Zeytin & Yetiştiriciliği

Besin noksanlıkları & noksanlığın giderilmesi
Bakımı, Hastalık , Zararlıları, Besin Noksanlığı ve Bitki Beslemesi
Z eytin, -7 C ile 40 C arasındaki sıcaklıklarla dayanabilse de iyi bir büyüme ve meyve oluşumu için sıcaklığın 15-25 C’ lerde olması istenir. Zeytin’in soğuklama ihtiyacı 600 ila 1000 saat arasında değişmektedir. Ayrıca zeytinin iyi bir gelişme gösterip, normal göz gelişimi için yeterli bir sıcaklık toplamına ihtiyacı vardır. Zeytin ağacının dayanabildiği minimum sıcaklık -7 C dir. Bu sıcaklığın altına indiğinde genç zeytin ağaçları ve yaşlı zeytin ağaçlarının dalları soğuktan zarar görmektedir. Ağaçları soğuk zararından korumak için sonbaharda kısıtlı sulama yapılmalı, ağaçlara aşırı azotlu gübre verilmemelidir. Hasattan önce sıcaklıkların 0 C’nin altına düştüğü yerlerde ya da Mart-Nisan aylarında don tehlikesi olan yerlerde zeytinlik tesis etmekten kaçınılmalıdır. Zeytin ağacı ürününü oluşturmak için kışın +70C’nin altında soğuklamaya ihtiyaç duymaktadır.
A ğaçların çiçeklenme ve tozlanma döneminde sıcak ve kurutucu rüzgârlar ve aşırı yağmur meyve tutumunu olumsuz etkilemektedir. Zeytin ağacının sulama koşulu ile dayanabildiği maksimum sıcaklık ise 40 C dir. Zeytinin yıllık yağış isteği 650-800 mm’ dir. Yaz aylarından, mevsim yağışlarına kadar yapılan sulamalar zeytin irileşmesini ve yağ oluşumunun artmasını sağlamaktadır. Ayrıca bu oluşmalar ertesi yıl meyve verecek sürgünlerin gelişimini ve meyve gözlerinin oluşumunu hızlandırmaktadır. Nemli havalarda, ağaç yapraklarından gerçekleşen terleme azalır. Bu sayede sıcağın, bitkiye etkisi de azalmış olur. Ancak aşırı nem bazı hastalıklara uygun ortamı hazırlamaktadır. Çiçek zamanı yüksek nem ise döllenmeyi kısıtlamaktadır. Mayıs ayı ve haziran başında esen rüzgarlar döllenmeye yardımcı olurken, kış sonlarında esen rüzgarlar toprak neminin azalmasına yol açar.
NOKSANLIKLAR
Bitki besin noksanlığı görülmeden, düzenli bitki besleme yapınız. Her sene toprak analizlerinizi yaptırın. Teknik ekiplerimiz geldiğinde gösteriniz. Gerektiğinde bir fotokopisini teknik elamanlarımıza verdiğiniz de, sisteme kayıt yapalım. Bir sene sonraki planlamalarımızı hep birlikte daha sağlıklı planlama yapabiliriz.

“Noksanlık görüldüğünde, aşağıdakilerden ürünlerimizden uygun olanını kullanınız veya arayın seçmenize yardımcı olalım.!”

NOKSANLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK IÇIN, ILK YAPRAKLAR SERÇE GAGASI KADAR OLDUĞUNDAN ITIBAREN DÜZENLI KULLANINIZ.
Noksanlıklar yaprakta görüldüğü anda müdahale edilirse düzelebilir, noksanlık meyveye geçtiğinde geriye dönüş yoktur.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÇİNKO NOKSANLIĞI

Zeytinde Çinko noksanlığında, yapraklarda damar arasında sararma, rozetleşme, küçülme ve şekil bozuklukları görülür.
Bu noksanlığa, topraktaki çinko yetersizliği, aşırı fosfor neden olabilir.
pH’sı yüksek ve kolay yıkanan hafif topraklarda sık rastlanır.
Çözüm için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalı, analiz sonuçlarına göre topraktan veya yapraktan, çinko içeren gübre uygulamaları yapılmalıdır.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FOSFOR NOKSANLIĞI

