulama çeşitli şekillerde yapılır.
Sulama karık, çanak, tava yöntemi veya karık-çanak, kombinasyonları şekillerinden birisi kullanılır.
Sulama sistemi toprağın özelliğine, su kaynağının zenginlik durumuna göre seçilir.
Damlama sulama ve mini yağmurlama sistemleri de günümüzde uygulamaya girmiştir.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ANAÇLAR

Anaç kalem üzerine;
ağaç şekli ve büyüklüğü, çeşitli toprak ve iklim şartlarına adaptasyonu, mahsule yatma ve mahsül kalite ve kantitesi, çeşitli hastalık ve zararlılara dayanıklılık yönünden etki etmektedir.
Meyve yetiştiriciliğinde kullanılan anaçlar üretilme şekline göre generatif ve vejatatif olarak iki grupta toplanır.
Erikler için anaç olarak muhtelif erik türlerinin çöğür ve klon anaçları ile şeftali, kayısı ve badem çöğür anaçları kullanılmaktadır.

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MEYVE SEYRELTMESİ

Japon erikleri ile bazı can eriklerinde bir çiçek tomurcuğundan 1-3 çiçek meydana geldiğinden aşırı yüklenme olmaktadır.
Seyreltme elle yada kimyasal maddelerle yapılır. Haziran dökümünden sonra uygulanır.
Diğerlerinde ise genç meyve dökümü sona erince yapılmalıdır.
Yeşil olarak tüketilen can erikleri de ağaçlardaki meyveler aralıklı olarak hasat edildiğinden her meyve toplama, seyreltme yerine geçer.
Eriklerde kimyasal maddelerle seyreltme Eriklardaki kadar başarılı olamamıştır.
Kimyasal maddelerin bir kısmı DNOC'li bileşiklerdir.
Bu etkili maddeye sahip Elgetol, ağaçlara %70-80 çiçeklenme devresinde püskürtülür.
Bundan başka bu amaçla kireç sülfür de denenmiştir.
Bu kimyasal madde %6-7 konsantrasyonunda ve % 50-60 çiçeklenme safhasında ağaçlara atılır.

HASAT

En iyi toplama olgunluğu; meyvelerin ağaçta tam iriliklerini, renklerini aldıkları, tam tatlılaştıkları ve eti gevrek olduğu zamandır. Ana ağaç üzerinde olgunluğun bu kadar ilerlemesi yakın pazarlar için toplanacak meyvelerde söz konusudur. Uzak pazarlar için ise hasat daha erken yapılmalıdır.
Eriklerde hasat zamanı, üst ve zemin renkteki değişime meyve eti sertliğine, suda eriyen kuru madde miktarına bakılarak veya tam çiçekten hasada geçen süreye bakılarak tayin edilir.
Kurutmalık erik meyveleri ise ağaçlar üzerinde aşırı derecede olgunlaşıp bir miktar suyunu uçurup, buruştuktan sonra hasat edilirler. Buruşan eriklerin bir kısmı ağaçların dibine düşer. Bunlar yerlerden toplanır.
Ağaçta kalan meyvelerde elle veya makine ile hasat edilirler.

