Aramaktan çekinmeyin
0532 521 67 47

Şeftali & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Bakımı, Hastalık , Zararlıları, Besin Noksanlığı ve Bitki Beslemesi
Ş eftali değişik iklim şartlarına uyabilen bir meyve türüdür. Ekvatorun kuzey ve güneyinde 25-45 enlem dereceleri arasında yetiştirilebilmektedir. Normal yetişebilmesi için en uygun rakım 500-600 m. arasıdır. Sıcak iklimlerde 1500 m.’ye kadar yetiştiği görülebilir. Ülkemizde; sıcak iklim Akdeniz Bölgesi, ılıman iklim Marmara Bölgesi ve soğuk iklim olan Doğu Anadolu Bölgesi’nde yetişebilmektedir. Ülkemizde çok geniş bir ekolojide yetiştirilmektedir. Şeftali yetiştiriciliğini sınırlayan çeşitli iklimsel faktörler mevcut bulunmaktadır. Bunların başında düşük kış sıcaklıkları, çeşitlerin kış soğuklama ihtiyaçları, ilkbahar geç donları ve düşük yaz sıcaklıkları gelmektedir. Kış sıcaklığının –18 ve –20 C ye düştüğü zamanlarda gözler ve yıllık sürgünler donar.
S ıcaklık –25 C ye düştüğünde ise ağaçlar tamamen donabilir. Bununla birlikte, oluşabilecek düşük sıcaklığın süresi donun olduğu dönemlerdeki ağacın fizyolojik durumu, havadaki nem miktarı gibi faktörlerde ağacın dondan etkilenmesinde önemli rol oynar. Şeftalinin değişik çeşitler bazında 250 ile 1250 saat arasında kış soğuklama ihtiyaçları vardır. Ağaçlar kış soğuklama ihtiyaçlarını tamamlayamadıkları zaman, çiçekler ve çiçek tomurcuklarını silkerler. Çiçeklenme gecikir ve düzensizleşir. Şeftali, erken uyanan ve vejetasyonu erken başlayan bir bitkidir. Çiçekler açıldıktan sonra oluşabilecek bir don olayı, çiçekleri ve çiçek gözlerini dondururlar. Çiçek tomurcukları açılmadan önce –5 ve –6 C de zarar gördükleri halde, açılma sonrasında –3 C de donmaktadırlar. Küçük meyvelerde bu durumdan zarar görürler.
NOKSANLIK OLMASINI BEKLEMEYİN
 görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene  yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz veya WhatsApp üzerinden gönderin.  Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza veriniz, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı daha sağlıklı yapalım.

“ Aşağıdaki noksanlıklar görüldüğünde, aramaktan çekinmeyin, bahçenize en uygun gübrelemeyi yapmanıza yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN, İLK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN İTİBAREN DÜZENLİ GÜBRE KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse noksanlık düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.
ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Topraktaki demirin alımını ve hareketini kısıtladığı da gösterilmiştir. HCO3- oluşumu için yüksek seviyelerde  gereklidir.
Su dolu topraklarda olduğu gibi kötü havalandırma koşullarında, CO2 kök ve solunumdan birikir. Bu da yüksek HCO3 ve sınırlı demir alımına neden olur.
Karbonatlar, bazı meyve yetiştirme alanlarında yaygın olan yüksek pH'lı kireçli topraklarda da oluşur.
Bu topraklarda yetişen bahçelerde, özellikle ıslak koşullarda demir noksanlığı belirtileri görülme olasılığı yüksektir.
Toprakların pH'ını yükseltmek için uygulanan aşırı kireç de demir noksanlığına neden olabilir.
terimi, yüksek toprak pH koşullarında yetişen ağaçlarda semptomlar için sıklıkla kullanılır.
Şeftalide demir noksanlığını yönetmenin en iyi yolu sulama ve toprak pH'ını yönetmektir.
Şeftalide demir noksanlığında; ilkbaharda yıllık sürgün uçlarındaki yapraklarda sararmalar görülür.
Yaprak damarları yeşil renkte olup, kloroz denilen sararmalar oluşur.
Demir, solunum ve nitratın azaltılmasında rol oynayan enzimlerin bir parçasıdır.
Demir noksanlığı, esas olarak çok yıllık bitkilerde - elma, armut, vb., Fotosentez, yavaş büyüme ve gelişme şeklinde
yaprak klorozu şeklinde kendini gösterir. Sürgün büyümesi normal ancak çapı küçük olabilir. Terminal geri dönüşü ciddi Noksanlık koşullarında ortaya çıkabilir.  pH yı düzenlemeden gübreleme yapmayın, teknik ekibimizi aramaktan çekinmeyin. pH yı düzenlemek için kullanın. Bakınız: Cantex root
ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Bor noksanlığı, bitkilerde en çok görülen mikro besin noksanlığıdır.
Dünya çapında en yaygın mikro besin noksanlığıdır ve mahsul üretiminde ve mahsul kalitesinde büyük kayıplara neden olur.
Bor noksanlığı bitkilerin  ve üreme gelişimini etkiler, hücre genişlemesinin engellenmesine, ölümüne ve doğurganlığın azalmasına neden olur.
Bitkiler hem suda çözünür hem de çözünmez biçimde bor içerir.
Sağlam bitkilerde suda çözünebilen bor miktarı, sağlanan bor miktarı ile dalgalanma gösterirken çözünmeyen bor ise değişmez. Bor noksanlığının görünümü, suda çözünmeyen borun azalması ile çakışmaktadır. Çözünmeyen borun fonksiyonel form olduğu, çözünür borun ise fazlalığı temsil ettiği görülmektedir.
Bor, yüksek bitkilerin büyümesi için gereklidir. Elementin birincil işlevi bitkilerde hücre duvarına yapısal bütünlük sağlamaktır.
Diğer işlevler muhtemelen  ve diğer  yolların bakımını içerir. Bor,  ve süreçlerini aktive eder. Şeftali de bor noksanlığında meyvelerinde kahve renkli lekeler veya mantarımsı doku oluşur.
Bazı durumlarda meyvelerde çatlama ve büzülme görülebilir.
Olgunlaşma gayri nizami olur.
Bor, oksidasyon ve fotosentez süreçlerini aktive eder.
Bor noksanlığı ile, yapraklardan asimilatların hareketi bozulur ve fotosentez süreci yavaşlar, bitkilerin çiçeklenmesi ve gübrelenmesi bozulur,
boş çiçekler ortaya çıkar, bazen yumurtalıklar düşer.
Tohum verimi düşer.
ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Fosfor,        vitaminlerin bir parçasıdır.
Fosfor üç temel besinden biridir, ve ortofosfat formu (lH turunçgil kökleri tarafından emilir 2 PO 4- ) ya da HPO 4 2- .
Gerek  gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, haline dönüşmesi gerekmektedir.
Şeker fosfatları, nükleik asitler, nükleotidler, koenzimler, fosfolipitler, fitik asit vb. Bir bileşenidir.
ATP içeren reaksiyonlarda anahtar rol oynar.
