Kiraz & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Bakımı, Hastalık , Zararlıları, Besin Noksanlığı ve Bitki Beslemesi
K iraz ağaçları sıcak bir büyüme sezonu, kış mevsiminde belli bir süre dinlenme, yağmursuz bir çiçeklenme ve hasat dönemini severler. Kiraz, soğuklama ihtiyacı yüksek bir meyve türüdür. 1000 saatin üstünde soğuklama ister. Bu ihtiyacı karşılanmaz ise düzensiz çiçeklenme ve çiçek silkmeleri görülür. Yaklaşık 1000 m. rakım yetiştiricilik için idealdir. Kış soğuklarının –20 C’ nin altına düştüğü yerlerde kiraz yetiştiriciliği yapılmamalıdır. Aşırı yaz sıcakları çift pistil oluşumunu, dolayısıyla ikiz meyveyi teşvik ettiği için istenmemektedir. Çünkü böyle meyvelerin pazar değeri yoktur. Kiraz yetiştiriciliğinde iklim faktörlerinden en önemlisi sıcaklıktır. Çiçek tomurcukları –2,4 C’ ye kadar dayanabildikleri halde, açmış çiçekler –2 C’ de donarlar. Vişnelerin odunsu kısımları ise –40 C’ ye kadar dayanabilirler. Vişneler düşük sıcaklıklara kirazlardan daha fazla dayanırlar.
K irazlar için kış dinlenme istekleri vişnelerden daha önemli olup, dinlenmeden çıkabilmeleri için yeterli kış soğuğu almaları gerekmektedir. Soğuklama ihtiyaçları karşılanmamış kirazların çiçeklenmelerinde gecikme ve düzensizlikler görülmektedir. Lambert, Napolyon ve Bing gibi yüksek soğuklanmaya ihtiyaç gösteren kiraz çeşitlerinde daha belirgindir. Kirazlarda kış dinlenme isteklerini yeterince karşılayamayışı döllenme yönünden de sorun yaratmaktadır. Ilık geçen kışlardan sonra, düşük soğuklama ihtiyacı gösteren çeşit, yüksek soğuklama ihtiyacı gösteren çeşitten daha erken çiçeklendiğinden, bu iki çeşit birbirini tozlayıp dölleyemezler. Vişneler ise, kendine verimli olduğu için, bu konuda bir sorun yoktur. Genel olarak kiraz ve vişnelerde +7,2 °C’ nin altında soğuklama süresi 1100-1700 saattir.
NOKSANLIKLAR
Bitki besin noksanlığı görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene toprak analizlerinizi yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz. Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza verdiğiniz de, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı hep birlikte daha sağlıklı planlama yapabiliriz.

“Noksanlık görüldüğünde, aşağıdakilerden ürünlerimizden uygun olanını kullanınız veya arayın seçmenize yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK IÇIN, ILK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN ITIBAREN DÜZENLI KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.

KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI
Kirazda çinko noksanlığında, Ağaçlarda, küçük yapraklılık veya rozetleşme gözlenir.
Belirtilere yeni gelişen kısımlarda rastlanır.
Sürgünlerin boğum araları, sürgün ucuna doğru kısalır.
Yapraklar, normal şeklini kaybederek, şiddetli kuraklığa maruz kalmış gibi kurur ve dökülür.
Meyve tutumu etkilenir. Meyveler ufak kalır ve deforme olur.
Bu noksanlığa, topraktaki çinko yetersizliği, aşırı fosfor neden olabilir.
PH’sı yüksek ve kolay yıkanan hafif topraklarda sık rastlanır.
Tedavi için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalı, analiz sonuçlarına göre topraktan veya yapraktan, çinko içeren gübre uygulamaları yapılmalıdır.
Kiraz ağaçlarında çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur.
Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır. Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar.
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur. Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
Taş çekirdekli meyvelerin meyve etlerinde kararmalar görülür.

KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI
Kirazda fosfor noksanlığında, önce koyu yeşil renkli olan sürgün diplerindeki olgun yapraklar, daha sonra kahverengine döner.
Yaprak damarları ve sapları menekşe rengindedir.
Belirtiler, aktif büyüme devresinde en belirgin şekilde gözlemlenir.
Bu noksanlığa, topraktaki organik madde yetersizliği, soğuk ve nemli koşullar, asit yapılı topraklar neden olabilir.
Fosfor noksanlığı köklerin, sürgünlerin ve yaprakların büyümesinde yavaşlamaya, zayıf çiçeklenmeye, yaprakların erken düşmesine ve verimde azalmaya (ayrıca azot noksanlığıne) yol açar.
Yaprakların rengi koyu yeşil, mavimsi, donuktur.
Yapraklar daha küçüktür, gövdeden daha keskin bir açıyla ayrılır. Toprakta bulunan fosforun başta gelen kaynağı kaya ve minerallerdir.
Kaya ve minerallerin parçalanması ile serbest hale gelen fosfor bitkiler tarafından kullanılabilir.
Ayrıca organik maddenin yapısında da fosfor bulunduğu için toprakta organik fosfor bileşikleride bulunmaktadır.
Toprakta fosforun çok büyük bir kısmi bitkilerin yararlanamayacağı formda bulunur.
Gerek inorganik gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, fosfat anyonlan haline dönüşmesi gerekmektedir.
Serbest halde bulunan fosfat anyonlarından bitkiler kolay yararlanmakla beraber, birçok toprak da fosfat anyonlarının serbest halde kalabilmesi güçtür.
Gübrelerle verilen fosforun dahi büyük bölümü hızla bitkilerin faydalanamayacağı formlara dönüşebilmektedir.
Özellikle kireçli ve pH'i yüksek topraklarla, fazla derecede asit topraklarda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
Meyve ağaçlarında sürgün ve tomurcuk oluşumu azalır.
Tohum ve meyvenin kalitesi bozulur, olgunlaşma gecikir.
Narenciye ve diğer meyve ağaçlarında olgunlaşmadan meyve dökümü görülür.
Sebzelerde çiçeklenme azalır.
Meyveler küçük kalır, kalitesiz olur.

KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI
Kirazda potasyum noksanlığında, yaşlı yaprakların kenarlarında, yanıklık şeklinde gözlenir.
Yaprakların uçları kıvrılır.
Yaprak ayasındaki nekrotik alanlar, sağlam dokudan belirgin bir sınır çizgisiyle ayrılır.
Kurak mevsimlerde, belirtinin şiddeti de artar. Meyve gözü oluşumu çok azalır.
Bu noksanlığa, topraktaki potasyum yetersizliği, topraktaki katyon değişim kapasitesinin düşük olması neden olabilir.
Kiraz, kaysı ve şeftali gibi taş çekirdekli meyve ağaçlarında potasyum noksanlığı yapraklarda kıvrılma ve kırmızımsı kahve lekelerle beliren simptomlara neden olur.
Sürgün uçlarında ölme, zayıf çiçek ölçümü ve normalden küçük meyveler olur.

 

KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
Genel olarak, yeşil aksamın gelişiminde bir gerilemeye, yaprak renginde solmaya neden olur.
Söz konusu noksanlık, büyüme mevsiminin sonunda daha da belirgindir.
Meyveler, genel olarak küçük kalır ve erken olgunlaşır.
Bu noksanlığa; toprakta azot ve organik madde yetersizliği, düşük toprak sıcaklığı, düşük fosfor miktarı ve aşırı kuraklık neden olabilir.
Kirazda azot noksanlığının belirtileri yapraklar küçük, dar, açık yeşil renkli olur.
Yaşlı yapraklar sarımsı portakal renkli veya kırmızımsı mor renkli olabilir ve erken dökülürler.
Yaprak sapları dal ile dar açı oluşturacak şekilde bir görünümdedir, ince ve kısadır ve eğer noksanlık çok şiddetli ise sapları öldüğü görülür.
Sürgün gelişimi zayıftır. Tomurcuk ve çiçek sayısı az, çiçeklerin döllenme suresi kısadır.
Meyveler olgunlaşmadan renklenirler. Kirazda meyveler koyu renkli olurlar.
Kirazda azot noksanlığında yapraklar kısa ve sarımsı yeşil renkli olurlar.
Dallar ince gelişirler. Genellikle çiçek bol olmakla birlikte, meyve sayısı az ve meyveler küçük olur.

KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI
bu fizyolojik hastalık, yapraklarda hafif sararma şeklinde başlar. Önce damar araları sararır, fakat damarlar yeşil kalır. Sonra yaprağın tamamı sararır.
Yaprakların kenarları, kahverengi kırmızımtırak renk alarak kurur.
Hasta yapraklar daha sonra dökülebilir. Yapraklar normalden daha küçük kalır. Sürgünler kısa kalır ve uçlardan geriye doğru kuruma başlar.
Ağaçlar yıldan yıla zayıflar ve meyve verimi azalır.
Önlem alınmadığı taktirde ağaçlar kuruyabilir.
Demir noksanlığı, özelikle kireçli topraklarda büyük problemdir.
Sararma, ya toprakta yeteri kadar demir elementi bulunmamasından veya toprakta yeteri kadar demir mevcut olduğu halde, demirin kireçli toprak tarafından tutulması nedeniyle bitki tarafından alınamamasından ileri gelir.

KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI
Kirazda magnezyum noksanlığında, yaşlı sürgünlerin koyu yeşil, gevşek dokulu yapraklarında ve damar aralarında, klorotik ve nekrotik alanlar oluşur.
Büyüme mevsiminin sonuna doğru belirtilerin şiddeti artar ve nekrotik alanlar siyah bir renk alır.
Yapraklarda delikler oluşur.
Sürgün ucundaki yaprakların renkleri açılır.
Yaprakların dökülmesi hızlanır.
Bu noksanlığa, topraktaki magnezyum yetersizliği, aşırı potasyum ve kalsiyum, aşırı yağış neden olabilir.

KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI
Kirazda mangan noksanlığında, Yaşlı yapraklarda sararmaya neden olur.
Ancak sürgünlerin ucundaki genç yapraklar yeşil kalır.
Uç sürgünlerin büyümeleri bittiğinde bu noksanlık gözlemlenebilir.
Mangan noksanlığı, genç yapraklarda görülmeyişi ile demir noksanlığından, damar aralarında nekrozlara neden olmayışı ile de magnezyum noksanlığından ayrılabilir.
Mangan fotosentez ve diğer fizyolojik süreçlerde yer alır, birçok ribozom ve kloroplastın yanı sıra enzimlerin bir parçasıdır.
Mangan noksanlığı ile klorofil oluşmaz, yapraklar küçük açık sarı lekeler nedeniyle renklenir, damarlar yeşil kalır.
Keskin bir açıkla, bodurluk görülür, bazen büyüme olmaz.

KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI
Kirazda bor noksanlığında, en dikkat çekici belirti meyvelerdedir.
Meyve etinde kahverengileşme ve mantarlaşmalar olur.
Ya da noktalar görülür.
Meyve kabuğunda da çatlamalar ve mantarlaşmalar görülür.
Olgunlaşma gayri nizami olur.
Vejetatif büyüme olumsuz yönde etkilenir.
Tepe tomurcuğu ve sürgünler geriye doğru ölür.
Yapraklarda kıvrılmalar gözlenir.
Yan gözlerden, yeni sürgünler meydana gelirse de bunların ucundaki tomurcuklar da hızla ölür.
Bu noksanlığa, topraktaki bor yetersizliği, düşük PH, aşırı kireç uygulamaları, aşırı kuraklık, aşırı yağış neden olabilir.
Kolay yıkanan organik maddece fakir topraklarda sıkça görülür.
Bor zinc, ağaçların taç izdüşümlerinde açılan 20- 25 cm. derinlik ve genişlikteki karıklara 40-50 litre su ile verilmelidir.
Toprakta kirecin belli oranlardan yüksek olması, PH’nın uygun olmaması, aşırı yağış ve aşırı kuraklık, acil düzeltilmesi gereken akut noksanlık hallerinde, yapraktan uygulamalar yapılmalıdır.
Araştırmalar, yaprak uygulamalarının toprak uygulamalarından daha etkili olduğunu göstermiştir.

