Aramaktan çekinmeyin
0532 521 67 47

Patlıcan & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Bitki Beslenmesi, Bitki Besin Noksanlıkları, Bitki besin Noksanlıklarının giderilmesi
P atlıcan sıcak ve nemli ortamdan hoşlanır. Tohumların minimum çimlenme sıcaklığı 10-12 C’dir.
Bitki olarak 8 C’de hayat olayları devam eder, azaldıkça durgun bir dönem başlar.
Çiçeklenme ve döllenme ancak 25-30 C’de en iyi sonucu vermektedir.
Patlıcan sıcaklık kadar ışık yoğunluğundan da hoşlanan bir sebzedir.
Işık süresinin 14-16 saate kadar uzaması ve 10 000-15 000 lux civarında bir ışık yoğunluğu patlıcanlarda optimal bir gelişme için yeterlidir
H ava nemi % 55-60, topraktaki nem oranı %60-70 civarında olduğu zaman optimum gelişme gösterir.
Suyun çoğalıp azalması gelişmeyi önemli ölçüde etkiler.
Toprak isteği bakımından fazla seçici olmamasına rağmen drenajı iyi kumlu topraklar idealdir. pH 6-7 olmalıdır.
Ağır bünyeli topraklarda geç ürün alınır ve hastalık problemleri artar.
NOKSANLIK OLMASINI BEKLEMEYİN
 görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene  yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz veya WhatsApp üzerinden gönderin.  Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza veriniz, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı daha sağlıklı yapalım.

“ Aşağıdaki noksanlıklar görüldüğünde, aramaktan çekinmeyin, bahçenize en uygun gübrelemeyi yapmanıza yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN, İLK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN İTİBAREN DÜZENLİ GÜBRE KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse noksanlık düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.
PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Topraktaki en sık noksanlığı görülen alımını ve hareketini kısıtladığı da bilinmektedir. HCO3- oluşumu için yüksek seviyelerde  gereklidir. Su dolu topraklarda olduğu gibi kötü havalandırma koşullarında, CO2 kök ve solunumdan birikir. Bu da yüksek HCO3 ve sınırlı demir alımına neden olur. Karbonatlar, bazı meyve yetiştirme alanlarında yaygın olan yüksek pH'lı kireçli topraklarda da oluşur.
Bu topraklarda yetişen bahçelerde, özellikle ıslak koşullarda demir noksanlığı belirtileri görülme olasılığı yüksektir. Toprakların pH'ını yükseltmek için uygulanan aşırı kireç de demir noksanlığına neden olabilir. terimi, yüksek toprak pH koşullarında yetişen ağaçlarda semptomlar için sıklıkla kullanılır. Patlıcande demir noksanlığını yönetmenin en iyi yolu sulama ve toprak pH'ını yönetmektir.
Patlıcande demir noksanlığında, belirtileri meyve ağaçlarının genç yapraklarında hafif sarılıkla başlar.
Damarların yeşil kalarak damar aralarının sarıdan sarımsı-beyaza kadar değişen renk açılmaları demir noksanlığının tipik belirtisidir.
Toprak ve hava koşullarına bağlı olarak genç yapraklarda başlayan interveinal klorotik belirtiler, yaşlı yapraklarda hızla yayılır.
Patlıcande demir noksanlığında en ince damarlar dahi yeşil kalarak bu damarlar arasındaki kısımlarda renk tamamıyla sarıya döner.
Geniş yapraklı bitkilerde yapraklar adeta sarı zemin üzerinde yeşil bir ağ manzarası gösterirler.
Noksanlığın çok şiddetli olduğu durumlarda, damarlar da sararır.
 pH yı düzenlemeden gübreleme yapmayın, teknik ekibimizi aramaktan çekinmeyin. pH yı düzenlemek için kullanın. Bakınız: Cantex root
Demir noksanlığının çok tipik bir özelliği, yapraklar ne kadar genç ise belirtilerin o kadar şiddetli ve belirgin olmasıdır.
