Mısır & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Bakımı, Hastalık , Zararlıları, Besin Noksanlığı ve Bitki Beslemesi
M ısır ılıman ve tropik bölgelerde tarımı yapılan bir bitkidir. Farklı iklim koşullarına adapte olmuş ticari üretimi yapılan pek çok mısır tipleri mevcuttur. Diğer yandan deniz seviyesinden daha alçak yerlerde ve dört bin metre yüksekliklere kadar olan yerlerde mısır tarımı yapılabilmektedir. Mısır bitkisinin en iyi geliştiği bölgeler en az 120 donsuz güne ve ortalama 2100-2200 Günlük Gelişme Derecesine sahip yörelerdir. Suyun bol ve sıcaklığın ılıman olduğu orman - mera iklimlerinde en yüksek verim düzeylerine ulaşılır. Mısır bitkisi 10-11 C ‘de çimlenmeye başlayabilir. Toprak sıcaklığı 5-10 cm derinlikte 15 C’ye ulaştığı zaman çimlenme hızlanır. Mısır bir sıcak iklim bitkisi olmasına rağmen aşırı sıcaklık isteyen bitki değildir. 38 C’nin üzerinde bir kaç gün devam eden sıcaklıklar bitkiye zarar verir.
M ısır bitkisinin sıcak gecelerde iyi geliştiği sanılmakla birlikte, sıcak ve rutubetli gecelerde iyi bir gelişme görülmez. Genel olarak mısır için en uygun koşulların soğuk geceler, güneşli günler ve orta sıcaklık olduğu söylenebilir. Sık sık bulutlu havaların oluşması ve düşük ışıktan dolayı fotosentezin azalması nedeniyle tropik iklimde mısır verimi subtropik iklimdekine göre daha düşük gerçekleşir. Bitkinin gelişmesi için optimum ve minimum bağıl nem değerleri sıcaklık ve alınabilen su miktarına bağlı olmakla birlikte genel olarak %50 ve altına inen bağıl nem koşullarında bitki olumsuz etkilenir. Özellikle tozlanma döneminde ortaya çıkan düşük hava nemi tane bağlamayı aksatır ve su kayıplarını arttırır. Ülkemizin iklim verileri dikkate alındığında düşük sıcaklık, yüksek sıcaklık ve düşük bağıl nem koşullarının hakim olduğu yöreler dışında kalan bölgelerde uygun çeşit ve sulamayla rahatlıkla mısır üretimi yapılabilir.
NOKSANLIKLAR
Bitki besin noksanlığı görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene toprak analizlerinizi yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz. Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza verdiğiniz de, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı hep birlikte daha sağlıklı planlama yapabiliriz.