Element, fotosentez, karbonhidratların sentezi ve parçalanması ve bitkinin içinde enerji transferi gibi birçok yaşam süreci için gereklidir.
Bitkilerin tohum oluşturmak, kök geliştirmek, olgunluğu hızlandırmak ve streslere karşı koymak için fotosentezden enerji depolamasına ve kullanmasına yardımcı olur.
Özellikle kireçli ve pH'i yüksek topraklarla, fazla derecede asit topraklarda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
pH analizini mutlaka yaptırın. pH yı düzenlemek için kullanın. Bakınız: Cantex root
Fosfor noksanlığı, fosfora daha çok ihtiyaç duyan genç bitkilerde yaşlı bitkilere göre daha erken fark edilir.
Ayrıca mevsiminin başlarında soğuk (ıslak) topraklarda da fosfor noksanlığı meydana gelebilmektedir.
Fosfor noksanlığında en çok çiçek, meyve, tohum gibi zarar görür. Şeftali yetiştiriciliğinde fosfor noksanlığı ağacın büyümesini yavaşlatır.
Şeftalide fosfor noksanlığında yapraklar öncelikle koyu yeşil olur, daha sonra bronz veya kahverengi lekeler oluşur,
bu lekeler özellikle soğuk havalarda kırmızı veya mor renge döner.
Yapraklar dik, noksanlığın ileri aşamalarında oldukça dar, mızrak şeklindedirler.
Yaşlı yapraklar erken dökülür.
Ağacın büyümesi geriler. Fosfor noksanlığı köklerin, sürgünlerin ve yaprakların büyümesinde yavaşlamaya, zayıf çiçeklenmeye, yaprakların erken düşmesine ve verimde azalmaya (ayrıca azot noksanlığına) yol açar.
Yaprakların rengi koyu yeşil, mavimsi, donuktur.
Yapraklar daha küçüktür, gövdeden daha keskin bir açıyla ayrılır. Toprakta bulunan fosforun başta gelen kaynağı kaya ve minerallerdir.
Kaya ve minerallerin parçalanması ile serbest hale gelen fosfor bitkiler tarafından kullanılabilir.
Ayrıca organik maddenin yapısında da fosfor bulunduğu için toprakta organik fosfor bileşikleride bulunmaktadır.
Toprakta fosforun çok büyük bir kısmi bitkilerin yararlanamayacağı formda bulunur.
Gerek inorganik gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, fosfat anyonlan haline dönüşmesi gerekmektedir.
Serbest halde bulunan fosfat anyonlarından bitkiler kolay yararlanmakla beraber, birçok toprak da fosfat anyonlarının serbest halde kalabilmesi güçtür.
Gübrelerle verilen fosforun dahi büyük bölümü hızla bitkilerin faydalanamayacağı formlara dönüşebilmektedir.
Özellikle kireçli ve pH'i yüksek topraklarla, fazla derecede asit topraklarda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
Meyve ağaçlarında sürgün ve tomurcuk oluşumu azalır.
Tohum ve meyvenin kalitesi bozulur, olgunlaşma gecikir.
Şeftali ve diğer meyve ağaçlarında olgunlaşmadan meyve dökümü görülür.
Sebzelerde çiçeklenme azalır.
Meyveler küçük kalır, kalitesiz olur.
ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Şeftalide çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Şeftalide çinko noksanlığında ağaçlarda  ve  oluşur
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.
Yapraklarda   görülür ve
Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
küçülür
Şeftali ağaçlarında noksanlığı en çok görülen bitki besin maddesi çinkodur.
Özellikle fosfor fazlalığı nedeniyle ortaya çıkan çinko noksanlığı, Şeftalilerde çok yaygındır.
Yapraklarda altında Zn bulunması halinde belirtiler görülür.
Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
Çinko uygulaması,  çinko noksanlığını toprakta düzeltmeyebilir çünkü çinko ilavesiyle bile bitki emilimi için kullanılamayabilir. Dünyadaki tahıl mahsullerinin neredeyse yarısı çinko noksanlığı olan topraklarda yetiştirilmektedir; sonuç olarak yaygın bir sorundur. Şeftalide çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur.
Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır.
Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar.
Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Noksanlık çok şiddetli değilse sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.
Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder.
Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.
Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur.
Taş çekirdekli meyvelerin meyve etlerinde kararmalar görülür.
ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Kırk veya daha fazla enzim için kofaktör olarak potasyum (K) gereklidir. Şeker ve nişasta oluşumu, proteinlerin sentezi, normal hücre bölünmesi ve büyümesi, organik asitlerin nötralizasyonu, stoma açıklığını kontrol ederek ve şeker kullanımının etkinliğini artırarak karbon dioksit arzını düzenleyen, çevresel stresin üstesinden gelen birçok fizyolojik fonksiyon için gereklidir.
Don gibi olaylarda Hücre özsuyu ozmotik potansiyelini azaltır.
Şeftalide potasyum noksanlığında, yaprak kenarlarında sarımsı kahve renkli nekrozlar oluşur, geriye doğru kıvrılma ve olgunlaşmadan dökülme görülür.
Meyveler normalden küçük, ince kabuklu ve asidik olurlar.
Şeftalide potasyum noksanlığı çeken ağaçlarda düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar.
Kuraklığa ve dona karşı dayanıklılık zayıflar.
Aynı şekilde hastalık etmenlerine ve tuzlu toprak koşullarına karşı bitkiler çok daha duyarlı olurlar.
Bitki dokularında ve hücre organellerinde anormal gelişmeler görülür. Bitkide dokuların oluşumu geriler.
Dokularda ligninleşme azalır. Bunun sonucu olarak potasyum noksanlığında gövde zayıflar.
Toprakta potasyum,  (  ve ) ile mikalar (  ve  gibi potasyumlu mineralleri içeren kayaların dağılıp parçalanmaları sonucu oluşur.
Yaşlı yaprakların ucunda kirli kahverengi  şeklinde görülmektedir. Şeftalide potasyum noksanlığında yapraklarda kıvrılma ve kırmızımsı kahve lekelerle beliren belirtilere neden olur.
Sürgün uçlarında ölme, zayıf çiçek ölçümü ve normalden küçük meyveler olur.
Potas noksanlığında; yıllık sürgünlerin orta kısımlarındaki yaprakların damarlarında kırışıklıklar meydana gelmektedir.
Bu yapraklar yırtılarak, uzun süre dallarda kalırlar
Potasyum organik bileşiklerle kompleksler oluşturur.
Metabolizmayı geliştirir, bitkilerin kuraklığa karşı direncini arttırır.
Yeterli potasyum içeriği ile yapraklarda, hücre özütünün ozmotik basıncını arttıran ve bitkilerin hafif donlara karşı direncini arttıran birçok şeker oluşur.
Potasyum protein sentezi süreçlerinde, fotosentezde, enzimatik reaksiyonlarda çok önemlidir.