Diğer besin noksanlıklarından farklı olarak, demir noksanlığının bir tipik özelliği de, klorozlu yaprakların kolay kolay ölmeden canlı kalmalarıdır.
Bununla birlikte noksanlık çok çok şiddetli ise yapraklarda ölme de görülebilir.
PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Fosfor,        vitaminlerin bir parçasıdır.
Fosfor üç temel besinden biridir, ve ortofosfat formu (lH turunçgil kökleri tarafından emilir 2 PO 4- ) ya da HPO 4 2- .
Gerek  gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, haline dönüşmesi gerekmektedir.
Şeker fosfatları, nükleik asitler, nükleotidler, koenzimler, fosfolipitler, fitik asit vb. Bir bileşenidir.
ATP içeren reaksiyonlarda anahtar rol oynar.
Element, fotosentez, karbonhidratların sentezi ve parçalanması ve bitkinin içinde enerji transferi gibi birçok yaşam süreci için gereklidir.
Bitkilerin tohum oluşturmak, kök geliştirmek, olgunluğu hızlandırmak ve streslere karşı koymak için fotosentezden enerji depolamasına ve kullanmasına yardımcı olur.
Özellikle kireçli ve pH'i yüksek topraklarla, fazla derecede asit topraklarda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
pH analizini mutlaka yaptırın. pH yı düzenlemek için kullanın. Bakınız: Cantex root
Fosfor noksanlığı, fosfora daha çok ihtiyaç duyan genç bitkilerde yaşlı bitkilere göre daha erken fark edilir.
Ayrıca mevsiminin başlarında soğuk (ıslak) topraklarda da fosfor noksanlığı meydana gelebilmektedir.
Fosfor, bitkinin generatif organlarında diğer organlara göre daha çok bulunur. Fosfor noksanlığında en çok çiçek, meyve, tohum gibi zarar görür.
Patlıcan yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığı ağacın büyümesini yavaşlatır.
Yaprak sistemi koyu yeşil görünümlü, yaprak sapları ve genç sürgünler mor renklidir.
Yaşlı yapraklarda bronzlaşır ve erken dökülür.
Ayrıca fosfor bitkinin daha çok generatif gelişmesi üzerine etkili olan bir element olarak bilinir.
Fosfor noksanlığından en çok çiçek, meyve, tohum gibi generatif organlar zarar görür.
Fosfor noksanlığında yapraklar genellikle normalden daha koyu yeşil renklidir.
Birçok tek yıllık bitkilerin yaprak ve gövdesinde fosfor noksanlığında kırmızı, kırmızımsı mor renk meydana gelir.
Kırmızı renk, fosfor noksanlığında antosiyanin oluşumunun artmasından kaynaklanmaktadır.
Hafif ve orta derecede noksanlık halinde, genç yapraklarda, damar aralarında hafif renk açılması ortaya çıkar.
Bu renk açılması oldukça hafif olup, ancak, yaprak ışığa tutulduğunda görülebilir derecededir.
Noksanlığının daha şiddetli olması halinde renk açılması artar ve yaprak ağ görüntüsü alır.
Daha sonraki aşamada, için yaprak yüzeyini beyazımsı sarı renkli noktalar kaplar.
Fosfor (P), tarımdaki en kritik ve sınırlayıcı besinlerden biridir.
Topraklarda fosfor döngüsü özellikle karmaşıktır ve toprak testi sonuçlarını yorumlarken agronomik tavsiye önerilir.
Gübre olarak uygulanan fosforun sadece % 5 - 30'u uygulama yılında bitki tarafından alınır.
Fosfor, bitki ve hayvan büyümesi için temel bir elementtir ve hücre bölünmesi ve büyümesi sırasında önemlidir.