Kiraz ve vişne yetiştiriciliğinde, yağışın yıl içinde düzenli olarak yayılması en uygun olanıdır.
Genel olarak 600 mm yağış alan yerlerde kiraz, 400 mm yağış alan yerlerde ise vişne yetiştiriciliği sulamaya gerek kalmadan yapılabilir.
Kiraz ve vişnelerde çiçeklenme ve meyve oluşumu esnasında havaların yağışlı gitmesi istenmez.
Çünkü çiçeklenme zamanında yoğun yağmur döllenmeyi güçleştirir ve mantar zararının artmasına neden olur.
Yine meyve olgunlaşması esnasında yağabilecek yağmur meyvelerin çatlamasına neden olarak, Pazar değerini düşürür.
Kirazlar 5-6 yaşında verime geçerler, ancak tam ve ekonomik olarak verime yatmaları 10-12 yıldır.
Her ne kadar 100 yıl yaşasalar da ekonomik ömürleri 25-30 yıldır.
Vişnenin ekonomik ömrü ise 15-20 yıldır.

KİRAZ VE VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİNDE TOPRAK İSTEKLERİ
İyi drene edilmiş, derin, havalanabilen ve yaz aylarında düzenli olarak sulanabilen topraklar kirazlar için en uygun topraklardır.
İyi drenaja sahip olmayan fakir topraklarda ağaç zayıf gelişir ve seyrek meyve dalları meydana gelir.
Yine kuru topraklarda meyveler küçük kalır.
Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde kökler yüzlek kalır ve ağacın gelişimi yavaş olur.
Bu gibi durumlarda ise ağacın kuraklık ve dondan etkilenme riski artar.
Vişneler ise, toprak açısından daha toleranslıdır.
Vişneler kuru, kumlu veya kireçli topraklarda da yetiştirilebilirler.
Özellikle idris anacının kullanıldığı yerlerde vişnelerin kuraklığa dayanmaları artar.
Vişne için de en ideal toprak kiraz yetiştiriciliğine uygun olan topraklardır.

ÇOĞALTILMASI

2014 yılında en iyi vişne üreten ülkeler (ton)
  ülke Üretim
1 Rusya 198.000
2 Ukrayna 182.880
3 Türkiye 182.577
4 Polonya 176.545
5 Amerika 137.983
6 İran 111.993
7 Sırbistan 93.905
8 Macaristan 91.840
9 Özbekistan 45.000
10 Azerbeycan 25.669
Dünya 1.362.231
Kaynak: BM Gıda ve Tarım Örgütü

En uygun çoğaltma metodu, aşı ile çoğaltmadır.
En uygun aşı şekli ise, durgun göz aşısıdır.

Fidanlıklarda durgun göz aşısına ilk önce yabani kiraz  çöğürlerinden başlamak gerekir.
Genellikle idrislerde vegetatif gelişme daha uzun sürdüğünden yani anaç geç zamanlara kadar kabuk verdiğinden aşıya daha geç başlamak ve bu işi sonbaharın başına kadar sürdürmek mümkündür.
Durgun gözaşısının başlama zamanı aşı gözlerinin olgunlaştığı, bitirme zamanında anacın kabuk verme durumuna göre düzenlenebilir.

KİRAZ VE VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BAHÇE TESİSİ
Kapama kiraz ve vişne bahçesi tesis ederken, özellikle kirazlarda iyi bir dikim planlaması gerekmektedir.
Vişnelerde döllenme sorunu olmadığından tek çeşitle de bahçe tesis edilebilir.
Ancak ikinci bir çeşit verimi daha çok arttırır.

Kirazlar kendine kısır olduğundan ana çeşitler, dölleyici çeşitten hiçbir zaman iki sıradan fazla uzakta olmamalıdır.
Bu ilkeyi dikkate alarak gerek döllenme gerekse hasat ve pazarlama kolaylıkları için; bahçeye erkenden geçe doğru olacak şekilde en az 4-5 çeşit, hatta en iyisi de 7-8 çeşit dikilmelidir.
Dikim aralıklarını toprak durumu, anaç, sulama ve gübreleme gibi koşullar belirler.
Ancak genel olarak kullanılan dikim aralıkları, yabani kiraz üzerine aşılı kirazlarda 8 x 8, 8 x 6 veya 7 x 7; idris üzerine aşılı kirazlarda 6 x 6, 5 x 6; Stockton Morello klon anacı üzerine aşılı kirazlarda ise 3 x 4 m’ ye kadar düşmektedir.
Vişne çöğürü üzerine aşılı vişnelerde 4 x 4, 3 x 4 m olmaktadır.