DEPOLAMA

Erikler en uygun olarak 0 C veya -0.5 C'de saklanırlar.
Bu sıcaklık derecesinde Avrupa eriklerini 3-4 hafta, Japon eriklerini de 7-8 hafta saklamak mümkün olur.
Düşük sıcaklık derecesinde iç kararması yapan erikleri kontrollü atmosfer koşullarında 4-8 C de yukarıda belirtilen sürelerde saklamak mümkündür.
Erikler çeşitli bir tür grubudur.
Ticari olarak önemli erik ağaçları orta büyüklüktedir, genellikle 5-6 metre yüksekliğe kadar budanır.
Ağaç orta sertliktedir. Budama olmadan, ağaçlar 10 metre arasında, yükseklik ve genişlik olarak 12 metreye ulaşabilir.
Dünyanın farklı bölgelerinde farklı aylarda çiçek açarlar; örneğin, Tayvan'da yaklaşık Ocak ayında ve İngiltere'de Nisan başında.
Meyveler genellikle orta büyüklükte, çapları 2 ila 7 santimetre arasında, küresel ila ovaldir. Meyve eti sert ve suludur.
Meyvenin kabuğu pürüzsüzdür, ete yapışan doğal mumsu bir yüzeye sahiptir. Erik bir drupe, yani etli meyvesi tek bir sert tohumu çevreliyor.
Erken ilkbaharda çiçek açtığında, bir erik ağacı çiçeklerle kaplanacak ve iyi bir yılda çiçeklerin yaklaşık% 50'si tozlaşacak ve erik haline gelecektir.
Hava çok kuru ise, erikler belirli bir aşamayı geçmeyecek, ancak yine de küçük, yeşil tomurcuklar varken ağaçtan düşecekler ve makul olmayan bir şekilde ıslaksa veya erikler olgunlaştıklarında hasat edilmezlerse, meyve kahverengi çürük olarak adlandırılan bir mantar durumu geliştirebilir.
Kahverengi çürük toksik değildir ve etkilenen bazı bölgeler meyveden kesilebilir, ancak çürük hemen yakalanmazsa meyve artık yenilmez.
Erik, Kasım güvesi, söğüt güzelliği ve kısa pelerinli güve de dahil olmak üzere bazı Lepidoptera larvaları tarafından bir gıda bitkisi olarak kullanılır. Erik meyvesinin tadı tatlıdan tart'a kadar değişir; cildin kendisi özellikle tart olabilir.
Sulu ve taze yenebilir veya reçel yapımında veya diğer tariflerde kullanılabilir.
Erik suyu erik şarabı olarak fermente edilebilir.
Orta İngiltere'de erik jerkum olarak bilinen elma şarabı benzeri bir alkollü içecek eriklerden yapılır.
Kurutulmuş, tuzlanmış erikler, bazen saladito veya salao olarak bilinen bir atıştırmalık olarak kullanılır.
Kurutulmuş eriklerin çeşitli lezzetleri dünya çapında Çin marketlerinde ve özel mağazalarda mevcuttur.
Standart kuru erikten çok daha kuru olma eğilimindedirler. Krem, ginseng, baharatlı ve tuzlu yaygın çeşitleri arasındadır.
Meyan kökü genellikle bu eriklerin lezzetini yoğunlaştırmak için kullanılır ve traş buz veya baobing için tuzlu erik içecekleri ve soslar yapmak için kullanılır.
Turşu erikleri, Asya ve uluslararası özel mağazalarda bulunan başka bir koruma türüdür.
Kuru erik çekirdek yağı erik çukurun etli iç kısmından elde edilir.
Ticari olarak mevcut olmasa da, erik ağaçlarının ahşabı hobiler ve diğer özel ağaç işçileri tarafından müzik aletleri, bıçak sapları, kakmalar ve benzeri küçük projeler için kullanılır.