Karmaşık toprak işlemi, toprağa uygulanan fosforun kullanılabilirliğini etkilemekte ve birçok toprak fosforu bağlayabilmekte, bitkileri kullanılamaz hale getirmektedir.
Toprağınızın bunu yapabilme kabiliyeti, ürünler ve meralar için gereksinimleri belirlerken ölçülmelidir.
PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Bor noksanlığı, bitkilerde en çok görülen mikro besin noksanlığıdır. Dünya çapında en yaygın mikro besin noksanlığıdır ve mahsul üretiminde ve mahsul kalitesinde büyük kayıplara neden olur. Bor noksanlığı bitkilerin  ve üreme gelişimini etkiler, hücre genişlemesinin engellenmesine, ölümüne ve doğurganlığın azalmasına neden olur.
Bitkiler hem suda çözünür hem de çözünmez biçimde bor içerir.
Sağlam bitkilerde suda çözünebilen bor miktarı, sağlanan bor miktarı ile dalgalanma gösterirken çözünmeyen bor ise değişmez. Bor noksanlığının görünümü, suda çözünmeyen borun azalması ile çakışmaktadır.
Çözünmeyen borun fonksiyonel form olduğu, çözünür borun ise fazlalığı temsil ettiği görülmektedir.
Bor, yüksek bitkilerin büyümesi için gereklidir. Elementin birincil işlevi bitkilerde hücre duvarına yapısal bütünlük sağlamaktır. Diğer işlevler muhtemelen  ve diğer  yolların bakımını içerir. Bor,  ve süreçlerini aktive eder.
Patlıcande bor noksanlığında, çiçekler soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar.
Fakat bu haliyle düşmeyip bir süre dalda dururlar.
Don zararları aynı görüntüyü yaratmakla beraber, don etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler.
Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir.
Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar.
Ancak yapraklarda kloroz görülmez.
Toprağın bor içeriği bitkinin fazla borla baş edemeyecek kadar yüksek olması durumunda da bor zehirlenmesi mümkündür.
Borun bitkiler için  olduğu seviyeler, farklı bitki türlerine göre değişir.
PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Patlıcande çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Patlıcande çinko noksanlığında ağaçlarda  ve  oluşur
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.
Yapraklarda   görülür ve
Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
küçülür
Patlıcan ağaçlarında noksanlığı en çok görülen bitki besin maddesi çinkodur.
Özellikle fosfor fazlalığı nedeniyle ortaya çıkan çinko noksanlığı, Patlıcanlerde çok yaygındır.
Yapraklarda altında Zn bulunması halinde belirtiler görülür.
Patlıcande çinko noksanlığının belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur.
Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır. Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar.
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Noksanlık çok şiddetli değilse sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.
Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur. Çinko uygulaması,  çinko noksanlığını toprakta düzeltmeyebilir çünkü çinko ilavesiyle bile bitki emilimi için kullanılamayabilir. Dünyadaki tahıl mahsullerinin neredeyse yarısı çinko noksanlığı olan topraklarda yetiştirilmektedir; sonuç olarak yaygın bir sorundur.
PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Kırk veya daha fazla enzim için kofaktör olarak potasyum (K) gereklidir. Şeker ve nişasta oluşumu, proteinlerin sentezi, normal hücre bölünmesi ve büyümesi, organik asitlerin nötralizasyonu, stoma açıklığını kontrol ederek ve şeker kullanımının etkinliğini artırarak karbon dioksit arzını düzenleyen, çevresel stresin üstesinden gelen birçok fizyolojik fonksiyon için gereklidir.
Don gibi olaylarda Hücre özsuyu ozmotik potansiyelini azaltır.
Patlıcande potasyum noksanlığında, yaprak kenarlarında sarımsı kahve renkli nekrozlar oluşur, geriye doğru kıvrılma ve olgunlaşmadan dökülme görülür.
Meyveler normalden küçük, ince kabuklu ve asidik olurlar.
Patlıcande potasyum noksanlığı çeken ağaçlarda düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar.