“Noksanlık görüldüğünde, aşağıdakilerden ürünlerimizden uygun olanını kullanınız veya arayın seçmenize yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK IÇIN, ILK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN ITIBAREN DÜZENLI KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI
Çinko noksanlığında belirtiler yeşil damarların etrafında gayri muntazam şekilli, sarı lekeler halinde kendini belli eder.
Küçülmüş, daralmış ve klorozlu yaprak demetleri oluşur.
Sürgünlerde boğum aralan çok kısalır.
Bu görüntüler ağaçların güneye bakan yönlerinde daha yaygın olarak görülür.
Meyveler susuz ve lezzetsiz olurlar.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI
Fosfor noksanlığında yaşlı yapraklarda ve gövdede kırmızı menekşe rengi değişimler görülür buna karşılık genç yapraklar koyu yeşil renkli olurlar.
Yaşlı yapraklarda daha sonra kıvrılma görülür ve erken ölürler.
Gövde ince olur olgunlaşma gecikir.
Düzensiz taneli koçanlar oluşur.
Bitkinin gelişmesinde azottan sonra en önemli besin elementi fosfordur.
Topraktaki ve bitkideki fosfor miktarı azot ve potasyuma göre daha düşük düzeydedir.
Ancak fosfor, azotun aksine topraktan yıkanıp kaybolmaz.
Mısır bitkisinin fosfor bakımından en hassas dönemi mevsim başlangıcıdır.
Zira, bitki genç döneminde (60--65 cm boya ulaşıncaya kadar) normal büyüme sağlayabilmek için dokularında yüksek oranda fosfora ihtiyaç duymaktadır.
Fosfor noksanlığında yapraklar genellikle normalden daha koyu yeşil renkli Birçok tek yıllık bitkilerin yaprak ve gövdesinde fosfor noksanlığında kırmızı, kırmızımsı mor renk meydana gelir.
Kırmızı renk, fosfor noksanlığında antosiyanin oluşumunun artmasından kaynaklanmaktadır.
Yapraklarda ve bazı bitkilerde, örneğin mısır bitki gövdesinde görülen kırmızı ve kırmızımsı mor renk fosfor noksanlığının tipik belirtileri olup tanınması kolaydır.
Meyve ağaçlarında fosfor noksanlığı yaşlı yaprakların kahve kırmızımsı kahverengine dönüşmesine ve erken döküme sebep olur.
Fosfor noksanlığı belirtileri önce yaşlı yapraklarda görülür.
Genç yapraklar sağlıklı gibi görünmekte iseler de normalden daha küçük olurlar.
Noksanlığın uzun sürmesi halinde yaşlı yapraklarda kahve renkli nekrozlar oluşur.
Normal koşullarda fosfor fazlalığının bitkiler üzerindeki olumsuz etkileri daha çok dolaylı etkilerdir.
Çünkü fosfat iyonlari toprakta silo bu şekilde tutulma özelliğine sahipler ve bu nedenle bitki bünyesine aynı yüksek miktarlarda fosfat iyonu girişi kolay rastlanan bir durum değildir.
Bununla birlikte aynı miktarda verilen fosforlu gübreler, çinko demir gibi mikro element noksanlıklarına neden olurlar.
Fosfor fazlalığı kalsiyum, bor ve mangan noksanlıkları da yaratabilmektedir.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI
Potasyum noksanlığında boğum aralarının kısalarak bitkinin bodur kalmasına neden olur ve ince bir gövde oluşur.
Yaşlı yaprakların uç ve kenarlarında kloroz ve kuruma görülür. Kloroz zamanla yaprak içlerine ilerler.
Koçanların uç kısımlarında gelişmenin zayıf olduğu dikkati çeker.
Potasyum bitkilerde karbonhidrat oluşması ve taşınması için gerekli bir besin maddesidir.
Potasyumun mısır bitkisinde sap gelişmesini kuvvetlendirir.
Eksikliğinde sap iyi gelişemeyerek kırılma ve yatmalar görülür.
Bunun dışında potasyum kök gelişimini olumlu etkiler, bitkinin soğuğa dayanıklılığını artırır ve azottan en iyi şekilde yararlanmayı sağlayarak verim düzeyini yükseltir.
Bu nedenle mısır potasyum ihtiyacı yüksek olan bitkidir.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI
Azot noksanlığı çok belirgin bir şekilde gösteren bir bitkidir.
Bitkiler sarımsı yeşil renkli olurlar.
Yaşlı yapraklar sarıya döner, uçlardan başlayarak ana damar boyunca ilerleyen bir solgunluk görülür.
Gövde kısa ve ince kalır. Mısır bitkisi Karbon, Hidrojen ve Oksijeni serbest havadan alabilirken, havadaki azotu hiç kullanamaz.
Toprağa verilen azotun ancak yarısının mısır bitkisi tarafından kullanılabilmesi, geri kalan kısmının ise çeşitli şekillerde kaybolması nedeniyle azot gübrelemesi gübreleme programının en güç kısmını oluşturur.
Azot, mısır bitkisinin tüm yaşam dönemi süresince kullandığı bir besin elementidir.
Azotlu gübre gereksinimi büyüme peryodu başlarında pek fazla değilken, ekimin üçüncü haftasında birden artar ve püskül oluşumunun 10 gün öncesinden başlayarak 25-30 gün sonrasına kadar en yüksek düzeye ulaşır.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI
Demir noksanlığında genç yapraklarda en ince damarların bile yeşil kalması ve damarlar arasında rengin tamamen sarıya dönmesi en tipik belirtilerdir.
Böylece yeterli miktarda klorofil oluşmaması nedeniyle en genç yapraklar beyaz renk alır.
Kireçli alkalin topraklarda yetişen bitkilerde demir noksanlığı belirtileri daha yaygındır.
Demir noksanlığında klorofil a ve b miktarlarına paralel olarak karotin, ksantin, lütein gibi çeşitli pigment madde miktarları da azalır.
Bitkilerde fotosentez oranında da benzer azalma görülür.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI
Magnezyum iyonları bitki bünyesinde hareketli olduğu için, noksanlık halinde yaşlı yapraklardan kolaylıkla, yeni oluşan genç yapraklara taşınmaktadır.
Bu nedenle de magnezyum noksanlığı simptomları önce yaşlı yapraklarda görülür.
Magnezyum noksanlığının tipik belirtisi yaşlı yapraklarda damarlar arasında görülen sararmadır Primer ve sekonder damarlar (birinci ve ikinci damarlar) yeşil renklerini korurlar, üçüncü ve daha ince damarlar ve damarlar arası bölgelerde renk sararır.
Yaprak bu haliyle benekli bir görüntüye sahip olur.
Ekstrem durumlarda klorotik dokular ölerek kahverengi nekrozlar oluşturur.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI
Mangan noksanlığında genç ve yaşlı yapraklarda, yaprakların orta kısımlarında sarımsı yeşil çizgiler oluşur.
Benzer kloroz demir noksanlığında da görülmekle beraber, demirde bu simptomlar başlangıçta sadece genç yapraklardır.
Mangan noksanlığının şiddetli olması durumunda sarı renkli çizgiler nekrotik bir hal alır ve iyice beyaza döner.
Genç yapraklar çıkarken genelde beyaz soluk yeşildirler.
Noksanlık hafif olsa dahi ürün miktarında azalma kaçınılmazdır.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI
Bor noksanlığında boğum aralarının kısalması neticesinde bitkide bodurlaşma, orta yaprakların her iki yüzünde orta damar çevresinde beyaz nekrotik lekeler görülür.
En genç yapraklar kıvrılır ve ölür.
Koçanlar küçük, çarpık şekilli, koçanda tane sayısı olağanüstü az olur.
Bor, oksidasyon ve fotosentez süreçlerini aktive eder.
Bor noksanlığı ile, yapraklardan asimilatların hareketi bozulur ve fotosentez süreci yavaşlar, bitkilerin çiçeklenmesi ve gübrelenmesi bozulur, boş çiçekler ortaya çıkar, bazen yumurtalıklar düşer.
Tohum verimi düşüyor