KİRAZ VE VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BUDAMA

2014 yılında en iyi (tatlı) kiraz üreten ülkeler (ton)
  ülke Üretim
1 Türkiye 445.556
2 Amerika 329.852
3 İran 172.000
4 ispanya 118.220
5 İtalya 110.766
6 Şili 83.903
7 Romanya 82.808
8 Özbekistan 80,000
9 Rusya 77.000
10 Yunanistan 73.380
2.245.826
Kaynak: BM Gıda ve Tarım Örgütü

Kiraz ve vişneler taçlarının gelişimi açısından farklılıklar gösterir.
Kiraz çeşitleri genellikle dikili büyüyen bir taç  oluştururken, vişne çeşitleri daha yayvan bir taç şekli oluşturur.
Bu nedenle kirazlar için piramit veya modifiye lider (değişik doruk dallı) sistem uygulanırken, vişneler genellikle modifiye lider ( değişik doruk dallı sistem şeklinde taçlandırılır.
Yaygın olarak uygulanan ise her ikisinden de modifiye lider sistemdir.
Modifiye lider sisteminde genel esaslar elma ve armuttakinin aynısıdır.

Kirazlarda, çatal dalların yarılmaya hassasiyeti nedeniyle kuvvetli çatı dalların oluşturulmasına özel bir dikkat göstermek gerekir.
Fidanlar, tercihen 1.5-2 cm. çapında, 150-200cm. boyunda, bir yaşlı ve kuvvetli olmalıdır.
Bu fidanların tepeleri 90-107cm. den vurulur.
Lider haricinde seçilen 4 yan dalın ana gövde üzerinde birbirlerinden 30 cm. aralıkta ve ana gövde ile aralarındaki açının 45-60 olması gerekir.
Çatı teşekkül ettikten sonra, ağaçlar çiçeğe yatıncaya kadar çok az budanmalıdır.
Özellikle genç kiraz ağaçlarında dalların yukarıya doğru gelişme eğilimi vardır.

Bu bakımdan yan dalların gelişmesine özel bir dikkat göstermek gerekir.
Kısaca gerek kiraz gerekse vişne ömrü boyunca hafif budama ister.
kiraz olan meyve cinsi bitki Prunus ve etli olan sert çekirdekli meyve.
Ticari kirazlar, tatlı Prunus avium ve ekşi Prunus cerasus gibi çeşitli türlerin çeşitlerinden elde edilir.
'Kiraz' ismi aynı zamanda kiraz ağacı ve ahşabını da ifade eder ve bazen "süs kiraz" veya " kiraz çiçeği " nde olduğu gibi Prunus cinsindeki bademlere ve görsel olarak benzer çiçekli ağaçlara uygulanır.
Yabani kiraz, ekim dışında yetişen kiraz türlerinden herhangi birini ifade edebilir, ancak Prunus avium genellikle İngiliz Adaları'nda "yabani kiraz" adı ile anılır.

Botanik
Birçok kiraz Prunus subg alt türüne müttefiktir.
Cerasus'lu ile ayırt edilir, çiçekler, küçük olarak corymbs birçok durum birlikte (tek olarak değil de içinde racemes ), ve sadece tek bir tarafı boyunca bir zayıf oluk veya oluk ile yumuşak meyve tüketir.
Alt cinsi olan yerli için ılıman bölgelerinde Kuzey yarımkürede iki türlerle, Amerika’da, üçü Avrupa ve içinde kalanı Asya’da.
Diğer kiraz meyveleri racemes'e aittir ve kuş kirazları olarak adlandırılır.

Tarihçe
Tatlı kirazın yerli menzili, Avrupa, Batı Asya ve Kuzey Afrika'nın birçoğuna uzanır ve meyve, tarih öncesi dönemlerden beri menzili boyunca tüketilmiştir Yetiştirme