Kuraklığa ve dona karşı dayanıklılık zayıflar.
Aynı şekilde hastalık etmenlerine ve tuzlu toprak koşullarına karşı bitkiler çok daha duyarlı olurlar.
Bitki dokularında ve hücre organellerinde anormal gelişmeler görülür. Bitkide dokuların oluşumu geriler. Dokularda ligninleşme azalır. Bunun sonucu olarak potasyum noksanlığında gövde zayıflar.
Doymamış / doymuş yağ asidi oranının daha yüksek olması nedeniyle, kuraklık toleransının verilmesinde, iç su dengesinin ve turgiditenin düzenlenmesinde, kök hücrelerin plazmalyasındaki Sodyum akışının ve / veya akışının düzenlenmesi, potasyum için lifli köklerin seçiciliği yoluyla klorür dışlama davranışı Sodyum üzerinde ve Sodyum dış ortamda meydana geldiğinde sızıntıya karşı vakumda potasyum tutulmasını sağlamak için hücrelere tuz toleransı kazandırmak.
Erken potasyum noksanlığı belirtileri genellikle bodur büyüme, seyrek bronzlaşmış yapraklar ve yaprakların parlak bir görünümü şeklindedir.
Patlıcande potasyum noksanlığı yapraklarda kıvrılma ve kırmızımsı kahve lekelerle beliren belirtilere neden olur. Sürgün uçlarında ölme, zayıf çiçek ölçümü ve normalden küçük meyveler olur.
Potasyum noksanlığı çeken Patlıcande turgor basıncı düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar.
Kuraklığa ve dona karşı dayanıklılık zayıflar.
Aynı şekilde hastalık etmenlerine ve tuzlu toprak koşullarına karşı bitkiler çok daha duyarlı olurlar. Bitki dokularında ve hücre organellerinde anormal gelişmeler görülür.
Bitkide ksilem ve floem dokuların oluşumu geriler. Dokularda ligninleşme azalır. Bunun sonucu olarak potasyum noksanlığında gövde zayıflar. Potasyum Patlıcande birçok kalite unsurunu etkileyen bir besin elementidir.
Bu nedenle Patlıcande potasyum noksanlığı bitkinin özelliğine göre çeşitli kalite bozulmalarına yol açar. Toprakta potasyum,  (  ve ) ile mikalar (  ve  gibi potasyumlu mineralleri içeren kayaların dağılıp parçalanmaları sonucu oluşur.
Patlıcande potasyum noksanlığının çok şiddetli olması halinde bu kısımlar siyaha döner, ölür; kuruyarak dökülür.
Yaşlı yaprakların ucunda kirli kahverengi  şeklinde görülmektedir.
Özellikle meyve ağaçlarında tipik olarak görülen noksanlık belirtilerinde, yaprak kenarlarının anlatılan şekilde renk değişikliği gösterip ölmesine karşın, yaprağın geri kalan kısmı uzunca bir sure normal yeşil rengini ve görüntüsünü koruyabilmektedir.
Potasyum noksanlığında yapraklarda kıvrılma ve kırmızımsı kahve lekelerle beliren belirtilere neden olur.
Sürgün uçlarında ölme, zayıf çiçek ölçümü ve normalden küçük meyveler olur.
Potasyum noksanlığı çeken bitkilerde düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar.
Ürününü, meyve toplanmadan komisyonculara satan çiftçilerimiz: meyveyi büyütmek için SON POTASYUM uygulamasını komisyoncu yapsın istiyorsunuz. Fakat komisyoncu maliyetten kaçmak için potasyum uygulamasını yapmıyor. Toprak ve ağaçlar sizin, potasyum uygulanmadığı için gelecek sezonlardaki ağaç ve meyve sağlığını riske atıyorsunuz.
PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Azot,         fosfatidler ve diğer organik bileşiklerin bir parçasıdır. Bu, tüm bitkiler için en önemli besindir. amidler, proteinler, nükleik asitler, nükleotidler ve koenzimler, heksosaminler, vb.
Patlıcande azot noksanlığı ağaçların büyüyememesine neden olur. Patlıcan yetiştiriciliğinde azot noksanlığı ağaçların büyüyememesine neden olur.
Azot noksanlığı yaprakların açık yeşil renkli ve sarı olması ile kendini gösterir.
Sürgünler kısa, zayıf, ince olur ve ağacın değişik yerlerinde düzensiz bir şekilde sürgünlerde ölme görülür.
Meyveler küçük, açık renkli, kalın kabuklu olur ve erken olgunlaşır.
Azot noksanlığı Patlıcanin özellikle vegetatif gelişmesini olumsuz etkiler.
Yaprak, gövde sistemi oldukça zayıf olur.
Vegetatif gelişme periyodu kısalır, bitkiler erken olgulaşır.
Erken çiçek açar. Erken yaşlanma, azotun sitokinin sentezi ve taşınması üzerine olan etkisinden kaynaklanmaktadır.
Sitokinin bitkinin kuvvetli büyümesini ve genç dönemi daha uzun sure kalmasını sağlayan bir hormondur.
Azot noksanlığında bu hormonun azalması bitkinin erken yaşlanmasına, diğer bir deyişle vegetatif gelişme periyodunun kısa olmasına neden olur.
PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Magnezyum  bir parçasıdır, bir dizi çalışmasını aktive eder, fosfor değişimine katılır.
Birçok bitkide magnezyum noksanlığı,  yaprakta besin noksanlığı ile birlikte damarlar arasında yaprak kenarının yol açar. Magnezyum açlığı genellikle olarak  kullanıldığında gözlenir, çünkü eylemleri altında özellikle hafif kumlu topraklarda magnezyumun süzülmesi artar. Magnezyum, Mg + 2 olarak emilen bir başka ikincil makro besin maddesidir.
Magnezyum, klorofil molekülünün merkezi bir bileşenidir.
Fosfat transferinde yer alan çok sayıda enzim, spesifik olmayan bir şekilde bunu gerektirir.
Fotosentez, karbonhidrat metabolizması, nükleik asitlerin sentezinde, karbonhidratların yapraklardan üst kısımlara hareketine bağlı olarak bulunur ve birkaç enzimin aktivatörü olmasının yanı sıra fosfor alımını ve taşınmasını uyarır.
Patlıcan yetiştiriciliğinde magnezyum noksanlığından özellikle fazla etkilenir.
Yaprakların damar aralarında kloroz görülür. Renk açılmaları yaşlı yapraklarda, yaprak kenarlarından başlayarak yayılır.
Beyaz etli meyve veren ağaçların yapraklarında kırmızı renkli, sarı etli meyve veren çeşitlerin yapraklarında ise sarı renkli lekeler oluşur.
Bitkilerde Magnezyum noksanlığı simptomları bakımından bitki türleri arasında farklılıklar olabilmektedir.
Bununla birlikte bazı ortak karakterler magnezyum noksanlığının tanınmasını kolaylaştırır.
Magnezyum iyonları bitki bünyesinde hareketli olduğu için, noksanlık halinde yaşlı yapraklardan kolaylıkla, yeni oluşan genç yapraklara taşınmaktadır.
Bu nedenle de magnezyum noksanlığı simptomları önce yaşlı yapraklarda görülür.
PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Mangan fotosentez ve diğer fizyolojik süreçlerde yer alır, birçok  ve kloroplastın yanı sıra bir parçasıdır.
Mangan, bitki kökleri tarafından Mn + 2 formunda emilen redoks mikrobesinlerinden biridir.