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KALSİYUM NOKSANLIĞI
Genç yapraklar deforme olur ve yaprak kenarlarında siyah ve kahverengi nekrozlar oluşur.
Noksanlıktan zarar gören dokularda hücre duvarları eridiğinden buraları yamuk bir yapı alır.
Mısırda demir noksanlığında, bitkilerin yapraklarında, paralel yeşil damarlar ve aralarda sarı çizgiler yaprak ucundan başlayarak uzanır.
Benzer belirti mangan noksanlığında olmakla beraber,
mangan sarı - yeşil paralel çizgiler yaprağın orta kısımlarında görülür, uçlardan başlamaz.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MOLİBDEN NOKSANLIĞI
Bitkiler tarafından azot beslenmesiyle ilişkili kimyasal değişiklikler için gereklidir.
Yeterli molibden bitkisi olmadan yapraklarında nitrat birikir, ancak normal büyüme için protein yapmak için kullanamaz.
Bitki bodurlaşır ve yapraklar azot eksikliği belirtileri gösterir, damarlar arasında soluk yeşil veya sarımsı yeşil renkte görünür.
Yaşlı yapraklar kavurulmuş kenarlardan daha ciddi şekilde etkilenebilir.
Baklagillerin kök nodülü bakterileri, atmosferik azotu sabitlemek için baklagillerin nitratları kullanması gerekenden daha fazla molibden gerektirir.
Lucerne, yonca ve diğer mera baklagillerinde, ana semptomlar atmosferik azotu sabitleyememe ile ilişkilidir.
Yine, bodurluk ve sararma azot eksikliği ile aynıdır.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE TOPRAK HAZIRLIĞI
Mısır tarımı için en uygun toprak tipi, su tutma kapasitesi, besin maddesi depolaması, işlenme kolaylığı, iyi drenaj ve havalanma özelliği dolayısıyla siltli-killi topraklardır.
Bunun yanında sahip olduğu dezavantajları en aza indirmek, avantajları iyi değerlendirmek ve gerekli iyileştirme uygulamalarını yapmak koşuluyla diğer toprak tiplerinde de mısır tarımı yapılabilir.
Mısır tarımında toprak işleme tohum yatağının hazırlanması, yabancı ot kontrolü, bitki gelişimini kolaylaştıracak toprak koşullarının sağlanması, anızın parçalanması ve topraktaki suyun düzenlenmesi amaçları için yapılır.
Torağın gereğinden fazla işlenmesi bir fayda sağlamadığı gibi, ekonomik ve fiziksel zararlara yol açabilir.
Mısır tarımında toprak işleme uygulamaları ilk sürüm ve ikileme işlemleri olarak sıralanabilir.
İlk sürüm,çim yatağını parçalamak, anızı toprağa karıştırmak, yabancı otları yok etmek ve pulluk tabanını kırmak için yapılır.
İlk sürümde genellikle dipkazan, kulaklı pulluk, çizel pulluk ve diskli pulluk gibi aletler kullanılır.
İkileme, pullukla sürümden sonra tohum ekimine kadar yapılan tüm toprak işlemlerini kapsar.
İkileme tohum yatağını bastırmak, gevşetmek veya inceltmek, bitki kalıntılarını kesmek ve yabancı otları yok etmek gibi amaçlar için yapılır. İkileme işleminde freze, goble, diskaro, yaylı kültivatör, tarla kültivatörü, dişli tırmık, tapan ve merdane gibi aletler kullanılır.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE EKİM

Mısır üretimi - 2018
ülke Üretim
milyon ton
Amerika 392,5
Çin 257,3
Brezilya 82.3
Arjantin 43.5
Ukrayna 35.8
Endonezya 30,3
Hindistan 27,8
Meksika 27.2
Romanya 18.7
Kanada 13.9
Fransa 12.7
Güney Afrika 12.6
Rusya 11.4
Nijerya 10.2
Macaristan 8.0
Filipinler 7.8
Etiyopya 7.4
Mısır 7.3
Sırbistan 7.0
Pakistan 6.3
İtalya 6.2
Tanzanya 6.0
Türkiye 5.7
Paraguay 5.3
Tayland 5.0
 Dünya
1.147,6

Mısır ekiminde önemli konular ekim zamanı, ekim derinliği ve ekim sıklığıdır. Erken ekimin verim arttırıcı etkisi bulunmakla birlikte, erken ekim yaparkenbazı önlemlerinde birlikte uygulanması gereklidir. Aksi taktirde erken ekim fayda yerine zarar getirebilir.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE EKİM DERİNLİĞİ

Mısırda ekim derinliği iklim ve toprak koşullarına göre değişir.
Mısır genellikle2 ile 7,5 cm derinliğe ekilir.
Toprak yüzeyinin kuru ve sıcak olması durumunda ekim derinliği arttırılabilir.
Örneğin kuru topraklarda, tohumu daha nemli bir ortama bırakmak için killi topraklarda 7,5-8,5 cm, siltli topraklarda 10-11,5 cm ve kumlu topraklarda 12,5 cm derinliğe ekim yapılabilir.
Toprak rutubeti ve sıcaklığının yeterli olduğu topraklarda ve uygun ekim zamanında ideal ekim derinliği 5 cm’dir.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE EKİM SIKLIĞI

En uygun ekim sıklığı kullanılan çeşide, ekim zamanına, yetiştirme amacına, yükseltiye, iklime, sulama miktarına ve toprağın durumuna göre değişir.
Sık dikim koçan bağlamayan bitki sayısını ve yatmayı arttırır, tane/sap oranını düşürebilir.
Ayrıca sık dikim yapılan tarlada bitkinin su ve gübre gereksinimi artar.
Çok seyrek ekim ise birim alandan alınan ürün miktarının azalmasına neden olur.
Mısır ekiminde serpme, ocak usulü ve sıraya ekim yöntemleri kullanılır.
Serpme ekim yöntemi genellikle dağlık kesimlerde ve küçük arazilere uygulanır ve dekara 10-11 kg gibi çok yüksek miktarda tohumluk kullanılır.
Ocak usulü ekimde çıkış daha düzenli olur. Sıraya ekim ise elle veya ekim makinaları ile yapılabilir.
En uygun ekim yöntemi ekim makinaları iken sıraya yapılan ekimdir.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BAKIM

Mısır bitkisinde sulama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele dışında önemli diğer bir bakım işlemi yabancı ot kontrolüdür.
Mısır bitkisinde ilk 3-5 hafta yabancı ot kontrolu bakımından kritik bir dönemdir.
Araştırma sonuçları boyu 15-20 cm’e ulaşan yabancı otların mısır verimini olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır.

Yabancı ot kontrolünde temel prensip, yabancı otun çıkışını engellemek veya çıkış sırasında kontrol ederek bitkiye vereceği zararı en aza indirmektir.
Kültürel mücadele ve kimyasal herbisitle mücadele yabancı ot kontrolünde uygulanan temel metotlardır.
Kültürel mücadele, uygun ekim nöbeti, toprak işleme, ekim metodu ve bunlarla birlikte herbisit kullanımı ile yapılır.

Kimyasal mücadele ise, yabancı ot tohumlarının çimlenmesini engelleyen, kontakt etkiyle yabancı otları öldüren veya fizyolojik olarak hormon sistemini bozarak gelişmesini durduran çok farklı yapıdaki herbisitlerin kullanılmalarıyla yapılır.