Ürününü, meyve toplanmadan komisyonculara satan çiftçilerimiz: meyveyi büyütmek için SON POTASYUM uygulamasını komisyoncu yapsın istiyorsunuz. Fakat komisyoncu maliyetten kaçmak için potasyum uygulamasını yapmıyor. Toprak ve ağaçlar sizin, potasyum uygulanmadığı için gelecek sezonlardaki ağaç ve meyve sağlığını riske atıyorsunuz.
ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Azot,         fosfatidler ve diğer organik bileşiklerin bir parçasıdır.
Bu, tüm bitkiler için en önemli besindir. amidler, proteinler, nükleik asitler, nükleotidler ve koenzimler, heksosaminler, vb.
Şeftalide azot noksanlığında dal ve sürgünler kısa ve zayıf, kabuklan kahvemsi ve morumsu renkli olur.
Yapraklar sarımsı yeşil renkli, yaşlı yapraklar kırmızımsı sarı ve bazen nekrozludurlar.
Erken yaprak dökümü olur.
Meyveler küçük ve ekseri bozuk şekillidirler.
Azot noksanlığında; yaprak damar ve damar aralarında sararma olmakta, gelişme durmakta ve meyveler küçük kalmaktadır.
Azot, proteinlerin, klorofil, alkaloidler, fosfatidler ve diğer organik bileşiklerin bir parçasıdır.
Bu, tüm bitkiler için en önemli besindir.
Bitkilerde azot noksanlığı, bitki büyümesinde yavaşlamaya, erken yaprak dökülmesine ve tohum ve meyve veriminde azalmaya yol açar.
Yaprakların rengi soluk yeşil, klorotik hale gelir.
ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Magnezyum  bir parçasıdır, bir dizi çalışmasını aktive eder, fosfor değişimine katılır.
Birçok bitkide magnezyum noksanlığı,  yaprakta besin noksanlığı ile birlikte damarlar arasında yaprak kenarının yol açar.
Magnezyum açlığı genellikle olarak  kullanıldığında gözlenir, çünkü eylemleri altında özellikle hafif kumlu topraklarda magnezyumun süzülmesi artar.
Magnezyum, Mg + 2 olarak emilen bir başka ikincil makro besin maddesidir.
Şeftalide magnezyum noksanlığından özellikle fazla etkilenir.
Yaprakların damar aralarında kloroz görülür.
Renk açılmaları yaşlı yapraklarda, yaprak kenarlarından başlayarak yayılır.
Beyaz etli meyve veren ağaçların yapraklarında kırmızı renkli, sarı etli meyve veren çeşitlerin yapraklarında ise sarı renkli lekeler oluşur.
Birçok bitkide magnezyum noksanlığı, akut yaprak noksanlığı ile birlikte damarlar arasında yaprak bıçağının klorozuna yol açar.
Magnezyum açlığı genellikle fizyolojik olarak asidik mineral gübreler kullanıldığında gözlenir, çünkü eylemleri altında özellikle hafif kumlu topraklarda magnezyumun süzülmesi artar.
ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MANGAN NOKSANLIĞI

Noksanlıkları gördüğünüzde, herhangi bir gübre alarak uygulama yapmayın. Mutlaka "Bitki Besleme Uzmanlarından" yardım alın, onların önerdiği birbirini takip eden gübreleri kullanın.

Mangan fotosentez ve diğer fizyolojik süreçlerde yer alır, birçok  ve kloroplastın yanı sıra  bir parçasıdır.
Mangan, bitki kökleri tarafından Mn + 2 formunda emilen redoks mikrobesinlerinden biridir.
Bazı dehidrojenazlar, dekarboksilazlar, kinazlar, oksidazlar, peroksidazların aktivitesi için ve spesifik olarak diğer iki değerlikli, katyonla aktive edilen enzimler tarafından gereklidir ve O2'nin fotosentetik evrimi için gereklidir.
ve proteinlerin üretimine dahil olmanın yanı sıra, mangan, fotosentez, klorofil oluşumu ve nitrat azaltımında eşit derecede güçlü bir role sahiptir ve gübrenin ikincil etkilerinden ortaya çıkan askorbik asit sentezi için vazgeçilmezdir.
Şeftalide mangan noksanlığında, hafif ve orta derecede noksanlık halinde, genç yapraklarda, damar aralarında hafif renk açılması ortaya çıkar.
Bu renk açılması oldukça hafif olup, ancak, yaprak ışığa tutulduğunda görülebilir derecededir.
Noksanlığının daha şiddetli olması halinde renk açılması artar ve yaprak ağ görüntüsü alır.
Daha sonraki aşamada, için yaprak yüzeyini beyazımsı sarı renkli noktalar kaplar.
Mangan noksanlığı ile klorofil oluşmaz, yapraklar küçük açık sarı lekeler nedeniyle renklenir, damarlar yeşil kalır.
Keskin bir açıkla, bodurluk görülür, bazen büyüme olmaz.
Düşük Yaz Sıcaklığı
Yaz sıcaklığının düşük olması, meyve eti rengi başta olmak üzere diğer meyve kalite unsurlarını olumsuz yönde etkiler, meyve olumu gecikir.
Türkiye’de şeftali yetiştiriciliğinde yaz sıcaklığı yönüyle problem yoktur.
Toprak İstekleri
Şeftalinin toprak isteği üzerinde bulunduğu anaca göre değişiklik arzeder.
Yetiştiriciliğe en uygun topraklar; süzek, killi, kumlu, çakıllı, milli, derin ve çabuk ısınan alüviyal topraklardır.
Toprak PH derecesi 6-7 olmalıdır.
Yeterli gübreleme ve sulama yapıldığında kumlu topraklarda da yetiştirilebilir.
Toprak tabakası derinliği 1 m. den fazla olan topraklar en uygun yetiştiricilik ortamıdır.
Killi, ağır, soğuk ve taban suyu yüksek olan topraklarda sürgünler pişkinleşemez.
Böyle durumlarda zamklanma meydana gelir.

ŞEFTALİ ANAÇLARI
Tohum Anaçları:
Tohumdan elde edilen anaçlardır.
Şeftali Çöğürü:
Genellikle küçük çekirdekli yabani formlar mütecanis çöğür vermektedir.
Alüvyonlu, süzek, sıcak topraklarda iyi gelişirler. Ağır ve kireçli topraklara ve nematodlara hassastırlar.
Nemaguard:
Kendine verimli ve nemaguard adı verilen ağaçlardan elde edilmişlerdir. Nematodlara (Melodogyne incognita agrita, M. javanica) dayanıklı, tüm çeşitlerle uyuşması (affinite) iyi, ancak kloroza karşı hassastırlar.
GF 305:
Fransa’da selekte edilmiştir.
Kendine verimli olan bu anaç homojen çöğür vermektedir.
Bütün şeftali çeşitleri ile affinitesi iyi olup, gelişmesi kuvvetlidir.
Yaprak kıvırcıklığına (klok) dayanıklıdır.
İyi drene edilmiş orta kuvvetteki topraklarda iyi gelişir, nematodlara mukavim olup, çimlenme oranı % 100 dür.