Bazı dehidrojenazlar, dekarboksilazlar, kinazlar, oksidazlar, peroksidazların aktivitesi için ve spesifik olarak diğer iki değerlikli, katyonla aktive edilen enzimler tarafından gereklidir ve O2'nin fotosentetik evrimi için gereklidir.
ve proteinlerin üretimine dahil olmanın yanı sıra, mangan, fotosentez, klorofil oluşumu ve nitrat azaltımında eşit derecede güçlü bir role sahiptir ve gübrenin ikincil etkilerinden ortaya çıkan askorbik asit sentezi için vazgeçilmezdir.
Mangan noksanlığına ait simptomlar magnezyum noksanlığına benzer.
Yapraklarda damarlar arasında sararma görülür.
Ancak magnezyum noksanlığında simptomlar önce yaşlı yapraklarda görülmesine karşılık, mangan noksanlığı genç yapraklarda görülür.
Dikotiledon bitkilerde mangan noksanlığında damarlar arası kloroza ilave olarak, yapraklarda sarı noktalar halinde lekeler oluşur.
Monokotiledon bitkilerde, özellikle yulafta yaprakların alt bölümlerinde yeşilimsi gri benekler ve çizgiler oluşur.
Mangan fotosentez ve diğer fizyolojik süreçlerde yer alır, birçok ribozom ve kloroplastın yanı sıra enzimlerin bir parçasıdır.
Mangan noksanlığı ile klorofil oluşmaz, yapraklar küçük açık sarı lekeler nedeniyle renklenir, damarlar yeşil kalır.
Keskin bir açıkla, bodurluk görülür, bazen büyüme olmaz.
PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KALSİYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Kalsiyum Ca2 + olarak bitki kökleri tarafından emilen ikincil besinlerden biridir. Kalsiyum, Ca-pektat olarak hücre duvarlarının orta tabakasının bir bileşenidir.
ATP ve fosfolipitlerin hidrolizine katılan bazı  tarafından bir olarak gereklidir.
Kök gelişimi ve işleyişi için önemli bir unsurdur; hücre duvarlarının bir bileşeni; ve  esnekliği ve hücre bölünmesi için gereklidir.
Kalsiyum noksanlığı, yaprak klorozunun gerçekten azot değişiklikleri içeren daha geniş bir etkileşimi yansıttığı özel bir durum gibi görünmektedir. Piruvat kinazın azaltılmış aktivitesi, kalsiyum noksanlığının bir göstergesi olarak kabul edilir.
Patlıcan yetiştiriciliğinde kalsiyum noksanlık Belirtileri:
kalsiyum noksanlığı esas olarak, özellikle kış aylarında, yaprak kenarları boyunca ve ana damarlar arasında solması ile karakterizedir.
Patlıcan yetiştiriciliğinde kalsiyum noksanlığı Toprak çözeltisinden kalsiyum iyonlarının alınıp yukarı taşınması kök uçları vasıtasıyla olmaktadır.
Bu nedenle yeni köklerin oluşumunu engelleyen düşük sıcaklık, yetersiz havalanma gibi faktörler kalsiyum alımını engelleyerek noksanlığa neden olabilir.
Bu nedenle daha önce absorbe edilmiş olan kalsiyumun meyve oluşum döneminde floemde taşınarak meyveye ulaşması güçtür.
Meyve olumu devresinde topraktan kalsiyum iyonlan alınarak ksilem yolu ile meyveye ulaşmadığı takdirde meyvelerde kalsiyum noksanlığı zararları görülebilecektir.
Meyveler de görülen kalsiyumun noksanlığı zararlarını önlemek için ona uygun yöntem, doğrudan meyveye yaprağa püskürtülmesidir.
Ancak bu işlem, döllenmeden sonra meyvelerin büyüme döneminde yapılmalı ve birkaç kez tekrarlanmalıdır.
Bu şekilde meyvelerde kalsiyum noksanlığına bağlı zararların ortaya çıkması önlenebilir.