Yabancı ot türlerinin hepsini kontrol edebilecek tek bir herbisit bulunmamaktadır.
Bu nedenle farklı herbisitler kombine edilerek karışım halinde veya ayrı ayrı ve farklı zamanlarda uygulanabilirler.
Mısır tarımında başarılı bir yabancı ot kontrolü ancak erken (ekimden önce) bir planlamayla mümkün olur.
Bu amaçla tarlanın yabancı ot haritası oluşturularak tarlanın hangi bölümlerinde, hangi yabancı ot türlerinin mevcut olduğu belirlenir.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE SULAMA
Mısır bitkisi için faydalı su, yetişme döneminde yağan yağış miktarından toplam evaporasyon, yüzey akışı ve sızan su miktarı çıktıktan sonra kalan su miktarıdır.
Geniş mısır ekim alanlarının bulunduğu güney ve batı bölgelerimizde yüksek sıcaklık ve radyasyon ile düşük rutubet toprak yüzeyinden ve bitkinin yapraklarından fazla miktarda su kaybına yol açmaktadır.
Bu bölgelerde yüksek bir verime ulaşabilmek için bitkinin gereksinme duyduğu suyu sulama yoluyla vermek zorunludur.
Özellikle entansif (yoğun) tarım (kaliteli tohumluk, yeterli gübre kullanımı, hastalık ve zararlılarla mücadele vb. Bakım işlemleri) şeklinin uygulandığı koşullarda, yüksek üretim maliyetlerini karşılayarak ekonomik bir üretim yapabilmek için iyi hazırlanmış bir sulama programı ile mısır bitkisi uygun aralıklarla ve yeterli miktarlarda sulanmalıdır.
İyi bir sulama programı bitkinin su ihtiyacını karşılamak için ve zaman ve ne kadar su verilmesi gerektiğini gösteren bir planı içerir.
Sulama programı hazırlanırken bölgenin iklim ve toprak koşulları, bitkinin görünümü, gelişme dönemi ve kök derinliği gibi faktörlerin dikkate alınması gerekir.
Bunun yanısıra sulamada su kalitesi ve uygulanacak sulama metodu da büyük önem taşımaktadır.
Sulama metodu yöre ve çiftlik koşullarına uygun olmalıdır.
Geniş ekim alanları için en uygun sulama şekli merkezi yağmurlama sistemidir.

MISIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE HASAT HARMAN
Mısırda hasat olgunluğu tanelerdeki nem oranı ölçülerek tayin edilir.
Nem ölçme olanağının olmadığı durumlarda olgunluk tanedeki değişim gözlenerek anlaşılmaya çalışılır.
Fizyolojik olgunluğa ulaşan mısır taneleri yaklaşık %35 oranında nem içerir.
Oran %30-32 düzeyine gerilediğinde mısır olgunlaşmış sayılır.
En uygun hasat zamanı tanedeki nem oranının %25 civarında olduğu dönemdir.
Erken hasat genellikle tercih edilen bir durumdur.
Böylece sap çürümesi ve rüzgardan dolayı yatma riski azalır, sonbahar yağışlarına yakalanma ihtimali azalır ve hasat kayıpları en aza indirilmiş olur.
Erken hasadın en önemli dezavantajı ise, kurutma için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyulmasıdır.
Hasadın gecikmesi ürün kaybının artmasına ve kalitenin düşmesine neden olur.
Hasat işlemi elle veya bu iş için geliştirilmiş hasat makineleriyle yapılır.
Çeşitli hasat makineleri içinde en çok biçerdöver ve koçan toplayıcı hasat makineleri kullanılır.
Makineli hasatta makine ayarlarının ve çalışma hızının doğru belirlenmesi, hasat kayıplarının azaltılması bakımından büyük önem taşımaktadır.
KURUTMA DEPOLAMA
Uzun süreli depolanacak mısırın depolanmadan önce kurutulması gerekir.
Kurutma havalandırma suretiyle (doğal olarak) yapılabilmekle beraber bu yöntem pek kullanılmaz.
Yaygın kurutma yöntemi ısıtılmış hava ile suni kurutmadır.
Kurutma işlemi ile mısır tanesindeki rutubet oranının %13-14’e indirilmesi gerekir.
Tanedeki nem oranının daha yüksek olması durumunda, depoda (siloda) solunumdan dolayı sıcaklık artar, buna bağlı olarak hava nemi yükselerek küflenme oluşur.
Mısır, dünyanın birçok yerinde toplam üretimin buğday veya pirinç temel gıda haline gelmiştir.
Bununla birlikte, bu mısırın çok azı doğrudan insanlar tarafından tüketilmektedir: çoğu mısır etanolü, hayvan yemi ve mısır nişastası ve mısır şurubu gibi diğer mısır ürünleri için kullanılır.
Altı ana mısır türü göçük mısır, çakmaktaşı mısır, bakla mısır, patlamış mısır, un mısır ve tatlı mısırdır.
Şekerli mısır olarak adlandırılan şekerli çeşitler genellikle çekirdek olarak insan tüketimi için yetiştirilirken, tarla mısır çeşitleri hayvan yemi için kullanılır, çeşitli mısır bazlı insan gıdaları ( mısır unu veya masaya öğütme, mısır yağına presleme ve fermantasyon ve damıtma dahil) viski gibi alkollü içeceklere ) ve kimyasal hammadde olarak. Mısır ayrıca etanol ve diğer biyoyakıt yapımında da kullanılır.
Mısır, dünya çapında yaygın olarak yetiştirilmektedir ve her yıl diğer tahıllardan daha fazla ağırlıkta mısır üretilmektedir.
2014 yılında toplam dünya üretimi 1.04 milyar ton olarak gerçekleşti.
Mısır, Amerika Birleşik Devletleri'nde 2014 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde yetiştirilen 361 milyon mt ile en yaygın olarak yetiştirilen tahıl ürünüdür.
Mahsulün yaklaşık% 40'ı (130 milyon ton) mısır etanolü için kullanılmaktadır.
Genetiği değiştirilmiş mısır, 2009 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde dikilen mısırın% 85'ini oluşturuyordu.