TÜRLER

Eriklerin birçok türü vardır ve taksonomistler sayı bakımından farklılık gösterir.
Taksonomiste bağlı olarak, 19 ila 40 erik türü vardır. Bu çeşitlilikten sadece iki tür, hekzaploid Avrupa erik ( Prunus domestica ) ve diploid Japon erik ( Prunus salicina ve melezler) dünya çapında ticari öneme sahiptir.
Bu ticari olarak önemli türlerin kökeni belirsizdir, ancak ata olarak P. cerasifera ve muhtemelen P. spinosa'yı dahil etmiş olabilir. Diğer erik türleri çeşitli Avrupa, Asya ve Amerika'da ortaya çıkmıştır.
Erikler çeşitli bir tür grubudur.
Ticari olarak önemli erik ağaçları orta büyüklüktedir, genellikle 5-6 metre yüksekliğe kadar budanır.
Ağaç orta sertliktedir.
Budama olmadan, ağaçlar 10 metre arasında, yükseklik ve genişlik olarak 12 metreye ulaşabilir.
Dünyanın farklı bölgelerinde farklı aylarda çiçek açarlar; örneğin, Tayvan'da yaklaşık Ocak ayında ve İngiltere'de Nisan başında.
Meyveler genellikle orta büyüklükte, çapları 2 ila 7 santimetre arasında, küresel ila ovaldir.
Meyve eti sert ve suludur.
Meyvenin kabuğu pürüzsüzdür, ete yapışan doğal mumsu bir yüzeye sahiptir.
Erik bir drupe, yani etli meyvesi tek bir sert tohumu çevreliyor. Erken ilkbaharda çiçek açtığında, bir erik ağacı çiçeklerle kaplanacak ve iyi bir yılda çiçeklerin yaklaşık% 50'si tozlaşacak ve erik haline gelecektir.
Hava çok kuru ise, erikler belirli bir aşamayı geçmeyecek, ancak yine de küçük, yeşil tomurcuklar varken ağaçtan düşecekler ve makul olmayan bir şekilde ıslaksa veya erikler olgunlaştıklarında hasat edilmezlerse, meyve kahverengi çürük olarak adlandırılan bir mantar durumu geliştirebilir.
Kahverengi çürük toksik değildir ve etkilenen bazı bölgeler meyveden kesilebilir, ancak çürük hemen yakalanmazsa meyve artık yenilmez.
Erik, Kasım güvesi, söğüt güzelliği ve kısa pelerinli güve de dahil olmak üzere bazı Lepidoptera larvaları tarafından bir gıda bitkisi olarak kullanılır.
Erik meyvesinin tadı tatlıdan tart'a kadar değişir; cildin kendisi özellikle tart olabilir.
Sulu ve taze yenebilir veya reçel yapımında veya diğer tariflerde kullanılabilir.
Erik suyu erik şarabı olarak fermente edilebilir. Orta İngiltere'de erik jerkum olarak bilinen elma şarabı benzeri bir alkollü içecek eriklerden yapılır. Kurutulmuş, tuzlanmış erikler, bazen saladito veya salao olarak bilinen bir atıştırmalık olarak kullanılır. Kurutulmuş eriklerin çeşitli lezzetleri dünya çapında Çin marketlerinde ve özel mağazalarda mevcuttur.
Standart kuru erikten çok daha kuru olma eğilimindedirler. Krem, ginseng, baharatlı ve tuzlu yaygın çeşitleri arasındadır.
Meyan kökü genellikle bu eriklerin lezzetini yoğunlaştırmak için kullanılır ve traş buz veya baobing için tuzlu erik içecekleri ve soslar yapmak için kullanılır.
Turşu erikleri, Asya ve uluslararası özel mağazalarda bulunan başka bir koruma türüdür.
Kuru erik çekirdek yağı erik çukurun etli iç kısmından elde edilir. Ticari olarak mevcut olmasa da, erik ağaçlarının ahşabı hobiler ve diğer özel ağaç işçileri tarafından müzik aletleri, bıçak sapları, kakmalar ve benzeri küçük projeler için kullanılır.
Türler
Eriklerin birçok türü vardır ve taksonomistler sayı bakımından farklılık gösterir.
Taksonomiste bağlı olarak, 19 ila 40 erik türü vardır. Bu çeşitlilikten sadece iki tür, hekzaploid Avrupa erik ( Prunus domestica ) ve diploid Japon erik ( Prunus salicina ve melezler) dünya çapında ticari öneme sahiptir.
Bu ticari olarak önemli türlerin kökeni belirsizdir, ancak ata olarak P. cerasifera ve muhtemelen P. spinosa'yı dahil etmiş olabilir.
Diğer erik türleri çeşitli Avrupa, Asya ve Amerika'da ortaya çıkmıştır.

ERİK İLAÇLAMA PROGRAMI

SONBAHARDA

YAPRAKLARIN ÇOĞU (3/4'Ü)

DÖKÜLDÜĞÜNDE

BAKTERİYEL KANSER Ağır hasta ağaçlar sökülüp yakılmalıdır. Ağaçlar üzerindeki kurumuş veya belirti bulunan dallar ve gövde üzerinde bulunan kanserler sonbaharda ilaçlamadan önce enfekteli kısmın 30-60 cm altından kesilerek yakılmalıdır. Budamada kullanılan aletler her seferinde % 10 ’luk çamaşır suyuna daldırılarak dezenfekte edilmelidir.
YAPRAK DELEN Hastalık ağacın tomurcuk, yaprak, sürgün ve bazen de meyvelerinde belirti verir. Yapraklardaki ilk lekeler, yuvarlak, 1 mm çapında ve kırmızımsı sarı renktedir. Bu lekeler koyu kahverengileşir ve kuruyarak düşer. Böylece yapraklar, saçma ile delinmiş gibi bir görünüm kazanır. Yaprak delen hastalığı için bu belirti tipiktir. Yapraktaki delinme ve dökülme ile ağaç zayıf düşer. Enfekteli tomurcukların, ilkbaharda parlak, zamklı olması ve kolayca kopmamaları, bunların sağlamlardan ayrılmasını sağlar.