PATLICAN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BAKIR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka ""Bitki Besleme Uzmanlarından"" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Bitkilerin bakır ihtiyacı oldukça düşük düzeydedir. Birçok bitkinin bakır kapsamı kuru maddede 2 - 20 Bitkilerde bakır noksanlığı pratikte fazla rastlanan durum değildir.
Organik madde miktarı çok yüksek olan topraklarda veya pit topraklarda bakır noksanlığı görülebilmektedir.
Bunun nedeni organik maddenin bakırı çok kuvvetli bağlamasıdır.
Bakır noksanlığının sık görülmeyişinin nedeni, bitkilerin düşük olan ihtiyacını karşılayacak kadar toprakta bakır bulunması, bitkilere verilen birçok zirai mücadele ilacının önemli miktarda bakır içermesi, kullanılan gübrelerin safsızlık olarak bir miktar bakır içermeleri ve hayvan gübrelerinin bakır içermesidir.
Topraksız yetiştiricilikte, yetiştirme ortamına yeterli miktarda bakır verilmediği takdirde bakır noksanlığı görülecek ve bitki normal gelişmeyecektir.
Genel bir ortalama olarak yapraklarda 5 ppm bakır yeterli olmaktadır.
Patlıcan yetiştiriciliğinde bakır noksanlığının bitki bünyesinde hareket kabiliyeti iyi değildir.
Bu nedenle noksanlık belirtileri yeni meydana gelen yapraklarda görülür.
Grimsi yeşil renk, hatta beyazlaşma gibi renk değişimleri ve solma olur.
Gelişme zayıflar.
Patlıcan ağaçlarında dalların uç kısımlarında kurumalar olur.
Bazı durumlarda, uç kurumalarının görülmesinden önce, normalden büyük yapraklar oluşur.
Patlıcan itüzümü ailesinin Solanaceae. Solanum melongena, türler içinde yenilebilir meyvesi olan bitkidir ve dünya çapında yetiştirilmektedir.
En yaygın mor, süngerimsi, emici meyve çeşitli mutfaklarda kullanılır.
Pişirilerek kullanılan bir sebzedir.
Domates gibi, derisi ve tohumları da yenebilir, ancak patates gibi genellikle pişirilir.
Patlıcan, makro besin ve mikro besin içeriğinde besinsel olarak düşüktür, ancak meyvenin pişirme yoluyla yağları ve lezzetleri ete emme kabiliyeti, mutfak sanatlarında kullanımını genişletir .
Genel tropikal ve subtropikal iklimlerde, patlıcan ekilebilir.
Ilıman iklimlerde yetişen patlıcan, donma tehlikesi geçtikten sonra bahçeye nakledildiğinde daha iyi yetişir.
Patlıcan sıcak havayı tercih eder ve soğuk iklimlerde veya düşük nemli bölgelerde yetiştirildiğinde, bitkiler olgunlaşır veya olgun meyve vermez ve üretemez.
Tohumlar, beklenen dondan arındırılmış tarihten sekiz ila 10 hafta önce başlatılır .
Aralık, kullanılan kültüre bağlı olarak, bitkiler arasında 45 ila 60 cm ve kullanılan ekim ekipmanı türüne bağlı olarak sıralar arasında 60 ila 90 cm aralık olmalıdır.
Malçlama nemin korunmasına yardımcı olur ve yabani otları ve mantar hastalıklarını önler ve bitkiler günün en sıcak döneminde bir miktar gölgeden yararlanır.

Çiçekleri sallayarak el tozlaşması ilk çiçek kümesini geliştirir.
Yetiştiriciler tipik olarak, biraz odunsu saplar nedeniyle kaliksin hemen üstündeki meyveleri keser.
Çiçekler, hem dişi hem de erkek yapıları içeren eksiksizdir ve kendinden veya çapraz tozlaşma olabilir .

Domates, kırmızı biber ve patates gibi diğer solanöz bitkileri etkileyen zararlıların ve hastalıkların çoğu da patlıcan için zahmetlidir.