Araştırmalar, birden fazla bağımsız evcilleştirme modeli yerine, tüm mısırın yaklaşık 9.000 yıl önce Güney Meksika'daki tek bir evcilleştirmeden kaynaklandığını gösterdi.
Çalışma aynı zamanda hayatta kalan en eski mısır türlerinin Meksika yaylaları olduğunu göstermiştir.
Daha sonra, mısır bu bölgeden Amerika'ya iki ana yol boyunca yayıldı.
Bu arkeolojik kayıtlara dayanan bir modelle uyumludur ve mısırın ovalara yayılmadan önce Meksika'nın dağlık bölgelerinde çeşitlendiğini düşündürmektedir.
Embrapa'nın genetik bir araştırmasına göre, Güney Amerika'da Meksika'dan mısır yetiştiriciliği iki büyük dalgada tanıtıldı: ilki, 6000 yıldan fazla bir süre önce And Dağları'na yayıldı . Peru'da ekim kanıtı yaklaşık 6700 yıl öncesine ait bulunmuştur.
İkinci dalga, yaklaşık 2000 yıl önce, Güney Amerika'nın ovalarında. En erken mısır bitkileri sadece küçük, mısır koçanı ve bitki başına sadece bir tane büyüdü.
Jackson Spielvogel'in görüşüne göre, Amerika'nın yerli halkı tarafından yüzyıllar boyunca yapay seçim (mısırın teosinte ile yorumlanarak sömürüldüğünden ziyade ), bitki başına birkaç koçanı yetiştirebilen mısır bitkilerinin gelişmesiyle sonuçlandı. her biri birkaç santimetre uzunluğundadır. Olmec ve Maya boyunca çok sayıda çeşitleri mısır ekilen Mezoamerika; pişiriyor, öğütüyor ve nixtamalizasyon yoluyla işliyorlardı. Bölge, mısır ekinlerinin fazla ve çeşitlerine dayalı bir ticaret ağı geliştirdi. 1492'de Avrupalıların gelmesinden sonra, İspanyol yerleşimciler mısır tüketmiş ve kaşifler ve tüccarlar onu Avrupa'ya geri taşıyarak diğer ülkelere tanıtmışlardır.
İspanyol yerleşimciler buğday ekmeğini mısır, manyok veya patates olarak tercih ettiler.
Mısır unu, komünyon ekmeği için buğdayın yerini alamazdı, çünkü Hıristiyan inancında sadece buğday transübitasyona uğrayabilir ve Mesih'in bedenine dönüştürülebilir. Bazı İspanyollar, besleyici bulmadıkları yerli yiyecekleri yiyerek, zayıflayacak ve Hintlilere dönüşme riski taşıyacaklarından endişe ediyorlardı. "Avrupalılar'ın görüşüne göre, yedikleri yiyecekler, yaşadıkları ortamdan bile daha fazla, Amerindyalılara ve İspanyollara hem kendine özgü fiziksel özelliklerini hem de karakteristik kişiliklerini verdi." Bu kaygılara rağmen, İspanyollar mısır tüketti. Florida bölgelerinden elde edilen arkeolojik kanıtlar, bunların da geliştirildiğini göstermektedir. Mısır, farklı iklimlerde yetişme kabiliyeti nedeniyle dünyanın geri kalanına yayıldı.
Columbus'un yolculuklarından sadece birkaç on yıl sonra İspanya'da yetiştirildi ve daha sonra İtalya, Batı Afrika ve başka yerlere yayıldı. İsimler Kuzey Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda dışındaki "mısır" kelimesi, herhangi bir tahıl ürününe atıfta bulunur; bunun anlamı, yerel zımbaya göre coğrafi olarak değiştiği anlaşılmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda'da mısır esas olarak mısır anlamına gelir; bu kullanım "Hint mısır" ın kısalması olarak başladı. "Hint mısır" öncelikle mısır ( yerli Amerikalıların temel tanesi) anlamına gelir, fakat daha özel olarak dekorasyon için kullanılan çok renkli " çakmaktaşı mısır " anlamına gelebilir. Kuzey Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda dışındaki yerlerde, mısır genellikle mutfak bağlamında mısır anlamına gelir.
Daha dar anlam genellikle tatlı mısır, mısır, mısır koçanı, bebek mısır, patlamış mısır olarak bilinen şişirilmiş şekerleme ve mısır gevreği olarak bilinen kahvaltılık tahılda olduğu gibi bazı ek kelimelerle belirtilir.

Yapı ve fizyoloji
Mısır bitki genellikle yüksekliği 3 m 'dir: bir doğal suş 13 m büyüyebilir bile.
Kök yaygın 20 oluşmaktadır internod 18 cm uzunluğu. Her bir düğümden büyüyen bir yaprak genellikle 9 cm genişliğinde ve 120 cm uzunluğundadır.
Kulaklar 18 cm bir uzunluğa, günde yaklaşık 3 milimetre uzatılması, sap ve yaprak kılıf arasında, bitkinin orta bölümünün yapraklar birkaç yukarıda geliştirmek 60 cm alt türlerde iddia edilen maksimum değerdir.
Dişi salkımlarıdır, genellikle kabuk olarak adlandırılan birkaç kulak yaprağı tabakası ile sıkıca sarılırlar.
Bazı mısır çeşitleri, birçok ek gelişmiş kulak üretmek için yetiştirildi.
Bunlar Asya mutfağında sebze olarak kullanılan " bebek mısır " ın kaynağıdır.
Kökün tepesi püskülde, erkek çiçeklerin çiçeklenmesiyle biter.
Püskül olgunlaştığında ve koşullar uygun şekilde ılık ve kuru olduğunda, püskül üzerindeki anterler polen açar ve serbest bırakır. Uzamış tepeciklere denilen, ipekler, kulağın sonunda kabuğu yaprakların dövmesinin ortaya çıkar.
Genellikle soluk sarı ve 18 cm uzunluğunda, görünüşte saç tutamları gibi.
Her birinin sonunda, bir polen tanesi ile gübrelendiğinde bir "çekirdeğe" dönüşebilen bir karpel vardır.
Perikarp meyve "olarak anılacaktır tohum kabuğu ile birleştirilir karyops tipik", otları ve tüm çekirdek çoğu zaman "olarak adlandırılır tohum ". Koçanı, tek tek meyvelerin (çekirdeklerin) asla tek bir kütleyle kaynaşmaması dışında, yapıdaki çoklu bir meyveye yakındır.
Taneler bezelye büyüklüğün deve kulağı oluşturan beyaz, özlü bir maddenin etrafındaki düzenli sıralara yapışır.
Maksimum çekirdek boyutu 2,5 cm'dir. Bir kulakta genellikle 600 çekirdek bulunur.
Çeşitli renklerde: siyahımsı, mavimsi gri, mor, yeşil, kırmızı, beyaz ve sarıdır.
Unun içine öğütüldüğünde mısır, buğdaydan çok daha az kepek ile daha fazla un verir.
Buğdayın protein glüteninden yoksundur ve bu nedenle zayıf yükselme kabiliyetine sahip pişmiş ürünler yapar.
Bir genetik varyant daha fazla şeker ve daha az biriken nişasta kulakta sebze olarak tüketilir ve adı tatlı mısır.
Genç kulaklar, koçan ve ipek ile çiğ olarak tüketilebilir, ancak bitki olgunlaştıkça (genellikle yaz aylarında), koçan sertleşir ve ipek yenmezliğe kurur. Büyüme mevsiminin sonunda, çekirdekler kurur ve kaynar suda önce ihale pişirmeden çiğnemek zorlaşır. Dikim yoğunluğu mısırın birçok yönünü etkiler. Gelişmiş ülkelerdeki modern tarım teknikleri genellikle sap başına bir kulak üreten yoğun ekime dayanır. Mısır, fakültatif kısa günlük bir bitkidir ve adapte edildiği ortamda belirli sayıda büyüyen > 10 C derece gün içindeki çiçeklerdir.