Zeytinde Fosfor noksanlığında gelişme yavaşlar, yapraklar küçülür.
Dalların boğum araları kısalır, kökler zayıflar.
Çiçeklenme azalır, çiçek açması gecikir.
Dolayısıyla meyve bağlama olayı da olumsuz etkilenir.
Meyve çekirdeği küçülür, meyveler geç olgunlaşır.
Karbonhidrat miktarı azalacağından, gelişme zayıflar.
Sonuçta ürün miktarı azalır.
Filizlerin pişkin ve sağlam olması engellenir.
Soğuklara ve kuraklığa olan duyarlılık artar.
Meyvelerde kalite azalır, yağ oranı da normalin altına düşer.
Bu noksanlığa, topraktaki organik madde yetersizliği, soğuk ve nemli koşullar, asit yapılı topraklar neden olabilir.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE POTASYUM NOKSANLIĞI

Zeytinde Potasyum noksanlığında, yaşlı yapraklarda uç klorozları ve nekrozlar, ucu kahverengi dibi sarı yapraklar görülür.
Yapraklarda ve meyvelerde küçülme, meyve et oranı ve yağ miktarında azalma olur.
Su ve soğuk stresine karşı direnç azalır.
Ağaçlar, hastalık ve zararlılardan daha çok etkilenirler.
Bu noksanlığa, topraktaki potasyum yetersizliği, topraktaki katyon değişim kapasitesinin düşük olması neden olabilir.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AZOT NOKSANLIĞI

Zeytinde azot noksanlığında yaprakların bir kısmında veya hepsinde sarılık(kloroz) meydana gelir.
Ağaçların alt ve orta kısımlarında yaprak dökümü olur. Sürgünlerde zayıflık, sürgün oluşumunda ve yapısında azalma görülür.
Somak ve çiçek oluşumu azalır.
Çiçek ve meyve dökümü olur, meyveler küçülür, meyvenin et oranında ve yağ miktarında azalma olur.
Bu noksanlığa; toprakta azot ve organik madde yetersizliği, düşük toprak sıcaklığı, düşük fosfor miktarı ve aşırı kuraklık neden olabilir.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE DEMİR NOKSANLIĞI

Zeytinde demir noksanlığında, genç yapraklarda kloroz (sararma), yaprak damarları yeşil,
damar arası renk açılması, İleri safhada sürgün kuruması meydana gelir.
Demir, solunum ve nitratın azaltılmasında rol oynayan enzimlerin bir parçasıdır.
Demir noksanlığı, esas olarak çok yıllık bitkilerde - elma, armut, vb.,
Fotosentez, yavaş büyüme ve gelişme şeklinde yaprak klorozu şeklinde kendini gösterir.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE MAGNEZYUM NOKSANLIĞI

Zeytinde Magnezyum noksanlığında, yaprak uçundan veya kenarlarından başlayan sararmalar, orta damar boyunca ve yaprak dibinde ise yeşil kısımlar görülür. Mevsim ilerledikçe sararma, tüm yaprağı kaplar, yaşlı yaprak görüntüsü oluşur.
Genç filizlerde, önemli yaprak dökümü gözlenir ve filizlerde gelişme duraklar.
Bu noksanlığa, topraktaki magnezyum yetersizliği, aşırı potasyum ve kalsiyum, aşırı yağış neden olabilir.
Çözüm için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalı, analiz sonuçlarına göre topraktan veya yapraktan magnezyum içeren gübre uygulamaları yapılmalıdır.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BOR NOKSANLIĞI