Şeftali Yozları:
Homojen çöğür vermeleri nedeniyle, Amerika’da; Halford, Rutgers Red Leaf, Lowel ve Elberta kültür çeşitleri anaç üretiminde kullanılmaktadır.
Ancak bunlar ağır ve kireçli topraklarda yetişememekteve nematoda dayanıksız bulunmaktadırlar.
Erik Çöğürü:
Ağır, killi, taban suyu yüksek olan soğuk topraklarda kullanılırlar.
Ancak, vegetatif faaliyet bunlarda erken sona erdiğinden, erik anaçlarına geç olgunlaşan şeftali çeşitleri aşılanmamalıdır.
Erik anaçlarından en önemlileri; St. Julien çöğürleri, St julien Hybrit No 1, Myrobolan ve Damask çöğürleridir.
Badem Çöğürü:
Bu anaç, kireçli ve çakıllı topraklar (PH>7) için uygundur.
Şeftali çeşitleri ile affinitesi iyi değildir.
Ağaçlar küçük ve verimsiz olup, kısa ömürlü olurlar.
Kayısı Çöğürü:
Bu anaç, kurak iklim bölgelerinde ve kurak toprak şartlarında kullanılır.
Kök-ur nematodlarına dayanıklı olup, şeftali çeşitleri ile uyuşumu iyi değildir.
Klon Anaçları:
Şeftali yetiştiriciliğinde; badem x şeftali melezlemesinden elde edilen klon anaçları ile, erik klon anaçları da kullanılmaktadır.
Badem x Şeftali Melezleri GF 677 Klonu:
Çok kuvvetli olup, nematoda mukavimdir. % 12- 13 aktif kireç bulunduran topraklarda kullanılabilir.
Kuru, kireçli ve bilhassa yamaç araziler için uygundur. Yeşil çelik ve doku kültürü ile üretilirler.
Hansen 2168 ve Hansen 536 klonları:
Bu anaçlarda Gal nematodlarına dayanıklı olup, Kuzey ve Güney Afrika’da şeftali yetiştiriciliğinde önemli bir yere sahiptir.
Bu melezler daha çok yorgun topraklarda kullanılabilirler.
İtalya’dan yayılmış olup, doku kültürü ile çoğaltılırlar.
Erik Klon Anaçları. GF 43:
Kuvvetli büyüyen bu anaç, tüm şeftali çeşitleri ile iyi uyuşan, Avrupa tipi verimli bir eriktir.
Organik maddece zengin, kumlu-killi karakterdeki kuvvetli topraklar için uygun olup, yorgun topraklara elverişli değildir.
Çelikle ve doku kültürü ile çoğaltılırlar.
Damask 1869:
İtalya’da şeftali üretiminde kullanılan bir erik klonudur.
Kloroz görülen ağır topraklar için uygundur.
Üzerine aşılı ağaçların tacında % 20 oranında küçültme yapar, erken ve çokça çiçeklenir.
Ancak, çöğür anacına göre meyveler daha küçüktür ve daha kısa ömürlüdür.
Nectarinler için uygun olmayıp, çelik ve doku kültürü ile çoğaltılırlar.
Saint Julien GF 655-2:
Kloroza meyilli, ağır ve kuru topraklarda iyi sonuç verir.
Taşlı topraklar için uygun olmayıp, ağacın tacını % 30 oranında küçültür.
Damask 1869 ve çöğürden daha az verimli olup, bol dip sürgünü verir.
Üzerine aşılı olan çeşitlerde meyve küçük olur.
Nectarinlerle uyuşumu iyi olup, doku kültürü ile çoğaltılırlar.
Tüm meyvelerde olduğu gibi, şeftalide de kendi tohum anacının üzerine aşılama yapıldığı taktirde; en iyi anaç-kalem uyuşumu, mükemmel ağaç ve meyve gelişimi elde edilebilmekte ve standart özelliklerini gösterme noktasında en iyi sonuç alınabilmektedir.
Genel bir kural olarak; zaruret olmadığı müddetçe yetiştiricilikte, o türe ait klon yada çöğür anacı dışında başka bir anaç kullanılmamalıdır
ÇOĞALTILMASI
En uygun olarak kullanılan ve yaygın çoğaltma metodu, T durgun göz aşısı ile üretmedir.
Yeşil çelik ve odun çeliği ile de üretilebilir ancak ekonomik değildir.
Gerekli durumlarda kalem aşıları ve diğer üretim yöntemleri de kullanılabilmektedir.
DÖLLENME BİYOLOJİSİ
Şeftali çeşitlerinin hemen hepsi kendine verimlidirler.
June Elberta, J.H.Hale, Late Crawfort ve Mikado çeşitleri kendine kısır olup, diğer çeşitlerden herhangibiri ile döllenebilir.
Şeftalinin tozlanmasında birinci derecede arılar ve böcekler rol oynar.
Bahçe tesisi
Şeftali tüm gelişimini kısa sürede tamamlayan ve erken meyveye yatan bir bitkidir.
İyi bakıma kolay cevap verir.
Toprağının iyi işlenip, hazırlanması gerekir.
Şeftali bahçelerinin dikimden önce derin ve yüzeysel sürülerek hazırlanmaları gerekir.
Son sürümle beraber dekara 1-2 ton yanmış çiftlik gübresi verilmesi en uygunudur.
Aşı bölgesi, toprak yüzeyinden 5-10 cm. yukarda kalacak şekilde ve durgun dönemde fidan dikimi yapılır.
Dikim aralığının belirlenmesinde; iklim, toprağın kuvveti, anaç, çeşidin büyüme gücü gibi faktörler dikkate alınmalıdır.
Kuvvetli toprak ve iyi bakım şartlarında aralık daha geniş tutulur.
Genel itibarla dikim aralığı 5x5 m. verilmekte ise de, belirtilen faktörler ışığında bu aralığın belirlenmesi en uygun olanıdır.
Bahçe tesis edilmeden önce; bahçenin hangi amaçla kurulduğu, tesisden beklenilen hedefler çok iyi belirlenmeli, bunun için gerekli teknik ve ekonomik altyapı geniş çapta düşünülerek, sağlam bir zemin hazırlığı yapılmalıdır.
Budama
Şeftali ağaçları diğer meyve ağaçlarına göre daha fazla budama ister.
Bunun nedeni meyvelerin 1 yıllık dallarda teşekkül etmesidir.
Her yıl düzenli ürün alınabilmesi için, yeterli miktarda yıllık sürgün olmalıdır.
Yetiştiricilik yönünden çok hassas olup, iyi bir budama, gübreleme ve sulama ile uzun ömürlü olabilirler.
Tüm meyvelerde olduğu gibi şeftalide de ağaçta uygun bir tacın oluşturulması ve ileriki yıllarda bu şeklin korunması çok önemlidir.
Bu nedenle meyve ağaçlarına şekil vermeden önce yetiştirilmek istenen meyve tür ve çeşidinin, bazı fizyolojik özellikleri, yetiştirileceği ekolojik şartlar ve ekonomik kriterler de iyi incelenmelidir.