GÖZLER

UYANMADAN ÖNCE

BAKTERİYEL KANSER  
KABUKLU BİTLER San Jose kabuklu bitinin çok yoğun(sıvama) olduğu bahçelerde, kışlık yağlar kullanılarak yapılmalıdır. İlaçlama, ağaçların kış uykusunda olduğu dönemde ve en geç gözler uyanmadan iki hafta öncesine kadar yapılmalıdır.
ERİK KOŞNİLİ Yoğun bulaşıklık olan bahçelerde ağaçlar uyku döneminde iken kışlık yağlardan biri ile mücadele yapılır. Ancak zorunlu olmadıkça veya iki yıl üst üste kış mücadelesi yapılmamalıdır.

ÇİÇEK

TOMURCUKLARI AÇILMADAN ÖNCE

YAPRAK DELEN Hastalıklı tomurcuk ve kanser yarası bulunan dal ve sürgünler budanarak bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Sulama, gübreleme, toprak işlemesi ve budama, iyi bir havalanma ve ağacın kuvvetli gelişmesini sağlayacak şekilde uygulanmalıdır

TOMURCUK TIRTILLARI

Her 10 dekar için temsili olarak seçilecek 5 ağacın değişik yönlerinden 20 'şer (toplam 100) tomurcukta veya bukette gözlem ve sayımlar yapılarak 10-15 larva bulunduğunda mücadeleye karar verilir.
CEP HASTALIĞI Hastalığa yakalanmış meyvelerin şekli ve rengi bozulur, uzun, yassı veya normalden çok daha büyük olurlar. İçlerinde çekirdek bulunmaz, meyve eti gevrek yapıdadır ve renkleri bozuktur. Meyve rengi önceleri sarımsı, zamanla grimsi ve kahverengi olur. Daha sonra esmerleşerek kurur

ÇİÇEKLENME BAŞLANGICINDA

(%5-10 ÇİÇEK)

ÇİÇEK MONİLYASI (MUMYA) Hastalığın görüldüğü bahçelerde ağaçlar üzerindeki tüm kuru dallar budanıp yakılmalı, mumyalaşarak ağaç üzerinde kalmış ve yere düşmüş meyveler toplanarak imha edilmelidir.
TAM ÇİÇEKLENME
BAKLA ZINNI Bakla zınnı erginleri, günün güneşli saatlerinde çok hareketlidir. Bu nedenle, erginlerin az hareketli oldukları sabahın erken saatlerinde, ağaçların altına çarşaflar serilmeli ve ağaçlar kuvvetlice silkelenerek, ergin böceklerin çarşafın üzerine düşmesi sağlanmalı ve düşen böcekler toplanarak öldürülmelidir. Ağaçların altına mavi renkli leğenler yerleştirilir ve bu kaplar yarıya kadar su ile doldurulur. Ergin böcekler, mavi renge yönelerek, kapların içindeki suya düşer. Düşen böcekler, toplanarak imha edilir.
ÇİÇEK MONİLYASI (MUMYA) Hastalık bitkide çiçek, çiçek sapı, meyve ve sürgünlerinde belirti oluşturur. Hastalığa yakalanmış çiçekler kahverengileşir, dal üzerinde kurur ve mumyalaşır. Meyveler olgunlaşmaya yakın belirti verir.

ÇİÇEKLENME

SONUNDA

CEP HASTALIĞI Ağaç üzerinde kalan ve yere dökülen hasta meyveler toplanıp yok edilmeli ve kuruyan sürgünler budanarak yakılmalıdır.
MEYVE TESTERELİ ARILARI Bahçede erken çiçek açan çeşitler üzerinde çiçek taç yaprakları dökülmeye başladığında bir sayım yapılır. Sayımda en az 5 ağaçtan rastgele 30 'ar buket sağlam ve zarar görmüş çiçekler sayılmalıdır. Bulaşıklık oranı % 10 'un üzerinde ise ilaçlama yapılmalıdır.
   

ÇİÇEKLENME

SONUNDA

KIRMIZI ÖRÜMCEKLER

Bahçeyi temsil edecek şekilde seçilen 10 ağaçtan koparılan 100 yaprakta periyodik olarak sayım yapılmalıdır. Yapılan sayımlarda, yaprak başına 8–10 adetin üzerinde kırmızı örümcek bulunması ve doğal düşmanların etkinliğinin çok düşük olması durumunda ilaçlama yapılmalıdır.
YAPRAK BÜKENLER Ağaç başına ortalama 5 adetten fazla yumurta paketi bulunan ve erken ilkbaharda çiçek ve yaprak buketlerinin %5’den fazlası larva ile bulaşıksa kimyasal mücadele yapılır.