Zeytinde Bor noksanlığında genç yapraklarda, yaprak ucundan başlayan V şeklinde kloroz ve nekrozlar görülür.
Yapraklarda küçülme, dökülme, rozetleşme, sürgün ucunda kurumalar, ve yanlara doğru büyüme meydana gelir.
Gövde ve sürgünlerde bodurlaşma, kuru ve yaprağını döken, çalılaşmış dallar görülür. Meyvelerde şekil bozukluğu (Maymun suratlı meyve) meydana gelir.
Bor noksanlığına, topraktaki bor yetersizliği, düşük pH, aşırı kireç uygulamaları, aşırı kuraklık, aşırı yağış neden olabilir.
Kolay yıkanan organik maddece fakir topraklarda sıkça görülür.
Çözüm için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalı, analiz sonuçlarına göre topraktan veya yapraktan bor içeren gübre uygulamaları yapılmalıdır.
Yeterli nem yoksa, her ağaca 40-50 lt su verilmelidir.
Toprakta kirecin belli oranlardan yüksek olması, pH’nın uygun olmaması, aşırı yağış ve aşırı kuraklık, acil düzeltilmesi gereken akut noksanlık hallerinde, yapraktan uygulamalar yapılmalıdır.
Yapılan araştırmalarla, yaprak uygulamalarının toprak uygulamalarından daha etkili olduğu ortaya konmuştur.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KALSİYUM NOKSANLIĞI

filizlerde kolay kırılmalar ve kurumalar, yapraklarda dökülmeler, koparılan yapraklarda sertleşmeden kuruma ve genç yapraklarda üşümeye karşı duyarlılık görülür.
Bu noksanlığa, topraktaki kalsiyum yetersizliği, magnezyum fazlalığı neden olabilir.
Kalsiyum bitkinin hücre duvarlarının bir parçasıdır.
Kalsiyum noksanlığı ile aktif olarak büyüyen büyüme konileri dokuları öncelikle etkilenir.
İlk olarak, hastalık sürgünlerin üstünde kendini gösterir.
Genç yapraklar genellikle deforme olur, üzerlerinde lekeler oluşur, sonra yapraklar kahverengiye döner.
Köklerin normal büyümesi bozulur, uçları ölür ve gelişmiş dallanma başlar.
Kalsiyum noksanlığı genellikle asidik topraklarda görülür, toprağı kirleterek doldurulabilir.

Zeytin ağacı ışığı çok sevdiğinden özellikle geçit bölgelerde güney yönleri tercih edilmelidir.
Sisli dağ etekleri ve vadiler zeytin için uygun değildir. 800 m’ den yüksek