Şekil Budaması :
Meyve fidanlarına şekil verirken, beslenme fizyolojisi ile buna bağlı olarak tür ve çeşitlerin özel budama istekleri, özel dallanma şekilleri, budamaya karşı dal ve dalcıkların vereceği tepki gibi bilgiler ve çevresel ekolojik şartların iyi bilinmesi gereklidir.
Kurak bölgelerde meyve ağaçlarına, iç kısımlarında nem tutacak yapay bir ortam oluşturmaya ve güneş’in zararlı etkilerinden korumaya uygun (doruk dallı şekil gibi) kapalı şekillerin verilmesi gerekir.
Aynı zamanda böyle yerlerde, topraktaki suyun kısa zamanda buharlaşmasını önlemek amacıyla tacın, toprağa yakın yani, gövdelerin bodur olması istenir.
Nemli bölgelerde ise, bu durumun tersi olması amaçlanır.
Yani fidanlar iç kısımlarında fazla nem tutmayacak şekilde açık (goble gibi) ve aşırı toprak neminden zararlanmayacak şekilde de yüksek gövdeli olarak şekillendirilmelidir.
Belirtilen bu kriterler göz önüne alınarak; goble, değişik doruk dallı ve palmet taçlandırma şekillerinden en uygun olanı tatbik edilmelidir.
Mahsul Budaması:
Meyveler 1 yaşlı sürgünler üzerinde oluştuğundan, bunlarda uç alma yapılmaz.
Ancak sık olup havalanmaya engel teşkil eden ve tacın şeklini bozan dallar dipten çıkarılır.
Bu şekilde aynı zamanda bir sonraki senenin meyve gözlerini oluşturacak, yeni sürgünlerin oluşması sağlanır.
Bu arada yaşlanmış, kırılmış, sağlıksız dallarda çıkarılır.
Temel esas olarak; ağacın vejetasyon gelişmesi ile meyve tutumu dengesi iyi kurulmalı ve korunmalıdır.
Sulama
Meyvelerin olgunluk tarihinden 3-4 hafta evvel yapılan sulamalar, en güzel sonucu verirler.
Meyvelerin büyüklük, lezzet ve renkleri mükemmel olur. Toprağın işlenen kısmından aşağı doğru 10 cm. lik kısmı kuruduğunda, sulama zamanı gelmiş demektir.
Sulamanın bir defada bolca suyla yapılması en uygun sulama şeklidir.
Günün sabah ve akşam saatlerinde sulama yapılması, hem ağacın faydalanması ve hem de su ekonomisinin sağlanması yönünden önemlidir.
Ayrıca taban suyu seviyesi kesinlikle yüksek olmamalıdır. Bu derinliğin en az 2 m. veya daha fazla olması istenir.
Gübreleme
Şeftali ağaçları çabuk gelişen ve çok verimli ağaçlardır.
Çabuk gelişme ve yüksek verimde iyi bir beslenmeyi gerektirir.
Aksi halde ağaçlarda gelişme yavaşlar ve durur.
Bu bahçelerde; çiftlik gübresi ve yeşil gübrelerle birlikte ticari gübrelerde kullanılmalıdır.
Gübreleme oranı; ağacın yaşı, verim durumu, topraktaki besin maddeleri miktarı ve ekoloji ile yakından ilgilidir.
Bu nedenle yapılacak yaprak ve toprak analizleri doğrultusunda kimyasal gübreleme yapılmalıdır. Bu şekilde en ekonomik ve en uygun gübreleme yapılmış olacaktır. Gübrelemenin ağaçtaki ve üründeki başarısı, budama ve meyve seyreltmesinin iyi olmasına bağlıdır. Genel olarak, 2-3 yıldabir dekara 1-2 ton yanmış çiftlik gübresi uygulaması idealdir.
Verilemediği zamanlarda da uygun bir yeşil gübre bitkisi ekilerek, toprağa karıştırılabilir.
Meyve seyreltme
Şeftali ağaçlarında genellikle meyve tutumu fazladır.
Bu meyveler olgunluğa kadar ağaçta kalırsa irileşmez, dal kırılmaları, sürgünlerin yeteri kadar pişkinleşmemesi nedeniyle, kış aylarında don zararı ve gelecek yıl meyve miktarında azalmalar görülür.
Meyvelerin gerçek iriliğine ulaşabilmesi, albenisinin artması ve ağaç dengesinin korunabilmesi için meyve seyreltmesi yapılmalıdır.
Meyve seyreltmesi iki şekilde yapılabilir.
Prunus persica boyunda ve genişliğinde 7 m'ye kadar büyür.
Bununla birlikte, düzgün bir şekilde budanırsa, ağaçlar genellikle 3-4 m uzunluğunda ve geniştir.
yaprakları olan mızrak şeklinde 7-16 sm uzunluğunda, 2-3 sm geniş, pinnately damarlı.
Çiçekler yapraklardan önce erken ilkbaharda üretilir; yalnız veya eşleştirilmiş, 2,5–3 cm çapında, pembe, beş yaprakları vardır.
Meyve, sarı veya beyazımsı eti, bir aroması ve farklı ya kadifemsi (şeftali) veya düz (nektarin) olan bir cilt vardır çeşitlerin.
Meyve eti çok hassastır ve bazı çeşitlerde kolayca çürüktür, ancak bazı ticari çeşitlerde, özellikle yeşil olduğunda oldukça serttir.
Tek, büyük tohum kırmızı-kahverengi, oval şekilli, yaklaşık 1.3-2 cm uzunluğundadır ve tahta benzeri bir kabukla çevrilidir.
Şeftali, kiraz, erik ve kayısı ile birlikte taş meyvelerdir ( drupes ).
Hint Şeftali veya yazın ikinci kısmına gelen ve kırmızı ve beyazdan mora kadar değişen renklere sahip olabilen Hint Kan Şeftali de dahil olmak üzere çeşitli yadigarı çeşitleri vardır.
Ekili şeftali, etin taşa yapışıp yapışmamasına bağlı olarak clingstones ve freestones'a ayrılır; her ikisi de beyaz veya sarı ete sahip olabilir.
Beyaz etli şeftali tipik olarak az asitlikle çok tatlıdır, sarı etli şeftali tipik olarak tatlılıkla birleştirilmiş asidik bir tada sahiptir, ancak bu da büyük ölçüde değişir.
Her iki renk de ciltlerinde genellikle biraz kırmızıdır.
Düşük asitli beyaz etli şeftali Çin, Japonya ve komşu Asya ülkelerinde en popüler türlerken, Avrupalılar ve Kuzey Amerikalılar tarihsel olarak asidik, sarı etli çeşitlerin lehine olmuştur.
Çeşitler
Yüzlerce şeftali ve nektarin çeşidi bilinmektedir.
Bunlar iki kategoriye ayrılır: Freestones ve Clingstones. Freestones, eti kolayca çukurdan ayrılanlardır. Clingstones, eti çukura sıkıca yapışan taşlardır. Bazı çeşitler kısmen freestone ve clingstone'dur, bu yüzden yarı-yarı denir. Freestone türleri taze yemek için tercih edilirken, clingstone türleri konserve için kullanılır.