HASTALIK

GÖRÜLÜNCE

ARMİLLARİA KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ Hastalık yeni başlamış ise, hasta kökleri kesilip hasta kısımlar kazındıktan sonra bu yerlere %5’lik Bordo bulamacı veya %2’lik Göztaşı ilaçlarından biri fırça ile sürülür, ilaç kuruduktan sonra üzeri aşı macunu veya 750 gram Ardıç katranı+250 gram Göztaşı karışımı ile kapatılmalıdır. Kökler tamamen hasta ise, ince köklere kadar sökülerek kendi çukurunda yakılır, yerine sönmemiş kireç dökülerek kapatılır. Hasta bahçedeki sağlamları korumak için sonbaharda veya ilkbahara girerken ağaçların taç izdüşümleri%5’lik Karaboya,%2’likGöztaşı m2’ye 10 litre ilaçlı su ile ilaçlanmalıdır.

ZARARLI

GÖRÜLÜNCE

DİP KURDU Erginler yabancı otlar arasında saklanabileceğinden ot temizliğine dikkat edilmelidir. Kabuklu bit problemi yoksa, ağaçların gövdesine kireç badanası yapmak, yumurta koymasını azaltacağından faydalıdır. Kabuklu bit problemi varsa kireç badanası yapılmamalıdır. Ağaçlarda Mayısın ilk haftasından başlayarak ergin çıkışı gözlenmelidir. Ağaç altlarında sap dibinden yenmiş taze yaprakların bulunması, ağaç gözlerinin veya taze sürgünlerin kemirilmiş olması, zararlının varlığını gösterir. Böyle ağaçlarda ergin görüldüğünde veya bu ağaçların kök boğazları açılarak incelendiğinde larvalara rastlanırsa mücadelesine karar verilir. Kimyasal mücadele Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında, zararlının yumurtalarını kök boğazı civarında toprağa koyduğu dönemde, her 15 günde bir yapılmalıdır. İlaçlamada, ağacın 1 m yüksekliğe kadar olan gövdeleri ve 1 m çaplı daire içinde kalan kök boğazı civarında toprak yüzeyi ilaçlanmalıdır.

ZARARLI

GÖRÜLÜNCE

KABUKLU BİTLER

Ağaçların çiçeklenme döneminden sonra kontroller yapılarak, San Jose kabuklu bitinin hareketli larvalarının çıkışı izlenir. Hareketli larvalar çıkmaya başladığında birinci, bundan 20 gün sonra da da ikinci, gerekiyorsa üçüncü döllere karşı da ilaçlama yapılmalıdır. Bu zararlıya karşı, Ağustos ayından itibaren ilaçlama yapılmamalıdır
ERİK KOŞNİLİ Kış mücadelesi yapılmadığı veya yeterli olmadığı takdirde, kışlık nimfler ergin döneme geçmeden önce (Mart sonu- Nisan başı) yazlık ilaçlar ile ilaçlama yapılmalıdır.
YAPRAK BİTLERİ Şeftali yaprak bitine karşı; 50 ağaçta 7 bulaşık dal olduğu zaman kimyasal mücadele yapılır. Erik unlu bitine Mayıs-Haziran-Temmuz aylarında 50 ağaçta 2’sinde bulaşma tacın ¼’üne yayılmışsa, Şeftali gövde kanlı bitine karşı Nisan, Mayıs, kısmen Haziran ayında her gövde yada ana dalda 2-5 yaprak bitine rastlanıldığında mücadele yapılır.

KIRMIZI ÖRÜMCEKLER

Bahçeyi temsil edecek şekilde seçilen 10 ağaçtan koparılan 100 yaprakta periyodik olarak sayım yapılmalıdır. Yapılan sayımlar-da, yaprak başına 8–10 adetin üzerinde kırmızı örümcek bulunması ve doğal düşmanların etkinliğinin çok düşük olması durumunda ilaçlama yapılmalıdır.
ERİK İÇ KURDU Eşeysel çekici tuzaklarda ilk kelebek görüldükten 2-3 hafta sonra veya meyvelerde yumurtalar görülür görülmez ilk ilaçlama yapılır ve ilacın etki süresi dikkate alınarak ilaçlama tekrarlanır. İkinci döle ait kelebekler % 30-40 oranında çıktığı zaman bu döle karşı ilk ilaçlama yapılır ve ilacın etki süresi dikkate alınarak ilaçlama tekrarlanır

İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © NİL TARIM