Uzun gecelerin mısır çiçeklerinden önce geçmesi gereken gün sayısı üzerindeki etkisinin büyüklüğü genetik olarak reçete edilir ve fitokrom sistemi tarafından düzenlenir. Tropikal çeşitlerde fotoperyodisite eksantrik olabilir öyle ki, yüksek enlemlerin uzun gün karakteristiği, bitkilerin o kadar uzun büyümesine izin verir ki, dondan öldürülmeden önce tohum üretmek için yeterli zamanları yoktur. Ancak bu nitelikler, biyoyakıtlar için tropikal mısır kullanımında yararlı olabilir. Sığ kökleri nedeniyle, mısır kuraklıklara, besin eksikliği olan topraklara karşı toleranssızdır ve şiddetli rüzgarlar tarafından kökten sökülmeye yatkındır. Damızlık Mısır her yıl cinsel olarak çoğalır.
Bu, belirli bir bitkideki genlerin yarısını bir sonraki nesle yayılmak üzere seçer, yani mahsulde bulunan arzu edilen özelliklerin (yüksek verim veya iyi beslenme gibi) belirli teknikler kullanılmadıkça sonraki nesillerde kaybedilebileceği anlamına gelir. Tarih öncesi mısır yetiştiriciliği büyük kulaklar üreten büyük bitkilerle sonuçlanmıştır.
Modern üreme, alanlarında yüksek verimli çeşitler seçen ve daha sonra diğer çiftçilere tohum satan bireylerle başladı.
James L. Reid, 1860'larda Reid'in Sarı Dentini geliştiren ilk ve en başarılı kişilerden biriydi.
Bu erken çabalar kitle seçimine dayanıyordu.
Daha sonraki üreme çabaları arasında kulaktan kulağa seçim (CG Hopkins c. 1896), seçilen kendi içinde melezlenmiş hatlardan yapılan melezler (GH Shull, 1909) ve dört kendi içinde melezlenmiş hat ( DF Jones) kullanan son derece başarılı çift çapraz melezler vardı. (1918, 1922).
Üniversite destekli ıslah programları özellikle modern melezlerin geliştirilmesi ve tanıtılmasında önemliydi (Ref Jugenheimer Hibrit Mısır Yetiştiriciliği ve Tohum Üretimi pub. 1958). 1930'lara gelindiğinde, Pioneer gibi hibrit mısır üretimine adanmış şirketler uzun vadeli gelişimi etkilemeye başlamıştı. Uluslararası Mısır ve Buğday İyileştirme Merkezi (CIMMYT) gibi uluslararası önemli tohum bankaları ve Urbana-Champaign'daki Illinois Üniversitesi Mısır Genetik İşbirliği Stok Merkezi'nde bulunan ABD bankası gelecekteki mahsul gelişimi için önemli olan germplazmı sürdürmektedir. 1940'lardan beri en iyi mısır suşları, verim, beslenme, kuraklık, haşere ve hastalık toleransı gibi belirli özellikler için optimize edilmiş inbred suşlardan yapılmış birinci nesil melezler olmuştur. Hem geleneksel melezleme hem de genetik modifikasyon, üretimi arttırmayı ve ekili alan, böcek ilacı, su ve gübre ihtiyacını azaltmayı başarmıştır. Mısır verim potansiyelinin son birkaç on yılda arttığı hipotezini destekleyen çelişkili kanıtlar vardır. Bu, verim potansiyelindeki değişikliklerin tek tek bitki başına verim potansiyelini arttırmak yerine yaprak açısı, uzama direnci, yüksek bitki yoğunluğuna tolerans, hastalık / haşere toleransı ve diğer agronomik özelliklerle ilişkili olduğunu düşündürmektedir.