Meyve eti kremsi beyaz ila koyu sarı, koyu kırmızı olabilir; rengin tonu ve tonu çeşidine bağlıdır.
Şeftali yetiştiriciliği, meyve yüzeyinde daha fazla sıkılık, daha fazla kırmızı renk ve daha kısa tüylü çeşitler tercih etmiştir.
Bu özellikler göz çekiciliğini artırarak nakliye ve süpermarket satışlarını kolaylaştırır.
Bununla birlikte, bu seçim süreci her zaman daha fazla aromaya yol açmamıştır.
Şeftali kısa bir raf ömrüne sahiptir, bu nedenle ticari yetiştiriciler tipik olarak tüm mevsim boyunca gönderilecek meyvelere sahip olmak için farklı çeşitlerin bir karışımını ekerler.
Ağaçlar beri Şeftali, kuru, kıta veya ılıman iklimlerde oldukça sınırlı aralıkta büyümek soğutma gereksinimi tropik alanlar genellikle belli bölgelerinde (örneğin yüksek irtifalarda dışında tatmin olmadığını Ekvador, Kolombiya, Etiyopya, Hindistan, ve Nepal ).
Çoğu çeşit, 0 ila 10 C civarında 500 saat soğutma gerektirir.
Soğutma döneminde, önemli kimyasal reaksiyonlar meydana gelir, ancak bitki uykudadır.
Soğutma süresi tamamlandığında, bitki ikinci bir uyku hali olan sessizlik dönemine girer.
Sessizlik sırasında, tomurcuklar büyümeye uygun yeterli sıcak hava biriktiğinde kırılır ve büyür.
Ağaçların kendileri genellikle −26 ila −30 C'ye kadar sıcaklıkları tolere edebilir, ancak aşağıdaki sezonun çiçek tomurcukları genellikle bu sıcaklıklarda öldürülür ve bu yaz bir mahsul önlenir.
Çiçek tomurcuğu ölümü, çeşidine ve soğuğun zamanlamasına bağlı olarak −15 ve −25 C arasında meydana gelir ve tomurcuklar kış sonlarında daha az toleranslı hale gelir.
Başka bir iklim kısıtı bahar donudur.
Ağaçlar oldukça erken çiçek açar (batı Avrupa'da Mart ayında) ve sıcaklıklar −4 C'nin altına düşerse çiçek hasar görür veya öldürülür.
Bununla birlikte, çiçekler tamamen açık değilse, birkaç derece daha
soğuk tahammül edebilirler.
Yağmurun şeftali için en ciddi mantar hastalığı olan şeftali yaprağı kıvrımını teşvik ettiği için, 16 C'nin altındaki sıcaklıklarda önemli miktarda kış yağışına sahip iklimler de şeftali yetiştiriciliği için uygun değildir .
Pratikte, fungisitler, bu tür iklimlerde şeftali yetiştiriciliği için yaygın olarak kullanılmaktadır ve Avrupa şeftalilerinin% 1'inden fazlası yasal pestisit sınırlarını aşmaktadır.
Son olarak, en sıcak ayın ortalama sıcaklıkları 20 ila 30 C arasında olacak şekilde mahsulü olgunlaştırmak için yaz sıcağı gereklidir.
Dikim
Fidanlıklar tarafından satılan şeftali ağaçlarının çoğu uygun bir anaç üzerine tomurcuklanan veya aşılanan çeşitlerdir. Ortak anaçlar 'Lovell Peach', 'Nemaguard Peach', Prunus besseyi ve 'Citation' dır . Bu, meyve kalitesinin öngörülebilirliğini arttırmak için yapılır. Şeftali ağaçlarının tam güneşe ve ağacın termal ortamına yardımcı olmak için iyi doğal hava akışına izin veren bir düzene ihtiyacı vardır. Şeftali kış başlarında ekilir. Büyüme mevsimi boyunca, şeftali ağaçlarının hasattan hemen önce daha yüksek miktarlarda düzenli ve güvenilir bir su kaynağına ihtiyacı vardır.
Şeftali, diğer meyve ağaçlarından daha az azotlu gübrelere ihtiyaç duyar. Düzenli gübre tedariki olmadan, şeftali ağacı yaprakları sararmaya başlar veya bodur büyüme gösterir. Kan unu, kemik unu ve kalsiyum amonyum nitrat uygun gübrelerdir.
Bir şeftali ağacındaki çiçek sayısı tipik olarak azaltılır, çünkü tam miktardaki şeftali bir dalda olgunlaşırsa, cılız ve lezzetsizdirler. Meyveler mevsimin ortasında ticari yetiştiriciler tarafından inceltilir. Taze şeftali kolayca yaralanır ve iyi saklanmaz. Ağaçta olgunlaştıklarında ve hasat gününde yenildiklerinde en lezzetlidirler.
Şeftalide azot denemeleri
Yarı kurak bölgelerde şeftali üretiminde iyi verim ve yüksek meyve kalitesi elde etmek için anahtar faktörler su mevcudiyeti ve gübrelemedir.
Bu çalışmanın amacı, farklı sulama stratejilerinin ve azot dozlarının, işlenecek şeftalilerin bitki ve meyve büyümesi, verimi ve kalitesi üzerindeki etkilerini araştırmaktı.
Deneysel arsa, İspanya'nın kuzeydoğusunda (Lleida yakınlarındaki Torres de Segre) ticari bir bahçede yer alıyordu.
Test, serbest bir palmeta üzerinde eğitilen ve sığ bir toprağa dikilen, inceltilmemiş anaç olan GF 305'teki 180 yaşındaki Andross ağaçlarında gerçekleştirildi.
Üç sulama işlemi meyve büyüme aşamasına göre değerlendirildi: mevsim boyunca% 100 tam ETc, aşama II sırasında% 70 ETc ve aşama III sırasında% 30 ETc. Bunlar üç azot gübreleme işlemi ile birleştirildi: 0, 60 ve 120 kg / ha. Ağaçlar, sürekli bir gövde çalkalayıcı kullanılarak mekanik olarak toplandı.
Meyve büyümesinin evre II ya da III. Evresinde sulama azaltılarak tasarruf edilen su miktarı, uygulanan toplam su miktarının% 12'sine eşittir.
Evre II'deki eksik sulama, meyve kalitesini etkilemedi, ancak bitkisel büyümeyi ve modifiye yaprak besin ilişkilerini azalttı. Öte yandan, III. Aşamadaki eksik sulama, son meyve büyüklüğünü ve verimini azalttı ve bu dönemde meyve sıkılığını ve toplam çözünür katıları artırdı. N uygulanmadığında, meyve yetiştirme mevsimi kısaldı, olgunluk daha erkendi, sıkılık azaldı ve kırmızı meyve eti rengi arttı.
N gübrelemesi, yaprak ve meyve azot konsantrasyonlarını arttırdı, ancak verim üzerinde hiçbir etkisi olmadı.