Başlıca üretim ülkeleri (FAOSTAT başına 2016 yılı)
Ülke / bölge Üretim
ton
Ekili alan
hektar
Verim
(ton / ha)
Dünya 19.267.000 10.650.000 1,809
İspanya 6.560.000 2.573.000 2,549
Yunanistan 2.343.000 887.000 2,641
İtalya 2.092.000 1.165.000 1,795
Türkiye 1.730.000 846.000 2,046
Fas 1.416.000 1.008.000 1,404
Suriye 899000 765000 1,174
Tunus 700.000 1646000 0,425
Cezayir 697.000 424.000 1,643
Mısır 694.000 67.000 6,729
Portekiz 617.000 355.000 1,739
 yerlerde zeytin yetiştirilmemektedir.
Zeytin ağacı dünyanın en eski meyve ağacı olarak bilinmektedir..
Anavatanı Anadolu’dur. Türkiye de yaklaşık 90 milyon zeytin ağacı bulunmaktadır.
Zeytin varlığımızın %75 i çorak ve engebeli kır arazilerdedir. Ticari anlamda yetiştiricilik Ege, Marmara ve Akdeniz bölgesinde yapılmaktadır.
Ağaç başına verim 9 kg civarındadır. Ürettiğimiz zeytinlerin %90 ı siyah zeytin olmakla birlikte, yeşil zeytin üretimi son yıllarda artmaktadır.
Zeytin üretimimizin %75 i yağlık, %25 i sofralıktır.
Zeytin, çok seçici olmamakla birlikte kalkerli-kumlu, besin maddelerince zengin, PH’sı 6-8 seviyesinde olan topraklardan hoşlanmaktadır.
Taban suyu 1m.’den yakın olmamalıdır.
Bu seviyeye yakın topraklarla mutlaka drenaj uygulanmalıdır.
Zeytin ağacı tınlı, killi-tınlı, hafif kireçli, çakıllı ve besin maddelerince zengin toprak koşullarında yetişebilmektedir.
Ağır killi topraklarda yetiştiricilikten kaçınılmalıdır.
Genel olarak toprak pH sının 6-8 civarında olması istenmektedir.
Toprak derinliği zeytin ağacının kök yapısının gelişmesine olanak sağlayacak şekilde en az 1,2 mm olmalıdır.
Taban suyu seviyesinin 1 m Yağış ve Sulama Zeytin ağacı vejetasyon döneminde yaklaşık 750-800 mm lik yağışa ihtiyaç duymaktadır.
Bu yağışın %24’ü vejetasyon başlangıcı ve gelişme dönemi olan Mart-Nisan aylarında, %6’sı çiçeklenme dönemi olan Mayıs ayında, %50’si meyve büyüme dönemi olan Haziran-Temmuz periyodunda, %20’si ise meyvenin olgunlaşma dönemi olan Ağustos-Eylül aylarında ağaç tarafından kullanılmaktadır.
Zeytin ağaçlarında yüksek kaliteli üretim ve iyi dengelenmiş büyüme için gerekli suyu bu dönemlerde yeterli miktarda toprakta bulmalıdır.
Yağışlarla karşılanamayan suyun sulama suyu şeklinde ağaçlara verilmesi gerekmektedir.
Son yıllarda küresel ısınma nedeniyle azalan su kaynaklarından dolayı sulamada damla sulama sistemlerinin kullanılması gerekmektedir.
Bu sistemler ile sulama suyunun bitkinin ihtiyacı olan dönemlerde verilmesi mümkün olmaktadır.
Yağışa bağlı olan bahçelerde ise yağmur suyundan ağaçların faydalanması için gereken önlemler alınmalıdır.
Toprak yüzeyinden suyun akıp gitmesini önleyecek uygun düzenlemeler yapılmalıdır.
Yağış periyodunun sonuna kadar toprakta doğal vejetasyonun korunması, ağaçlarda toprağa yağmurun işlemesi için uygun budama sisteminin sağlanması gereklidir.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE TOPRAK İŞLEME

Toprak işleme zamanında ve uygun şekilde yapılırsa toprağın havalanması, yağış sularının muhafazası ve biyolojik faaliyetlerin artması sağlanmış olur. Zeytinliklerde yılda 2-3 kez toprak işlemesi yeterli olmaktadır.
İlk toprak işlemesi hasattan sonra toprak tavında iken pullukla 15 cm derinliğinde; ikincisi ilkbaharda 10-12 cm yi geçmeyecek şekilde pulluk veya tırmıkla, üçüncü işleme ise dökülen zeytinlerin kaybını önlemek amacı ile toprağın düzeltilmesi ve otların temizliği için yapılmaktadır.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE SULAMA
Zeytine yıllık su ihtiyacı 650-700 mm dir.
Daha az yağış alan yerlerde sulamaya ihtiyaç vardır.
Ağacın en çok suya ihtiyaç duyduğu yaz ayları ve Eylül ayında yapılacak 4-5 sulamanın ürün miktarını arttırdığı bilinmektedir.