Genetik modifikasyon Genetiği değiştirilmiş (GM) mısır, 2016 yılında ticari olarak yetiştirilen 26 GM mahsulünden biriydi. Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da 1997'den beri yetiştirilen ABD mısır mahsulünün% 92'si 2016 yılında genetik olarak değiştirildi ve dünya mısır ürününün% 33'ü 2016 yılında GM olmuştur. 2011 itibariyle, Herbisite toleranslı mısır çeşitleri Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Kolombiya, El Salvador, Avrupa Birliği, Honduras, Japonya, Kore, Malezya, Meksika, Yeni Zelanda, Filipinler, Rusya Federasyonu, Singapur, Güney Afrika, Tayvan, Tayland ve Amerika Birleşik Devletleri yetiştirilmiştir. Böceklere dirençli mısır Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Şili, Çin, Kolombiya, Mısır, Avrupa Birliği, Honduras, Japonya, Kore, Malezya, Meksika, Yeni Zelanda, Filipinler, Güney Afrika, İsviçre, Tayvan, Amerika Birleşik Devletleri ve Uruguay yetiştirildi. Eylül 2000'de, yalnızca hayvan tüketimi için onaylanan ve insan tüketimi için onaylanmamış olan ve daha sonra piyasadan çekilen Starlink genetik olarak değiştirilmiş mısırın varlığı nedeniyle 50 milyon dolar değerinde gıda ürünü geri çağrıldı. Menşei Mısır, teosinte'nin evcilleştirilmiş varyantıdır. İki bitki, farklı yaprakları olan tek bir uzun sapa sahip olan mısır ve teosinte kısa, gür bir bitkidir. İkisi arasındaki fark büyük ölçüde sadece iki gen farklılıklar tarafından kontrol edilir adlandırılan otsu sürgünler-1 ( gt1 , A0A317YEZ1 ) ve teosinte dallı-1 ( TB1 , Q93WI2 ). Soğuktan hoşgörüsüz olduğu için ılıman bölgelerde mısır ilkbaharda ekilmelidir. Bu kök bitki toprak nemine bağlıdır, böylece sistem, genel olarak sığdır. C4 karbon fiksasyonunu kullanan bir bitki olarak mısır, yonca ve soya fasulyesi gibi C3 karbon fiksasyonunu kullanan bitkilerden çok daha fazla su tasarruflu bir üründür. Mısır, çiçeklerin tozlaşmaya hazır olduğu ipek ortaya çıktığı sırada kuraklığa en duyarlıdır. Amerika Birleşik Devletleri'nde, mısırın " Dört Temmuz'a kadar diz boyu" olması durumunda geleneksel olarak iyi bir hasat ön görülüyordu, ancak modern melezler genellikle bu büyüme oranını aştı. Mısırsilaj, bitki yeşil ve meyve olgunlaşmamışken hasat edilir. Tatlı mısır, tozlaşmadan sonra ancak nişasta oluşmadan önce, yaz sonu ile sonbahar ortası arasında "süt aşamasında" hasat edilir. Tarla mısırı, tahılları iyice kurutmak için sonbaharın çok geç saatlerine kadar tarlada bırakılır ve aslında kışın hatta ilkbaharın başlarına kadar hasat edilemez. Yeterli toprak neminin önemi, periyodik kuraklığın düzenli olarak mısır mahsulü yetmezliğine ve bunun sonucunda kıtlığa neden olduğu Afrika'nın birçok yerinde gösterilmektedir. Çoğunlukla ıslak, sıcak iklimlerde yetişse de, soğuk, sıcak, kuru veya ıslak koşullarda geliştiği söylenir, bu da çok yönlü bir ürün olduğu anlamına gelir. Olgun bitkiler kulak gösterilen Mısır, Yerli Amerikalılar tarafından bazılarına Üç Kızkardeş olarak bilinen karmaşık bir sistemde dikildi. Mısır fasulye için destek sağladı ve fasulye fasulye ve diğer baklagillerin köklerinde yaşayan azot tespitli rizobi bakterilerinden elde edilen azot sağladı; ve kabaklar yabani otları durdurmak ve toprak üzerinde gölge sağlayarak buharlaşmayı önlemek için zemin örtüsü sağladı. Bu yöntemin yerine, 60–120 cm aralıklı her bir tepenin, ev bahçıvanları tarafından hala kullanılan bir yöntem olan üç veya dört tohumla dikildiği tek tür tepe dikimi yapıldı. Daha sonraki bir teknik "kontrol edilen mısır" idi ve burada tepeler her yönde 40 m (40 m) aralıkla yerleştirildi ve kültivatörlerin tarladan iki yönde geçmesine izin verildi. Daha kurak bölgelerde, bu değiştirildi ve tohumlar su toplamak için 10-12 cm derin karıkların altına dikildi. Modern teknik bitkileri, bitki gençken ekime izin veren sıralar halinde mısırdır, ancak tepe tekniği hala bazı Kızılderili rezervasyonlarının mısır alanlarında kullanılmaktadır. Mısır sıra halinde dikildiğinde, aynı zamanda arazi alanını daha verimli kullanmak için bu sıralar arasında diğer mahsullerin ekilmesine de izin verir. Günümüzde çoğu bölgede, konut bahçelerinde yetiştirilen mısır hala bir çapa ile manuel olarak ekilirken, ticari olarak yetiştirilen mısır artık manuel olarak ekilmemekte, bir ekici ile ekilmektedir. Kuzey Amerika'da, tarlalar genellikle azot sabitleyici bir mahsul ile iki mahsul rotasyonunda ekilir, genellikle daha soğuk iklimlerde yonca ve daha uzun yazları olan bölgelerde soya fasulyesi. Bazen rotasyona üçüncü bir ürün, kış buğdayı eklenir. Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da yetiştirilen mısır çeşitlerinin çoğu melezdir. Genellikle çeşitler glifosatı tolere etmek veya doğal zararlılara karşı koruma sağlamak için genetik olarak modifiye edilmiştir. Glifosat, genetik toleranslı olanlar hariç tüm bitkileri öldüren bir herbisittir. Bu genetik tolerans doğada çok nadir bulunur. Amerika Birleşik Devletleri'nin orta kesimlerinde genellikle alçak veya alçak tarım teknikleri kullanılır. Alçakta, tarlalar, ekim ekiminden önce veya önceki hasattan sonra bir toprak işleme aleti ile bir kez, belki iki kez kaplanır. Tarlalar ekilir ve döllenir. Yabani otlar herbisitlerin kullanımı ile kontrol edilir ve büyüme mevsimi boyunca ekim toprak işleme yapılmaz. Bu teknik topraktan nem buharlaşmasını azaltır ve böylece mahsul için daha fazla nem sağlar. Önceki paragrafta sözü edilen teknolojiler alçak avlanma ve tarımsız tarım imkanı sağlamaktadır. Yabani otlar, nem ve besinler için mahsul ile rekabet ederek onları istenmeyen hale getirir. Hasat 20. yüzyıldan önce, tüm mısır hasadı el emeği, otlatma ya da bunların bir kombinasyonuydu. Kulaklar elle toplanmış ve ocak otlanmış mı yoksa tüm bitki kesilmiş, toplanmış ve şok edilmiş olsa da, insanlar ve hayvancılık tüm işi yaptı. 