Meyve büyümesinin evre II ya da III. Evresinde sulama azaltılarak tasarruf edilen su miktarı, uygulanan toplam su miktarının% 12'sine eşittir. Evre II'deki eksik sulama, meyve kalitesini etkilemedi, ancak bitkisel büyümeyi ve modifiye yaprak besin ilişkilerini azalttı. Öte yandan, III. Aşamadaki eksik sulama, son meyve büyüklüğünü ve verimini azalttı ve bu dönemde meyve sıkılığını ve toplam çözünür katıları artırdı.
N uygulanmadığında, meyve yetiştirme mevsimi kısaldı, olgunluk daha erkendi, sıkılık azaldı ve kırmızı meyve eti rengi arttı. N gübrelemesi, yaprak ve meyve azot konsantrasyonlarını arttırdı, ancak verim üzerinde hiçbir etkisi olmadı.
Meyve büyümesinin evre II ya da III. Evresinde sulama azaltılarak tasarruf edilen su miktarı, uygulanan toplam su miktarının% 12'sine eşittir.
Evre II'deki eksik sulama, meyve kalitesini etkilemedi, ancak bitkisel büyümeyi ve modifiye yaprak besin ilişkilerini azalttı. Öte yandan, III. Aşamadaki eksik sulama, son meyve büyüklüğünü ve verimini azalttı ve bu dönemde meyve sıkılığını ve toplam çözünür katıları artırdı. N uygulanmadığında, meyve yetiştirme mevsimi kısaldı, olgunluk daha erkendi, sıkılık azaldı ve kırmızı meyve eti rengi arttı.
N gübrelemesi, yaprak ve meyve azot konsantrasyonlarını arttırdı, ancak verim üzerinde hiçbir etkisi olmadı. Evre II'deki eksik sulama, meyve kalitesini etkilemedi, ancak bitkisel büyümeyi ve modifiye yaprak besin ilişkilerini azalttı. Öte yandan, III. Aşamadaki eksik sulama, son meyve büyüklüğünü ve verimini azalttı ve bu dönemde meyve sıkılığını ve toplam çözünür katıları artırdı. N uygulanmadığında, meyve yetiştirme mevsimi kısaldı, olgunluk daha erkendi, sıkılık azaldı ve kırmızı meyve eti rengi arttı.
N gübrelemesi, yaprak ve meyve azot konsantrasyonlarını arttırdı, ancak verim üzerinde hiçbir etkisi olmadı. Evre II'deki eksik sulama, meyve kalitesini etkilemedi, ancak bitkisel büyümeyi ve modifiye yaprak besin ilişkilerini azalttı. Öte yandan, III. Aşamadaki eksik sulama, son meyve büyüklüğünü ve verimini azalttı ve bu dönemde meyve sıkılığını ve toplam çözünür katıları artırdı. N uygulanmadığında, meyve yetiştirme mevsimi kısaldı, olgunluk daha erkendi, sıkılık azaldı ve kırmızı meyve eti rengi arttı.
N gübrelemesi, yaprak ve meyve azot konsantrasyonlarını arttırdı, ancak verim üzerinde hiçbir etkisi olmadı. olgunluk daha önceydi, sıkılık azaldı ve kırmızı meyve eti rengi arttı. N gübrelemesi, yaprak ve meyve azot konsantrasyonlarını arttırdı, ancak verim üzerinde hiçbir etkisi olmadı. olgunluk daha önceydi, sıkılık azaldı ve kırmızı meyve eti rengi arttı. N fertilizasyonu, yaprak ve meyve azot konsantrasyonlarını arttırdı, ancak verim üzerinde hiçbir etkisi olmadı.
ŞEFTALİ İLAÇLAMA PROGRAMI
SONBAHARDA YAPRAKLARIN ÇOĞU (¾'Ü) DÖKÜLDÜĞÜNDE
BAKTERİYEL KANSER Ağır hasta ağaçlar sökülüp yakılmalıdır. Ağaçlar üzerindeki kurumuş veya belirti bulunan dallar ve gövde üzerinde bulunan kanserler sonbaharda ilaçlamadan önce enfekteli kısmın 30-60 cm altından kesilerek yakılmalıdır. Budamada kullanılan aletler her seferinde % 10’luk çamaşır suyuna daldırılarak dezenfekte edilmelidir.
YAPRAK DELEN Hastalık ağacın tomurcuk, yaprak, sürgün ve bazen de meyvelerinde belirti verir. Yapraklardaki ilk lekeler, yuvarlak, 1 mm çapında ve kırmızımsı sarı renktedir. Bu lekeler koyu kahverengileşir ve kuruyarak düşer. Böylece yapraklar, saçma ile delinmiş gibi bir görünüm kazanır. Yaprak delen hastalığı için bu belirti tipiktir. Yapraktaki delinme ve dökülme ile ağaç zayıf düşer. Enfekteli tomurcukların, ilkbaharda parlak, zamklı olması ve kolayca kopmamaları, bunların sağlamlardan ayrılmasını sağlar.
GÖZLER UYANMADAN ÖNCE
BAKTERİYEL KANSER  
KABUKLU BİTLER San Jose kabuklu bitinin çok yoğun (sıvama) olduğu bahçelerde, kışlık yağlar kullanılarak yapılmalıdır. İlaçlama, ağaçların kış uykusunda olduğu dönemde ve en geç gözler uyanmadan 3-4 hafta öncesine kadar yapılmalıdır.
ÇİÇEK TOMURCUKLARI AÇILMADAN ÖNCE
YAPRAK DELEN Hastalıklı tomurcuk ve kanser yarası bulunan dal ve sürgünler budanarak bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Sulama, gübreleme, toprak işlemesi ve budama, iyi bir havalanma ve ağacın kuvvetli gelişmesini sağlayacak şekilde uygulanmalıdır.
ŞEFTALİ YAPRAK KIVIRCIKLIĞI İlaçlar ağaçlarda tomurcukların üzerine gelecek şekilde uygulanmalıdır.
TOMURCUK TIRTILLARI Bu dönemde her 10 dekar için temsili olarak seçilecek 5 ağacın değişik yönlerinden 20 (toplam 100) tomurcukta veya bukette gözlem ve sayımlar yapılarak 10-15 larva bulunduğunda mücadeleye karar verilir.
ÇİÇEKLENME BAŞLANGICINDA (%5-10 ÇİÇEK)
ÇİÇEK MONİLYASI (MUMYA) Hastalığın görüldüğü bahçelerde ağaçlar üzerindeki tüm kuru dallar budanıp yakılmalı, mumyalaşarak ağaç üzerinde kalmış ve yere düşmüş meyveler toplanarak imha edilmelidir.
TAM ÇİÇEKLENME (% 90-100)
ÇİÇEK MONİLYASI (MUMYA) Hastalık bitkide çiçek, çiçek sapı, meyve ve sürgünlerinde belirti oluşturur. Hastalığa yakalanmış çiçekler kahverengileşir, dal üzerinde kurur ve mumyalaşır. Meyveler olgunlaşmaya yakın belirti verir.