Zeytin, Ülkemiz ekonomisinde en önemli ilk on tarımsal ürün içerisinde yer almaktadır.
Zeytinyağına ve salamuraya işlenebilmesi nedeniyle tarıma dayalı sanayi sektörünün ve ihracat sektörünün de önemli ürünlerindendir.
Ülkemizde son yıllarda sertifikalı zeytin fidanı dikimini teşvik etmek amacıyla devlet tarafından destekleme yapılması ile zeytin ağacı varlığımızda ciddi bir artış sağlanmıştır.
Ülkemizde zeytinyağı tüketiminin artırılması gerekmektedir. Son yıllarda zeytin ve zeytinyağının insan sağlığı ve beslenmesine olan yararlı etkileri daha iyi anlaşılmaktadır. Birçok araştırmada kalp sağlığı açısından en yararlı besinlerin başında zeytinyağı gelmektedir.
Zeytinyağının içerisinde bulunan E vitamini vücudu kansere karşı koruyucu etkide bulunmaktadır.
Ayrıca A, D, E, K vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, potasyum, kükürt, magnezyum, az miktarda demir, bakır, manganez gibi mineraller kemik gelişimini sağlamaktadır.
Ayrıca insan beslenmesinde vazgeçilmez bir besindir. Zeytinliklerimizden daha fazla ve kaliteli ürün elde etmek ve zeytin ağaçlarında görülen var ve yok yılları (Periyodisite) arasındaki ürün kaybını azaltabilmek için zeytinlik tesis aşamasından itibaren kültürel önlemlerin tekniğine uygun olarak yapılması gerekmektedir.
Bir bölgede zeytin yetiştiriciliği yapılacak ise öncelikle iklim ve toprak koşullarının uygun olması gerekmektedir.
İklim:
Zeytin ağacının dayanabildiği minimum sıcaklık -7 C dir.
Bu sıcaklığın altına indiğinde genç zeytin ağaçları ve yaşlı zeytin ağaçlarının dalları soğuktan zarar görmektedir. Ağaçları soğuk zararından korumak için sonbaharda kısıtlı sulama yapılmalı, ağaçlara aşırı azotlu gübre verilmemelidir.
Hasattan önce sıcaklıkların 0 C’nin altına düştüğü yerlerde ya da Mart-Nisan aylarında don tehlikesi olan yerlerde zeytinlik tesis etmekten kaçınılmalıdır. Zeytin ağacı ürününü oluşturmak için kışın +7 C’nin altında soğuklamaya ihtiyaç duymaktadır.
Ağaçların çiçeklenme ve tozlanma döneminde sıcak ve kurutucu rüzgârlar ve aşırı yağmur meyve tutumunu olumsuz etkilemektedir. Zeytin ağacının sulama koşulu ile dayanabildiği maksimum sıcaklık ise 40 C dir.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE BUDAMA
Budama zamanını çok iyi belirlemek gerekmektedir. Yağış az olan bölgelerde mümkün olduğunca geç budama yapmada fayda vardır. Dal kanseri bulunan bölgelerde yazın budama yapılmalıdır.
ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ŞEKİL BUDAMASI:
Zeytinlerde genellikle en uygun şekil ‘serbest goble’ sistemidir. Fidan dikiminden itibaren ilk iki yıl zeytinde budama işlemi yapılamaz. Ancak dikimden sonra boyu 1 m.’yi aşan fidanların tepesi 90 cm’ den vurulur. İki yılsonunda 40-90cm. yükseklikten, tek gövde üzerinde değişik noktalardan çıkan 3 ana dal bırakılır. Öteki dalların ya uçları alınır ya da gelişmelerini yavaşlatmak için aşağıya doğru eğilerek bağlanır. Ayrıca dip sürgünleri ve obur dallar çıkartılır. Fidana şekil verilmek için acele edilmemeli, şekil 3-4 budamada elde edilmelidir.
ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÜRÜN BUDAMASI:
Verime yatmış ağaçlarda ağacın şeklini korumak, periyodisiteyi azaltmak, gereksiz ve zararlanmış dalları uzaklaştırmak amacı ile hafif bir ürün budaması yapılmalıdır. Kural olarak ürün yılının başlarında (Mart – Nisan) yapılmaktadır.
ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GENÇLEŞTİRME BUDAMASI:
Yaşlılık nedeni ile mantarlaşmış ve gövdeden çok uzaklaşmış ana dallarla birlikte hastalık, zararlı ve şiddetli donlardan etkilenmiş dalların kesilerek yenilerin oluşturulması amacı ile uygulanmaktadır. Budamadan sonra gövde ve ana dalların güneşten zarar görmemesi için kireçleme yapılmalı ve kesim yerlerine %5 lik bordo bulmacı sürülmelidir.