1890'lar ve 1970'ler arasında, mısır hasadı teknolojisi büyük ölçüde genişledi. Günümüzde, tamamen manuel hasattan tamamen mekanize edilene kadar bu tür teknolojiler, her bir grubun ihtiyaçlarına uygun olarak bir dereceye kadar kullanılmaktadır, ancak en düşük birim maliyetleri sundukları için, tamamen mekanize edilmiş versiyonlar baskındır. Büyük çiftlik faaliyetlerine göre ölçeklendirildiğinde. Küçük çiftlikler için, birim maliyetleri çok yüksek olabilir, çünkü daha yüksek sabit maliyetleri birçok birime itfa edilemez. II. Dünya Savaşı'ndan önce, Kuzey Amerika'daki çoğu mısır elle hasat edildi. Bu, çok sayıda işçiyi ve ilişkili sosyal olayları ( arılar veya kabuklu arılar ) içeriyordu. 1890'lı yıllardan itibaren, bir ve iki sıra mekanik toplayıcılar (kulağı seçmek, ocaktan ayrılmak ) ve mısır için özel olarak tasarlanmış orak bağlayıcılar (örneğin, mısır bağlayıcıları) gibi işlemleri kısmen mekanize etmek için bazı makineler mevcut hale geldi. İkincisi şok olabilen kasnaklar üretir. Elle veya mekanik seçici ile tüm kulak hasat edilir, bu da çekirdeklerin kulaktan çıkarılması için bir mısır barınakının ayrı bir şekilde çalıştırılmasını gerektirir. Tüm mısır kulakları genellikle mısır beşiklerinde depolandı ve bu bütün kulaklar bazı hayvan besleme kullanımı için yeterli bir form. Günümüzde bütün kulakları olan mısır beşikleri ve mısır bağlayıcıları daha az yaygındır, çünkü çoğu modern çiftlik tahılları tarladan bir biçerdöverle toplar ve çöp kutularında saklar. Bir mısır kafası ile birleştirin (makara yerine noktalar ve yaylı rulolarla) sapı kesmez; sadece sapı aşağı çeker. Sap aşağı doğru devam eder ve zeminde yığılmış bir yığın halinde buruşur, burada genellikle toprak için organik madde haline gelir. Mısır kulağı, bir plakadaki yuvalar arasında geçemeyecek kadar büyüktür, çünkü yaylı rulolar sapı çeker ve makineye girmek için sadece kulak ve kabuğu bırakır. Biçerdöver kabuğu ve koçanı birbirinden ayırır, sadece çekirdekleri tutar. Mısır bir silaj mahsulü olduğunda, tüm bitki genellikle bir kerede bir yem hasat makinesi (kıyıcı) ile doğranır ve silolar veya polimer sargılarda bulunur. Bir mısır bağlayıcısı tarafından kesilen kasnakların sağlanması daha önce bazı bölgelerde yaygındı, ancak nadir görülüyordu. Dünya çapında mısır üretimi Tahılları çöp kutularında saklamak için, bozulmayı önlemek için tahılın nemi yeterince düşük olmalıdır. Hasat edilen tahılın nem içeriği çok yüksekse, tahılın içinden ısıtılmış hava üfleyerek nem içeriğini azaltmak için tahıl kurutucular kullanılır. Bu, yanıcı gazlar ( propan veya doğal gaz ) ve üfleyicilere güç sağlamak için elektrik şeklinde büyük miktarda enerji gerektirebilir. Üretim Mısır, dünya çapında yaygın olarak yetiştirilmektedir ve her yıl diğer tahıllardan daha fazla ağırlıkta mısır üretilmektedir. 2017 yılında, toplam dünya üretimi ABD'nin öncülüğünde% 33'lük bir oranla 1,13 milyar ton olarak gerçekleşti (tablo). Çin, küresel toplamın% 23'ünü üretti. 2016 yılında mısır üretiminin 2014 Amerikan üretimine göre% 11 artışla 15 milyar kile üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Ağustos 2016'daki koşullara göre beklenen verim ABD için şimdiye kadarki en yüksek verim olacaktır. [90] Hasat edilen mısır alanının 2015'e göre% 7 artışla 87 milyon dönüm olduğu tahmin edilmektedir. Mısır özellikle Indiana ve Illinois gibi Orta Batı eyaletlerinde popülerdir; ikincisinde, 2017 yılında devletin resmi tahılı seçildi. Mısır, çekirdekler tamamen büyüdüğü halde hala yumuşak olduğu zaman olgunlaşmamış halde hasat edilebilir ve tüketilebilir. Olgunlaşmamış mısır genellikle lezzetli hale gelmek için pişirilmelidir; bu sadece tüm kulakları kaynatmak veya kavurmak ve çekirdekleri koçandan hemen yiyerek yapılabilir. Şeker bakımından yüksek ve nişastası düşük olan genetik bir çeşit olan tatlı mısır genellikle olgunlaşmamış halde tüketilir. Mısır önemli bir nişasta kaynağıdır. Mısır nişastası (mısır unu), ev yemekleri ve birçok endüstriyel gıda ürününde önemli bir bileşendir. Mısır aynı zamanda önemli bir pişirme yağı ( mısır yağı ) ve mısır glüteni kaynağıdır. Mısır nişastası, şuruplar, özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu, bir tatlandırıcı üretmek için hidrolize edilebilir ve enzimatik olarak muamele edilebilir ve ayrıca fermante edilmiş ve tahıl alkolü üretmek için damıtılmıştır. Mısırdan elde edilen tahıl alkolü geleneksel olarak Bourbon viski kaynağıdır. Mısır bazen bira için nişasta kaynağı olarak kullanılır.

İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © NİL TARIM