Ekili formlar,
çoğu kiraz çeşidinin ait olduğu tatlı kiraz ( P. avium ) ve esas olarak yemek pişirmek için kullanılan vişne ( P. cerasus ) türleridir.
Her iki tür de Avrupa ve Batı Asya'dan gelir; genellikle çapraz tozlaşma yapmazlar.
Bazı diğer türler, yenilebilir meyvelere sahip olmalarına rağmen, iki ana türün yetişmeyeceği kuzey bölgeleri hariç olmak üzere tüketim için yoğun olarak yetiştirilmez.
Sulama, ilaçlama, işçilik ve yağmur ve doludan zarar görme eğilimi kirazları nispeten pahalı hale getirir.
Bununla birlikte, meyve için talep yüksektir.
Ticari üretimde, bazen vişnelerin yanı sıra vişne, mekanize bir 'çalkalayıcı' kullanılarak hasat edilir.
El toplama, hem meyvelere hem de ağaçlara zarar vermemek için meyveyi hasat etmek için tatlı ve ekşi kirazlarda da yaygın olarak kullanılmaktadır. Yaygın anaçlar Mazzard, Mahaleb, Colt ve diğerlerinden önemli ölçüde daha küçük, 2,5 ila 3 metre boyunda ağaçlar üreten cüce bir anaçtır. Vişne, polenleştirici gerektirmezken, az sayıda tatlı çeşit kendiliğinden doğurur.
Bir kiraz ağacı, ilk meyve mahsulünü üretmek için meyve bahçesine dikildikten sonra üç ila dört yıl ve tam olgunluğa ulaşmak için yedi yıl sürecektir. Büyüme mevsimi Çoğu ılıman enlem ağacı gibi, kiraz ağaçları da uykuya dalmak ve çiçek açmak ve meyve üretmek için her yıl belirli sayıda soğutma saatine ihtiyaç duyar. Gerekli soğutma saati sayısı çeşitliliğe bağlıdır.
Bu soğuk hava gereksinimi nedeniyle, Prunus cinsinin hiçbir üyesi tropik iklimlerde yetişemez.
Kirazlar kısa bir büyüme mevsimine sahiptir ve çoğu ılıman enlemlerde büyüyebilir.
Kirazlar (Kuzey Yarımkürede) Nisan ayında çiçek açar ve kiraz hasadı için en yoğun mevsim yaz mevsimindedir.
Haziran ayında Güney Avrupa’da, Haziran ayında Kuzey Amerika’da, Temmuz ortasında İngiltere'de ve Haziran ile Ağustos ortasında Güney Britanya Kolumbiyası'nda ( Kanada ). Kuzey Amerika'nın birçok bölgesinde, ilkbaharın ortasında çiçek açan ve olgunlaşan ilk ağaç meyveleri arasındadır. Güney Yarımkürede, kirazlar genellikle Aralık ayı sonlarında en yüksek noktadır ve Noel ile yaygın olarak ilişkilidir. 'Burlat' Aralık başında olgunlaşan erken bir çeşittir, 'Lapins' Aralık sonuna doğru olgunlaşır ve 'Sevgilim' biraz sonra biter.
Zararlılar ve hastalıklar
Genellikle, kiraz büyümesi ve hayatta kalması zor bir meyve ağacı olabilir.
Avrupa'da, çiçeklenmeden hemen sonra büyüme mevsiminde (batı Avrupa'da Nisan ayında) ilk görünür haşere genellikle dalların uçlarındaki yaprakların kıvrılmasına neden olan siyah kiraz yaprak bitidir ("kiraz böceği", Myzus cerasi ). böğürtlen kolonileri yapraklarda ve meyvelerde mantar büyümesini destekleyen yapışkan bir sekresyon çıkarır.
Haziran / Temmuz'da (Avrupa) meyve verme aşamasında, kiraz meyvesi sineği ( Rhagoletis cingulata ve Rhagoletis cerasi) yumurtalarını olgunlaşmamış meyveye bırakır, daha sonra larvaları kiraz eti ile beslenir ve küçük bir delikten (yaklaşık 1 mm çapında) çıkar, bu da kiraz meyvesinin yağmurdan sonra mantar enfeksiyonu için giriş noktasıdır.
Ek olarak, kiraz ağaçları, bakteriyel yatkındır canker, Cytospora çürüten, meyve kahverengi çürümesi, kök çürümesi aşırı ıslak toprak taç çürüme ve çeşitli virüs. 2014 yılında dünya tatlı kiraz üretimi 2.25 milyon ton olup, Türkiye bu toplamın% 20'sini üretmiştir.
Tatlı kirazların diğer büyük üreticileri ABD ve İran’dı.
2014 yılında dünya vişne üretimi, Rusya, Ukrayna, Türkiye ve Polonya liderliğindeki 1.36 milyon ton olarak gerçekleşti .

İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © NİL TARIM