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE HASAT
Hasat zeytin üretiminin en ağır işlemi olup, zeytin kalitesine etki eden çok önemli faktörlerden birisidir. Verim zamanını çok iyi tespit etmek gerekir. Siyah salamuralığa işlenecek zeytinlerde hasat, renk, kabuktan ete kadar olan kısmın siyah olduğu dönemde yapılır. Yağlık zeytinlerin hasadı ise ağaçta yeşil meyve kalmadığında yapılır. Zeytin toplama zamanı bölge ve iklim durumuna göre farklılık göstermektedir. Hasada ağaç diplerine dökülen zeytinlerin toplanması ile başlanır ve yüksek asitli yağ verdiklerinden ayrı toplanıp, işletmeye gönderilir. İkinci olarak yeşil sofralık zeytin toplanır. Zeytinler genel olarak: Yerden toplama (yağlık zeytinlerde uygulanabilir, tavsiye edilmez) Sırıkla çırpma (çok yaygın kullanılan ancak istenmeyen bir yöntemdir) El ile sıyırma (uygun değil)) El ile toplama (özellikle sofralık zeytinlerde uygulanması gereken pahalı ve özel işçilik gerektiren bir yöntemdir) Mekanik hasat ( hasat süresini kısaltıp, işçilik masraflarını azaltmak için çok gerekli bir yöntem, büyümeyi düzenleyici maddelerle birlikte uygulanabilir.)
PAZARA SUNULMASI:
Zeytin yetiştiriciliğinden elde edilen başlıca iki ürün zeytinyağı ve sofralık zeytinlerdir. Zeytin ve zeytinyağı üretiminin yan ürünlerinden olan prina, odun, yaprak, zeytin çekirdeği vb. önemi göz ardı edilmemelidir. Ülkemiz zeytin üretimine %85 – 88 yağ sanayisinde kullanılırken zeytin, gerek sofralık siyah ve yeşil salamura dane olarak gerekse zeytinyağı olarak iç tüketimde ve dış satımda pazarlama imkanı yüksek çok değerli bir ürünümüzdür. Bu nedenle yetiştiricilik ve teknolojik sorunlara çözüm getirerek zeytinciliği geliştirme çabasında olmalıyız.

ZEYTİNLİK TESİSİ
Uygun arazi belirlendikten sonra toprak derince işlenmeli (90-100 cm) ve drenajı sağlanmalıdır. Gerektiğinde yüzey tesviyesi de yapılmalıdır. Tesis kurulacak arazi meyilli ise toprak erozyonunu önleme ve yağışlardan yeterince yararlanabilmesi amacıyla teraslama yapılmaktadır. Meyil derecesine göre: Sırt teras (%0-5); kanal teras (%5-15); seki (sofra-cep) , (%15<) teras yapılabilir. Zeytinlik tesisi için toprak hazırlığı tamamlanınca amaca uygun çeşitler; siyah ve yeşil sofralık toprak ve iklim şartlarına bağlı olarak seçilmelidir. Çeşit seçimi yapılırken uygun dölleyiciler de birlikte düşünülmelidir. Çünkü kendine verimli çeşitler yanında tabancı tozlanmaya gereksinim duyan çeşitlerde bulunmaktadır. Zeytinlik tesisinde, güvenilir kaynaklardan sağlanan, ismine doğru, sağlıklı, düzgün şekilde bir veya iki yaşlı fidanlar kullanılmadır. Dikim aralıkları çeşit, iklim, toprak gibi faktörler dikkate alınarak 5x5 m ile 10x10 m arasında değişebilmekte ve fidanlar Aralık ayı başından Mart sonuna kadar dikilebilmektedir. Zeytinlik tesisinde şartlara uygun olabilecek kare, dikdörtgen, üçgen veya kontr (eğimli arazilerde) dikim şekillerinden biri tercih edilebilir. Dikim çukurları 80x80 cm boyutlarında açılmalı, üstten çıkan toprak ile alttan çıkan toprak ayrı ayrı konulmalıdır. Üst toprak ile 20-25 kg kadar iyi yanmış çiftlik gübresi, saf madde olarakta 300gr fosfor ve 750 gr potas karıştırılmalıdır. Daha önceden sulanarak kökleri dağılmadan tüplerinden çıkartılan fidanlar dikim tahtası yardımı ile hazırlanan çukurlara yerleştirilir. Alttan çıkan toprakla çukur doldurulup, çevresi bastırılır. Aşılı fidanlarda aşı noktası 5-10 cm toprak yüzeyinin üzerinde olmalıdır. Dikimi tamamlanan fidanların etrafına yalak açılarak can suyu verilmelidir. Gerekirse hakim rüzgar yönünde olacak şekilde fidanın yanına herek dikilebilir.