BAKLA ZINNI Bakla zınnı erginleri, günün güneşli saatlerinde çok hareketlidir. Bu nedenle, erginlerin az hareketli oldukları sabahın erken saatlerinde, ağaçların altına çarşaflar serilmeli ve ağaçlar kuvvetlice silkelenerek, ergin böceklerin çarşafın üzerine düşmesi sağlanmalı ve düşen böcekler toplanarak öldürülmelidir. Ağaçların altına mavi renkli leğenler yerleştirilir ve bu kaplar yarıya kadar su ile doldurulur. Ergin böcekler, mavi renge yönelerek, kapların içindeki suya düşer. Düşen böcekler, toplanarak imha edilir.
ÇİÇEKLENME SONUNDA
KIRMIZI ÖRÜMCEKLER Bahçeyi temsil edecek şekilde seçilen 10 ağaçtan koparılan 100 yaprakta periyodik olarak sayım yapılmalıdır. Yapılan sayımlarda, yaprak başına 8–10 adetin üzerinde kırmızı örümcek bulunması ve doğal düşmanların etkinliğinin çok düşük olması durumunda ilaçlama yapılmalıdır.
ŞEFTALİ YAPRAK KIVIRCIKLIĞI Yaprak ve genç sürgünleri hastalandırır, bazen meyve ve çiçeklerde de bozulmalara neden olabilir. Hastalık genelde ilkbaharda görülür, ancak iklim koşullarına bağlı olarak yaz ortalarına kadar da sürebilir. Genç yapraklarda renk sarı veya beyazımtıraktır. Yaprakta büzülme ve kıvrılma şeklinde bükülmeler görülür. Erken dönemde genç yaprak buketlerinde, yapraklar iyice büzülürler, artık büyüyemezler ve ağaç üzerinde kurur. Geç dönemde yaprağın sadece bir bölümü hastalanır, kırmızımtırak rengindeki hastalıklı bölümler sert ve kırılgan olur. Hasta yapraklar normal yapraklardan daha kalındır.
HASTALIK GÖRÜLÜNCE
ARMİLLARİA KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ Hastalık yeni başlamış ise,hasta kökleri kesilip hasta kısımlar kazındıktan sonra bu yerlere % 5’lik Bordo bulamacı veya % 2’lik Göztaşı ilaçlarından biri fırça ile sürülür, ilaç kuruduktan sonra üzeri aşı macunu veya 750 gram Ardıç katranı + 250 gram Göztaşı karışımı ile kapatılmalıdır. Kökler tamamen hasta ise, ince köklere kadar sökülerek kendi çukurunda yakılır, yerine sönmemiş kireç dökülerek kapatılır. Hasta bahçedeki sağlamları korumak için sonbaharda veya ilkbahara girerken ağaçların taç izdüşümleri % 5’lik Karaboya, % 2’likGöztaşı m2’ye 10 litre ilaçlı su ile ilaçlanmalıdır.
ZARARLI GÖRÜLÜNCE
DİP KURDU Erginler yabancı otlar arasında saklanabileceğinden ot temizliğine dikkat edilmelidir. Kabuklu bit problemi yoksa, ağaçların gövdesine kireç badanası yapmak, yumurta koymasını azaltacağından faydalıdır. Kabuklu bit problemi varsa kireç badanası yapılmamalıdır. Ağaçlarda Mayısın ilk haftasından başlayarak ergin çıkışı gözlenmelidir. Ağaç altlarında sap dibinden yenmiş taze yaprakların bulunması, ağaç gözlerinin veya taze sürgünlerin kemirilmiş olması, zararlının varlığını gösterir. Böyle ağaçlarda ergin görüldüğünde veya bu ağaçların kök boğazları açılarak incelendiğinde larvalara rastlanırsa mücadelesine karar verilir. Kimyasal mücadele Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında, zararlının yumurtalarını kök boğazı civarında toprağa koyduğu dönemde, her 15 günde bir yapılmalıdır. İlaçlamada, ağacın 1 m yüksekliğe kadar olan gövdeleri ve 1 m çaplı daire içinde kalan kök boğazı civarında toprak yüzeyi ilaçlanmalıdır.
KABUKLU BİTLER Ağaçların çiçeklenme döneminden sonra kontroller yapılarak, San Jose kabuklu bitinin hareketli larvalarının çıkışı izlenir. Hareketli larvalar çıkmaya başladığında birinci, bundan 20 gün sonrada da ikinci, gerekiyorsa üçüncü döllere karşı da ilaçlama yapılmalıdır. Bu zararlıya karşı, Ağustos ayından itibaren ilaçlama yapılmamalıdır
SÜRGÜNLER 20 cm OLDUĞUNDA
ŞEFTALİ KÜLLEMESİ Hastalık bahçede ilk defa ortaya çıkıyorsa belirtiler görülür görülmez ilaçlamaya başlanır. Fakat, önceki yıllarda hastalık görülmüşse sürgünler 15-20 cm olunca ilk ilaçlama yapılmalıdır. Kullanılan preparatların etki süreleri dikkate alınarak enfeksiyon koşulları ortadan kalkıncaya kadar ilaçlamalara devam edilmelidir.
SÜRGÜNLERİN TAZE OLDUĞU DÖNEM ( 15-20 cm ve Meyve dönemi)
DOĞU MEYVE GÜVESİ Şeftali bahçelerinde ilk döl zararı sürgünlerde olmaktadır. Zarara uğrayan sürgünlerin haftada bir kesilmesi zararlının popülasyonunu önemli ölçüde azaltacaktır. Meyve depoları larvalar için en uygun kışlama yeri olduğundan, depo temizliğine önem verilmelidir.
ŞEFTALİ GÜVESİ Şeftali güvesi’nin meyvedeki toleransı % 2’dir. Bu eşik, erkenci şeftali çeşitlerinde daha da düşüktür. Zararlının mücadelesinde en önemli hususlardan birisi, şeftali alanında mücadeleyi gerektirecek yoğunluğun bulunup bulunmadığını belirlemek ve larva meyve etine girmeden önce ilaçlama zamanını doğru olarak tespit etmektir.
ZARARLI GÖRÜLÜNCE
YAPRAK BİTLERİ Şeftali yaprak bitine karşı; 50 ağaçta 7 bulaşık dal olduğu zaman kimyasal mücadele yapılır. Erik unlu bitine Mayıs-Haziran-Temmuz aylarında 50 ağaçta 2’sinde bulaşma tacın ¼’üne yayılmışsa, Şeftali gövde kanlı bitine karşı Nisan, Mayıs, kısmen Haziran ayında her gövde yada ana dalda 2-5 yaprak bitine rastlanıldığında mücadele yapılır.
KIRMIZI ÖRÜMCEKLER Bahçeyi temsil edecek şekilde seçilen 10 ağaçtan koparılan 100 yaprakta periyodik olarak sayım yapılmalıdır. Yapılan sayımlarda, yaprak başına 8–10 adetin üzerinde kırmızı örümcek bulunması ve doğal düşmanların etkinliğinin çok düşük olması durumunda ilaçlama yapılmalıdır.
   
İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © 2020 NİL TARIM