Bu nedenle, genellikle yakın akrabaları tarafından daha önce işgal edilen alanlara dikilmemelidir.
Bununla birlikte, patlıcanlar özellikle beyaz sinekler gibi zararlılara karşı hassas olabildiklerinden, bazen acı biber gibi biraz daha az hassas bitkilerle kurban tuzağı mahsulü olarak yetiştirilirler.
Dört yıl, haşere basıncını azaltmak için patlıcan bitkilerini birbirinden ayırmalıdır.
Zararlıları arasında patates böcekleri, pire böcekleri, yaprak bitleri, beyaz sinekler ve örümcek akarları bulunur .
İyi sanitasyon ve ürün rotasyonu uygulamaları, en ciddi olanı Verticillium mantar hastalığını kontrol etmek için son derece önemlidir .

Üretim Ülkelere göre 2013 yılında patlıcan üretimi
2016 yılında küresel patlıcan üretimi 51,3 milyon ton oldu.
Dünyadaki patlıcan yetiştiriciliğine yaklaşık 1.8 milyon hektar (4.4 milyon dönüm) ayrıldı. Bu çıktının% 62'den fazlası sadece Çin'den geldi.
Hindistan (dünya toplamının% 24.5'i), Mısır, Türkiye ve İran da büyük üreticilerdi.

Gübreleme
Sağlıklı bir gübreleme programı toprak analizi ile mümkündür.
Patlıcan yetiştiriciliği için, dikimden önce dekara 5-6 ton çiftlik gübresi verilmiş olmalıdır.
Bitki gelişimine göre analiz sonuçlarında tavsiye edilen dozlarda azot, fosfor ve potaslı gübrelemeler yapılmalıdır.
Pratik olarak örtüaltında patlıcan yetiştirme devresinde kullanılacak gübre miktarının tespiti için bir mevsim boyunca hedef olarak belirlenen ürün miktarı ile bir ton ürün elde etmek için gerekli NPK miktarının çarpımı gereklidir.
Bu miktar N için 7 kg/da, P2O5 için 2,4 kg/da, K2O için 8 kg/da’dır.

Yetiştirme Tekniği
 Dikim masuralara yapılmalıdır. Hazırlanan masuralara dikilen patlıcan fidelerinde, masuralar arasındaki mesafe 1.0-1.2 m masura genişliği 50 cm olmalıdır, fideler bu masuraların kenarlarına 60-70 cm’lik aralıklarla dikilir.
Yetiştirme şartlarına göre, 1 dekar alana dikilecek fide sayısı örtüaltı şartlarında 2250 civarında tutulmalıdır.
Bu sayının üzerinde dikilecek fidelerin getireceği hastalık ve zararlı problemi yanında kalite problemleri de ortaya çıkabilir.
Patlıcan serada 3-4 gövdeli yetiştirilip askıya alınmaktadır.
Açık tarla şartlarında ise budama pek fazla yapılmamaktadır.
Dip sürgünleri ile alt yaprakların (özellikle çatallanmaya kadar olan kısımların) bitki büyüdükçe temizlenmesi gereklidir.
Kış aylarında seralarda yapılan yetiştiricilikte düşük ışık yoğunluğu ve sıcaklıktan dolayı bitkiler meyve bağlayamadığı için bitki büyüme düzenleyicileri kullanılmaktadır.
Oysaki açıkta yapılan yetiştiricilik için böyle bir problem yoktur.

İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com

GÜBRELER
İz elementler gübreler
Organik gübreler
Deniz yosunu
Biyolojik gübreler
Ahır gübreleri
ASİTLER
Sülfatlar
Amino asitler
Humic asitler
Fulvik asitler
Protein nedir
TARIMA GEREKENLER
Toprak
Tarımda sulama
Tarımda iklim
Bitkilerde beslenme
Malçlama
Bilinmesi gerekenler

YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © 2020 NİL TARIM