BAZI ZEYTİN ÇEŞİTLERİ:
BÜYÜK TOPAK ULAK:
Topak aşı olarak da adlandırılır. Adana’nın Tarsus, Seyhan, Hatay’ın İskenderun, İçel’in Anamur, Erdemli, Isparta’nın Sütçüler ilçelerinde yetiştirilmektedir. Meyveleri iri, çekirdekleri meyve büyüklüğüne göre küçük olup % 20.2 oranında yağ içerir. Meyve eti yumuşak olduğundan hasat ve taşıma sırasında dikkat edilmelidir. Etli ve lezzetli olan bu çeşit genellikle yeşil sofralık olarak “ Çizme Zeytin” tipinde işlenerek değerlendirilir.
SARI ULAK:
Meyveleri orta irilikte, çekirdekleri çok iri olup % 18.8 yağ içerir. Sıcaklığın kritik seviyeye düşmesi durumunda sürgün, ince dal ve dalcıklarda çatlamalar ve meyvelerde soğuktan dolayı hurmalaşma görülür. Kendi ekolojisinde aile ihtiyacını karşılamak için yeşil ve siyah sofralık olarak değerlendirilir.
SAURANİ:
Meyve ve çekirdekleri küçük olup % 29.2 oranında yağ içerir. Sıcaklığın kritik seviyeye düşmesi durumunda sürgün uçları kurur, ince dal ve dalcıklarda kabuk çatlamaları şeklinde zararlanmalara rastlanır. Yağ içeriği yüksek olduğundan genellikle yağlık olarak değerlendirilir. Ayrıca aile ihtiyaçlarını karşılamak için yeşil ve siyah sofralık olarak ta kullanılır.
AYVALIK:
Farklı yörelerde Edremit yağlık, Midilli, Şakran adların da kullanılır. Meyveleri ve çekirdekleri orta büyüklükte olup, % 24.7 oranında yağ içerir ve yağlık olarak değerlendirilir. Yağı altın sarısı renginde, meyve kokusu içeren, aromatik, kimyasal ve duyusal özellikleri bakımından birinci sırada yer alır. Son yıllarda meyve eti renginin pembeye döndüğü dönemde “Pembe Çizme Zeytin” tipinde değerlendirilir, Siyah olum döneminde hasat edilerek siyah sofralık olarak “Sele” tipinde değerlendirilir.
GEMLİK:
Bu çeşit için Trilye, Kıvırcık, Kaplık, Kara gibi isimlerde kullanılır. Ülkemizde kamu kurumları ve özel sektör tarafından üretilen zeytin fidanlarının % 80’ne yakını Gemlik zeytin çeşidi fidanlarıdır. Bundan dolayı zeytinciliğin yapıldığı bütün bölgelerde bu çeşide rastlanır. Meyve ve çekirdekleri orta irilikte olup % 29.9 oranında yağ içerir. Siyah sofralık olarak değerlendirilir. Meyveleri yağ bakımından zengin olduğundan sofralık kalite dışındaki taneler yağlık olarak değerlendirilir.

İLETİŞİM

ÖZLER YILDIRIM
Tel: 0 532 521 67 47
Adres: Bekirde mah.
Hürriyet 1 cad no 2 A
Akdeniz / MERSİN
Email:
ozleryildirim@gmail.com


YOUTUBE KANALIMIZ

Copyright © NİL TARIM